{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi         <br>      <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br> <br>TARİHİ\t\t: 23/06/2021<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı mirası reddeden davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br><br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 09/04/2002 tarihinde 10 ortaklı olarak  kurulduğunu, kurulduktan sonra arsa alınarak üzerine ahır yapıldığını, davalı şirket amacı doğrultusunda iş yapamayınca 23/01/2014 tarihinde ... sicilinden resen silindiğini, mahkeme kararı ile yeniden ihya edilerek 02/01/2017 tarihinde yapılan ortaklar genel kurulunda şirketin faaliyetlerinin devamına karar verildiğini, şirket müdürlüğüne davalı ...'ün seçildiğini, şirket yetkilisi olarak genel kurulda seçilen davalı ...'ün ortaklar kurulu kararlarını ... ... müdürlüğünde ihtarnamede şirketin  ihyasının ... ... müdürlüğüne bildirilmesi, kâr yapılıp yapılmadığının bildirilmesi ve  varsa kâr payı dağıtılması aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalının ihtarnameye  cevap vermekten imtina ettiğini, müvekkillerinin gönderdiği ihtarname ile davalı ...'den müdürlük faaliyetlerinin yerine getirilmesinin talep edildiğini, şirket gayrimenkullerinin davalının şahsi çıkarları doğrultusunda kullanıldığını, şirket faaliyetlerinin de devamının mümkün olmadığını, şirketin tasfiyesi için 02/12/2017 tarihinde yapılan ortaklar genel kurulunda şirketin faaliyetlerinde devam kararı verildiğini, şirket yetkilisi olarak davalı ... ... seçildiğini, o tarihten itibaren işlem ve zorunlulukların yerine getirilmediğini, getirildi ise bilgi verilmesinin talep ve ihtar edildiğini, ancak bu ihtara da bir cevap verilmediğini, davalı ile müvekkilleri arasında bu nedenle husumet oluştuğunu, müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal  edildiğini, şirket ortaklığının müvekkilleri açısından çekilmez bir hal aldığını, davalının şirketi tamamen kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak şirketi zarara uğrattığını, taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiğini belirterek şirketin feshine karar verilmesini, şirketin haklı nedenle feshinin kabul görmemesi halinde ise müvekkillerinin şirketten çıkmasına, kar payının ve ayrılma akçesinin tespit edilerek dava tarihi itibariyle şirketin mal varlığının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri ile şirketin mal varlığının rayiç bedel üzerinden hesaplanarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tüm ortaklara karşı  açılması gerektiğinden husumete itirazının olduğunu, şirketin 2002 yılında kurulmuş ve hayvancılık faaliyetinde bulunan bir şirket olduğunu, davalı şirketin mülkiyetinde olan Çankırı.... bulunan 280 m2 kapalı net alanı ağıl ve müştemilatın kaba inşaatını 2002 yılına davalının ortaklar kurulunun almış  olduğu karar ile yetkilendirildiğini, buna göre ağıl iç dış kaba ve son kat sıvaları demir doğrama işlemleri, elektrik tesisatı ve çevre düzenlemesi davalı tarafından yapılmış olduğunu, davacılardan ...'na imza karşılığında faturalar ve gider carisi verildiğini, inşaat giderlerinin maliyeti yasal faiz hariç 18.575,00 TL olup davalı tarafından katlanıldığını ve bu harcamanın davalıya verilmediğini, şirket ortaklar toplantısında ortaklarca davalıya maddi harcamayı ödeme yerine hisse  verilmesi kararı alındığını, toplantıdaki tüm ortakların huzurunda bu durum oya sunulmuş olup o dönem şirket müdürü olan ...'ın şirket defterini bulamadığını, defterleri bulunduğunda karar alınarak ortakların borçlarına karşın hisse oranlarının belirlenerek gazetede yayımlanacağını beyan ettiğini, davalı kararın gazetede yayımlanması için Ankara ... Odasına yıllık aidatlarını ödediğini ve bunu ortaklara ibraza hazır olduğunu, davacıya keşide  edildiğini,  davacıların  beyanının aksine davalı söz konusu şirketi kendi çıkarları için kullanmadığını,  davalının  kedisine verilen yetki ve tüm işlemleri ve görevlerini  eksiksiz ve tam teşekkülü olarak ifa ettiğini, tüm ortaklara ve hissedarlara bu konuda bilgi verildiğini, davacı ...'