{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 31/12/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 31/12/2024<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette 29.02.2016-30.09.2016 tarihleri arası ..... nolu İnşaat ..... Sigorta Poliçesi ile sigortalı ..... Tar. Hayv. San. Tic. A.Ş.'nin inşaat ..... poliçesi gereği sigortalı yerde davalı tarafın güvenlik tedbirlerini yerine getirdikleri yerde hırsızlık olayı gerçekleştiğini ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri nedeniyle sigortalılarının zarara uğramasına neden olduklarını, müvekkili şirketçe ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve zararının 77.614,00 TL olduğunun tespit edildiğini ve ödemesi yapıldığını, TTK 1474 maddesi gereği müvekkili şirketin sigortalısının halefi olduğunu, davalılara rücu mektubu gönderildiğini dönüş yapılmadığından Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle;  kusur oranı ve hasar miktarındaki değişikliklere göre fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak; davalarının kabulüyle, davalının Konya .. İcra Müdürlüğünün ......E. sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, takibin devamına muhakeme masrafları ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile ..... Holding Anonim Şirketi ve İştirakleri arasında 02.03.2015 tarihinde \"Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi\" akdedildiğini, bu sözleşmeye ek olarak 11.03.2016 tarihinde ek protokol imzalanarak sözleşme taraflarına ..... Tarım Hayv. San. Tic. eklendiğini ve müvekkili  şirket ..... adına da 02.03.2015 tarihli sözleşme esaslarına göre özel güvenlik hizmeti vermeye başladığını, müvekkili şirketin güvenlik hizmetlerini azami özenle yerine getirdiği süreçte 26.08.2016 tarihinde .... Bulgur Fabrikasında trafo bina kapısının 30 cm kilit bölgesinden aşağıdan açıldığı ve kablo kanallarının içerisindeki döşenmiş kabloların giyotin adı verilen makasla kesilmek suretiyle çalındığının tespit edildiğini, müvekkili şirket çalışanlarının sorumluluklarını eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkili davalı ..... Koruma Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile ..... arasında akdedilen ''Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi''nin 16. maddesinde: \"Yüklenici personelin doğrudan yaptığı, kasıt ve kusuru ile gerçekleştirdiği zararlar dışındaki, diğer faktörlerden kaynaklanan, dolaylı veya olası zararlardan ya da kar mahrumiyeti, itibar kaybı, manevi tazminat vb. zararlardan dolayı yüklenici'ye herhangi bir sorumluluk yüklenemez.'' hükmünün düzenlendiğini, müvekkili şirketin kusur sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilince yalnızca giriş çıkış kontrolüne ilişkin hizmet gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin sahada devriye gezme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenlerle;  olay tarihinde şantiye sahası içerisindeki güvenliğin sağlanmasından sorumlu olan  .... Turizm ve Gıda Ltd. Şti. 'ye HMK md. 61 kapsamında davanın ihbar edilmesini,  dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, mahkeme aksi kanaatte olur ise davacının taleplerinin müvekkilinin kusuruna göre sorumlu tutulamayacağı miktar yönünden esastan reddini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas .... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Kaldırma kararı gereği dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, bilirkişi heyeti 26/02/2024 tarihli ek raporunda neticeten; Davacı ve davalı arasındaki sözleşmeler ve dosya içerisinde bulunan davalı tanığı ...... ve davalı tanığı ......'in alınan yeminli ifadeleri incelendiğinde; Tanıklar ...... ve ...... beyanlarında belirttikleri gibi, yaya yürüyüşü ile 189 m olan şantiye giriş kapısı ile trafo binası arasında yönetim binası bulunduğundan, olay yerinin güvenlik görevlilerinin bulunduğu yerden çıplak gözle görülmesi mümkün değildir. Şantiye sahası içerisinde bir veya birden fazla ve ayrı ayrı firmanın bulunması. bu firmaların kendi bekçilerinin olması, güvenlik kamera sisteminin olaydan sonra kurulması kök ve ek raporlarımızda belirttiğimiz şekilde her iki tarafın da kusurunu kapatmamakta olup sonuç olarak; Hırsızlık olayının güvenlik görevlisinin bulunduğu kapı pirişinden gözle görülmeyen ölü bölgede meydana gelmiş olmasına rağmen ..... Koruma Güv. ve Eğt. Hiz. A.