{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 15/04/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ  : 30/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 03/01/2025<br><br>Taraflar arasında görülen davada yukarıda esas ve karar numarası yazılan İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmiş olmakla Üye hakimin görüşü dinlendikten sonra dosyadaki belgelerin Dairemizce incelenmesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davacı banka ile ... A.Ş. arasında 02/09/2016 ve 02/04/2018 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden anılan firmaya kredi kullandırıldığını, davalı ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığını, kredilerin geri ödenmemesi üzerine Ankara 12. Noterliği'nin 28/06/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, alacağın ödenmesi için Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, ... şirket ortağı olduğunu, eş onayının aranmadığını, faiz oranın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, itirazların yerinde olmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalılar vekili; davalılar yönünden temerrüt gerçekleşmediğini, davalıların bankaya takipte talep edilen tutarda borcu bulunmadığını, davacı tarafından işletilmiş faiz ve uygulanan faiz oranının reddi gerektiğini, kefalet sözleşmesinin de usulüne uygun düzenlenmediğini, kefilin kefil olduğu miktarın açıkça yazılmadığını, sorumlu olduğu miktar ve sürenin açıkça belirtilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"Davalı şirketin asıl borçlu diğer davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığı genel kredi sözleşmelerine dayanan kredi alacağının ödenmemesi nedeni ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...kök ve ek raporunda davacının talep edebileceği alacak miktarını tespit etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşullarda kefalet sözleşmelerinin yapılmış olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmaması nedeniyle kefil yönünden gayri nakdi depo talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş; ancak davalılar vekili tarafından gerekli istinaf harç ve giderleri yatırılmamış olup İlk Derece Mahkemesince davalılar vekiline eksik istinaf harç ve giderlerini yatırması için muhtıra tebliğ edilmiş, akabinde 08/07/2021 tarihli ek karar ile muhtıra tebliğine rağmen eksik istinaf harç ve giderlerinin ödenmediği gerekçesiyle HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalılar vekili tarafından işbu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi tarafından sunulan ek raporda eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, borçlunun kullanmış olduğu 400.000,00-TL limitli kredide borçlu tarafından ödenmemiş olan iki aylık taksit her ne kadar farklı bir kredi kullandırılarak banka tarafından borçluya kulllandırılan yeni kredi üzerinden ödenmişse de, önceki kredide ödenmemiş iki taksidin faizi ana paraya eklenerek kapitalize edildiğini, söz konusu ödenmeyen taksitlere ilişkin faiz miktarının 8.099,16-TL olduğunu, bu miktarın da kullandırılan krediye eklenerek hesaplama yapılması gerektiğini ancak bilirkişi tarafından bu husus göz önünde bulundurulmadan hesaplama yapıldığını, yine kefil yönünden gayri nakdi depo talebinin reddine karar verilmesinin de yerinde olmadığını, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 02.09.2016 tarihli kefalet sözleşmesinin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 583'deki şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiğini, dosyadaki borçlu kefil sözleşmeyi müteselsilen borçlu olarak imzalamış olduğundan kefilin de gayri nakdi depodan sorumlu olacağını, gayri nakdi alacak yönünden ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, gayri nakdi çek talebi ayrı bir konu olmamakla birlikte, işbu dava konusu alacaklarına bağlı olarak talepte bulunulduğunu, Mahkemece gayri nakdi çek yönünden ... lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin  hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Ticaret A.Ş. arasında 02/09/2016 ve 02/04/2018 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı ve davalı şirkete kredi kullandırıldığı, davalı borçlu ... sözleşmeleri müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen  borcun ödenmemesi üzerine  davalı asıl borçlu şirket ve kefil ... hakkında nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsiline yönelik olarak Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporuna dayanılarak nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik hüküm kurulduğu, her ne kadar davacı vekili hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporda önceki kredide ödenmemiş iki taksidin faizin ana paraya eklenerek kapitalize edildiğini, söz konusu ödenmeyen taksitlere ilişkin faizin de krediye eklenerek hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi ek raporundaki hesaplamada akdi faizin kapitalize edilerek asıl alacak miktarının belirlendiği, bilirkişi raporunda banka alacağının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde hesaplanmış olduğu, bu nedenle davacı vekilinin nakdi alacak talebinin reddedilen kısmına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı; yine İlk Derece Mahkemesi'nce gayri nakdi alacağa yönelik talebin davalı kefilin sözleşmede teminat mektubu bedelini depo etmesine yönelik özel bir düzenleme bulunmadığından davalı kefil yönünden bu talebin reddine ve davalı  kefil ... kendisini duruşmada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli olan AAÜT gözetilerek davalı kefil yararına ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harçla ilgili işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/12/2024<br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baae25a9034b2da1","SID":"798496c5d54e96e9"}}