{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi              <br><br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>\t\t\t\t\t\t\t<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kasko ... Poliçesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/06/2020<br>KARAR TARİHİ\t : 27/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 27/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı şirket vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko ... poliçesi ile teminat altına aldığı aracın trafikte seyir halinde iken davalı şirketin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu araçla çarpışması sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, alacağın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların takibe itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve işleteni olduğu, diğer davalının sevk ve idaresindeki araç ile davacının kasko ... poliçesi ile teminat altına aldığı aracın  maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, davacının müvekkilinin aracının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi kapsamında 36.000,00 TL tahsil ettiğini, sigortalı aracın yaşı, modeli, yıpranma payı, aracın rayiç piyasa fiyatı  ve diğer özellikleri dikkate alındığında, araçta oluştuğu iddia edilen zararın afaki olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ...'a usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de anılan davalı davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dava konusu trafik kazasında davalı araç sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kazada sigortalı araçta oluşan hasarların, olayın oluşuna uygun olduğu, ekspertiz raporu ve faturada tespit edilen hasarlı parçaların adet ve miktar bakımından birbiri ile uyumlu olduğu, parça ve işçilik kalemlerinin rayiç değerlerde bulunduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmadığı, davalıların gerçek zarardan sorumlu olduğu, değişen parçalardan kıymet kazanma tenzili ve hurda bedeli düşülerek dava konusu aracın hasar bedelinin bilirkişi tarafından hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre dava konusu araçtaki hasar bedelinin 59.819.62 TL olduğu, davalıya ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen dava dışı ... ... A.Ş. tarafından ödenen 36.000.00 TL düşüldükten sonra, davacının 23.819.62 TL alacağının kaldığı, dava konusu araç ticari araç olduğundan kalan alacak için ticari faiz üzerinden 502,53 TL işlemiş faiz hesaplandığı, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle davalıların icra takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 23.819,62 TL asıl alacak, 502,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.322,15 TL üzerinden devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.864,43 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevcut olay sebebiyle müvekkilinin sigortalı araçta meydana gelen zarar olan 62.900,92 TL'nin karşılandığını, oluşan gerçek zararın eksper raporunda kalem kalem hesaplandığını, hesaplanan tutarın ne eksik ne fazla olduğunu, bununla birlikte bilirkişi tarafından kıymet kazanma tenzili takdiren %5=3.017,67 TL hesaplanarak gerçek zarardan indirildiğini, kıymet kazanma tenzilinin zaten %12 servis iskontosu içerisine dahil edilmekte birlikte, bu miktar içerisinden indirildiğini, bilirkişi tarafından tekrar kıymet kazanma tenzili hesaplanmasının hakkaniyete aykırı bulunduğunu, tanzim edilen kök raporda 62.882,58 TL gerçek hasarın hesaplandığını, itirazları doğrultusunda alınan ek raporda gerçek zararın 62.900,92 TL olduğunun tespit edildiğini, bu sayede rücuya konu alacak miktarının 26.900,92 TL olabileceği yönünde görüş bildirildiğini, tanzim edilen son ek raporda daha önceki iki rapordan da farklı şekilde 59.819,62 TL gerçek hasarın hesaplandığını ve 23.819,62 TL alacağın kaldığının belirtildiğini, bu yönüyle tüm raporların birbiriyle çelişkili ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğunu, sigortalı aracın kaza tarihi itibariyle 9 yaşında ve 721.472 km'de bulunduğunu, bu hususlar değerlendirildiğinde takdiren belirlenmiş olan %5 kıymet kazanma tenzili oranının çok düşük olup, bu oran üzerinden hesaplanan miktarın hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, kasko ... poliçesinin özel koşullar başlıklı 2. sayfasında somut olayda sigortalı araç 1998 model çekici olup, kaza tarihi olan 9.4.2013 itibariyle 15 yaşında olduğunun belirtildiğini, icra takibine konu alacağın miktarı belli ve sabit olmadığından alacağın likit bir alacak olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br> <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; kasko ... poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br><br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazı yönünden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2022 tarihinden itibaren ise bu sınır 8.000,00 TL'dir.  İlk derece mahkemesince toplam 27.503,59 TL alacağın rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibinde borcun tamamına yönelik davalı borçlunun itirazı üzerine açılan işbu itirazın iptali davasında davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibinde toplam 24.322,15 TL'ye itirazlarının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinafa konu ettiği miktar reddedilen 3.181,44 TL'ye yönelik olup, 03/02/2022 tarihli karar davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)<br>\tHMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün davacı yönünden kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesi karşı tarafın istinaf dilekçesinin tebliğinden sonra tarihli bir dilekçe olmadığından katılma yolu ile istinaf olarak kabul edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).