Ş.”, hırsızlık olayının meydana geldiği yeri, tel örgü çevresini ve kampüs içerisinde bulunan ölü bölgelerin bulunmasına rağmen hırsızlık olayını engellemek ve bu yerleri kontrol etmek için özel güvenlik görevlisi sayısını arttırmaması, çevrede gözle görünmeyen ölü bölgelerde ve binalar arasında yaya veya motorize devriye planlamamasından dolayı Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 10. Maddesi gereği kusurlu, .... Holding A.Ş'nin hırsızlık olayının meydana geldiği yer ve kampüs içerisinde bulunan tel örgü çevresini kontrol etmek için güvenlik sistemleri, elektronik izleme ve alarm vb. tesis etmeden yüklenici firmaya şantiye sahasını teslim etmesi, Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 10. Maddesi gereği güvenlik sistemleri ile elektronik izleme. erken uyarı, bariyer sistemleri, yangın ihbar ve alarm sistemlerinin kurulumunun yapılmaması, görevli personelin yeterince ve asimetrik zamanlarda kontrol etmemesinden dolayı kusurlu olduğu, Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 3 ve 10 uncu maddelerinden de anlaşılacağı üzere kök bilirkişi raporlarında da belirttiğimiz şekilde kusur oranlarının eşit olduğu kanaatinin oluştuğunu, Sigorta şirketinin sigortalısı yerine geçerek halefiyet ilkesine göre hasarın “%50 tutarını rücu edebileceği kanaatimizi halen devam etmektedir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu yargılamaya esas alınmıştır.<br> Her ne kadar bilirkişi heyetince düzenlenen ek rapordaki son paragrafta\" ........ Koruma Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin vekili Av .....'in mahkemenize vermiş olduğu 01.11.2023 tarihli dilekçesinde istemiş olduğu “İhbar olunanın, inşaat Sigortası (Bütün Riskler) Genel Şartları ve Sigorta Poliçesine göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediğinin ve davacının sigortalısı olan ihbar olunan şirketin yükümlülüklerini denetleyip denetlemediğini tespiti için dosyanın sigorta uzmanı (sigorta hukukçusu veya sigortacı olabilir) bilirkişiye tevdiine ve denetime elverişli rapor tanziminin yaptırılması” yönündeki talebinin de göz önünde bulundurulması gerektiği\" belirtilmiş ise de; sigorta yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin bu davanın konusu olmadığından ve halefiyet ilkesi gereği rücuen tazminat talep edildiğinden bu yöndeki tespitlere itibar edilmemiştir.  <br>Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde;  Usulüne uygun düzenlenen bilirkişi raporları da nazara alınarak; davacı sigorta firmasının, %50 kusurlu olarak olayın gerçekleşmesine sebebiyet veren davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla davalı borçlunun Konya ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı  takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin (86.880,75 X %50=)  43.440,37 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.<br>Takip haksız fiile bağlı rücuen tazminat ödemesine ilişkin olduğundan ve hesaplanması yargılamayı gerektirdiğinden bu cihetle alacak miktarı likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek ; <br>Davanın  KISMEN KABULÜ İLE; <br>Davaya konu Konya ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 43.440,37 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,  <br>Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>Alacak likit ve muayyen olmadığından ve hesaplanması yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat taleplerinin REDDİNE\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ..... Koruma Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkil şirketin işbu hırsızlık olayına ilişkin olarak hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu inşaat alanının güvenliğinin sağlanmasına ilişkin sorumluluk .... İnş. Ltd. Şti ye ait olduğunu, yerel mahkeme tarafından işbu husus dikkate alınmaksızın herhangi bir inceleme ile gerçekleştirilmeksizin müvekkil şirket aleyhine kurulan hükmün kaldırılmasının gerektiğini, müvekkil şirketçe yapılan işin sorumluluğu ile ilgili bütün tedbirlerin alındığını, tüm yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkil şirket ile ..... arasında imzalanan sözleşmenin hizmet sözleşmesi niteliğinde değerlendirilmesi halinde müvekkil şirketin kusur sorumluluğunun bulunmadığının sabit olduğunu, müvekkil