{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/707 <br>KARAR NO:2024/2016<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/02/2024<br>NUMARASI:2024/134 Esas - 2024/115 Karar <br>DAVA:Tapu İptali Ve Tescil<br>Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonundA, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı,  davalı ... vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili,  dava dilekçesinde özetle;  davalı ... Şirketin 13.01.1980 tarihinde kurulduğunu ve çeşitli tarihlerde unvan değişikliği yaparak günümüze kadar geldiğini, 08.12.2004 tarihinde yapılan 1997 ile 2003 faaliyet dönemlerine ilişkin genel kurul toplantılarında şirket paylarının tamamına yakın kısmının davacıya ait olduğunu, ancak bu tarihte yürürlükte bulunan mevzuat gereğince şirketin bir kaç payının davacının çocukları ile dışarıdan alınan iki ortağa verildiğini, 26.12.2014 tarihinde yapılan 2004-2013 yıllarına ilişkin genel kurulda davacının tek yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini ve şirketin tek paydaşı haline geldiğini, usulsüz işlemlerle üçüncü kişilere devir edilen taşınmazlarından başka şirketin bir faaliyeti ve mal varlığı bulunmaması nedeniyle uzun yıllar genel kurul toplantılarının yapılmadığını, ihtiyaç duyuldukça bazı yıllarda genel kurul toplantısı yapıldığını, bu kapsamda 1997 yılından 2014 yılına kadar 2 kez olağan genel kurul toplantısı yapıldığını, şirketin ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ile ... parselde ... adet bağımsız bölümü bulunduğunu, bu taşınmazların, davalıların suç oluşturan faaliyetleri ile gerçekleştirilen sahte işlemlerle bir kısım davalılara devir edildiğini, şirketin muamele merkezi itibariyle genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptali ile pay devrinin iptali yönünden mahkemenin yetkili olduğunu, tapu iptali yönünden taşınmaza ilişkin kesin yetki  kuralının gündeme gelebileceğini, ancak devre ilişkin genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tespiti istenmesi ve asıl talebin bu olması nedeniyle bu yönden de mahkemenin yetkili olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette sahibi olduğu 40.000,00 TL sermayeye tekabül eden (şirketin toplam hissesinin %80’i) payının sahte işlemlerle davalı ...'a devir edildiğini, şirketin tüm kayıt ve belgelerinin davalı ...'un elinde bulunması nedeniyle pay devri için ne gibi bir işlemler yapıldığının tam olarak bilinemediğini, pay devrine ilişkin bedelin ödenmediğini, ancak şirketteki payın %10'unun bu davalının ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ....Şti.’ne 11 adet taşınmazın 35.000.000,00 USD bedelle satılması koşulu ile aracılık bedeli olarak verilmesinin kararlaştırıldığını, bu miktarda bononun alıcı şirket tarafından müvekkiline teslim edilmesine rağmen bono bedelinin ödenmediğini, sonradan yapılan incelemede davalı ...'un 2017 yılında alıcı şirketin paylarını dava dışı ...'dan satın aldığını ve şirketin paylarının, davacı ile davalı şirketin dolandırılmasında kullanılmak üzere devir  alındığının anlaşıldığını, 13.10.2017 ve 17.06.2020 tarihinde yapılmış gözüken genel kurul toplantılarında müvekkilinin % 90 oranında  paydaş olmasına karşın katılmadığını, müvekkilinin 18.08.2022 tarihinde yapılmış gözüken batıl genel kurul toplantısı hazır bulunanlar listesinde ise %10 oranında paydaş göründüğünü, devrin suç teşkil eden eylemlerle yapıldığını, davalıların birlikte hareket ederek geçersiz şekilde davacının paylarını davalı ...'a devir ettiklerinden, yapılan usulsüz işlemin iptali ile payların davacı adına tescili gerektiğini, davalı ... tarafından davacıya yönelik dolandırıcılık eylemlerinin gerçekleştirildiğinin anlaşılması üzerine yapılan incelemede 13.10.2017,17.06.2020 ve 18.08.2022 tarihlerinde yapılmış olan genel kurullarda sahte imzalar atıldığının  belirlenmesi nedeniyle bu genel kurulların yok hükmünde olduğunu, ayrıca bu genel kurullarda alınan kararlarla oluşturulan yönetim kurulunun ve yönetim kurulunca alınan kararların da