{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/11/2021<br>NUMARASI\t\t:...<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 19/06/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10/01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde diğer davalının kefil olduğunu, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalı şirket yönünden ipotek limiti düşülmek suretiyle 300.368,93 TL yönünden takibe itirazının iptaline, diğer davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalılar cevap dilekçesinde özetle; talep edilen alacağın muaccel olmadığını, tarih ve rakamların sözleşmeye davacı tarafından sonradan ilave edildiğini, sözleşmedeki kefaletin adi kefalet olduğunu, zaman aşımına uğradığını, talep edilen faiz oranlarının yasalara aykırılık teşkil edecek derecede fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek keşide edilen ihtarnamenin asıl borçluya 05/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefile adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilemeyerek iade edildiği, bankanın davalı asıl borçludan icra takip talebine konu alacak kalemleri yönünden takip tarihi itibarıyla toplam 697.193,79 TL alacaklı olduğu, alacağın 400.000,00 TL tutarlı kısmının ipotekle teminat alındığı gözetildiğinde davalı şirketin takip tarihi itibariyle 297.193,79 TL'den sorumlu bulunduğu, davalı kefilin takip öncesi temerrütü gerçekleşmediğinden hesaplanan asıl alacak kalemleri toplamı 647.134,55 TL'den sorumlu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin ... nolu ticari kredilerden kaynaklanan 590.408,44 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %40 oranında temerrüt faizi, ...nolu kredi kartlarından kaynaklanan 7.917,11 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 oranında işlemiş faizi, ....nolu tek hesaptan kaynaklanan 10.409,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 oranında temerrüt faizi, Çek Kanunu gereğince banka kaynağından ödenmiş olan 25 adet çek yaprak bedeli 38.400,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %24,24 oranında temerrüt faizi, ....Ltd. Şti 297.193,79 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %40 oranında temerrüt faizi ile sorumlu olmak üzere) uygulanmak suretiyle 647.134,55 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın %20 oranındaki 129.426,91 TL icra inkar tazminatının (Davalı şirket 59.438,76 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda terditli hesaplama yapıldığını, mahkemece davalı asıl borçlu şirket hakkında akdi faiz tümü ile kabul edilmişken kefil hakkında bilirkişi raporundaki takip talebinde, kat tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için hesaplanan akdi faiz tutarı yönünden davalı kefilden bir talepte bulunulmadığı gibi takip talebinde bulunmayan bir hukuk dışı gerekçe ile kefilin sorumluluğunun hukuka aykırı şekilde daraltıldığını, temerrüt faizi talep edilebildiği bir noktada akdi faizi neden ve hangi gerekçe ile talep edemeyeceklerinin belli olmadığını, davalı kefil  ... için hesap kat ihtarnamesinin bila tebliğ olduğu adresin mernis adresi  olması nedeni ile temerrütün takip tarihi itibarıyla  oluştuğu yorumunun kabul edilemeyeceğini, genel kredi sözleşmelerinde borçlunun resmi kayıtlı mernis adresine yapılan tebligatların geçerli kabul edileceğinin hükme bağlandığını, temerrüt tarihinin takip tarihi değil ihtarname tarihi itibari ile hesaplanarak bilirkişi raporundaki hatalı tespitin düzeltilmesi gerektiğini, bilirkişinin hesabına göre müvekkilinin talep edebileceği toplam alacak tutarı 695.116,56 TL olmasına rağmen yine raporda yaptığı yoruma göre davacının takip talebinde kat tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için hesaplanan akdi faiz tutarı yönünden davalı kefilden bir talepte bulunmadığı ve talebin asıl borçlu yönünden hesaplanmış temerrüt faizi yönünden yapıldığı için, taleple bağlılık ilkesi gereğince denilerek çok farklı bir çıkarım yaptığını, icra takip talebinde asıl alacak kalemleri içinde zaten akdi faizin ekli bulunduğunu, bilirkişinin bunu karıştırdığını, takip talebi asıl alacak kalemleri altındaki faizlerin akdi faiz olduğunu, bu rakamların zaten temerrüt faizi ve ihtardan sonra işlediğinin yanlarında yazılı bulunduğunu, sözleşmeye göre vadesinde ödenmemesi halinde alacağa akdi faiz işletilebileceği halde sözleşmeye dayalı takip talebi istemi ile zaten talep edilmiş olmasına rağmen bu tutarı isteyemeyecek olmalarının izah dışı olduğunu, kefil yönünden raporda asıl alacağa akdi faizi işletilmesi suretiyle tüm krediler için 52.683,49 TL faiz hesap etmesine rağmen bunun takip talebindeki faiz tutarlarına göre yüksek kaldığından talep edilemeyecek olmasına ilişkin tespitin de hatalı bulunduğunu, kefil için her bir kredi için uygulanan akdi faiz oranına göre takip tarihine kadar akdi faizi istemenin sözleşme gereğince müvekkilinin hakkı olduğunu, bunun bilirkişice önce kabul edilip sonra ise taleple bağlılık değerlendirmesi ile takip talebinde düşük kaldığı için az hesaplanması değerlendirmesini  kabul etmediklerini, borçlular aleyhine İİK'nun 67/2 maddesi gereği %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin devam ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tYargılama aşamasında davalı ...'e dava dilekçesinin bila tebliğ olması üzerine mernis adresine Tebligat Kanunun 21/2 maddesi uyarınca çıkarılan tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Gerekçeli karar davalı ...'e TK'nun 21/2 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin anılan davalıya tebliğine ilişkin tebligatın bila tebliğ olması üzerine bu kez davacı vekilinin istinaf dilekçesinin anılan davalıya Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmüştür. <br>\tUYAP sistemi üzerinden yapılan kontrol ile davalı ...'e davacı vekilinin istinaf dilekçesinin bila tebliğ olduğu 26/10/2022 tarihindeki adresinin 22/04/2020 tarihinde mernis adresi olarak sisteme eklenen adres olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacı vekilinin istinaf dilekçesinin tebliğe çıkarıldığı tarih itibarıyla mernis adresi bulunan anılan davalıya istinaf dilekçesinin TK'nun 21/2 maddesi uyarınca tebliğe çıkarılması gerekir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin davalı ...'e TK'nun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi ve belge ise dosya içerisinde bulunmadığı gibi UYAP kayıtlarında da herhangi bir tebliğ evrakı yer almamaktadır.<br>\tHal böyle olunca davacı vekilinin istinaf dilekçesinin davalı ...'e TK'nun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edilerek istinaf süresi beklenildikten sonra, anılan davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması halinde istinaf dilekçesi davacı vekiline tebliğ edildikten sonra yeniden istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesi amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin davalı ...'e TK'nun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edilerek istinaf süresi beklenildikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmek üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2024<br><br><br><br>Başkan           Üye                     Üye              Zabıt Katibi <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb7d05cf5601807f","SID":"75743ee90bf0db80"}}