{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: ....<br>DAVA TARİHİ\t: 02/07/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 28/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki baNkacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptaline  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... ... ... ...lehine davalı ... müşterek borçlu müteselsil kefaletiyle imzaladığı genel kredi ve teminat sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, borçlu  (borçlu ve müşterek borçlu-müteselsil kefil) taahhütname hükümlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine açılan hesaplar kapatılarak borçluya Ankara 54. Noterliğinin 26/12/2019 gün ve .... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarname ile davacı banka alacaklarının ödenmesinin istendiğini ve müspet bir netice alınamadığını, ihtarnamenin Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde davalı ...’ya tebliğ edildiğini, söz konusu borcun ödenmediğini, borca herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacı ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... ...... davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ... aleyhinde Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/ 1746  esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı ...'nın ödeme emrinde belirtilen borca itiraz ettiğini ve icra müdürlüğünce hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiğini,  05/06/2020 tarihinde dava şartı arabuluculuk kapsamında Ankara Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapıldığını, arabuluculuk süreci sonunda 25/06/2020 tarih ve 2020/5728 büro dosya numarası ve 2020/45168 başkanlık dosya numarası ile arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, işbu tutanak anlaşamama olarak düzenlendiğini, süresi içerisinde itirazın iptali davası açtıklarını  belirterek davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın  iptali ile takibin takip talebinde belirtilen kayıt ve şartlarla devamına karar verilmesini, haksız itiraz sebebi ile davalının  %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... arasında imzalanan 27/07/2015 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden kullandırılan taksitli ticari kredi ve ödenen 2 çekin sorumluluk tutarından dolayı müteselsil kefil davalının ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu, genel kredi ve teminat sözleşmesine dayalı olarak davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredileri kapsamında ödenmeyen davacı banka alacağına ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınarak bilirkişi tarafından ek raporunda yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen nakit alacak hükme esas alınmak suretiyle açılan davanın kısmen kabulüne, gayri nakit alacak yönünden genel kredi ve teminat sözleşmesinin müteselsil kefilin sorumluluğunu düzenleyen 10.9 maddesi hükmü kapsamında davacı bankanın  müteselsil kefilden gayri nakit alacağın depo edilmesini talep hakkının bulunmadığı gözetilerek bu yöne ilişkin davacı talebinin reddine, nakit alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1746 esas sayılı takibe davalı itirazının 329.699,11TL asıl alacak, 13.539,67 TL işlemiş faiz, 676,98 TL faizin %5 gider vergisi, 676,28 TL masraf olmak üzere toplam 344.592,04 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağın 325.383,80 TL'sine %35,10 oranında, 4.315,31 TL'sine %31,85 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkar tazminatı olan 68.918,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda, anapara olarak 329.699,11 TL olarak belirlendiğini, oysa anapara alacağı toplamının talepleri gibi 329.907,73 TL olduğunu, yerel mahkemenin muhtemel ana parayı sehven 329.699,11 TL olarak aldığını, mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporu ile ana para tutarları: 325.592,478 TL + 4.315,26 TL olarak belirlendiğini, ticari kredi alacak tutarı anapara olarak 329.699,11 TL 2-a bendinde belirtildiği gibi eksik hesaplanmakla birlikte, talep edilecek temerrüt faiz oranında hatalı tespit yapıldığını, bilirkişi raporu ile asıl alacak tutarının tam hesaplandığını fakat faiz oranı hususunda da eksik/ hatalı hesaplamanın söz konusu olduğunu, 325.592,47  TL tutarlı ana paraya akdi faiz oranını %27 ve temerrüt faiz oranının da yıllık 35,10 olarak uygulandığını, bu oranlar üzerinden hesaplama yapıldığını, oysa ki akdi faizin %30 ve temerrüt faizin de %46,80 olması gerektiğini, bu sebeple faiz tutarında farklılığın mevcut olduğunu ve eksik hesaplama yapıldığını, yine 4.315,26 TL tutarlı ana paraya ilişkin akdi faiz oranını % 24,50 ve temerrüt faiz oranının da yıllık 31,85 oranlar üzerinden hesaplama yapıldığını, oysa ki akdi faizin %30 ve temerrüt faizinin de %46,80 olması gerektiğini, bu sebeple faiz tutarında farklılık mevcut olup eksik hesaplama yapıldığını, ayrıca 6.675,00TL gayrinakdi alacağın kredi sözleşmesi hükümleri doğrultusunda kefilden talep edilebileceğini, davalının gayrinakdi riskten sorumluluğu açık ve net ortada iken ve sözleşme hükümlerine göre sorumluluğu düzenlenmişken, bu yönden davanın reddine