{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/506 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/485<br><br>...<br><br>...<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 29/07/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 31/07/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kızı ... halihazırda davalı ... ile evli olup tarafların bu evlilikten ... isminde müşterek çocukları bulunduğunu, davalı ... ile davacının kızı ...'nın ortak oldukları ...ne müşterek çocuk ... de yüzde yirmi oranında hissedar yapıldığını, küçük ...'i temsil etmek hak ve çıkarlarını korumak üzere davacı dede ...'ın kayyım olarak atandığı, babanın çocuk malları hakkında gerekil özeni göstermediği tespiti halinde çocuğa ait olan tüm varlığı ile gelirlerinden davalının kişisel mal varlığına aktarmış olduğu kısımların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı yanın kızı ... arasında boşanma davası ...Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında ikame edildiği ve dosyanın derdest olduğunu, müşterek çocuk ...'nun 21/07/2012 tarihinde doğduğunu, iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... Aracılık Hikmetleri Limited Şirketi, davalı ... tarafından 1989 tarihinde kurulduğunu, davalı ... hem eşi ... hem de müşterek çocuk ...'yu şirkete sonradan bedelsiz olarak 2017 yılında yüzde yirmi ortak ettiğini, davacının temsil kayyımı olarak atandığını, yetki sınırlarını aştığını, davacının iş bu davayı ikame edebilme yetkisiziz bulunmadığını, davacı tarafın çocuğun mallarını yönetmek yerine izinsiz şekilde mal varlığına katmaya çalıştığını bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş bulunan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br>Dava, çocuk mallarının korunması talebine ilişkindir.<br>Davacı kayyım tarafından, küçük ...'nun mallarının korunması talebiyle iş bu dava açılmış olup, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında \"1-Haklı ve hukuki davamızın kabulüne,<br>2-Müvekkilin kayyım atandığı torunu 2012 doğumlu 11 yaşındaki küçük denizin sahip olduğu tüm malvarlığı değerlerinin taşınır taşınmaz banka vs eksiksiz tespitine, 3-) Küçüğün %20  hissedarı olduğu ... nezdinde davalı babasının müdür ve ortak olması ve ilk evliliğinden olan 2 yetişkin çocuğuyla 3nün şirketi yönettiği göz önüne alınarak  yaptığı tüm işlemlerin usule ve hukuka uygunluğunun yanı sıra hissedarların ve denizin lehine olup olmadığının bilirkişi marifetiyle incelenmesine ve rapor alınmasına, 4-) Velayet ve şirketi temsile tek yetkili olarak yönetim hakkını kullanan babanın çocuk malları hakkında gerekli özeni göstermediğinin tespiti halinde çocuğa ait olan tüm mal varlığı ile gelirlerinden davalının kişisel mal varlığına aktarmış olduğu kısımların tahsiline, 5-) Küçüğün babası olan davalı ile annesi ... arasında yaşanan zina kaynaklı ihtilaflar nedeniyle açılacak boşanma davasıyla küçüğün mevcut malvarlığı değerlerinin taşınmazlar, pek çok araç, 3 taksi ve plakası, işyerlerinin ve banka hesaplarındaki birikimlerin muvazaalı şekilde elden çıkarılmasıyla zarara uğrama tehlikesi ve telafisi imkansız zararların meydana gelmesi kuvvetle ihtimal bulunduğundan yapılacak incelemeler bitene dek şirketin mevcut taşınır ve taşınmaz malvarlığı başta olmak üzere bilcümle haklarının küçüğün tüm malvarlığı kayıtlarının sayın mahkemece tespiti sonrası ihtiyati tedbir konulmasına,\" şeklinde talepte bulunulmuştur.<br>... Esasında yapılan yargılama sonucunda, davanın TTK 553 maddesine dayalı olduğu ve ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir. <br>TTK'nın 553. Maddesi; \"1-Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.<br>2-Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.<br>3- Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.\" ve 555/1. Maddesi \"Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.\" hükmünü içermektedir.<br>Yapılan değerlendirme sonucunda, davacı tarafından çocuk mallarının korunması talebiyle dava açıldığı, dava dilekçesinin istem ve sonuç kısmında şirketin uğradığı zararın tazminine ilişkin bir talebin bulunmadığı, ihtiyati tedbir talebiyle ilgili ... tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesinin çocuk mallarının korunması davalarına bakmakla görevli ... göreve ilişkin olarak verdiği kararların kesin olduğu, ... Dairesince ... görevsiz olduğuna ilişkin bir karar verilmeyip, ihtiyati tedbirin esası hakkında karar verilmiş olduğu ve davanın nitelemesinin de \"çocuk mallarının korunması\" olarak yapıldığı, buna göre davanın çocuk mallarının korunmasına yönelik olduğu ve aile mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, davacı ... tarafından tüm davalılar aleyhine açılan davaların HMK 114/1 c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:<br>1-Davacı ... tarafından tüm davalılar aleyhine açılan davaların HMK 114/1 c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Kararın kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmesi ve iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ...GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç konularının görevli mahkemece nazara ALINMASINA,<br>5-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,<br>Dosya tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/07/2024<br><br>Başkan ...<br> ✎E-imzalıdır<br>Üye ...<br> ✎E-imzalıdır<br>Üye ...<br> ✎E-imzalıdır<br>Katip ...<br> ✎E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de57df13fd74859c","SID":"2e48868cc908f972"}}