{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1080 <br>KARAR NO:2025/65<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/02/2022<br>NUMARASI:2019/830 E. - 2022/145 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:  davalı tarafından müvekkilİ aleyhine ... sayılı dosyasında 110.000 TL bedelli keşidecisi müvekkil şirket olan 15/11/2018 keşide tarihli çekten dolayı icra takibi yapıldığını, çek müvekkili tarafından lehtar ...ye aralarında yapmış oldukları bir sözleşme gereği verildiğini, davalının da dava dışı çek lehtarı ... ile birlikte çalıştıklarını, çekin üzerinde imar affına istinaden verilen teminat çeki olduğu yazılmasına rağmen davalı veya çek lehtarı tarafından bu kısım kesilerek icra takibi yapıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, davalının iyi niyetli hamil olmadığını, ifade suretleri  ile çeklerin bedelsiz kalmış olduğunun ikrar edilmiş olduğu, davalının çeki müvekkili şirketten dolandırıcılık sureti ile almış olan ... ile birlikte hareket ettiği sabit olduğunu, davanın kabulü ile... sayılı dosyasına ilişkin icra takibine, icra takibi konusu çeke ilişkin olarak borçlu bulunmadığının tespiti ile icra kasasında bulunan çekin müvekkil şirkete iadesine,  davalının kötüniyetli olduğunun sabit olduğundan %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;   dolandırıcılık  ithamların  doğru olmayıp, bu konudaki yasal müracaat haklarını saklı tuttuklarını, kıymetli evrak olan çekte borçtan soyutluk ilkesi gereğince davacı/borçlu ile diğer takip borçlusu ciranta ... arasındaki ilişkinin  davalı müvekkilini ilgilendirmediğini, çekin davalıya ciro yoluyla  verildiğini, iddiaların müvekkiline karşı anlam ifade etmediğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/ 48467 soruşturma sayılı dosyasından başlatılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını, davacı/borçlunun da ikrarında olduğu üzere, davacı ile  dava dışı ... adlı şahısla aralarında ciddi bir ticari ilişki olduğu aralarında bir takım anlaşmazlıklar yaşandığını bu nedenle de ihtilafa düştükleri,  bu durumun  davacı/borçlunun kötü niyetle hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu, davacı/borçlu yan ticari ilişki kurduğu dava dışı ... adlı kişi ile olan anlaşmazlıklarından müvekkili davalı yanı da hukuksuz bir şekilde sorumlu tutmak istediğini, dava konusu takip dayanağı çek 25.11.2018  tarihinde yazılmış olup, davacı keşideci icra takibine dahil edilene kadar işbu çek konusunda hiçbir dava açmadığını, kaldı ki, dava açması dahi müvekkil davalı/alacaklı açısından bir anlam ifade etmeyeceğini, çek nedeniyle dava dışı ciro eden ve aynı zamanda icra dosyasında borçlu olan ... ile alacaklı davalı  arasındaki borç/alacak meselesini dahi tartışmaya açmanın abesle iştigal olduğunu, davanın reddine, davacı/borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,  karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mahkemece; \" 1-Açılan davanın KABULÜ İLE;-Davacı şirketin ... sayılı icra takibine konu ... Bankası A.Ş.'nin ... Şubesi'ne ait ... seri nolu 15/11/2018 keşide tarihli 110.000,00-TL bedelli çekten ve takibe konu borçtan borçlu olmadığının tespitine, çekin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, -Takibe konu çek bedelinin % 20 si oranında 22.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekte müvekkilinin  yetkili hamil olduğunu, ciro yoluyla kendisine verildiğini,   husumetin müvekkiline yöneltilmesinin doğru olmadığını, davacı/borçlu ile dava dışı ... arasındaki ticaretin davalı müvekkili ile hiçbir ilgisi ve alakası olmadığını, mahkemece dava konusu çekin sözleşeme kapsamında verildiği yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu,  hükmü esasa ve usule uygun bir şekilde gerekçelendirmediğini, dosyaya sunulan bir kısım sözleşmeler olmakla birlikte bu sözleşmelerin davacı ile dava dışı üçüncü şahıs ... arasında yapıldığını, dava konusu çekin   sözleşmelerde yer almadığını, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020 / 332 E sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini,  söz konusu bilirkişi raporunda yer verilen hususlarla müvekkilinin bir alakası bulunmadığını, çekin ciro silsilesinin düzgün olduğunu, davacı firma çalışanlarının aynı olan  tanık beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacının çekin sözleşme kapsamında verildiğine dair ispatının da olmadığını, senet metninden anlaşılamayan hususlardan