{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/922 Esas<br>KARAR NO: 2025/17<br>DAVA: Kayıt Kabul<br>DAVA TARİHİ: 06/08/2015<br>KARAR TARİHİ: 13/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle ; Alacaklı bulunulan müflis şirket hakkında ---------- esas sayılı dosyasından 16/10/2014 tarihi itibariyle iflas kararı verildiğini, müflisten iflas tarihi itibariyle 9.020.395,11 TL alacağın mevcut olduğunu, alacağın müflis tarafından keşide edilmiş ve lehtar ---------- tarafından ciro edilerek müvekkile verilen -------- Bankası ------- Şubesinin 10/07/2013 tarihli ve 6.947.000,00 TL tutarındaki çekten kaynaklandığını, çek bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığını, keşideci ve ciranta aleyhine--------- icra Müdürlüğünün --------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, iflasın açılmasından itibaren yasal süresi içinde alacağın masaya --------- kayıt numarası ile kaydedildiğini, müflis şirket yetkilisinin vermiş olduğu beyanda, söz konusu takibe esas senedin ... üzerinde görünen arsaların taraflarına iade edilmesi talebi ile verilen teminat senedi olduğunu beyan ettiğini, alacağın reddine karar verildiğini ileri sürerek alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davanın kanunun öngörmüş olduğu üzere heyet mahkemesince görülmesi gerektiğini, davacının sözde alacağının ve alacağına dair kayıt talebinin iflas idaresince reddedildiğini, davacının kararın kendisine tebliği için tebliğ giderinin depo ettiğinden iflas idaresince tanzim olunan sıra cetveli ilamı ve alacak hakkındaki kararın davacıya 29/07/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, tanzim edilen sıra cetvelinin 28/07/2015 tarihinde ----------- ve 23/07/2015 tarihinde ----------- yayımlandığını, davacının ise davasını 20/08/2015 tarihinde açtığını ileri sürerek davacının davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı, davacının müvekkilin ortağı olduğu şirketten bir alacağının olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK KARAR:Mahkememizce verilen 06.11.2019 tarih ve ----------- Esas - ---------- K. Sayılı kararı ile \"Davanın Kısmen Kabulü ile; 9.018.713,52 TL davacı alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, Aşan istemin reddine, karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAF KALDIRMA KARARI:Mahkememizce verilen 06.11.2019 tarih ve --------- Esas - ---------- K. Sayılı    kararı ----------- sayılı 05/10/2023 Tarihli ilamı ile\"Anayasa'nın 138. ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma ( hukuki dinlenilme hakkının ), ihlalidir. HMK 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantıda ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesi mümkün olacaktır.Somut davada mahkemece, bilirkişi raporunda, davacının iflas tarihi itibariyle 9.018.713,52 TL alacağı olduğunun tespit edildiği ve benimsenen bilirkişi raporuyla belirlenen alacağının müflisin iflas masasına İİK 235.maddesi gereğince kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece verilen kararın bir gerekçe ihtiva ettiğinden söz edilemez. Mahkemenin gerekçeli kararında, bilirkişi tarafından sunulan raporda tespit edilen miktar bakımından gerekçesi açıklanmadan davanın kısmen kabulüne karar verilerek rapora atıf ile yetinilmiştir. Bilirkişi raporuna atıf kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile davanın kısmen kabulüne dair kanaate nasıl ve hangi delile dayanılarak varıldığı kararda tartışılmamıştır. Oysa kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantıda ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesi mümkün olacaktır. Mahkemenin, belirtilen yasal düzenlemelerin aksine, gerekçesiz şekilde oluşturduğu karar usul ve yasaya uygun değildir.Açıklanan nedenlerle, davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin, kararın gerekçesiz olması nedeniyle kabulüne\" denilmek suretiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.