{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/700 <br>KARAR NO:2024/1977<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/10/2023<br>NUMARASI:2023/625 E. -  2023/811 K. <br>DAVANIN KONUSU:Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru  ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılardan  ...'ın, terkin edilen ve ihyasını talep ettikleri ... Şirketinde 2007-2022 tarihleri arasında  uzunca bir süre belirsiz süreli iş sözleşmesi ile  çalıştığını, ancak dava dışı  şirket  yetkililerince  bu  davacının 04.06.2007-01.04.2010 tarihleri arasındaki çalışmasının dava dışı işverence  sigorta müdürlüğüne bildirilmediğini,  sigortalı işe başlama tarihinin  01.04.2010 tarihi olarak gösterildiğini,  aynı şekilde davacı ...'in terkin edilen aynı şirkette Ekim 1998- Ocak 2000 ve Temmuz 2004- Haziran 2008 tarihleri arasında kesintisiz çalışmış olmasına rağmen dava dışı şirket yetkililerince işe başlama tarihinin olarak Temmuz 2008 tarihi olarak bildirildiğini  ve işten çıkarıldığı 30.06.2022 tarihine kadar belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, ancak  dava dışı şirket yetkililerince müvekkilinin  sigortalı işe başlama tarihi olarak Temmuz 2008 tarihinde sigorta müdürlüğüne bildirildiğini ve Temmuz 2008'e kadar olan çalışmalarının sigortalı olarak kayda geçilmediğini,  davacı  ...'ın 04.06.2007 tarihinde diğer davacı ...'in ise Ekim 1998- Ocak 2000 ve Temmuz 2004-Haziran 2008 tarihleri arasında  dava dışı  şirkette çalışmaya başlandığını, iş akdinin sona erme tarihine (30.06.2022) kadar kesintisiz ve eksiksiz olarak çalıştıklarını, davacı ...'ın  04.06.2007-01.04.2010 tarihleri arasındaki çalışmaları, ...'in ise  belirtilen yaklaşık 6 yıllık aralıklı çalışmasının sigorta müdürlüğüne  bildirilmediğini, her iki davacı adına sigortasız çalıştırıldıkları dönemlere ilişkin sigorta tespit davaları açıldığını,  ancak her iki davada da  davalı sıfatında bulunan ... Şirketinin ticaret sicilinden  terkin edildiğinin öğrenildiğini, davacı ... tarafından açılmış olan tespit davasının  Bakırköy 46. İş Mahkemesinin  2023/58 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, 06/06/2023 tarihli 4 nolu ara karar ile  ihya davası açmak için 1 aylık kesin süre verildiğini, davacı  ... tarafından açılmış olan tespit davasının ise  Bakırköy 17. İş Mahkemesinin  2023/60 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, 31/05/2023 tarihli 2 nolu ara karar ile ihya davası açmak için 4 haftalık süre verildiğini, dava dışı şirketin  22.12.2022 tarihli genel kurul toplantısında 2022/02 sayılı kararla  terkinine karar verildiğini, şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek, ... Şirketi'nin Bakırköy 46. İş Mahkemesince 2023/58 Esas sayılı dosyası ve Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2023/60 Esas sayılı dosyalarının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini   talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkili davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu yüzden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak,  müvekkili yönünden açılan davanın reddine, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükletilmemesine karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ihyasına ilişkindir. İhyası istenen  Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin son tescilini 16/12/2022 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği anlaşılmıştır...nün 10/07/2023 tarihli yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 05/07/2023 tarihli yazı cevabı ve Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 05/07/2023 tarihli yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemlerler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilir\" düzenlenmesine yer verilmiştir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacı tarafın ihyası istenen şirketten hizmet tespiti istemiyle başlattığı Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 2023/58 E. Sayılı dosyası ve Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2023/60 E. Sayılı dosyası dava dosyasında temsil edilmek üzere Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ihyasını talep etmekte davacıların hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, şirketin tüzel kişiliğini ihyasına ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK'nın 547.maddesi uyarınca  ... sicil numarasında kayıtlı  Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin  ihyasına, son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına keyfiyetin TTK 547/2.maddesi gereğince  tescil ve ilanına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"gerekçesiyle,  açılan davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicilinin ... numarasında kayıtlı iken terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 2023/58 Esas sayılı dosyası ve Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2023/60 Esas sayılı dosyası dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547.maddesi gereğince ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin TTK 547/2. maddesi gereğince  tescil ve ilanına karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, tasfiye memuru olarak şirketin tasfiyesini 22.12. 2022 tarihinde  tamamladığını, şirketin kapanma kararının 27.12.2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde  yayınlanarak,  tasfiyenin tamamlandığını, bu davanın açılmasına ve şirketin ihyasına karar verilmesine neden  olan,  Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 2023/58 Esas sayılı dosyası ve Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2023/60 Esas sayılı davalarının her ikisinin de 27.02.2023 tarihinde yani tasfiye bittikten, şirketin kapanışı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandıktan sonra açıldığını, bu durumda davalı müvekkilinin hiç bir sorumluluğu  bulunmadığını, o tarih itibariyle, derdest bir dava  olmadığı, bu konuda   bir başvuru olmadığı  için şirketin kapanışının gerçekleştirildiğini, burada davacıların davalarını şirketin  kapanışından  sonra  açan açmaları sebebiyle sorumlu olduklarını,  davalı müvekkilinin  sorumlu ve sebep  olmadığı işbu davalar dolayısıyla mahkeme  masrafı-dava harçları ve  davacı taraf vekili  lehine  hükmedilen vekalet ücretinden sorumlu  tutulamayacağını, bu masrafların  ödemesi  yönünde  hüküm kurulamayacağını,  kararın bu gerekçe ile kaldırılması   ve istinaf  gerekçeleri  dikkate  alınarak, karar verilmesi gerektiğini,  kararın hüküm  bölümünün  2-3 ve 4. maddelerinin  kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın istinaf gerekçeleri doğrultusunda kaldırılarak  talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip  26.12.2022 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde  ... Şirketi aleyhine davacılar tarafından  Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 2023/58 Esas sayılı dosyası ve Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2023/60 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti talepli  dava açıldığı, yargılama devam ederken dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiğinin öğrenilmesi üzerine, davacılara ihya davası açması için süre verildiği, bu sebeple davacılara verilen süre içinde eldeki  ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre  terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacıların   hukuki yararı bulunmaktadır.Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir.Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu  ve şirket ortağı anlaşılan davalı ...'ın  ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak  atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Davalı tasfiye memuru vekili, davacıların hizmet tespiti davalarının terkin tarihinden sonra açıldığını ve davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu sebeple yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. İhyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden kaydı  26.12.2022 tarihinde terkin edilmiş ve Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 2023/58 Esas sayılı dosyası  ile  Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2023/60 Esas sayılı davaları 27.02.2023  tarihinde,  yani  terkin tarihinden sonra açılmış ise de, davacıların sigortaya bildirilmeyen çalışmalarının  2008 ve 2010 yıllarına ilişkin olduğu,  bir diğer deyişle  hizmet tespitini talep ettikleri dönemin şirketin terkininden öncesine ait olduğu, bu şekilde davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, yargılama giderlerinin davalı  ... üzerinde bırakılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  davalı ... vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Bu durumda, TTK'nın 547. maddesine göre mahkemece yapılan inceleme ve verilen  hükmün yerinde olduğu, tasfiyenin eksik yapıldığı, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde ve eksik tasfiye ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmesinde  bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tasfiye memuru vekilinin  istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,  26.12.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d1f5205d619bcc6","SID":"d774a9bbabbac4b5"}}