{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/115 <br>KARAR NO\t\t: 2025/19<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.07.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/466 Esas 2022/746 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ\t: 09.01.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.01.2025<br><br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.07.2022 tarih 2021/466 Esas 2022/746 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA \t: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında 22.06.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı bankadan 09.02.2017 tarihinde 1.000.000,00 TL, 01.07.2018 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 12.11.2019 tarihinde 1.141.588,00 TL meblağlı hazine destekli-KGF(Kredi Garanti Fonu) teminatlı taksitli ticari kredi kullanıldığını, müvekkilinin taksitli ticari kredi borçlarından bakiye kalan borçlarını erken kapatmak için davalı bankaya başvurduğunu, ve yapılan e-mail yazışmaları sonucunda davalı bankanın kapama cezası olarak 91.936,40 TL ile 2.200,00 TL ipotek terkin harç/masrafı talep ettiğini, müvekkilinin ihtirazi kayıtla 09.01.2020 tarihinde bu tutarı davalı bankaya ödediğini, müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu banka hakkında Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3049 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine başlandığını, davalının yetki itirazı üzerine dosyanın İzmir 23. İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek 2021/270 E. numarasını aldığını, yeniden gönderilen ödeme emri üzerine borçlu banka vekilinin itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin 94.759,45 TL üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllara göre değişen oranlar dikkate alınarak temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsiline, %20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP\t: Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinin 8. Maddesinde müvekkili bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisinin bulunduğunu, müvekkili bankanın bu hükme istinaden davacı taraftan komisyon tahsil ettiğini, davacının basiretli bir tacir olarak davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, genel kredi sözleşmesinin imza tarihinden önce davacıya “Sözleşme Öncesi Bilgi Formu” verildiğini ve kendisi tarafından okunarak teslim alındığını, davacı tarafça, imzalanan sözleşmede davacıdan alınacak her türlü ücret, komisyon ve masrafın kalem kalem gösterildiğini, davacıdan tahsil edilen komisyon ve ücretler ile kesintilerin, mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğunu savunarak davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davalı bankanın, kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip ilan ettiği bir erken kapama komisyon oranı bulunup bulunmadığının araştırıldığı, alınan komisyon ve masraflara ilişkin emsal banka uygulamalarını gösterir, farklı bankalardan uygulamaları sorularak, tüm toplanan belge ve cevabi yazılar birlikte değerlendirilerek bilirkişi heyetinden alınan 15/06/2022 tarihli rapora göre, emsal Yargıtay kararları ışığında ticari kredilerde bankaların erken ödeme cezası alma hakkının imzalanan sözleşme kapsamında bulunabileceği, ne var ki bu hakkın bulunmasının sınırsız bir biçimde uygulanacağı anlamına gelmediği, erken ödeme cezasının fahiş tutarda olmasının kabul edilmediği, mahkemece celp edilen bilgilerden ... Bankasının %2, ...bank’ın %5, ... Bankasının %2 ve ...bank’ın %3 oranında erken ödeme cezası aldıkları, bu oranların ortalamasının %3 olduğu, bu oranın üzerinde yapılan tahsilatın dürüstlük kuralına aykırı olduğu, erken ödeme cezasının %3 olarak kabul edildiği hesaplamaya göre, KGF teminatlı 262-TT-ST-648 (5791889UT4) nolu kredi için 75,690,58 TL fazladan tahsilat yapıldığı, KGF teminatlı 262-TT-ST-655 nolu kredi için ise 1.019,22 TL eksik tahsilat yapıldığı; davalı bankanın ipotek fek bedeli olarak tahsil ettiği 2.200,00 TL yönünden bu masrafa dair yazılı delil-dekont-makbuz ibraz edemediği, ipotek fek işleminin, e-devlet üzerinden gönderilen bir yazı ile yapılabilen bir işlem olduğu, ipotek fek harcının taşınmaz başına 37,50 TL olduğu, davalı bankanın iki ayrı fek işlemi için tahsil ettiği toplam 2.100,00 TL’nin iki fek işlemi için ödeyeceği 75,00 TL ile orantısız olduğu, fazladan tahsil edilen 2.025,00 TL tutarlı kısmının davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2021/270 sayılı takip dosyasındaki toplam 77.715,58 TL'lik asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 77.715,58 TL'lik asıl alacağa yıllık %13,75 faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacının tacir olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, davacı şirket ile müvekkili banka arasında imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmelerinin 8.1. maddesine göre müvekkili bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisinin bulunduğunu, TTK hükümlerine göre bankaların tacir niteliğinde olduğunu, TTK'nın 20. Maddesi gereğince tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin, münasip bir ücret isteyebileceğinin düzenlendiğini, bankaların müşterilerine kredi tahsis işlemi yapmakla müşterilerine hizmet sunduklarını, kredi tahsis