karar verilmesinin de  usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanan  nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın depo edilmesi yönünde yapılan ilamsız takibe müteselsil kefil davalının itirazının iptali talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 9. İcra Dairesi'nin 2020/1746 Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından asıl borçlu dava dışı şirket ile dosyamız davalısı kefil ... aleyhine 329.907,73 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 350.398,25 TL' nakit alacağın tahsili ve 6.675,00 TL gayri nakit alacağın depo talebi  ile ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalıya usulüne uygun tebliği üzerine davalının 12/02/2020 tarihli itiraz dilekçesiyle icra dairesinin yetkisine asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, 18/02/2020 tarihi itibariyle takibin durdurulduğu görülmüştür.<br>\tDosya kapsamında yer alan 27/07/2015 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi incelendiğinde; davacı ile dava dışı ... Nakliyat şirketi arasında 750.000,00 TL bedelli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı,  şirket yetkilisi olan davalı ...'nın aynı limit ile işbu genel kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin TBK'nun 583 maddesi uyarınca şekil şartların uygun olup, TBK'nun 584/(3) maddesi uyarınca eş rızası aranmayacağı görülmüştür. <br>\tDosya kapsamında yer alan Ankara 24. Noterliği'nin 24/12/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; davacı banka tarafından dava dışı şirket ile dosyamız davalısı kefil aleyhine ihtarname keşide edilmek suretiyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde 329.908,78 TL nakit alacağın tahsili ,  6.090,00 TL gayri nakit alacağın deposunun talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 30/12/2019 tarihinde bila iade tebliğ olup, dosyamız davalısı ... ise 30/12/2019 tarihinde tebliğ olunduğu, bu bağlamda TBK'nun 586. maddesi uyarınca dosyamız davalısı kefile başvuru koşullarının oluştuğu görülmüştür.<br>\tBilirkişiden banka kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde alınan 19/02/2021 tarihli kök raporda özetle; Dava konusu kredilere uygulanan temerrüt faizi sözleşmenin 11.maddesine göre bankanın mevzuat gereği TCMB'sına bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faiz oranı uygulanacağı belirtildiği için bankanın TCMB bildirdiği en yüksek faiz oranı %36 olduğundan bunun %30 fazlası %46.80 olduğu davacı tarafça iddia edilmiş ise de Yargıtay 19.H.D. 22.10.2015 T.2015/1493 E. 2015/13491 K. sayılı kararı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.H.D. 20.12.2018 T.2017/924 E. 2018/1392 K. sayılı kararında belirtildiği üzere özetle, “Bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı belirlenir” denildiği için dava konusu kredilere uygulanacak temerrüt faiz oranlarının takibe konu edilen.... kredi türü için akdi faiz oranının %27, temerrüt faiz oranının %35,10, tanzim edilmiş çekler için uygulanan faiz oranlarının ise akdi faiz oranının %24,50, temerrüt faiz oranının %31,85 olduğu, davalı ...'nın dava konusu kredilerden dolayı icra takip itibariyle, (tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) 329.907,73 TL asıl alacak miktarı + 11.316,90 TL işlemiş faiz+ 565,84 TL %5 BSMV+ 676,28 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam= 342.466,75 TL toplam alacak miktarı + 6.675,00 TL gayrinakit toplamı olan icra takip tarihi itibariyle alacağın toplamının 349.141,75 TL olduğunu,   davalı kefilin davacı bankaya 329.907,73 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar (hesaplamada tespit edilen her kredi için ayrı ayrı) işleyecek temerrüt faizi ile birlikte (takip tarihine kadar işleyen 11.316,90 TL faiz, 565,84 TL , %5 BSMV ve 676,28 TL ihtarname masrafı ile birlikte) ödemesi gerektiğini, davacı bankanın davalı kefilden talep etmiş olduğu (357.073,25 TL talep edilen miktar - 349.141,75 TL kabul edilen miktar) = 7.931,50 TL miktarındaki fazla talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlular tarafından 5941 sayılı kanun gereği bankaya iade edilmeyen 3 adet çek yaprağı garanti bedeli olan 6.675,00 TL'nin bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesini veya bankaya çek yapraklarının iade edilmesinin gerektiği kanaatinde olduğunu bildirmiştir. <br>\tBilirkişiden alınan 19/10/2021 tarihli ek raporda özetle;  davacı bankanın yapılan hesaplamada davalı kefilden icra takip tarihi itibariyle, (Tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) 329.907,73 TL asıl alacak miktarı+ 13.340,98 TL İşlemiş Faiz+ 667,05TL %5 BSMV+  676,28TL İhtarname masrafı olmak üzere toplam= 344.592.04 TL toplam alacak miktarı + 6.675,00TL gayrinakit toplamı olan icra takip tarihi itibariyle alacak  toplamının 381.267, 04 TL olduğunu, davalı kefilin davacı bankaya taksitli ticari krediden olan 325.592,47 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek % 35.10 temerrüt faizi, çek sorumluluk bedelinden olan 4.315,26 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar işleyecek % 31.85 temerrüt faizi ile birlikte (Takip tarihine kadar işleyen 13.340.98 TL işlemiş temerrüt faizi, 687.05 TL % 5 BSMV ve 676,28 TL ihtarname masrafı ile birlikte) ödemesi gerektiğini, davacı bankanın davalı kefilden talep etmiş olduğu (357.073.25 TL Talep edilen miktar + 351.267.04 TL Kabul edilen miktar) = 5.806.21 TL miktarındaki fazla talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlular tarafından 5941 sayılı kanun gereği bankaya iade edilmeyen 3 adet çek yaprağı garanti bedeli olan 6.675,00 TL'nin bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesini veya bankaya çek yapraklarının iade edilmesinin gerektiği kanaatinde olduğunu bildirmiştir.