{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1254 <br>KARAR NO:2024/2205<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:18/01/2022<br>NUMARASI:2019/243 Esas - 2022/27 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:18/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava konusu aracın briket yapımında kullanılan toprak olan pomza ile yüklenmiş vaziyette yüklü iken 16.11.2018 tarihinde yükün boşaltılması esnasında aracın dorsesinin devrildiğini ve neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, dava konusu aracın davalı yan tarafından genişletilmiş artı kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıya konunun ihbar edildiğini, verilen cevapta ise konu olayın yükün akmaması nedeni ile meydana geldiği ve motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası genel şartları A.1. maddesine dayanarak müvekkilinin isteminin reddedildiğini, müvekkili ile sigorta şirketi arasında imzalanan poliçede belirtilen “gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar” hükmü gereğince zararın kasko kapsamında olduğunu, kaza sonrası maddi hasar ortaya çıktığını ve aracın kullanılamaz durumda olduğunu, kaza neticesinde sigortaya başvuru sonucu düzenlenen kasko sigortası eksper raporunda yalnızca yedek parça toplam bedelinin 43.270-TL olarak yazıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 16.11.2018 tarihli kaza sebebi ile araçta oluşan zararın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen hasarın kasko poliçesi teminatı altına alınmadığını, davacının taleplerinin dayanağının bulunmadığını, dosyanın hem araştırma şirketine devredildiğini hem de ekspertiz incelemesi yapıldığını, yapılan araştırmalarda hasarın sigortalı aracın yük boşaltımı esnasında yükün dorseye yapışması sonucu yükün akmaması şeklinde meydana geldiğini, Kasko Genel Şartları A.1 Maddesinin A.1. Sigortanın Konusu; Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e)Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi şeklinde olduğunu, bu nedenle ilgili durumun motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası genel şartları A.1 maddesinde düzenlenen sigortanın konusu kapsamına girmediğinden tazminat talebinin değerlendirmeye alınmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulüne; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 43.270,00 TL araç hasar bedelinin 19/12/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen hasar kasko poliçesinde teminat altına alınmamış olup, davacının taleplerinin dayanağı bulunmadığını, davaya konu hasarın yükün dorseye yapışması ve yükün akmaması şeklinde meydana geldiğini,  bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlarının dikkate alınmadığını ve ek rapor alınması yönündeki taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, dava konusu aracın briket yapımında kullanılan toprak olan pomza ile yüklenmiş vaziyette yüklü iken 16.11.2018 tarihinde yükün boşaltılması esnasında aracın dorsesinin devrildiği ve neticesinde maddi hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda;\"... Davalı şirketin istiap haddi aşımı şüphesi nedeniyle detaylı araştırma talebine dayalı olarak ... Hizmetleri tarafından düzenlenmiş 12.12.2018 tarihli Araştırma Raporunda; aracın incelemesinde sağ ve sol şase kısımlarında aşağıdan yukarı doğru baskı ile oluşmuş ezilme izleri bulunduğu, yükün boşaltılması esnasında ıslak toprak yükün damper liftinin kalkması ile birden aracın arkasına doğru yığılma yaptığı, aracın ağırlık dengesinin bozulması ile çekici kısımlarının yerden yükselerek birden tekrar zemine çarpması sonucu şasi kısımlarına hasar vermiş olduğunun anlaşıldığı, istiap haddinin aşımına dair ... denetim istasyonu yetkilileri ile yapılan görüşmede 16.11.2018 tarihindeki toplam ağırlığın (sürücü dahil) 40.320 kg olduğu bilgisi alındığı, azami taşınan yükün dorsenin etiketinde karayollarından ve trafik tescil müdürlüğünden alınan azami yük değerinden düşük olduğunun anlaşıldığı, aracın bu nedenle istiap haddinin aşılmadığının değerlendirildiği, sürücü ile yapılan görüşme neticesinde hasarın tamamen yükün araca yapışması (ıslak olması) nedeni ile gerçekleştiği kanaatinin oluştuğu belirtilmiştir, Davacı yan dilekçesinde dorsenin/römorkun devrilmiş olduğunu belirtmekte ise de dorsenin devrik haline dair herhangi bir fotoğraf dosya içerisinde tespit edilmemiştir. Bununla birlikte damperli araçlarda, damperin kalkması sırasında yükün dengeli bir şekilde boşaltılamaması, kasada sıkışan yükün yarattığı kuvvetin oluşturduğu moment nedeniyle (örnek bir gösterim ... raporunda görülmektedir) çekicinin yerden teması kesilerek havaya kalkması ve yükün ani boşalması neticesinde de çekicinin kendi ağırlığı ile tekrar zemine çarpması durumunda şasi üzerinde deformasyona sebebiyet verecek kuvvetlerin oluşması muhtemeldir. İbraz edilmiş siyah beyaz fotoğraflardaki hasar detayları, eksper raporu ve davalı tarafin talebi üzerine düzenlenmiş ... raporunda yer alan sağ ve sol şase kısımlarında aşağıdan yukarı doğru baskı ile oluşmuş ezilme şeklindeki tespitler, dava konusu hasarın, ıslak yükün boşaltım esnasında dampere yapışması nedeniyle belirtilen şekilde meydana gelmiş olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, kazanın münhasıran yük boşaltımı sebebi ile gerçekleşmiş olduğu belirgindir.Heyetimizce kazanın oluşumunda başkaca herhangi bir etken değerlendirilmiştir...\" belirlemesi  yapılmıştır.Kasko Sigortasının kapsamı Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Teminat dışında kalan zararlar da A.5 maddesinde sayılmıştır. Somut uyuşmazlık açısından teminat dışı hal olarak  5.8. maddesi kapsamında  belirtilen \"...Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar,...\" bendinin uygulanabilip uygulanmayacağı konusunda ihtilaf oluşmuştur. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan dosya kapsamında bulunan belgeler incelemek suretiyle hazırlanan, denetime elverişli, bilirkişi raporunda istiap haddinin aşılmadığı açıkça belirlenmiş olduğundan, sigortalının tazminat talebinin teminat dışında kalmadığı anlaşılmakla açıklanan gerekçe ile verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.955,77 TL harçtan peşin alınan 739,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.216,07 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2282d643824a62a6","SID":"c63131b216f9206e"}}