yok hükmünde olduğunun tespiti gerektiğini, şirketin taşınmazları dışında mal varlığının bulunmaması nedeniyle uzun süre genel kurul toplantısı yapmadığını,  davalı ...'un davacının imzalarını taklit ederek genel kurul toplantıları yaparak pay devirlerini yaptığını, alınan usulsüz genel kurul kararları ile oluşan yönetimin de sahte ve dolandırıcılık oluşturan eylemlerle şirkete ait  Kadıköy ilçesi ... ada ... parsellde bulunan 1,2,3,4,5 ve 8 nolu bağımsız bölümler ile 96 parselde bulunan 1,2,3,4,5 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin diğer davalılara devir edildiğini, devir bedeli alınmadığını, usulsüzlüğün fark edilmesi üzerine sonradan ... tarafından şirket kayıtlarında fiktif işlemler yapılarak düzeltme yapılmaya çalışıldığını, taşınmaz satışının geçersiz ve bedelsiz yapıldığının yapılacak bilirkişi incelemesinde anlaşılacağını, satım konusunda şirket genel kuruluca usulüne uygun şekilde alınmış bir karar bulunmadığını, suç oluşturan eylemlerin gizlenmesi amacıyla sonradan yapılan işlemlerin hukuki kılıfa uydurulmaya çalışıldığını, yapılan işlemlerin düzeltilmesi için şirketin genel kurulunun gerçek ortaklarla toplanması gerektiğini, ancak bu durumun sahte işlemlerle şirketi ele geçiren yönetim kurulunca yapılamayacağından mahkemece şirketi belirlenen gündemle toplantıya çağırması için tedbiren kayyım atanması gerektiğini, sahte şekilde yapılan ve yokluğunun tespiti istenen genel kurullarda seçilen yöneticilerin şirketi zarara uğratmaları nedeniyle şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması gerektiğini, davalı ... tarafından hileli ve sahte işlemlerle elde edilen payın iptali istendiğinden, dava sonucunda verilecek hükmün infazı için pay devrinin tedbiren önlenmesi gerektiğini, şirkete ait olup sahte şekilde devir edilen taşınmazların tapusunun iptali ile tescili istendiğinden bu taşınmazların tapu kayıtlarına da tedbir konulması gerektiğini ileri sürerek, davacıya ait olup sahte işlemlerle davalı ...'a devir edilen şirket paylarının iptali ile davacı adına tesciline, payların üçüncü kişilere devrinin tedbiren durdurulmasına, şirketin 13.10.2017,17.06.2020 ve 18.08.2022 tarihlerinde yapılmış olan  genel kurullarının sahte şekilde yapılması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine, bu genel kurulda alınan kararla oluşturulan yönetim kurulunun aldığı tüm kararlarının batıl olduğunun tespitine, şirkete ait olup davalılara satılan taşınmazların tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tesciline, payların dava sonuna kadar üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine, şirketin 13.10.2017, 17.06.2020 ve 18.08.2022 tarihlerinde yapılan genel kurullarının sahte olması nedeniyle şirketin yönetimsiz kaldığından tedbiren yönetim kayımı atanmasına, seçilmiş bir yönetim kurulu bulunmadığından dilekçede belirtilen gündem ile şirketin genel kurul toplantısına çağrılması için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davalıların herhangi bir ödeme yapmadığı iddia edilmesine rağmen ibraz olunacak ödeme belgelerinden müvekkilinin  konusu ... ada 3 ve 4 numaralı ve ... ada 1, 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümleri taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde bedelini ödeyerek iktisap ettiğini, sicil kayıtlarına göre şirketi temsile yetkili ...'un tapuda yaptığı işlemle taşınmazın satın alındığını, müvekkilinin iktisabının TMK'nın 1023. maddesi gereği korunması gerektiğini, dava dilekçesindeki iddialara göre davalı şirketin 2 adet taşınmazı devretmemiş olmasının davacı iddialarının çelişkili olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, tapu iptali yönünden mahkemenin görevsizliği ve yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.Davalılar ... ve ... vekili, savunmasında özetle; tapu iptali ve tescil davasında asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, tapu iptali davasının genel kurul iptali davasından ayrılması gerektiğini, her iki davanın ayrı ayrı kesin yetkiye tabi