<br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... .... arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden krediler açıldığı ve kullandırıldığı , sözleşmeyi davalı ... müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı için kefalet limitinden ve temerrüdünden sorumlu olduğu , dava dışı asıl borçlu şirket borcunu süresinde ödememesi üzerine hesabı kat edilerek asıl borçlu şirket ve kefile muacceliyet ihtarnamesi keşide edildiği, söz konusu ihtarnamede ödenmemiş nakit kredinin ödenmesi ve henüz bankaya iade edilmeyen çek yapraklarının bankaya geri iade edilmesi veya bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesinin davacı tarafça  istenilmesine rağmen dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı kefil tarafından ihtarnamenin gereğinin yerine getirilmemesi üzerine aleyhlerinde icra takibine başlanıldığı , davalı kefil tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durdurulduğundan bahisle, davalının itirazının iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı,<br>\tYukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan 27/07/2015 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, müteselsil kefil davalının sözleşme tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortağı olduğuna dair, sicil gazetesi sunulmakla kefaletin TBK'nun 583. ve 584. maddeleri uyarınca şekil şartlarının uygun olduğu, yine asıl borçlu şirket tarafından borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edildiği, hesap kat ihtarının şirketin sözleşmede belirtilen adresine 30/12/2019 tarihinde bila iade tebliğ edildiği, İİK'nun 68/b madde uyarınca ilgili tebligatın yapılmış sayılması gerekeceği, yine kat ihtarının dosyamız davalısı kefile de aynı tarihte eşi ... imzasına tebliğ edildiği dikkate alındığında, TBK'nun 586. Maddesi kapsamında davacı tarafça müteselsil kefile başvuru koşullarının oluştuğu ve ödenmeyen alacağın müteselsil kefilden talep edilebileceği, bu durumda davalının 27/27/2015 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredi ve (2)  adet çeke ilişkin ödenen sorumluluk tutarlarından dolayı kefalet limiti oranında ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sorumlu olacağı, dosya kapsamında alınan 19/10/2021 tarihli ek raporu uyarınca tespit edilen  nakit alacağın esas alınması suretiyle hüküm kurulduğunun belirlendiği, her ne kadar ilk derece mahkemesince açıkça hesaplama yapılmamış ise de bilirkişi heyeti tarafından bir yılı 360 gün kabul edilerek faiz hesabı yapılması suretiyle bulunan  miktara mahkemece 1 yılın  365 gün kabul edilmesi suretiyle  resen hesaplaması sonucu hükmedilen miktarın dosya kapsamına ve usul ve yasaya uygun bulunduğu yani mahkemece resen bilirkişinin 360 gün üzerinden faiz hesaplama yönteminin 365 güne çevrilmesi sonucu hükmedilen alacak tutarına ulaşıldığı, davacı tarafça iddia edildiği gibi maddi hata yapılmadığı, mahkemece ek raporda 360 gün olarak alınan hesaplama yönteminin 365 güne resen çevrilmesi sonucu hükmedilen miktarın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin nakit alacağa yönelik istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tYine davacı vekilinin  gayri nakdi alacağın depo edilmesi  talebinin kabulü gerektiği yönünde istinaf itirazları değerlendirildiğinde; Çekten ve/veya teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesi kefiller yönünden nakit alacağın dışında bir sorumluluk doğurduğundan bu hususta genel kredi sözleşmesinde açık hüküm bulunması gerekeceği, bir başka anlatımla, genel kredi sözleşmesinde müşterinin çekten ve/veya teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin hüküm, müşteri hakkında yer alan hükümlerin kefiller hakkında da uygulanacağına yönelik bir atıf hükmü ile kefillerin de gayri nakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olması sonucunu doğurmayacağı, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilin sorumluluğunu düzenleyen 10 (9) maddesinde  ise, davalı kefilin çekten kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı,  hal böyle olunca, kefilin çekten kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olmadığı gözetilerek gayri nakdi alacak yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t<br>\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.28/11/2024  <br><br><br>Başkan          Üye             Üye                      Zabıt Katibi <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3be5491505e2eafe","SID":"694e1335c6683428"}}