{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/960 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1620<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 23/02/2022 <br>NUMARASI\t\t: 2020/673 Esas - 2022/167 Karar<br>DAVA             \t\t: Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 07/12/2020<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarihli 2020/673 Esas ve 2022/167 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.08.2020 tarihli kazada müvekkilinin ... yabancı plaka sayılı aracının park halinde iken davalı ... plaka sayılı aracın sürücüsünün sevk ve idaresinde iken asli ve tam kusurlu davranışı sonucu 2020 model ... marka -tip , 8454 km'deki aracının sağ arka köşe tampon ve stop kısımlarına çarpması sonucu hasarlanmasına neden olduğunu, taraflarına 30.09.2020 tarihinde ... Sigorta şirketi tarafından 1.714.87 TL ödeme yapıldığını bu ödemenin yetersiz olduğunu tazminatı karşılamadığını, Almanyada yaptırdıkları ekspertiz raporunda KDV dahil 3.366,35 Eur olarak hasarın belirlendiğini, Yargıtay kararları gereğince kalan hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren 3095 sy Kanunun 4/a maddesine göre tazminini faiziyle ve fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza ile ilgili hasar dosyası açtıklarının ve zararı ödediklerini, fazlaya ilişkin taleplerinin piyasa gerçeklerinden uzak, fahiş olarak belirlenmesinden kaynaklı olup müvekkili şirketinin sorumluluğunda olmadığı, kabulünün mümkün olamadığını, trafik sigortası genel şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatlar teminat dışında kaldığından kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacının gerçek zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediklerinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...18/08/2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait  ... plakalı araç sürücüsünün  kusuru ile sebebiyet verdiği kaza neticesi sürücüsünün kusuru bulunmayan ... yabancı plakalı araçta 3.366,35 Euro (KDV dahil)   maddi zarar meydana geldiği ve teminat limiti kapsamında kaldığı; kazanın sigorta poliçesinde belirlenen teminat süresi içerisinde meydana geldiği ve davalı sigorta şirketinin sigortalının sigortacısı olarak meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğu; davacının davalıya yapmış olduğu başvurunun 03/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin davacı tarafa 15/09/2020 tarihinde hasar bedeli olarak 1.714,87 TL ödeme yaptığı ve bu tutarın ödeme tarihi itibariyle 188,16 Euro'ya karşılık geldiği, ödenen tutarın hesaplanan toplam 3.366,35 Euro (KDV dahil) hasar bedelinden mahsubu ile bakiye hasar bedeli 3.178,19 Euro  davalı sigorta şirketinin bakiye tazminat yükümlülüğünde olduğu anlaşıldığından; davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Karar tarihi itibari ile döviz kuru üzerinden hükme esas dövizin TL muadili bedel 49.857,85 TL vekalet ücretine esas kabul edildiği...\" gerekçesiyle \"...Davacının davasının kabulü ile, 3.178,19 Euro hasar bedeli tazminatının (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar için aracın onarım görebileceğinin tespit edildiğini, 30/09/2020 tarihinde 1.714,87 TL hasar ödemesinin yapıldığını, fazlaya ilişkin talepler işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinden oldukça uzak, fahiş olarak belirlenmesinden kaynaklanmakta olup, müvekkili şirketin sorumluluğu dâhilinde olmadığından reddinin gerektiğini, dava konusu kaza sonrasında şirkete yapılan ihbar üzerine hasar dosyasının açıldığını ve açılan dosyanın ekspertizinin müvekkili şirket tarafından yaptırılmasının akabinde mutabık kalınan yedek parça ve işçilikler, Trafik sigorta genel şartları ve şirketin tedarik yedek parça iskontosu ve işçilik ücretleri hakkında servis yetkilisine eksperleri tarafından bilginin verildiğini, başvuru sahibi tarafından talep edilen farkın işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinin üstünde oluşundan kaynaklandığının tespit edildiğini, işbu fahiş işçilik bedellerinin kabulünün mümkün olmadığını, sigortalısının kusursuz olduğunu, başvuran tarafından sunulu kusur tespit inceleme raporunda tarafların kaza tespit tutanağındaki beyanlarına sübjektif yorumların katıldığını, olayın oluş şekli kaza tespit tutanağında belirtilenden daha farklı bir şekilde aktarıldığını, söz konusu raporun hükme esas alınması mümkün olmayıp, delil olarak kabul edilmemesinin gerektiğini, davacı taraf söz konusu araç üzerinde müvekkili şirketçe inceleme yapılmasına, parça