dolayı davalının  müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını  davacının  asılsız iddialarına itibar edilerek yeterli,  inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu,  savcılık dosyalarının incelenmediğini, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna kanaat getirilmesinin hatalı olduğunu, asıl kötü niyetli kişinin davacı olduğunu,  delillerin yanlış değerlendirdiğini, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.Asli müdahil ... vekili tarafından 30.03.2022 tarihli ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, asli müdahale vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca 25.03.2022 tarihli dilekçe ile asli müdahale talebinde bulunulduğunu, 30.03.2022 tarihli ek kararla taleplerinin reddine karar verildiğini,  müvekkilinin dolandırıcılıkla, davalı ...'yla danışıklı dövüş içinde olmakla  suçlandığını,  Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/332 esas sayılı dosyasında alınan ilk rapora dayanılarak çekin bedelsiz olduğuna kanaat getirildiğini, mahkemece  müvekkili dinlemeden davayı aydınlatma yükümlülüğü, hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkesi ihlal edilerek müvekkili aleyhine karar verildiğini,  müvekkilinin yargılama konusu olayda hak sahibi olması, gerçeğin ortaya çıkartılması çelişkili kararların önüne geçmek, usûl ekonomisi, hukukî dinlenilme hakkının tam gerçekleştirilmesi ve muvazaalı yargılamaların önüne geçmek adına müdahale etmek zorunda kaldıklarını,Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/332 esas sayılı dosyasının akıbeti beklenmeden yalnızca bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, davaya konu çekin sözleşmeye istinaden verilmediğini,  bedelsiz bir çek olmadığını aksine müvekkilinin karşı yandan alacakları bulunduğunu , aslî müdahilin, bir hakkının varlığı ve bu hakkının ilk davadan etkilenir nitelikte olması, talebinin ilk davanın taraflarının talepleriyle çatışması ve bundan dolayı da, aslî müdahale yoluyla hakkını tespit ettirip korunmasını sağlamakta hukukî yararı olduğundan asli müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini, mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasını, davaya müdahil olarak eklenmelerini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  davalının istinaf isteminin yersiz olduğunu, dava dışı ... ve yetkilisi olduğu şirketin alacağının bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin alacaklı olduğunu,  dava konusu çekin sözleşme kapsamında verilip ve bedelsiz kalan bir çek olduğu hususunun  ispatlanmış olduğunu, tanık beyanlarının dosyadaki delillerle uyumlu olduğunu,  davalı istinaf dilekçesinde müvekkili şirket ile dava dışı ... arasındaki sözleşme süreçlerine katıldığını ileri sürsede çekin sözleşme kapsamında verilmiş olan bir çek olduğunu bildiğini halde iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığını, bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin ara karara itiraz ettiği hususu sabit olmasına rağmen milyonlarca TL’lik icra takibi kayıtları sunduğunu,  icra takiplerinin muvazaalı olduğunu, dava dışı ... ile danışıklı dövüş içerisinde hem müvekkili şirket hem de ...’nin dolandırdığı birçok kişiye karşı muvazaalı işlemler yaptığını,  davalı ... ile ...’nin ortak olduğunu sözleşme, çek teslimi, daire verilmesi vs. tüm aşamalarda davalının ... ile birlikte olduğunu, davalının çekin verilme nedenini sözleşmeyi ve tüm hususları bildiğini, sözleşmelere ilişkin toplantılara bizzat katıldığını, sözleşmeler kapsamında verilmiş olan taşınmazların satışı için vekâletnameler aldığını, çekin hangi ilişkiye karşılık alındığını ve bedelsiz olduğu hususlarını bildiğini,  İcra takibi ve dava konusu çekin şerh bulunan kısmının kesilmesi sureti ile icra takibine konu edildiğini, çekin kambiyo vasfında olmadığını ve davalı ...’nun çeki bu şekilde kabul ettiği beyanları itibari ile dahi hiçbir şekilde iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceğini,  davalı, ve ...’nin ifadeleri ve tüm delilleri itibari ile çekin sözleşme kapsamında alındığını ve bedelsiz kaldığının ispatlandığından mahkeme tarafından verilen kararın onanmasını davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;30.03.2022 tarihli ek karara yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesi;Dava dışı ... vekili  25.03.2022 tarihli dilekçesi ile  asli müdahale ve istinaf  talebinde bulunulmuş, mahkemece 30.03.2022 tarihli ek kararla talebin reddine karar verilmiş, dava dışı ... vekili ek karara karşı istinaf talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun \"Asli müdahale\" başlıklı 65. Maddesinde \"Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.  Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.\", 6100 Sayılı HMK'nun \"Fer'i müdahale\" başlıklı 66. Maddesinde  \"Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.\" 6100 Sayılı HMK'nun 357/1 maddesinde \" Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166'ıncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.\" hükmünü içermektedir.Eldeki dosyada karar 15.02.2022 tarihli olup,   hüküm verildikten sonra  asli müdahale talebinde bulunulduğu, talebin içeriği itibariyle feri müdahale talebi olduğu süresinden sonra davaya müdahale talebinin yerinde olmadığı, mahkemenin  30.03.2022 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf aşamasında müdahale talep edilemeyeceği dikkate alınarak  ,dava dışı ... vekilinin müdahale talepli istinaf başvurusunun   reddi gerekmiştir. Davalının istinaf talebinin değerlendirilmesi; Dava, menfi tespit ve çek  istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili,... sayılı dosyasında 110.000 TL bedelli keşidecisi müvekkili şirket olan 15/11/2018 keşide tarihli çekten dolayı icra takibi yapıldığını, çekin lehtar ...ye sözleşme gereği verildiğini, davalının  lehtar ... ile birlikte çalıştığını , çekin üzerinde imar affına istinaden verilen teminat çeki olduğu yazılmasına rağmen davalı veya çek lehtarı tarafından bu kısım kesilerek icra takibi yapıldığını, davalının iyi niyetli hamil olmadığını, çeke ilişkin olarak borçlu bulunmadığının tespiti ile icra kasasında bulunan çekin müvekkil şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ...sayılı takip dosyasında ; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ve dava dışı ... aleyhine  ... Bankasına ait ...nolu 15/11/2018 keşide tarihli,  110.000 TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağı çekte  davacı şirketin keşideci, dava dışı ...'nin lehtar olduğu, çekin arka yüzünde ilk cirantanın lehtar ..., ikinci cirantanın ..., üçüncü cirantanın ... inşaat olduğu ve karşılıksızdır işlemi yapıldığı görülmektedir. Dosya kapsamına göre, ... Şti.'nin  sahibi  olduğu gayrimenkule ilişkin Esenyurt Belediye Başkanlığı nezdinde yapılacak imar işlemleri ve inşaatın ruhsata bağlanması, emsal transferi işlemleri için arsa alımı ve diğer tüm işlemlere ilişkin olarak, davalılardan ... ve yetkilisi bulunduğu.... Ltd. Şti. (... Şti.) İle 09/04/2017 tarihli imar yapı ruhsatı danışmanlığı hizmet sözleşmesi imzalandığı , Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/332 esas sayılı dosyasında ,   taraflar arasındaki imar yapı ruhsatı danışmanlığı sözleşmesi kapsamında meydana gelen ihtilaf sebebiyle karşılıklı alacak davası olduğu ,  dosyaya Esenyurt Belediyesi tarafından sunulan cevabi yazıda sözleşme konusu taşınmaz için ruhsatlandırma başvurusu  yapılmadığının bildirildiği , alınan bilirkişi raporunda da ,...Şti. tarafından edimlerinin yerine getirilmediğinin,  sözleşme kapsamında davacı tarafından verilen çeklerin bedelsiz kaldığı ve davacının alacaklı olduğunun  tespit edildiği, kararın henüz kesinleşmiş olmadığı anlaşılmaktadır.Diğer yandan dava dışı ... ceza soruşturması nedeniyle verdiği  17.05.2019 tarihli kolluk ifadesinde ; bu sözleşeme nedeniyle kendisine taşınmaz devri yapıldığı  ve 13 adet toplam 4.360.,000 TL bedelli çek teslim edildiğini, ruhsatlandırma yapılmadığı için biri hariç devredilen taşınmazları ve çekleri davacı tarafa iade ettiğini, bir adet taşınmazı yaptığı masraflara karşılık geri vermediğini  beyan etmiştir. Müdahale talepli dilekçede de, kabul anlamına gelmemek üzere çek sözleşme kapsamında verilmiş olsa dahi davacının edimini yerine getirmediği beyan  edilmiş , çekin sözleşme dışında hangi ticari ilişki içinde verildiğine dair somut beyanda bulunulmadığı dikkate alındığında , dava konusu çekin  sözleşme kapsamında dava dışı ...'ye yapılacak işin karşılığı teminat olarak  teslim edildiği  sübut bulmuştur. Yine davacı vekili tarafından aynı sözleşme kapsamında verilip iade alınan başka çeklerin örnekleri ve dava konusu çekin  teminat şerhini barındırdıklarının ispatı yönünden çek suretleri ibraz edilmiş,  dava dışı çeklerin sol tarafındaki boşluk kısmına “ imar affına istinaden verilen teminat çeki”  olduğuna dair şerh düşüldüğü görülmüştür. Davacı vekili dava konusu çekinde aynı teminat şerhini içerir şekilde verildiğini ancak çekteki bu kısmın kesildiğini ileri sürmüş dava ve takip konusu çekin sol tarafındaki muhatap banka şubesi adının ilk harfinin bulunduğu yeri de kapsayacak şekilde kesilmiş olduğu görülmüştür.  