etmekle müşterilerine güven ve itibar kazandırdığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun “Faiz oranları ile diğer menfaatler” başlıklı 144. Maddesinin  “Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azami faiz oranlarını, katılma hesaplarında kar ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası' na devredebilir.” hükmünü içerdiğini, 16.10.2006 tarihli 2006/11188 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 2006/1 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliğine göre faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesinin öngörüldüğünü, davacının kullandığı kredinin ticari bir kredi olmakla erken ödeme komisyonu tahsil edilmesine engel bir kredi türü ve kredi sözleşmesi hükmünde olmadığını, müvekkili bankanın belirli bir kredinin verilmesini belirli koşulların yerine getirilmesi kayıt ve şartına bağlı tutup tutmamakta serbest olduğunu, önemli olan hususun, müşterinin bu kayıt ve koşullar hakkında bilgilendirilmiş olması ve krediyi alırken ne için ve hangi tutarda ödemeler yaptığını/yapacağını açıkça bilebilecek konumda olması noktasında olduğunu, müvekkili bankanın ipoteğin fekki için davacıdan talep ettiği tutarın hukuka, mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t:  Dava, ticari kredi kapsamında tahsil edilen erken kapama ücreti ile ipotek terkin masrafının iadesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\t6102 sayılı TTK'nın 20. maddesinde, tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiştir. Davalı banka tacir olup, davacıya ticari işletmesiyle ilgili, ticari nitelikli genel kredi sözleşmeleri ile ticari kredi kullandırmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerde anılan hesaplardan yapılan işlerden tarafların sıfatı, işin niteliği ve mutad bankacılık uygulaması açısından ücret tahsil edebileceğinin kabulü gerekir. <br>Bankacılık uygulamalarında genel olarak, kredi sözleşmelerine; kredinin erken kapatılmasının bankanın kabulüne bağlı olduğu ve bankanın mahrum kalacağı faiz gelirine karşılık belli bir erken kapama ücreti (erken ödeme cezası) mukabilinde kredinin erken kapatılabileceği yönünde hükümler konulduğu görülmektedir. Hatta kredilerin erken kapatılmasında, bankaların mahrum kalacağı faiz gelirinin bir kısmına karşılık, erken kapama ücreti alınmasının âdet hâline geldiği ve dolayısıyla faiz gelirinin bir kısmından vazgeçtiği anlaşılmaktadır.  Erken  kapama  ücretinin  öngörülmesinin  asıl  sebebi  borçluyu  erken ifa düşüncesinden caydırmaktır. Ayrıca bankacılık uygulamalarında kredi taksitlerinin geri ödemelerinde başlangıçta faize daha fazla kesinti yapılmakta ve giderek kredinin sonuna yaklaşıldığında neredeyse faizin tamamı tahsil edilmiş olmaktadır. Faiz kesintisinin başlangıçta fazla olması bankacılık uygulamasında aslında örtülü bir erken kapama ücretinin bulunduğunu göstermektedir. Zira bankalar, ilk taksitlerde faiz kesintisini fazla tutarak erken kapamanın risklerinden kendilerini korumuş olmaktadırlar. Erken kapama ücreti alınabilmesi, müşteri ile banka arasındaki kredi sözleşmesinde bu yönde hüküm bulunmasına bağlıdır. Dolayısıyla erken kapama ücreti, yasal bir medeni ceza olmayıp, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan bir yan yükümlülüktür. Erken kapama ücreti ile faiz indiriminden yararlanarak kâr eden müşteri ile faiz geliri düşmek suretiyle gelir kaybına uğrayan bankanın menfaatlerinin dengelenmeye çalışıldığı görülmektedir. Nihai olarak erken kapama ücreti ile kredi veren bankanın zararının bir kısmının tazmin edilmesi amaçlanmaktadır.<br>Ticari kredilere ilişkin erken kapama komisyonu ile ilgili olarak 818 sayılı Borçlar Kanunun zamanında düzenlenen sözleşmeler yönünden sözleşmede bir oran belirtilmesi halinde bu oran, bir oran belirtilmemesi halinde bankanın T.C. Merkez Bankasına bildirdiği oran, bu da yok ise emsal banka uygulamalarına göre makul bir oran belirlenmesi, sözleşme tarihi 6098 sayılı TBK döneminde ise sözleşme hükümleri yönünden aynı yasanın 19, 20. maddesi uyarınca genel işlem koşulları yönünden incelemeye tabi tutulması, kredi sözleşmelerinde yer alan masraf tahsiline ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması sebebiyle oluşan boşlukların öncelikle bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek doldurulması gerekir. (Yargıtay 11. HDB 16/12/2019 tarih 2018/4910 E. -2019/8174 K.  30.09.2019 tarih 2018/5750 E. - 2019/5991 K., 26.09.2019 tarih 2018/4650 E, - 2019/5901K.)<br>Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı banka tacir olup taraflar arasındaki sözleşmelerde anılan hesaplardan yapılan işlerden tarafların sıfatı, işin niteliği ve mutad bankacılık uygulaması gereğince ücret tahsil edebilecek olmasına, ticari kredilere ilişkin erken kapama komisyonu ile ilgili olarak sözleşme hükümleri yönünden oluşan boşlukların emsal banka uygulamaları gözetilerek belirlenecek olmasına, davalı bankanın talep edebileceği erken kapama ve ipotek fek ücretinin emsal banka uygulamalarına uygun şekilde tespit edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.308,75 TL'den peşin alınan 1.366,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.942,75‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f74ab2a89507f925","SID":"45f78549486be2ce"}}