{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1234 <br>KARAR NO:2024/2203<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:19/10/2021<br>NUMARASI:2019/760 Esas - 2021/737 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kay. Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ:18/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı ...'nun maliki bulunduğu ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... nolu kasko poliçesi ile 16.02.2016/2017 tarihleri arasında sigortalandığını, 29.12.2016 tarihinde servis işlemlerinin yapılması için tamiri için davalı şirketin yetkili servisinde beklemekte iken, 29.12.2016 tarihinde yetkili servisi su basması sonucu aracın pert olduğunu, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda araç sahibine 27.02.2017 tarihinde 25.290,00-TL ödendiğini, 15.03.2017 tarihinde davalı ... firmasına rücu başlıklı ve sigortalıya ödenen tutarın TTK 1472 kapsamında ödenmesine dair yazının gönderildiğini,davalının Mersin ...Noterliği 31.03.2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile mücbir sebep iddiasında bulunduğunu, davalı ... firması ile işyerini sigortalayan diğer davalı ... A.Ş.'nin zararın tamamından sorumlu olacağını,“Ödemenin yapılmaması üzerine ... Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını beyanla borca yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tazminat konusu otomobil servisteyken basiretli tacir gibi davrandığını Mersin'de meydana gelen sel felaketinin mücbir sebep olduğunu, zira 29.12.2016 tarihinde Mersin'de bir yılda yağacak olan m2 ye 200 kg lık yağışın birkaç saat içinde yağdığını, İl çapında ciddi mağduriyetler yaşandığını, müvekkili şirkete ait olduğu iddia edilen kusur durumunun öngörülebilir olmadığını, öngörülse dahi engellenebilir mahiyette olmadığını, resmi kurumlarca afet uyarısı yapılmadığını, gerekli önlenmeler alınmadığını, şehrin alt yapısının yetersiz kaldığını, 29.12.2016 tarihinde meydana gelen yağış felaketinin davacı tarafından afet olarak nitelendirilmese de o gün yaşananların normal sayılacak bir durum olmadığını, Mersin Valiliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından mücbir sebep olarak kabul edildiğini, davacı tarafın zararın oluştuğunu iddia ettiği olay ile müvekkili şirketin eylemi arasında uygun bir illiyet bağı mevcut olmadığını, zira dava konusu araçların davacı tarafça kasko poliçesi ile sigortalanmış olup her türlü rizikoya karşı sorumluluğun davacı tarafa ait olduğunu, müvekkili şirkete dava tarihine kadar ne davacı sigorta şirketince ne de araç sahibi tarafından herhangi bir hasar ve ayıp ihbar ve ihtarında bulunulmadığını beyanla davanın öncelikle zamanaşımı yönünden usulden reddine, müvekkili şirkete gönderilen ihtara Mersin ...Noterliği 31.03.2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, müvekkili yönünden açılan işbu davanın müvekkilin kusurunun bulunmamasına, olayın mücbir sebepten kaynaklı olması nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceğinden %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının teminat dışı kalan bir zararı ödemesi üzerine sigortalının hukuki haklarına halef olmadığını, ... Sigortası Genel Şartlar “Ek Sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek Zararlar” başlıklı A.4.maddesinde 4.5.Sel ve su baskını ile meydana gelen zararlar olarak belirtildiğini, dava konusu hasarın poliçe teminat şartlarında olmadığını, hasarın oluşmasında sigortalının kusuru bulunmadığından ve hasar mücbir sebepten kaynaklandığından davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Mersin'de meydana gelen sel felaketinin mücbir sebep olduğunu, zira 29.12.2016 tarihinde Mersin'de bir yılda yağacak olan m2 ye 200 kg lık yağışın birkaç saat içinde yağdığını, il çapında ciddi mağduriyetler yaşandığını, müvekkili şirkete ait olduğu iddia edilen kusur durumunun öngörülebilir olmadığını, öngörülse dahi engellenebilir mahiyette olmadığını, resmi kurumlarca afet uyarısı yapılmadığını, gerekli önlenmelerin alınmadığını, şehrin alt yapısının yetersiz kaldığını, 29.12.2016 tarihinde meydana gelen yağış felaketinin davacı tarafından afet olarak nitelendirilmese de o gün yaşananların normal sayılacak bir durum olmadığını, Mersin Valiliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından mücbir sebep olarak kabul edildiğini, müvekkili yönünden açılan işbu davanın sigortalının kusurunun bulunmamasına, olayın mücbir sebepten kaynaklı olması nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu olayın mücbir sebep olduğu ve bu sebeple illiyet bağının kesilerek davalı taraflara rücu edilemeyeceği şeklindeki kanaatinin hukuka aykırı olmakla kendilerince kabulünün mümkün olmadığını, tacir olan davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu uyarınca basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, davalı şirketin ayrıca BK 463. vd. maddeleri uyarınca vedia (saklama) sözleşmesi uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde;Dava, sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı ...' nun maliki bulunduğu ... plakalı aracın, davacı şirket tarafından ... nolu kasko poliçesi ile 16.02.2016/2017 tarihleri arasında sigortalandığı, 29.12.2016 tarihinde servis işlemlerinin yapılması ve tamiri için davalı şirketin yetkili servisinde beklemekte iken, 29.12.2016 tarihinde yetkili servisi su basması sonucu aracın pert olduğu anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki ilişki TBK'nın 561.maddesinde tanımlanan saklama sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İlgili madde \"saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir\" tanımını içermektedir Dava dışı sigortalı araç sürücüsü davaya konu aracı, davalı şirketin servisine tamir için bırakmıştır. TBK'nın 579/1 maddesinde garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu halleri düzenlemiş ve böyle yerlere bırakılan motorlu taşıt ve eklentilerinin zarara uğramasından sorumlu olduğunu belirlemiştir. Sorumsuzluk halleri ise ikinci cümlede belirtilmiştir. İkinci fıkrada işletenlerin kendilerine veya çalışanlarına bir kusur yüklenmedikçe sorumluluk bedelinin günlük saklama ücretinin 10 katını aşamayacağı  hüküm altına almıştır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, \"...Dava konusu olayın meydana geldiği ... A. Ş “nin otomobil bakım merkezi, Merkez Bodrum kat, 4 zemin kat olarak yapılmış olan binanın bodrum katı otomobil bakım, onarım merkezi, zemin katı ve çevresindeki alan otomobil alım satım merkezi olarak düzenlenmiş ve halen bu amaçlarla kullanılır durumdadır. Yerinde yapılan incelemede: Bakım onarım alanı olarak kullanılan bodrum kat yol kotunun ortalama 4 metre altında bulunduğu ve toplam kapalı alanın 6000 m2 olduğu, Bodrum katın girişi, doğu cephedeki ara sokaktan rampa ile yapıldığı, Giriş rampasının başında ve sonunda su tahliye kanalı yapıldığı, Bakım onarım yapılan iç bölümde de su tahliye kanalları bulunduğu, Su tahliye kanallarının pompa odasında toplandığı, Pompa odasında 1 adet 5,5 beygir, 3 adet 4 beygir, 2 adet 2 beygir kapasitelerinde toplamda 4 adet pompanın bulunduğu ve kanallardan gelen suların buradaki pompalar vasıtasıyla dreyn yapıldığı, söz konusu pompaların olası elektrik kesintisi durumunda işletmeden bulunan jeneratörden beslendiği, Bodrum kat içinde su tahliye motoru da olduğu görülmüştür. Araç bakım onarım servisi olarak kullanılan bodrum kat her ne kadar yol kotunun altında kalsa da, su tahliye kanallarının yapıldığı, olası su baskınına karşı mahal içinde 2 ayrı noktada su tahliye pompaları ve dalgıç pompa (yer altı sularının seviyesinin kontrolü ve tahliyesinde) takıldığı, bu pompalar marifetiyle mahalde biriken fazlaca suyun belediyenin alt yapı giderine tahliyesinin yapılabileceği, normal şartlarda yağmur ve yağış sularını tahliye edecek alt yapı sistemine haiz olduğu, normal yağışların bodrum katta bir tehlike oluşturmayacak önlemlerin alındığı görülmüştür... \" değerlendirilmesi yapılmıştır.Mahkemece yazılan yazı üzerine Meteoroloji Genel Müdürlüğü Meteorolojik Veri İşlem Daire Başkanlığı'nın 05.12.2018 tarihli yazısı ve ekinde, Mersin Meteoroloji istasyonunun yağış verilerinin değerlendirildiği, ...\"28.12.2016 tarihi saat 15:00 ile 29.12.2016 tarihi saat 15:00 arasındaki 24 saatlik bir sürede 161.4 kg/m2 yağış ölçüldüğü, bu yağışın şiddetli yağış karakteri gösterdiği, yinelenme yılının 37 yıl olduğu, 1981-2010 yılları arasında Mersin ili Aralık ayı yağış normalinin 102.3 kg/m” olduğu 24 saatte düşen yağış miktarının bir aylık yağış normalinin 1.5 katı ve üzerinde olduğu belirtilmiştir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü Meteorolojik Veri İşlem Daire Başkanlığı'nın yazısı ekindeki fevk raporunda ise, yağış olayı şiddetli yağış olarak nitelendirilmiş; Mersin ve çevresinde görülen aşırı yağış sebebiyle Mersin merkez ilçe ve mahallelerinde sel ve taşkın olduğu, sele kapılan iki kişinin öldüğü, derelerin taştığı, yolların kapandığı, araçların sularda kaldığı, ev ve iş yerleri ile seraların sular altında kaldığı ifade edilmiştir. 29.12.2016 tarihinde yaşanan sel hadisesi neticesinde, bölgede“Afet Bölgesi İlanı” yapılmamış; “Genel Hayatı Etkililik Oluru”” alınmıştır. Selden zarar görenlere, 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yardım edilmiştir...\" cevabı verildiği görülmüştür.Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı yazısından olayın mücbir sebep olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi teknik değerlendirmelerine göre davalı şirket tarafından basiretli bir tacir olarak iş yerinde yağmur suları için gerekli tüm önlemleri alındığı, ancak olayın beklenmedik derece olduğu kent genelinin etkilendiği, Meteoroloji yazı cevabı da dikkate alındığında, davalı...A.Ş. açısından illiyet bağının kesilmesi nedeniyle davalı şirkete sorumluluk yüklenemeyeceği,sigortalısının kusuru bulunmayan ... A.Ş.'nin de sorumlu tutulamayacağı, rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4700d2547909336d","SID":"f1ae9d0df0226bff"}}