Davalı vekili çeki bu şekilde teslim aldıklarını beyan etmiştir. Bu durumda çekin sol tarafında yer alan zorunlu unsurlara bir etkisi bulunmayan boşluk kısmının kesilmiş olması çekin kambiyo vasfını etkilemez ise de, ciro ile iktisap eden davalının çekin bedelsiz kaldığını  bilip bilmediği hususu  üzerinde durulması gereklidir.Genel kriter olarak iyiniyet iddiasında bulunanın,  taraflar arasındaki uyuşmazlığı genel hayat tecrübelerine ve hayatın doğal akışına göre bilip bilmediği veya normal görüşlü bir insanın sarfetmesi gereken dikkati sarfetseydi  bilecek durumda olup olmadığı araştırılmalıdır. Vakıa ve karinelerden olayda halin icapları vechiyle  kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacağı belirmiş olan kimsenin TMK 3. Maddesi gereğince ayrıca kötüniyetli olduğunun ispatı gerekmez.TTK’nın 818/1-e maddesi atfıyla çeklerde de uygulanması gereken TTK'nın  687. maddesi anlamında bir kişisel def’î olan bedelsizlik iddiası; düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir ise de  borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür. Niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz. Yani, borçlu, hamil olan davalıya  karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir. (YARGITAY HGK 2020/11-698 - 2022/1545  ),Somut olayda , davalı ...’nun sözleşmenin imzalanması ve sonrası  süreçte  bulunduğunun ve sözleşmenin karşı tarafı ile birlikte hareket ettiği hususunun,  davalıya sözleşme kapsamında devredilen taşınmazlara ilişkin verilen  satış vekaletleri,  tanık beyanları ve bu beyanları doğrulayan  fotoğraflar ile ispatlanmıştır. Davalı çeki hangi hukuki ilişkiye dayalı olarak iktisap ettiğini somut bir şekilde açıklamamış, bu kapsamda davacının bilirkişi incelemesi yapılması talebine itiraz edip  ticari kayıtlarını ibrazdan kaçınmıştır. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/332 esas sayılı dosyasında , davalıya 12 adet çekin iade edildiği ve toplam bedelinin 4.250.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, davalının çeki ciro ile devir aldığı ...'nin yukarıda yer verilen kolluk ifadesinde 13 adet toplamda 4.360.000 TL bedelli çek aldığı ve bunların  tamamını iade ettiğini  beyan etmesine rağmen  dava konusu 110.000,00 TL bedelli çekin davacıdan alınan 13 adet çekten biri olduğu ve iade edilmediğinin anlaşıldığı, zira  dava konusu çek bedeli ile iade olunan 12 adet çek bedelinin toplamının dava dışı lehtar ...'nin beyanında belirtildiği üzere toplamda 4.360.000,00 TL  olduğu ,  ayrıca davacıya iade olunan 12 adet çekin de keza dava konusu çek gibi lehtar tarafından davalıya ciro edildiği,  Esenyurt Belediyesi tarafından sunulan cevabi yazıda sözleşme konusu taşınmaz için ruhsatlandırma başvurusu  yapılmadığının bildirildiği   görülmekle ;  tüm bu hususlar birlikte dikkate alındığında, davalının çekin hangi ilişki kapsamında verildiğini, çekin bedelsiz kaldığını  bildiği ve bilebilecek durumda olduğu ,  teminat şerhinin yazıldığı kısım kesilmiş olmakla teminat iddiası çek metninden ve sözleşme içeriğinden yazılı delil ile ispat olunamamış ise de , davalının  bedelsiz kalan çeki iktisabında  iyiniyetli meşru hamil olarak kabul edilemeyeceği, bedelsiz kaldığı ispatlanan çeki iktisap edip takibe koymakla bilerek borçlu zararına hareket ettiği  anlaşılmıştır.Sonuç olarak , dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Davalı  vekilinin asıl karara yönelik ve davaya asli müdahale talep eden vekilinin ek karara yönelik İstinaf başvurularının  HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine   karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2019/830 E., 2022/145 K. sayılı kararına karşı davalı vekili ve asli müdahil vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın asli müdahilden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.514,10  TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.878,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.635,58‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/01/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae86b74bd13d2f99","SID":"386062d1119b5b47"}}