şirketin yalnızca kapı giriş çıkışlarına ilişkin kontrolden sorumlu olduğundan sahada devriye gezme gibi bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, bozma sonrası alınan tüm bilirkişi raporlarında bilirkişilerce de dosyanın sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği ısrarla vurgulandığını ancak yerel mahkemenin taleplerini dikkate almadığı gibi bilirkişilerin kanaatlerini de göz ardı ettiğini, tüm bu nedenlerle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği 25/04/2024 tarih ve ... Esas ..... Karar sayılı kararının kısman kabule ilişkin hükümler yönünden kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın yazılı beyanlarında da kabul ettiği üzere davalı tarafın sadece ön kapıda güvenlik önlemi aldığını, fabrika sahasında hiçbir güvenlik önlemi almadığını, bu nedenle davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hırsızların çok ağır olan kabloları 200 metre mesafeden ellerini kollarını sallayarak sürükleyerek tel örgü dışına çıkardıklarını, davalı tarafın ağır kusurlu olarak tüm bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, hırsızların çok rahat bir şekilde fabrikayı soymalarına adeta göz yumduklarını, BK 61 kapsamında meydana gelen olayda müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunmakta olup davalı tarafın her halükarda meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarihinde vermiş olduğu .... Esas ve ... Karar sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve kusura ilişkin rapor alınarak davanın tamamının kabulüne ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dava, Sigorta sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır. Sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesi (6762 sayılı TTK madde 1301) gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. <br>Davacı sigorta tarafından sigortalısı şirket ile davalı özel güvenlik şirketi ile 10/03/2016 tarihli \"Özel Güvenlik Hizmeti Alınması Ek Protokol\" başlıklı sözleşme ile davalı özel güvenlik şirketinin ...... A.Ş ile yapılan 02/03/2015 tarihli önceki sözleşmenin kapsamına alındığından, anılan sözleşmenin hükümlerinin uygulanacağı, taraflar arasında akdedilen bu sözleşme ile; davalının sorumluluklarının kapsamı, davalı özel güvenlik şirketinin sözleşme ile denetim ve gözetim yükümlülüğü açıkça kararlaştırıldığı, bu sözleşmenin \"Kapsam ve Konu\" başlıklı 2. Maddesinde, güvenlik hizmetinin alan ve kapsamının ayrıntılı belirtilmediği, sadece \"tesisin güvenliğinin sağlanması\" şeklinde yazılı olduğu, buna göre davalının savunmasında belirtilen hizmetin yalnızca kapı giriş   ve kontrolünden sorumlu  olunduğuna dair sözleşmede sınırlayıcı bir hükmün bulunmadığı gibi davalının itirazında belirttiği şekilde kabulünde olduğu üzere sözleşmenin 16. maddesinde güvenlik şirketinin kasıt ve kusurundan sorumlu tutulacağının belirtildiği,  sonuç itibariyle davalının genel olarak tesisin güvenliğinden sorumlu olduğundan buna yönelik itirazının yerinde olmadığı; Özel güvenlik hizmet sözleşmesi ve poliçenin ilgili hükümleri çerçevesinde, dava dışı sigortalı ile davalı özel güvenlik şirketinin  güvenlik tedbirlerinin alınması ve sözleşmeden ve poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, dolayısıyla davaya konu hırsızlık olayının meydana gelmesinde tarafların kusur oranı konusunda alınan bilirkişi heyet rapor ve ek raporunun hükme elverişli, ayrıntılı, sözleşme ve sorumluluk hükümleri de incelenmiş, delillere ve oluşa uygun olup, tarafların buna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür. (Bkz. Yargıtay 17 HD nin 2016/20400 \tesas 2019/8460 Karar sayılı ilamı)<br>Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı ve davalı ..... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.967,41 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan toplamda 742,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.225,41 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden taraflar  üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.31/12/2024<br>\t\t\t\t<br><br><br>Başkan<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br>e-imzalı<br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Katip<br><br>e-imzalı <br> <br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a04b946f03d2fb88","SID":"c7d671bfd1930e05"}}