{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ   <br><br>T.C.<br>...<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ... . ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:01/07/2024<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA\t: ... Sicil Müdürlüğü Kararın İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 20/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki ... sicil müdürlüğü kararın itiraz  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı şirket yetkili temsilcisi sunduğu dava dilekçesinde özetle; temsilcisi olduğu şirketin 6102 sayılı TTK Geçiçi 10. madde gereğince 14/02/2014 tarihine kadar sermaye artırım yerine getirmemesi nedeni ile ... sicilinden re'sen terkin edildiğini, terkin olgusunu açtıkları tapu iptali ve tescili davası derdest iken öğrendiklerini, bu nedenle  ... Müdürlüğü'nün  önerdiği doğrultuda ihya davası  açtıklarını, ...  1. Asliye ... Mahkemesi'nin 2014/589E. Sayılı dosyasında verilen 20/11/2014 tarih ve 2014//780K. Sayılı kararı ile Şirketin ihyasına karar verildiğini, şirketin ihya olmasından sonra ... ile olan yükümlülüklerinde, ... sicil müdürlüğü personelinin kendilerini yanıltmasından dolayı ...(faaliyet Belgesi) şirket sermayesinin 1.500.000.000TL olarak gösterildiğini,  daha sonraki sermaye artışı sırasındaki taleplerinin uygulanması sırasında uyarıları doğrultusunda belgede yalnış yaptıklarını kabul ederek 1500,00TL olarak yenilediklerini, bu süreçten öncede şirketlerinde 2 adres değişikliği ile 1 defa unvan değişikliğinin de yapıldığını, şirketlerinin ticari faaliyetleri olmakla beraber devam eden işlerle birlikte iş bitirmelerinin de  mevcut olduğunu, şirketin özel ve kişi ve kurumlara herhangi bir borcunun bulunmadığını, şirketin 22 Mayıs 1985 tarihinde  kurulmuş olup kamusal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ve yaklaşık 40 senedir varlığını sürdürmekte iken birkaç küçük teknik aksaklık dolayısıyla varlığının silinmesinin uygun olmadığını beyanla şirketleri yönünden sermaye artırım taleplerinin reddine ilişkin ... sicil müdürlüğü işleminin itirazen iptalini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t <br>\t\t\t\t\t    CEVAP<br>\tDavalı ... Müdürlüğü yetkili temsilcisinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... sicilinde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Hizmetleri Tarım Sanayi ve ... Limited Şirketi tarafından Müdürlüklerine yapılan 03/01/2024 tarihli başvuru ile şirket esas sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. maddesinin tadiline ilişkin 29/12/2023 tarihli  ortaklar kurulu kararı sunularak tescilinin talep edildiğini, TTK 32.maddesine istinaden Sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup-olmadığını incelemekle yükümlü olduğunu, tüzel kişilerin tescilinde özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelendiğini, tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamalarının şart olduğunu, başvuruya istinaden müdürlük kayıtlarında yapılan incelemede, Şirketin Türk ... Kanunu'nun Geçici 7.maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği, sonrasında ... 1. Asliye ... Mahkemesi'nin 20/11/2014 T. ve 2014/589 E. 2014/780 K. sayılı kararıyla ... 19.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/103 Esas ve ... 14.Asliye ... Mahkemesinin 2011/77 Esas sayılı dosyalarına ilişkin olarak şirketin ihyasına karar verildiği ve bahse konu kararın Müdürlükleri tarafından 20/03/2015 tarihinde ... siciline tescil edildiğini, davacı şirket hakkında verilen ihya kararının derdest davaların görülmesi ile sınırlı olarak verildiğini beyanla hukuka uygun olarak gerçekleştirilen müdürlük işlemine karşı açılan bu davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise;sermaye artırımına ilişkin karar verilmesine, müdürlükleri yasal(zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı şirket, 559 sayılı Türk ... Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde; asgari sermaye şartını süresinde sermaye artırımına giderek yerine getirmediğinden münfesih olmuştur. Davacı Şirket hakkında verilen ihya kararı, şirketin münfesihlik statüsünü ortadan kaldırmamakta olup sadece ihya kararının gerekçesinde açıkça belirtilen ve yukarıda da zikredilen 2 derdest dava dosyasında şirketin temsili ve taraf olarak sözkonusu davaların takibi ile ... sicilinden terkin edilmekle tüzel kişiliği ve hukuki varlığı sona eren  şirketin bu davalar çerçevesinde tasfiyesi ile sınırlı amacına  yönelik olarak verilmiş bir karar niteliğindedir. Daha açık ve öz bir anlatımla, re'sen terkin sonrasında verilen ihya kararı, ihya kararının veriliş gerekçesi gözetildiğinde şirketin münfesihlik durumunu kendiliğinden ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurduğu şeklinde yorumlanamaz. Bu yönde bir yorum ve kabul, TTK Geçiçi 10.maddesinde yer alan yasal düzenlemenin amacına ve yürürlüğe konuluş amacı çerçevesinde yasa koyucunun iradesine açıkça aykırılık oluşturur. Bu bilgi ve tespitler çerçevesinde davacı Şirketin ihya kararına konu dava dosyaları haricinde münfesihlik statüsü devam ettiği halde ihya kararının amacına ve içeriğine aykırı şekilde sermaye artırımı talebinde bulunması haksız ve açıkça hukuki dayanaktan yoksundur. Açıklanan gerekçelerle; davalı ... Müdürlüğü'nün dava konusu ret işlemi hukuka uygun  olduğu kanaatine varılmakla; haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... ... Odası'nın zamanında vermiş olduğu yanlış kararın taraflarına yüklendiğini, zararı kendisinin ve şirketinin, şirketinde çalışan insanlardan çıkarılmak istendiğini, bu sürecin doğru yönetilip kimsenin ekmeğinden olmaması adına,  mahkeme tarafından davanın tekrar incelenip uygun bir yol bulunmasını, şirketinin tasfiye edilmeden iş hayatına doğru bir şekilde devam edebilmesi adına, şirketinin ihya ve sermaye artırımı üzerine değerlendirilmek adına davamın kabul edilmesini, odaya bağlı olan şirketlerin ödemiş olduğu bedeller içinde odanın şirketinin pozisyonuyla ilgili olup başlarına geleceklerden önce kendilerinin bilgilendirmelerinin gerekli olduğunu, şirketini tekrardan ayağa kaldırmak için ödediği onca bedelden sonra yeni bir bedel ödetilmemesini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; TTK 34.m. gereğince ... sicilinden daha önce ihtara rağmen yasal süresinde sermaye artırımı yapmaması nedeni ile re'sen terkin edilen şirketin  ihyası istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacı şirket temsilcisi istinaf başvuru tarihinden sonra, 14/12/2024 UYAP tarihli dilekçesi gelinen aşamada istinaf incelemesi henüz yapılmadığından istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiğini beyan etmiştir <br>\tFeragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davacı şirket temsilcisinin davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.  \t <br>\tBaşvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; \"Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>\tBu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı şirket yetkilisi istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla,  davacı şirket yetkilisinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı şirketin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>2-Davacı şirketin tarafından yatırılan 1.169,40 istinaf yoluna başvuru harcı, 427,60 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran davacı şirkete iadesine, <br>3-İstinaf giderlerinin başvuran davacı şirket üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024<br><br><br>Başkan.        Üye.                    Üye.         Zabıt Katibi.<br>.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d2e7f9477e36e84","SID":"74f46df33d6b8d23"}}