{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/02/2024<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVA TARİHİ\t: 29/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ihyası istenen Tasfiye Halinde ... ... .....aleyhine  Ankara 25. İş Mahkemesi'nin 2023/126 Esas sayılı dosyası ile açılmış olan davanın yargılama sürecinde Ankara ... ... Müdürlüğü'nün yazıları ile anılan şirketin tasfiye sonucu ... sicilinden terkin olunduğunun anlaşıldığını ve mahkemece ihya davası açılması için önel verildiğini belirterek Tasfiye Halinde ... ... ... ... ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... ... Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; Ankara ... ... Memurluğunun .. ... numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... ... ... ....20/11/2019 tarihinde ... sicilinde yapılan ilan ile tasfiyesinin sona erdiğini, tasfiye memurluğuna .... seçildiğini ve ilan olunduğunu, terkin işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin borç, alacak ve davalarının müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara ... ... Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen ... memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığını belirterek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı tasfiye memuru cevap dilekçesi ile özetle;  Hakdüşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğinden husumet itirazında bulunduğunu, şirketin tasfiye sonucu terkin edildiğinden eldeki davanın açılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; ihyası talep edilen şirkette hak sahibi olduğu iddiasıyla dava açmış bulunan davacının açtığı davanın devam ettirilerek sonuçlandırılması ve bu davanın konusunun da tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması gerektiği, böylece davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile; Ankara ... ... Memurluğunun ... ... numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... ... ... .... eksik tasfiye işlemleri nedeniyle Ankara 25. İş Mahkemesi'nin 2023/126 Esas sayılı dosyasında temsili ve kararın infazı ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547.maddesi gereğince ihyasına; TTK'nun 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin terkininden önce görevli olan ... TC kimlik no.lu davalı.... tasfiye memuru olarak atanmasına; kararın ... Siciline tesciline ve usulüne uygun olarak ilan edilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketi çok önce ... sicilden silinmesine rağmen henüz açılan davanın kabulünün mümkün olmadığını, şirketin kapanmasından bu kadar uzun süre geçtikten sonra yapılan bu başvurunun hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacı yanın, işbu davanın sebebini oluşturan İş Mahkemesi'nde 21/12/1998-15/05/2012 tarihleri arasında çalıştığını bu dönemlere ilişkin olarak bu davaya teşkil eden esas davasını açmak için uzun yıllar beklediğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçmiş olduğunu, dolayısıyla ihyası gereken bir durum bulunmadığını, bu sebeple husumet itirazında bulunduğunu, işbu davaya esas dava, ihyası istenen şirketin ... sicilinden terkininden çok sonra açıldığını, halbuki davacının iddia ettiği davaya konu hakkı terkinden çok önce doğduğunu, dolayısıyla bu davanın görülmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesi kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderlerinden davalı ...... sorumlu tutulması gerektiğini, yine davacı yararına, tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini bildirerek, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden  yerel mahkeme kararının  kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; tasfiye sonucu ... sicilinden kaydı silinen şirketin ihyası istemine yöneliktir.      <br>\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 25. İş Mahkemesinin 2023/126 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı Sait Üstüner tarafından, dava dışı ... ... ...  ... Limited Şirketi aleyhine, hizmet tespit davası açıldığı, açılan davanın 07/11/2023 tarihli ara kararıyla davacı vekiline dava dışı ... ... ... ... ... Limited Şirketi'nin davada temsili bakımından ve taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açması için yetki ve süre verildiği anlaşılmıştır. <br>\t... ... kaydının incelenmesinde; ihyası istenen şirketin 11/11/2019 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığı, tasfiye memurluğuna davalı ...'nun seçildiği, tasfiye kararının 20/11/2019 tarih, 9955 sayılı ... ... Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin 08/09/2020  tarihinde tasfiye kapanışı ile ... kaydının silindiği anlaşılmıştır.\t<br>\t6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun 643. maddesinde; limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. <br>\tBilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ... sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>\tSomut davada, davalı şirketin 20/11/2019 tarihinde tasfiye girdiği ve şirkete  davalı ...'nun tasfiye memuru olarak atandığı, 08/09/2020 tarihinde tasfiye kapanışı yapılmak suretiyle terkin edildiği, davacı tarafından dava dışı ... ... ... ... ... Limited Şirketi hakkında hizmet tespiti istemiyle Ankara 25. İş Mahkemesinin 2023/126 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan dosyanın derdest olduğu, ilgili mahkemece davacı vekiline şirketin ihyasına yönelik dava açma hususunda süre verildiği, davacı tarafın derdest davasından ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildikten sonra davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri gerekçesiyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. <br>\t 6102 sayılı Türk ... Kanunun 547.maddesinde \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye ... Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ... ... müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). \t<br>\t<br>\tSomut olayda, dava dışı şirketin 11/11/2019 tarihinde alınan genel  kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak davalı ...'nun atandığı , şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve  11/11/2019 tarihli genel  kurul kararı ile tasfiye kapanışı yapılarak 20/11/2019 tarihinde ... kaydının silindiği ,  davacı tarafça  ihyası şirkete  karşı Ankara 25. İş Mahkemesi'nin 2023/126  esas sayılı dosyası ile hizmet tespit  davası açıldığı,  bu nedenle davacı tarafın  şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ... ... müdürlüğüne yöneltilmesinde  bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>\t Yine  ilk derece mahkemesince ihyası istenen şirketin derdest dava dosyası yönünden sınırlı olarak ihyasına karar verildiği, ek tasfiye memuru olarak ...'nun atandığı, şirketin 2019 yılında tasfiyeye girdiği , şirketin terkinin 08/09/2020 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla tasfiye işlemleri yapılırken açılmış derdest bir dava bulunmadığı, bu yönüyle tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı, davalı tarafın  zorunlu hasım olması   dikkate alındığında,  yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp, davacı  lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/07/2024 tarih, 2024/11-420 E., 2024/382 K. sayılı ilamı) <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı ve  davalı ...  vekillerinin  istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan  427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>\t3-Davalı  ...'dan alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>\t4- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024<br><br><br>Başkan           Üye                      Üye       Zabıt Katibi <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8efee27169bfb191","SID":"0016548b4c54281c"}}