{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2023/1653 <br>KARAR NO:2024/2211<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:30/03/2023<br>NUMARASI:2017/987 Esas - 2023/237 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:18/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; 20/08/2016 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... plakalı araçla çarpışarak kazaya sebebiyet verdiğini, bu kazanın ... plakalı motosiklette yolcu olan müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu, söz konusu kazadan dolayı kalıcı olarak beden gücü kaybına maruz kalan müvekkilinin, kazadan sonra Kahramanmaraş Sütçü İmam Üni. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, tedaviye ilişkin evrakların dilekçe ekinde mevcut olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı motosiklet ve ... plakalı aracın olay tarihinde ZMMS'nin bulunmadığını, buna göre Güvence Hesabı kapsamındaki tazminatın zarar tarihinden itibaren muaccel hale geldiğinden davalıya 07/09/2016 tarihinde olayın ihbar edildiğini, tüm tedavi belgelerinin de gönderildiğini, ödemenin yapılmadığını, kaza sonucu müvekkilinin tedavi gördüğünü, daha sonra da çeşitli operasyonlar geçirdiğini ve kaza sonucu vücudunda telafisi mümkün olmayan kalıcı hasarların meydana geldiğini, müvekkilinin söz konusu maluliyetinden kaynaklı olarak hali hazırda ve geleceğe yönelik ciddi kazanç mahrumiyetlerinin söz konusu olduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminatın yasal  faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;  2918 sayılı Kanunun 97.maddesinde yapılan değişiklik gereği, dava açmadan önce gerekli belgelerle müvekkili kuruma başvuru koşulunun tam olarak yerine getirilmeden dava açıldığını, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, davanın kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ...plakalı araç ile kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ve işletenine ihbar edilmesini,  müvekkili kurumun sorumluluğunun trafik sigorta poliçesi bulunmayan motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacı yolcunun sürücü belgesiz sürücünün kullandığı motosiklette yolcu olduğu için hatır taşıması ile kusura katılımının Mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının net bir şekilde araştırılması gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunda olmayan taleplerin kabul edilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın 22/12/2022 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden kısmen kabulü ile 80.839,72-TL maddi tazminatın 03/10/2016 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava öncesi vekil edene usulüne uygun şekilde başvuru şartı gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, hesap bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, vekil eden sorumlu olmadığı halde geçici iş göremezlik yönünde karar verildiğini, ....'ya rücuen tazminat olarak ödenen tutar araştırıp güncellenerek mahsup edilmeden karar verildiğini, dava öncesi noksan başvuru yapıldığının sabit olduğunu, herhangi bir temerrüt söz konusu olmadığını, hükmedilen tazminat miktarına yürütülecek faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 20.08.2016 günü saat 23:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesini takiben Çocuk Hastanesi istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa gelip sol tarafındaki ... doğru sola manevra ile dönüş yaptığı esnasında otomobilinin ön kısmıyla; 35. Sokak üzerinden gelerek kavşağa gelmeden sola doğru dönüş manevrası yapan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu, ... plaka sayılı motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan  değişiklik yürürlüğe girmiştir.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça yazılı dilekçe üzerindeki tarih ve kaşeden görüleceği üzere 20/09/2016 tarihinde davalı Güvence Hesabına başvuru koşulu yerine getirilmiş olmakla, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden davalı sigorta şirketinin başvuru şartına ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 27/05/2022 tarihli maluliyet raporunda, 20/08/2016 kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre  davacının meslekte kazanma gücünü % 4 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 12 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilmiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, ilgili hastanede yapılan muayene kayıtları da incelenmek suretiyle,  maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"...\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle  davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan,  davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğuna, ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları)....'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta dava konusu kaza ile ilgili olarak davacının yaralanması ile ilgili olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.Bu nedenlerle; davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı Güvence Hesabı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.522,16 TL harçtan peşin alınan 3.488,00 TL harcın mahsubu ile bakiye2.034,16‬ TL harcın  davalı Güvence Hesabı'ndan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d7a1ae27cae8691","SID":"b1a57d78105e6d78"}}