olduğunu, şirketin iç işleyişi ile ilgili davalarda TTK'nın tapu iptal ve tescil davasında ise TMK'nın uygulanacağını savunarak, görev ve taşınmaza ilişkin kesin yetki nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili,  savunmasında özetle; davalı şirketin 13.10.2017 tarihli, 17.06.2020 tarihi ve 18.08.2022 tarihli genel kurul kararlarının butlan ile malul oldugunun tespitinin istendiğini, oysa müvekkilinin şirket ile bağlantısı bulunmadığını, davacının şirket ortağı sıfatı ile bu davayı açarak, şirket ortağı olan davalı ...'tan elde etmeye çalıstıgı haksız menfaate, müvekkilini konu ettiğini, müvekkili ile davalı ...'un araç alım satımına dair mesleki faaliyetleri çerçevesinde tanıştıklarını ve davalı ...'un %90 hissedarı ve yönetim kurulu baskanı oldugunu söyledigi davalı sirketin satılacak taşınmazlarının bulunduğunun söylenmesi üzerine bir adet bağımsız bölümün satın alındığını, davalı ... tarafından davalı sirkete ait ticaret sicil bilgileri, satışa konu tasınmazların satışı konusunda alınmış genel kurul kararı, ...'un davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve temsil yetkisine ilişkin belgelerin, imza sirküleri, ticaret sicil ve tapu kayıtlarının ibrazı ile taşınmazın satın alındığını, davalı ...'un şirketi temsiye tek yetkili olduğunu, müvekkilinin satın aldığı bağımsız bölümün davalı sırkete aıt olduğunu ve taşınmazın şirket yetkilisinden satın alındığını, şirkete ait Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokağı, ... ada, ... parselde bulunan 3 nolu bagımsız bölümün satış tarihindeki rayiç değeri üzerinden 22.11.2022 tarihinde satın alınarak 2.000.000,00 TL ve 1.500.000,00 TL bedelli 2 adet çekin davalı şirkete verildiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu ve yer itibariyle de yetkisiz olduğunu savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \" ...Huzurdaki dava ile talep edilen tapu iptali ve tescil isteminde; davacının gerçek kişi şirket ortağı olduğu, davalıların da tapu maliki gerçek kişiler oldukları,  6102 sayılı TTK'nun 4.ve 5.maddesi kapsamında davaya konu taşınmazlar yönünden işin ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkeme si olduğu anlaşılmış, davalı tarafın görev itirazı yerinde bulunmuştur.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın  usulden reddine, dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacının davalı üçüncü kişilere devir ve temlik edilen gayrimenkullerin tapu kayıtlarına; üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi  ve/veya her hangi bir ayni ve/veya şahsi hakla sınırlandırılmasının engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması\" tedbir isteminin görevli ve yetkili mahkemesince değerlendirilmesine Dava dosyasında davalıların harç itirazının, yetki itirazının,aktif husumet taraf dava şartı itirazının görevli mahkemesince değerlendirilmesine...\" gerekçesiyle, tefrik edilen tapu iptali ve tescil davası yönünden HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedeniyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, harç, kesin yetki ve dava ehliyetine ilişkin itirazların yetkili mahkemece değerlendirilmesine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili açısından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının TTK'nın 445-447 madde çerçevesinde dava açtığını, dava dilekçesinde birden fazla talep bulunduğunu, asıl talebinin ...AŞ'nin genel kurul kararlarının butlanla malul olduğunun tespiti olduğunu, davanın şirket ortakları arasındaki iç ilişkiden kaynaklandığını, müvekkilinin şirket ortağı olmadığını, davalı şirketle hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, davada davaların yığılması durumunun müvekkili bakımından bir anlam taşımadığını, davacının birçok talebini bir davaya konu ederek şirketin iç meseleleriyle alakalı konularda mahkeme nezdinde algı yaratabilmek için müvekkiline iftira boyutunda suç isnatlarında bulunduğunu, müvekkilinin davacı taleplerinin hiçbirinde husumetinin bulunmadığını, HMK'nın 