{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/48 <br>KARAR NO:2025/18<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/05/2024<br>NUMARASI:2021/26 Esas, 2024/309 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:25/03/2014<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:09/01/2025<br>KARAR:Taraflar arasındaki davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;                                     <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin emlak komisyonculuğu yaptığını, faaliyeti esnasında ... firmasının Ankara açılacak şubesi için uygun bir arazi aradığını haricen öğrendiğini ve bu çerçevede anılan firmanın Türkiye arazi geliştirme bölümü müdür yardımcısı ... ile irtibat kurduğunu ve değişik tarihlerde yapılan toplantılar neticesinde ... ile müvekkilinin imzasını taşıyan 23/01/2007 tarihli yer gösterme sözleşmelerinin imzalandığını, daha sonra üzerinde ... Ltd. Şti'nin yer aldığı, ..., ... ve davalı ...'e ait olan ...- ... yolu üzerindeki arazinin müvekkili tarafından davalı ... -... firmasına önerilerek fabrika binasında arazi sahipleri ve...'nun görüşmelerinin sağlandığını, daha sonra yine toplantıların yapıldığını, devam eden süreçte davalı ... A.Ş. ve ... A.Ş. ve diğer davalıların irtibatının kesildiğini ve yer gösterme belgesine konu taşınmaza ilişkin alış verişten vazgeçildiğinin belirtildiğini, ... A.Ş.ye ait ...mahalle ... Ada ... nolu Parselde yer alan başka bir arazinin malikleri ... A.Ş. tarafından ...'a satıldığı ve ... firmasının da üst hakkı tesis ederek faaliyete başladığı, bu nedenle müvekkilinin aracılık hizmetinden kaynaklanan komisyon hizmetinin ödenmesi için değişik tarihlerde yazı ve ihtarnameler göndermesine rağmen dava konusu taşınmaz hakkında bir alış veriş veya kiralama yapılmadığı iddiasıyla müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek Ankara ... Mah. kayim ... Ada ... nolu Parselde kayıtlı, ..., ..., davalı ...'in maliki iken ...'a satılarak akabinde davalı... firmasına üst hakkı tesis edilen taşınmaza konu hukuki ilişkiler temelinde müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacaklarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 10.000 TL tazminatın, alım satım ilişkinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş.  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı... Ltd. Şti ile aralarında akdedilen 23/01/2007 tarihli yer gösterme sözleşmesinden kaynaklanan komisyon ücretine hak kazandığını iddia ettiği, müvekkili şirketin bu sözleşmede taraf olmadığından hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, bunun dışında eski TTK 106. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, bu nedenle davanın zamanaşamı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, esas yönünden de, müvekkili şirketin 2010 yılında kendi çalışmaları ile... ailesine ait Ergazideki başka bir araziye ulaştığını ve aileyle doğrudan irtibata geçtiğini, ancak bu yerin ... ailesine satıldığının öğrenildiğini, anılan kişilerle görüşülmesine rağmen arazinin satın alınamadığını, bu nedenle müvekkili şirket yararına üst hakkı tesis edildiğini, 2011 yılında davacının aracılık hizmetinden kaynaklanan komisyon bedelinin ödenmesi için... Ltd. Şti'ye başvurulduğunu, müvekkili yararına davacı tarafından sağlanan bir aracılık hizmeti olmadığından kendisine iletilen talebinde reddedildiğini belirterek haksız davanın esastan da reddini savunmuştur.Davalı... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı ile ... arasında imzalandığı belirtilen 23/01/2007 tarihli yer gösterme sözleşmesine dayanıldığını, davacı tarafından 09/01/2011 tarihinde müvekkiline başvuru yapılarak komisyon alacağının istendiğini, eski TTK 106.maddesine göre bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan komisyon sözleşmesi olmadığını belirterek haksız olan davanın reddini savunmuştur.Davalılar ...'e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresinde davaya cevap verilmemiştir.İlk derece mahkemesince \"Davacı tarafından davalılar ..., ... A.Ş. aleyhine açılan davanın  REDDİNE,2-Davacı tarafından Davalı ... LTD. ŞTİ.'ye karşı açılan davanın KISMEN KABULÜNE; 275.456,46 TL'nin 15/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... ŞTİ'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Şti ve ... vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Değerlendirme Dava; taşınmaz tellallığı sözleşmesinden kaynaklı ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.HMK 352 .maddesi gereğince resen yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesi kararına karşı  davacı vekili ile davalılardan ... Şti ve ... vekili tarafından istinaf edilmiş ise de;Kanun yoluna başvuru süresinin başlayabilmesi için ilamın taraflara tebliği zorunludur.Öte yandan 6100 Sayılı Kanun'un 347/1. Maddesinde; tarafların karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğundan haberdar edilmeleri ve gerekirse cevap dilekçesi verebilmeleri için İstinaf dilekçesinin, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 348. maddesi gereğince katılma yoluyla istinaf talebinde bulunma haklarını kullanmaları içinde istinaf dilekçelerinin diğer tarafa tebliği gerekir.Dosyada yapılan incelemede; tarafların istinaf dilekçelerinin karşı taraflarına tebliğine çıkarılmadığı, buna rağmen davalılardan 3 tanesinin davacının istinafına cevap verdiği görülmüştür. İstinafa cevap veren davalılar açısından tebliğe gerek bulunmamaktadır.Ancak davacının istinaf başvurusunun davalı ...'e tebliğinin yapılmadığı ve yine davalıların istinaf başvurularının da davacıya tebliğinin yapılmadığı anlaşılmıştır.HMK 347.maddesi gereğince, istinaf dilekçelerinin taraflara tebliğine ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyada bulunmadığı görülmekle, bu mazbatalarının/tebligat parçalarının temin edilip, dosyaya kazandırılması, şayet tebliğ edilmemiş ise, tebliğ edilip yasal cevap süresi geçtikten sonra Dairemize dosyanın tekrar gönderilmesi için dosyanın geri çevrilmesi gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Gerekçede yazılı EKSİKLİKLER TAMAMLANARAK, İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE TEKRAR DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN dosyanın kararı veren İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,Dair, HMK’nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 09/01/2025  günü, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94908be9b2a17ec2","SID":"28bf1cb8fa1cf877"}}