<br> <br>\tDavalı şirket vekilinin istinaf itirazı yönünden dosya incelendiğinde; <br>\tKasko ... poliçesi, yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 29/01/2021 tarihli kök, 22/04/2021 tarihli birinci ek, 11/11/2021 tarihli ikinci ek rapor, davacı tarafınan dava dışı sigortalı hesabına yapılan ödemeye ilişkin banka dekontu, kaza tespit tutanağı, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/15258 sayılı takip dosyası, sigortalı araç ruhsatı, sigortalı araç hasar fotoğrafları, kasko ekspertiz raporu, ... Bilgi ve Gözetim Merkezi müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/15258 sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 27.503,59 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı ...'a 07/12/2019 tarihinde tebliğ olduğu, davalı şirkete ise 20/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettikleri, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.  <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde etkili olduğu, sigortalı araç sürücüsünün trafik kurallarına aykırı bir hareketinin görülmediği, sigortalı araçta toplam 62.822,58 TL hasar meydana geldiği, dava dışı ZMMS şirketi tarafından ödenen 36.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalılardan talep edebileceği hasar miktarının 26.822,58 TL olduğu, takip tarihi itibarıyla 565,88 TL işlemiş faiz talep edilebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tİtiraz üzerine alınan birinci ek raporda, değişen parçalardan dava konusu aracın kasko ... poliçesinde yer alan kıymet kazanma klozu da dikkate alınarak kıymet kazanma tenzili yapılmadığı ancak değişen parçalardan dolayı hurda bedeli tenzili yapıldığı, sigortalı araçta toplam 62.900,92 TL hasar meydana geldiği, dava dışı ZMMS şirketi tarafından ödenen 36.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalılardan talep edebileceği hasar miktarının 26.900,92 TL olduğu, takip tarihi itibarıyla 567,53 TL işlemiş faiz talep edilebileceği tespit edilmiştir. <br>\tAlınan ikinci ek raporda ise, ... ...tarafından gönderilen yazıdan sigortalı aracın dava konusu kazadan başka kazaya karışmadığının anlaşıldığı, araçta meydana gelen hasarların olayın oluşuna uygun olduğu, ekspertiz raporu ve faturada tespit edilen hasarlı parçaların adet ve miktar bakımından birbiriyle uyumlu bulunduğu, bu parçaların dosyada yer alan fotoğraflardan açıkça görüldüğü, tespit edilen parça ve işçilik kalemlerinin rayiç değerlerde bulunduğu, değişen parçalardan kıymet kazanma tenzili ve hurda bedeli düşülerek araçtaki hasarın tespit edildiği, sigortalı araçta toplam 59.819,62 TL hasar meydana geldiği, dava dışı ZMMS şirketi tarafından ödenen 36.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalılardan talep edebileceği hasar miktarının 23.819,62 TL olduğu, takip tarihi itibarıyla 502,53 TL işlemiş faiz talep edilebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacı tarafından dava dışı sigortalıya 02/10/2019 tarihinde 62.900,00 TL ödendiği banka dekontundan anlaşılmıştır. <br>\tDavacı yan kasko sigortalısına ödediği hasar bedelinden davalıların sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise talep edilen miktarın fahiş bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiği, ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tDavalı şirket vekilinin istinaf itirazı kapsamında uyuşmazlık, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalı şirketin sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı, takibe konu alacağın likit bulunup bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu icra takibine itirazının haksız olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tDavalı şirket vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi ikinci ek raporu ile sigortalı aracın dava konusu kazadan başka kazaya karışmadığı, araçta meydana gelen hasarların olayın oluşuna uygun olduğu, ekspertiz raporu ve faturada tespit edilen hasarlı parçaların adet ve miktar bakımından birbiriyle uyumlu bulunduğu, bu parçaların dosyada yer alan fotoğraflardan açıkça görüldüğü, tespit edilen parça ve işçilik kalemlerinin rayiç değerlerde bulunduğu, değişen parçalardan kıymet kazanma tenzili ve hurda bedeli düşülerek araçtaki hasarın tespit edildiği, sigortalı araçta toplam 59.819,62 TL hasar meydana geldiği, dava dışı ZMMS şirketi tarafından ödenen 36.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalılardan talep edebileceği hasar miktarının 23.819,62 TL olduğu, takip tarihi itibarıyla 502,53 TL işlemiş faiz talep edilebileceği tespit edilmiştir. Yapılan tespit ayrıntılı, dosya içerisinde bilgi ve belgeler ile uyumlu, denetime elverişli niteliktedir. Davacı tarafından sigortalısına ödenen miktar tespit edilen hasar miktarının üzerinde bir miktar ise de, davacı ancak sigortalı araçta meydana gelen gerçek hasar miktarından davalının kusuruna isabet eden miktarı talep edebilecektir. Mahkemece davalı araç sürücüsünün olayda tam kusurlu bulunduğu kabul edilmiş olup, davalı şirket vekilinin de kusura yönelik bir istinaf itirazı bulunmamaktadır. <br>\tBilirkişi ikinci ek raporu ile tespit edilen sigortalı araçtaki hasar miktarı 59.819,62 TL olup, bu miktardan davalı aracının ZMMS şirketi tarafından ödenen 36.000,00 TL mahsup edildiğinde takip tarihi itibarıyla davacı davalı şirketten bakiye 23.819,62 TL'yi talep edebileceği gibi ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 502,53 TL faizi de talep