110. maddedesinde düzenlenen davaların yığılması müessesene göre de taleplerin bir tanesinin müvekkiline yöneltildiğini ve anılan düzenlemenin uygulanamayacağını, bu nedenle açılan davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, davalı şirketin bir kısım genel kurullarının sahte imzalarla yapılması nedeniyle yoklukla malul olduğunun tespitine, bu genel kurul kararlarına göre oluşan yönetim kurulunun aldığı kararların batıl olduğunun tespitine, sahte ve usulsüz işlemlerle devir edilen şirkete ait taşınmazların tapu kaydının iptali ile şirket adına tesciline, davacı adına kayıtlı şirket paylarının usulsüz şekilde davalı ...'a devir edilmesi nedeniyle pay devrinin iptali ile payların davacı adına tescili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince 22.02.2024 tarihli oturumda davacının tapu iptal tescil taleplerinin dava dilekçesindeki diğer taleplerden ayrılmasına karar verilmiş ve akabinde,  eldeki tapu iptali ve tescil talebine ilişkin dava yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı ... vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesinde davacı, şirket ortaklığından kaynaklı olarak, ortaklığın davalı ... tarafından hileli ve usulsüz işlemlerle sona erdirildiği iddiasıyla, ortaklığının tespitine, alınan genel kurul kararlarının butlanı veya iptali, bu kapsamda alınan yönetim kurulu kararlarının butlanı talep edilmiştir. Davacı ayrıca davalı şirketin sahip olduğu Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan ... arsa paylı bodrum+zemin kat 1 nolu dubleks, ... arsa paylı bodrum+zemin kat 2 nolu dubleks, ... arsa paylı 1.kat 3 nolu,... arsa paylı 1. kat 4 nolu, ... arsa paylı 2. kat 5 nolu, ...arsa paylı üçüncü çatı katta 8 nolu dubleks ile ... ada ... parselde bulunan ...arsa paylı bodrum+zemin kat 1 nolu dubleks,... arsa paylı bodrum+zemin kat 2 nolu dubleks, ... arsa paylı 1. kat 3 nolu, ... arsa paylı 1. kat 4 nolu, ... arsa paylı 2. kat 5 nolu meskenlerin, davalı ... ille oluşturulan çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmaksızın, davalı ... davalı ...’ya devri yapılan 3, davalı ...’ya devri yapılan 2, davalı ...’a devri yapılan 1 bağımsız bölüme ilişkin yolsuz tescilin iptali ile taşınmazların  davalı ... A.Ş. adına geçmişe etkili olacak şekilde bu kişilerden kaynaklı her türlü ayni ve/veya şahsi haklardan ari şekilde tesciline karar verilmesini istemiştir.Davacı, davalı yöneticinin hileli ve sahtecilik içeren eylemleri ile tapu kayıtlarını  diğer davalılara devir ettiğini ileri sürmüştür. Tapu iptali ve tescil bağlamında ileri sürülen vakıalar ortaklık sıfatına bağlı olup, şirket yöneticisinin eylemleri ile sıkı bir irtibat içinde olması nedeniyle bu iddiaların, ayrılan taleplere konu iddialar ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK'nın 167. maddesinde, mahkemenin yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden karar verebileceği düzenlenmiştir. Ancak somut olayda, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm iddialar arasında HMK'nın 166.maddesinde belirtilen türden sıkı bir irtibat bulunmaktadır. İleri sürülen tapu iptali ve tescil talebinde şirket yöneticisinin eylemlerinin değerlendirilmesi ve satım için genel kuruldan izin alınıp alınmadığının, bunun gerekli olup olmadığının ve diğer ilgili uyuşmazlık noktalarının aydınlatılması gerektiğinden, mahkemece dava dilekçesindeki taleplerin ayrılmasına ve akabinde görevsizlik kararı karar verilmiş olması usule aykırı olmuştur. Zira tapu iptal ve tescil talebi, şirket ortaklığı ve yöneticinin yetki ve sorumluluklarıyla doğrudan ilişkilidir. Tüm bu taleplerin birlikte asliye ticaret mahkemesince değerlendirilmesi gerekir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, görevsizlik kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın, dava dilekçesindeki diğer taleplere ilişkin davayla birleştirilerek yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 27.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab1d4b8949fbfa93","SID":"f349a55a9c6ead52"}}