{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1661 <br>KARAR NO:2024/1764<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/09/2024<br>NUMARASI:2023/417 Esas - 2024/760 Karar<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/12/2024<br>Davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numaralı sicilinde kayıtlı ... AŞ'nin son adresinin  Güneşli/İstanbul olduğunu, şirketin ticaret sicil kaydında terkin yapıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye aşaması olmadan re'sen terkin edildiğini, ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, bu nedenle iş bu dava ile davacı yönünden geçerli olmak üzere; ... AŞ unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; ticaret sicil müdürlüğünün TTK 32.maddesi ve ticaret sicili yönetmeliği 34.maddesi uyarınca işlem yapıldığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memuru olduğunu, tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicil müdürlüğünün sorumluğu bulunmadığını, dava açılmasına davalı ...'nun sebep olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamadığını belirterek, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili; taraflarınca haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi ile masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacı vekilinin 21/08/2024 havale tarihli dilekçesi ile davaya konu icra dosyasının borcunun tahsil edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargı giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararda yer verilmeyen vekalet ücreti yönünden ve davalı yana yükletilmesi gereken yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığını, davada tek davalının Ticaret Sicil Müdürlüğü değil, tasfiye memuru ...'ün de davalı olduğunu, davanın açılmasına tasfiye memurunun sebebiyet verdiğini, bu sebeple davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin davacı lehine vekalet ücretine hükmetmemesi ve yargı giderinin davacı üzerinde bırakmasının kararın kaldırılması sebebi olduğunu belirterek, kararın  vekalet ücreti ve yargı gideri yönünden kaldırılarak,davacı lehine - davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Karar, davacı tarafça yargı gideri ve vekalet ücreti bakımından istinaf edilmiştir.HMK nın 331 (1) maddesi gereği \" Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\"Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Buna göre kural olarak dava da haksız çıkan davalı tasfiye  memuru  aleyhine yargı giderine hükmedilmesi gerekir.Davacının alacaklı bulunduğu İstanbul ...İcra  Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacı alacaklının 24.10.2017 tarihinde 417,96-TL si asıl alacak olmak üzere toplam 465,99-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı ,icra takibinden sonra 2019 yılında  şirketin tasfiyesinin tamamlanarak terkin edildiği anlaşılmaktadır. 29.04.2023 tarihinde açılan  ihya davası sonucu davalı tasfiye memuruna yurt dışı tebligat yapıldığı, uyap kayıtlarına göre  896-TL masraf ettiği anlaşılmaktadır.TMK nın  2 maddesinde-\"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.\"denilmektedir.MK nın 2/I gibi, MK.2/II hükmü de “ikinci derecede” uygulanması gereken bir hükümdür. Her uyuşmazlığı MK.2/2 hükmü çerçevesinde değerlendirip çözmeye çalışmak hukuk emniyetini ortadan kaldırır. Bu kuralın amacı, hakime özel ve istisnai durumlarda adil karar verme imkanı sağlamaktır.Bu kural ile “hakların mutlaklığı” ilkesine adeta bir istisna getirilmiştir.Hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı her somut olayda ve yargılamanın her aşamasında hakim tarafından -karşı tarafça ileri sürülmemiş dahi olsa- MK.2/I gibi re’sen araştırılır. (dikkate alınır) MK.2/II’de düzenlenmiş olan “hakkın kötüye kullanılması” -tıpkı MK.2/I’de düzenlenmiş olan “dürüstlük kuralı” gibi; - “Kanunların yorumu ve boşluklarınn doldurulmasında”  uygulama alanı bulur.(Öğ.Gv.Talih Uyar -Yargıtay Kararlarında Objektif İyiniyet -Hakkın Kötüye Kullanılması ).Hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak -amacı dışında- kullanılmış olmasından hak sahibi hiçbir menfaat sağlamamış veya çok az bir menfaat sağlarken başkalarının zarar görmüş veya zarar görme tehlikesi ile karşı karşıya bulunmuş olması, başka bir deyişle hakkın kullanılmasının hak sahibine sağladığı menfaat ile başkalarına verdiği zarar arasında aşırı bir nispetsizlik bulunması halinde meşru hakkın kullanımı  hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eder.Hukukumuzda ; alacak miktarı bakımından bir takip yasağı yoktur.Takdir edilmesi istenilen vekalet ücreti de bugün ki tarifeye göre 30.000-TL dir.21.08.2024 tarihinde 1319-TL tahsilat ile icra dosyası kapanmıştır.İhya davasında davacının menfaati 465-TL iken iki katı tutarda yurt dışı tebligat masrafı yapılmıştır.Her iki taraf menfaatleri düşünüldüğünde davacı tarafın menfaati ile karşı yanın zararı arasında açık bir  nispetsizlik hakkın kötüye kullanımının varlığı tesbit edilmektedir.Yargılama sırasında ;borç ödenerek davanın konusu kalmadığından davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine ilişkin karar hukuka uygun bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; elde açılan ihya davasında davacının yararını aşan nispette karşı yan zarara uğradığından  kötüye kullanılan hakka dayalı talebin reddini gerektirdiğinden  davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e654b000ff47b6c","SID":"b179bac48fd64b88"}}