edebilecektir. <br>\tBu durumda, mahkemece ikinci ek bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında hüküm altına alınan miktar yönünden bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavalı şirket vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, mahkemece yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. <br>\tİİK'nun 67/2. maddesinde, itirazın iptali davasında itiraz eden borçlunun itirazının haksız olduğunun anlaşılması durumunda alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmolunacağı düzenlenmiştir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için takibe konu alacağın likit, bir başka anlatımla bilinebilir, hesaplanabilir nitelikte bir alacak olması gerekir. <br>\tSomut olayda ise, dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak haksız fiilden kaynaklanan alacak olup, İİK'nun 67. maddesi anlamında likit, bir başka anlatımla bilinebilir, hesaplanabilir bir alacak niteliğinde değildir. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, hüküm altına alınan alacağın likit olmadığı, İİK'nun 67/2 maddesinin koşullarının oluşmadığı gözetilerek davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında icra inkar tazminatı yönünden isabet görülmediğinden davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı şirket hakkındaki ilk derece mahkemesi kararının icra inkar tazminatı yönünden kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki karar kesinleştiğinden anılan davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket hakkındaki kararın kısmen kabulüne, davalı şirket yönünden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341/2. maddesi gereğince karar kesin olduğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-İlk derece mahkemesi hükmü HMK'nun 341/2. maddesi gereğince davacı yönünden kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,  <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tB)1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,<br>\tAnkara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarih ve 2020/215 Esas 2022/77 Karar sayılı kararının davalı şirket hakkında ve icra inkar tazminatı yönünden KALDIRILMASINA, davalı şirket vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\t2-Davalı ... hakkındaki ilk derece mahkemesi kararı kesinleştiğinde anılan davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Davalı şirket hakkındaki davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/15258  sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 23.819,62 TL asıl alacak ve 502,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.322,15 TL üzerinden devamına,<br>\t4-Fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>\t5-Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, <br>\t5-Alınması gerekli 1.661,45 TL'nin peşin yatırılan 332,18 TL ile icra dosyasına yatırılan 137,52 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.191,75 harcın, ilk derece mahkemesince davalı ... hakkında hüküm altına alınan ve kesinleşen kararla tahsilde tekerrür etmemek üzere ve müteselsilen olacak şekilde davalı şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t6-Davacı tarafından yatırılan 332,18 TL peşin harç ile 137,52 TL icra peşin harcının ilk derece mahkemesince davalı ... hakkında hüküm altına alınan ve kesinleşen kararla tahsilde tekerrür etmemek üzere ve müteselsilen olacak şekilde davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,<br>\t7-Davacı tarafından yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti ve 172,20 TL posta ve tebligat gideri, 62,20 TL başvuru ve vekalet harcı toplamı 734,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranı gözetilerek hesaplanan 649,45 TL'nin ilk derece mahkemesince davalı ... hakkında hüküm altına alınan ve kesinleşen kararla tahsilde tekerrür etmemek üzere ve müteselsilen olacak şekilde davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 1.167,31 TL'sinin, ilk derece mahkemesince davalı ... hakkında hüküm altına alınan ve kesinleşen kararla tahsilde tekerrür etmemek üzere ve müteselsilen olacak şekilde davalı şirketten, bakiye 152,69 TL'sinin, ilk derece mahkemesince davalı ... hakkında hüküm altına alınan ve kesinleşen kararla tahsilde tekerrür etmemek üzere davacıdan alınarak  hazineye irat kaydına, <br>\t9-Kararın kaldırma gerekçesi ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin, ilk derece mahkemesince davalı ... hakkında hüküm altına alınan ve kesinleşen kararla tahsilde tekerrür etmemek üzere ve müteselsilen olacak şekilde davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,<br>\t10-Kararın kaldırma gerekçesi ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 3.181,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,<br>\t11-Bakiye gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\tC)1-Davalı şirket tarafından yatırılan 415,37 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalı şirkete iadesine,<br>\t2-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine, <br>\t3-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında posta gideri olarak yapılan 50,00 TL posta masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 5,78 TL'sinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı şirket üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda  oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024<br><br><br><br>Başkan              Üye                      Üye              Zabıt Katibi <br><br><br><br><br><br>\t<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b580c04cfb0ace58","SID":"2a0e20919b958d7e"}}