{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi             <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>\t\t\t\t\t\t<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t:<br><br>DAVA\t: Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/02/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/01/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki  alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın  reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz maliki tarafından uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan dava sonucu verilen kararın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen miktardan davalının sorumlu olduğunu belirterek 5.848,21 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Derdestlik, zaman aşımı ve kesin hüküm itirazları bulunduğunu, davaya dayanak olan karara ilişkin olarak Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2013/16527 Esas 2013/23098 Karar sayılı ilamında \"...kamulaştırmasız el atma davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir... Açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır...\" gerekçelerine yer verilerek mahkeme kararında nispi olarak hesaplanan harç ve vekalet ücret bedellerinin maktu bedeller ile değiştirilmesine karar verildiğini, icra müdürlüğünce maktu olarak hesaplanması gereken tahsil harcı meblağının nispi şekilde 14.838,64 TL olarak hesaplandığını ve yapılan hesap neticesinde bakiye borcun bulunduğunun belirlendiğini, davacı tarafından bu bedelin ödendiğini, davacı tarafından şikayet yoluna başvurulmayarak ödenen bedelin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, özelleştirme modeli gereği bilanço çalışmaları yapılarak şirket tarafından devre esas mizan düzenlendiğini, beyan edilen mizan kayıtları esas alınarak devre esas bilanço düzenlendiğini, bu suretle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, hisselerin el değitirmesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, müvekkilinden herhangi bir talepte bulunulmasının ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümlerine aykırı olacağını, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmelerine ilişkin uygulamalarda Hisse Satış Sözleşmesinin imzalanması ile hisseleri el değiştirerek özel sektöre devredilen şirketin tüzel kişiliği, hakları, borç ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmadığını, şirketin hisse devri öncesi ve sonrasına ilişkin sorumluluklarının aynen devam ettiğini, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, İhale Şartnamesi ve Hisse Devri Sözleşmesi hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Siverek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/743 Esas sayılı dosyasında davanın  ... A.Ş.'ye karşı açıldığı, davalı ... ihbar edilmediğinin anlaşıldığı, davacı tarafından  icra dosyasına 02.10.2013 tarihinde 344.234,28 TL ödeme yapıldığı, iş bu davada ödenen bu tutarın tahsili talep edilmeyip bu tutara ilave olarak icra dairesine ödenmek durumunda kalınan 5.848,21 TL'nin tahsilinin talep edildiği, davalıya rücu edilebilecek tutar 322.387,36 TL olarak hesaplanmakla bu tutarın icra dairesine ödenen ilk tutar içerisinde yer aldığı ve iş bu davaya konu edilmediğinin anlaşıldığı, davaya konu edilen alacağın da bu nedenle rücu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat davasında kesinleşen mahkeme ilamı uyarınca müvekkili tarafından Siverek İcra Müdürlüğünün 2013/351 sayılı icra dosyasına 22.07.2015 tarihinde ödenmek zorunda kalınan 5.848,21 TL'nin,  İHDS'nin 7,4 ve 7,6 maddeleri gereğince sorumluluk davalıda olduğundan ödeme tarihi olan  22.07.2015'ten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle dava açıldığını, bilirkişi raporunda davalıya rücu edilebilecek tutarın 322.387,36 TL olarak hesaplandığını, bu tutarın icra dairesine ödenen ilk tutar içerisinde yer aldığını, rücuya konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporu ve bilirkişi raporuna dayanılarak ihbar külfetinin yerine getirilmediği değerlendirmesi ile tesis edilen mahkeme kararının hukuken yerinde olmadığını, rücuen tazminat davasına dayanak dosyada ... ihbar yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin olmaması ihbarın yapılmadığı anlamına gelmeyeceğini, .. dayanak dava sonucu ödenecek tutardan sorumlu olduğunu bildiği için icra dosyasına 344.234,28 TL tutarında teminat mektubu sunduğunu, mahkeme kararından ve icra dosyasından haberdar olmayan birinin icra dosyasına teminat mektubu sunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, Yargıtay'ın onama ilamına istinaden teminat mektubu nakde çevrilmiş olup, kalan bakiyenin müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin ihbar külfetinin bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.\t<br>\tHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2022 tarihinden itibaren ise bu sınır 8.000,00 TL'dir.  İlk derece mahkemesince toplam 5.848,21 TL alacağın rücuen tahsili talebiyle açılan işbu alacak davasının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar karar gerekçesinde davacının icra dosyasına 344.234,28 TL ödediği belirtilmiş ise de, anılan ödemenin davacı tarafından değil davalı tarafından sunulan teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile davalı tarafından yapıldığının davacının istinaf dilekçesi ile kabulünde olduğu gibi, dosya içeresinde yer alan bilgi ve belgelerden de anlaşıldığı, davacının icra dosyasına ödediği toplam miktarın 5.848,21 TL olduğu, bu nedenle kesinlik sınırının davacının icra dosyasına ödediği miktar gözetilerek tespitinin gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinafa konu ettiği miktar reddedilen 5.848,21 TL'ye yönelik olup, 12/05/2022 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)<br>\tTüm bu nedenlerle HMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).<br> <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İlk derece mahkemesi hükmü HMK'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,  <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda  oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024<br><br>Başkan              Üye                 Üye               Zabıt Katibi <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3be91a1d39fb3b8c","SID":"ea935ccb4c8230a1"}}