ın  şirkete ait tüm demirbaşları ve resmi evrakları kendi uhdesinde tuttuğunu,  sonrasında ise şirket ortaklarına evrakları kaybettiğini, 7 şirket ortağı davalıya hisse devir evrakları verildiğini,  diğer ortakların şirketin feshini istemediklerini,  davalı ortağın haklı  sebepler ile şirketten çıkarılması için alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığını, davalının şirket müdürlüğü yetkilerinin davacı tarafından alınması ve şirket faaliyetlerinin gerek davacının kendisi tarafından gerekse atanacak yeni bir müdür tarafından devam ettirilebileceği  gözetildiğinde şirketin feshinin talep edilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığını belirterek  davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacıların davalı şirketin ortakları, diğer davalının ise şirket müdürü olduğu, davacıların davalı şirketteki bilgi alma ve inceleme haklarının kullandırılmadığını ve ayrıca kendilerine kâr payı ödenmediği için öncelikle Şirketin fesih ve tasfiyesi talebinde bulundukları, bilirkişi heyeti raporu ve ... ... kayıtları dikkate alındığında davalı şirket müdürünün şirketin ihya edilmesinden sonra yapılan 07/12/2017 tarihli genel kurul kararı ile 5 yıl süre ile şirketin tek yetkili temsilcisi ve müdürü olarak seçilmesine rağmen söz konusu kararın ... siciline tescil ve ilanı için gerekli işlemleri yaptırmadığı, bu konuda ve ayrıca kar payı dağıtımı ve  şirket faaliyetlerinin gelişimi konularında bilgi verilmesi talepleri ile davacılar tarafından keşide edilen ihtarnamelerin davalı şirket müdürüne tebliğine rağmen ihtarnamelere cevap verilmediği gibi gereklerinin de davalı şirket müdürü tarafından yerine getirildiğine ilişkin olarak dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davalı şirketin ticari defterleri ve vergi kayıtları da temin edilemediğinden davalı şirketin kar elde edip etmediği ve davacıların kar payı talep haklarının doğup doğmadığının tespit edilemediği, davalı şirket müdürünün değinilen ihtarnamelere cevap vermemesinin davacı şirket ortaklarının TTK'nun 617. maddesinde düzenlenen şirket faaliyetlerine yönelik bilgi ve inceleme haklarını ihlal edici mahiyette olduğu, aynı sebeblerle taraflar arasındaki şirket ortaklığının idamesi ve ortaklık amacına yönelik ekonomik ve ticari faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için korunması zorunlu güven ve ortak amaca yönelik işbirliği duygusunun da zedelendiğinin sabit olduğu, bu durumda ise davacı şirket ortaklarının şirket ortaklığından çıkartılarak şirketin devamına, fesih ve tasfiye isteminin reddine karar verilmesi halinde şirketin ticari defterleri sunulmadığından kâr  ve çıkma payı alacaklarının hesaplanmasına yönelik olarak araştırma yapılmasına ve hesaplama için  bilirkişi ek raporu alınmasına fiilen ve hukuken olanak da bulunmadığı, davacı ortakların  davalı şirket ortaklığından çıkartılmalarının uygun çözüm olmayacağı, TTK'nun 636. maddesi gereğince haklı sebebin varlığı sabit olmakla şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerektiği,  şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada davalı şirkete husumet yöneltilmesi gerekli olup davalı şirket müdürünün ve yasal mirasçılarının pasif husumetinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, davalı ....genel kurul kararı ile seçilmesine rağmen şirket müdürü olarak ... siciline tescil ve ilam edilmediği gibi yargılama sürecinde vefat ettiği de dikkate alınarak daha önce tescil edilen davalı  şirket müdürü olarak görev yapan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tMirası reddeden davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin feshinin talep edilmesinde davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin kararının müvekkilleri davalı ... mirasçıları yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi kararının yerinde olduğunu, ancak yargılama sırasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı mirasçılara verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerekirken bu hususta karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; TTK'nun 636/3.maddesi gereğince haklı sebeple davalı şirketin fesih ve tasfiyesine aksi takdirde şirket ortaklığından çıkma, kar payı ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir. \t<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, diğer davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı mirası reddeden davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 23/06/2021 tarih 2019/307 Esas 2021/439 Karar sayılı kararı ile \" Davacı yan işbu davada, haklı nedenle limited şirketin feshini talep etmiştir.  Şirketin ... ... özetine göre davacı ...'ın 5 yıl süreyle kuruluş tarihinden itibaren davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, davalı şirketin tescil edilmeyen 02/12/2017 tarihli genel kurulunda ise ortaklar müteveffa ...'