tedariklerinin iskontolu olarak doğrudan tedarik yoluyla yapılmasına izin vermediğini, müvekkili şirket tarafından tedarik edilen orijinal parçaları kabul etmediğini ve bunun dışında da hasarın tespiti için gerekli olan tüm evrakları da ibraz etmediğini, tüm bu hususlar doğrultusunda bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar da reddedilmiş olup aleyhe ve fahiş değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun kabulü ile karar verildiğini, uyuşmazlık konusu hususlara ilişkin yeterli inceleme içermeyen, tamamen yüzeysel olarak hazırlanan ve dayanağı bulunmayan tespit ve değerlendirmeler içeren rapor üzerinden karar verilmiş olmakla, işbu sebeple kararın kaldırılmasının gerektiğini, hesaplamanın genl şartlara göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından uygulanamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere genel şart hükümlerinden bağımsız olarak da Borçlar Kanunu'na ilişkin zarar görenin zararı artırma yasağı ilkesi kapsamında davacının müvekkili şirket tarafından iskontolu olarak tedarik edilen aynı kalitede parçaları kabul etmemek suretiyle zararı artırdığının gözetilmesi ve bu sebeple de parça bedellerine iskonto uygulanmasının gerektiğini, bu nedenle kabul anlamına gelmemek üzere genel şart hükümleri dikkate alınmayacak olsa dahi hukukun temel ilkeleri ve borçlar kanunu kapsamında da parça bedellerine müvekkili şirketin anlaşmaları gereğince %42 iskonto uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere fatura ibraz edilmediğinden fazlaya ilişkin KDV talebi haksız olmakla reddinin gerektiğini, re'sen gözetilecek sebeplerle; kararın kaldırılmasına ve itirazları doğrultusunda yeniden hüküm tesis edilrnesine karar verilmesi, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, yabancı plakalı araçta trafik kazası nedeniyle oluşan bakiye hasar bedelinin trafik sigorta poliçesi kapsamında tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır. <br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından<br> istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Sigorta şirketi, poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü  olduğundan,  aracın  onarımı  yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) <br>Somut olayda davacı vekili, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının Almanya'da trafiğe kayıtlı yabancı plakalı aracına çarpması nedeniyle aracının hasarlandığını ileri sürerek hasar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Davacının aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E. -  2015/1745 K. )  6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) <br>Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince, kusur ve hasar bedeli tazminatı yönünden hükme esas alınan 20/04/2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalıya sigortalı aracı kullanan dava dışı sürücü ...'in gece vakti karanlık ortamda geri manevra yaparken, nizami şekilde park halinde olan davacıya ait araca çarpması ile gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı yönündeki bilirkişi heyet raporundaki tespitin dosya kapsamındaki belgeler ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmasına, hasarın yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine,  6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, davacının Almanya'da yaşaması ve aracı Alman plakalı olup Almanya'da tescilli olması olması ve seçimlik hakkı gereği aracını Almanya'da tamir ettirmesi nedeniyle araçta oluşan zararın Almanya'daki piyasa değerlerine göre belirlenmesinin usul ve yasa ile Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına, araç tamir edilmiş olsun veya olmasın, onarıma ilişkin fatura sunulsun ya da sunulmasın KDV'nin gerçek zarar kapsamında ödenmesi gerektiğinden hasar bedeline KDV dahil edilerek hesaplanma yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, mahekmece davalı yanca yapılan ödeme tutarının ödeme tarihindeki kur üzerinden Euro'ya çevrilmek sureti ile belirlenen tazminattan mahsubunun yapılmış olmasına göre ilk derece mahkemesince karar  gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre  davalının tüm istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarihli, 2020/673 Esas ve 2022/167 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 2.067,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 851,44 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.215,96 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7da7d480ae66d757","SID":"9d840fe165ac496e"}}