<br><br>2. KARAR:Mahkememizin 14/02/2024 Tarihli --------- Esas - ---------- Karar sayılı kararı ile ; KANITLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAF KALDIRMA KARARI:Mahkememizce verilen 14/02/2024 Tarihli --------- Esas - ---------- Karar sayılı    kararı--------- sayılı 04/07/2024 Tarihli ilamı ile ;---------  sayılı ve 14/02/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY BOZMA İLAMI:--------- sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olup,--------- sayılı 11/11/2024 tarihli tarihli kararı ile ; \" --------- Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; dava, kayıt kabul istemine ilişkin olup, somut olayda kayıt kabul davasının konusu  müflis şirket tarafından düzenlenen lehdarı --------- olan ve lehdar  ---------- cirosu ile davacıya intikal eden çektir. İş bu çeke dayalı olarak müflis şirket hakkında iflas kararı verilmeden önce  başlatılan takibin kesinleştiği  sabittir. Müflis şirket yetkilisi de söz konusu çekin altındaki imzayı inkar etmemiştir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında çekin müflis şirket defterinde yer almaması,  bu  çek nedeniyle müflis şirketin sorumlu olmadığını göstermez. Bu durumda mahkemece, çekin davacıya ciro yoluyla intikal ettiği ve lehdar ile davacı arasındaki ilişkinin de ispatlandığı dikkate alınıp, İİK’nın 195. maddesi uyarınca davalı müflis şirket iflas tarihi itibariyle  davacı alacağının hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden ----------Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; -------- sayılı kararın BOZULMASINA, \" karar verilmiştir.<br><br>DELİLLER  VE  GEREKÇE : Dava,  sıra cetveline itiraz ve  neticelerini düzenleyen İİK'nun 235.maddesi hükmüne dayalı kayıt kabul davasıdır.Müflis hakkında --------- Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin ---------- İflas Müdürlüğünün --------- İflas sayılı dosyasından yürütülerek iflas idare memurlarının seçildiği, her bir iflas idare memurunun münferiden temsile yetkili olduğu, davacının alacağın sıra cetveline yazılması bakımından iflas idaresine başvurduğu ve alacağı red edildiği, sıra cetvelinin davacı vekillerine tebliğ çıkarıldığı, ancak tebligatın bila ikmal iade olduğu, masa red kararının davacıya tebliğ edilmemiş olması nedeniyle davanın süresi içerisinde açıldığı dosyadan anlaşılmıştır.Davanın, İİK'nun 223/3 ve 235 maddesi hükümlerine göre süresinde açıldığının belirlenmesiyle davacının alacağıyla ilgili deliller toplanıp müflis defterleri de incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davacı tarafından müflis şirket aleyhine 08.11.2013 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmediği, her ne kadar çek, tek başına kayıt kabul davasında alacağı ispata yeterli değil ise de; çekin keşide ve takip tarihinin iflastan önceki tarihi taşıması, borçlunun takibe  itiraz etmemesi, çekin ticari defterlere kaydedilme zorunluluğunun bulunmadığı, ciro yolu ile kambiyo senedini elinde bulunduran davacının, dosyaya sunduğu 12.07.2012 tarihli protokole dayalı olarak çekin hamili olduğunu, dolayısı ile yetkili hamil olduğunu ispatladığı, dava konusu çeke dayalı olarak kayıt kabul talebinde bulunabileceği, Davacının --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takip dosyası ile 10.07.2013 tanzim tarihli 6.947.000 TL asıl alacak, 316.659,49 TL işlemiş faiz, 694.700,00 TL % 10 tazminat, 20.841,00 TL % 30 Komisyon olmak üzere 7.979.200,49 TL alacağı olduğu, kesinleşen bu alacağın iflas tarihine kadar 895.021,03 TL işlemiş faiz ve 144.492 TL vekalet ücreti ile birlikte toplam 9.018.713,52 TL davacı alacağının müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile ;<br>9.018.713,52 TL davacı alacağın davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne,<br>2-HARÇLAR<br>Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 27,70 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 587,70 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-VEKALET ÜCRETİ<br>a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>b-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı iflas idaresi memurları vekili için taktir olunan 1.681,59‬ TL'nin davacıdan alınarak davalı iflas idaresi memurlarına verilmesine, <br>5-YARGILAMA GİDERLERİ<br>a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 59,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>b-Davacı tarafından sarf edilen 1.000 TL Bilirkişi ücreti ve 853,70 TL  Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan  1.853,70 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 1.853,35 TL'nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 35,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>c-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve temyiz harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile Yargıtaya Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"922243538b9845ac","SID":"81552dd9a35e761b"}}