ün 5 yıl süreyle müdür olarak seçildiği, ancak yargılama sırasında müteveffa ...'ün 20/09/2020 tarihinde vefat ettiği dosya kapsamıyla sabittir. \t<br>\tDosya kapsamından, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararın davalı.... dosya kapsamına göre müdür seçilen ...'ın davacı olması ve diğer müdürün de yargılama sırasında ölmüş olmasından ötürü şirkete yeni müdür seçilip seçilmediği araştırılmadan davalı şirketin yetkili temsilcisine kararın tebliğ edilmesi gerekirken Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince usule aykırı şekilde davalı... Şti.'ne gerekçeli kararın  tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>\tHal böyle olunca,  gerekçeli kararın davalı  .... yeni müdür atanıp atanmadığı araştırılarak atanmış ise yetkili müdüre, atanmamış ise şirkete açılan işbu davada temsil edilmek üzere temsil kayyımı atandıktan sonra şirketin hak ve menfaatlerinin temini açısından gerekçeli kararın davalı....  tebliğ edilerek HMK'nın 345. maddesi gereği yasal iki haftalık istinaf süresi beklenildikten sonra, adı geçen davalı...arafından istinaf yoluna başvurulması halinde istinaf dilekçesinin HMK'nın 347. maddesi gereği davacı vekiline tebliğ edildikten sonra yeniden istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş\" gerekçesiyle dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. <br>\tDairemizin anılan kararı üzerine ilk derece mahkemesince Ankara ... ... Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin yetkili temsilcisinin isim ve tebligata yarar açık adresi istenilmiş, anılan müdürlükçe verilen cevapta şirketin kuruluş tarihi itibarıyla yetkilisinin ... olduğu, anılan yetkilinin yetkisinin 09/04/2007 tarihinde sona erdiği, anılan tarih itibarıyla yetkili atamasına ilişkin bilgi ve belgeye dosyasında rastlanılmadığı bildirilmiştir. <br>\tAnkara ... ... Müdürlüğünün bu yazısı üzerine gerekçeli karar ve istinaf başvuru dilekçesi temsilci ... ve diğerleri vekili sıfatıyla avukat ...'na tebliğ edilmiştir. Tebligat yapılan vekil yargılamada davacılar vekili olarak yer aldığı gibi, temsilci olarak belirtilen ... aynı zamanda işbu davanın davacısıdır. <br>\tAçıklanan bu durum karşısında Dairemizin geri çevirme kararının gereği ilk derece mahkemesince yerine getirilmemiştir. <br>\tMahkemece yapılması gereken iş, davalı şirketin mahkemece verilen ihya kararı üzerine 05/04/2016 tarihinde sicile re'sen tescil edildiğinin 08/04/2016 tarihli ... ... ... Gazetesinde yapılan ilandan anlaşıldığı, davalı ...'ün genel kurul kararı ile şirket müdürü olarak seçilmesine rağmen genel kurul kararının sicile tescil edilmediği, anılan davalının yargılama aşamasında vefat ettiği, ... sicilinde son yetkili olarak görünen ...'ın işbu davada davacı olduğu, davalı şirket temsilcisi vekili sıfatıyla tebligat yapılan vekilin yargılamada davacılar vekili olarak yer aldığı, davalı şirketin sicilde kayıtlı son yetkilisinin işbu davada davacı olduğu, davalı şirket ile arasında menfaat çatışması bulunduğu gibi yetkisinin 09/04/2007 tarihinde sona erdiği gözetilerek davacılar vekiline işbu davada davalı şirketi temsil etmek üzere davalı şirkete temsil kayyımı atanması için dava açmak üzere süre verilip, atanacak davalı şirket temsil kayyımına gerekçeli kararın tebliğ edilerek istinaf süresi beklenilip, istinafa başvurulması halinde istinaf başvuru dilekçesinin davacılar vekiline tebliği ile katılma yoluyla istinaf süresi beklenildikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmesinden ibaret olup dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine ilişkin takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>\t1-Davacılar vekiline işbu davada davalı şirketi temsil etmek üzere davalı şirkete temsil kayyımı atanması için dava açmak üzere süre verilip, atanacak davalı şirket temsil kayyımına gerekçeli kararın tebliğ edilerek istinaf süresi beklenilip, istinafa başvurulması halinde istinaf başvuru dilekçesinin davacılar vekiline tebliği ile katılma yoluyla istinaf süresi beklenildikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmek üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  27/11/2024<br>Başkan - ...              Üye - ...                      Üye - ...              Zabıt Katibi - ...<br>...          ...       ...        ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18e480a8adde2b39","SID":"aa8e0ea0b4bdc1ec"}}