{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/04/2022<br>NUMARASI\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/01/2025<br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.03.2014 tarihinde, davalı ... adına kayıtlı, davalı ...’ın idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı idaresindeki ... plakalı aracın, ışık kontrollü kavşakta çarpıştığını, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kaza sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, aracının da hasar gördüğünü belirtilerek, bedensel zararlara ilişkin olarak şimdilik kaydıyla bedensel çalışma gücü ve mesleki güç kayıpları, uzuv kaybı/azalmasına karşılık 2.500,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz (avans) faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, tedavi giderleri, ekonomik geleceğin sarsılması, fark ücretler, bakıcı/yardımcı ve yol giderleri vs. gibi diğer maddi zararlar için 500,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya ait aracın pert olmasından dolayı maddi zararın tespiti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen şimdilik kaydıyla 2.500,00 TL'nin tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte davalılardan araç sürücüsü ve araç malikinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş,  yargılama aşamasında  araç hasarına ilişkin talebini  13.500,00 TL olarak ıslah etmiştir.  <br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 16.04.2019 tarihli ara karar ile  davacı taleplerinden olan kaza yapan aracın pert olmasından kaynaklı maddi zararların tanzimi ve tespiti isteminin asıl dosyadan  tefrik edilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydına karar verilerek yeni esas üzerinden yapılan yargılama sonunda;   toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %50 oranında, davalı sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 13.500 TL tazminatın davalı gerçek kişiler bakımından 10.02.2014, davalı sigorta şirketi bakımından 13.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aracın kazada pert olduğunu, bilirkişi tarafından rayiç bedelinin düşük belirlendiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, kırmızı ışıkta geçtiğini, davanın tümden kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin ceza dosyasında davacının asli kusurlu kabul edildiğini, eldeki dosyada eşit kusura göre karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>\tMahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden iki ayrı kusur raporu alındığı, iki raporda da, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiği, hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı belirlenemediğinden kazanın meydana gelmesinde davacının %50, davalı sürücüsü ...’ın %50 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, mahkemece, alınan her iki rapor hükme esas alınarak iki sürücünün kazanın oluşumunda eşit kusurlu olduğu kabul edilmiştir.<br>\tDava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsü davacı ... yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiği, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’ın da yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiğinin belirtildiği, hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı belirlenemediğinden kusur yönünden bir belirleme de yapılmadığı belirtilmiştir.<br>\t6098 sayılı TBK’nın 74.maddesi “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz ” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar) Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.<br>\tSomut olayda, dava konusu kazaya ilişkin Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/354 Esas 2017/419 Karar sayılı dosyasında, her iki sürücü hakkında taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle dava açıldığı,  yapılan yargılama sonucu, sanık ...'ün yönetimindeki araçla seyir halinde iken yanında maktul ablası ...'da olduğu halde seyretmekte olduğu yola gereken dikkati vermeyerek olay mahalli kavşağa geldiğinde seyir yönünde yanan kırmızı ışığa rağmen seyrini sürdürerek solundaki ..... .. istikametine dönüş yaptığı sırada sağındaki ... Mahallesi istikametinden gelerek kavşağa giriş yapan davalı sürücü ... yönetimindeki otobüsle çarpıştığı, olayda ...'ün  kırmızı ışık ihlali yaparak dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu, davalı ...’ın ise her ne kadar yeşil ışıkta kavşağa girmiş ise de  hızını mahal şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanık ...'ın  taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmasına, sanık ... hakkında TCK'nın 22/6.maddesi gereğince  karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,  karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/4264 Esas 2019/3983 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür.<br>\tBu durumda mahkemece, dava konusu kaza ile ilgili olarak görülen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/43 E- sayılı dosyası ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2019/100 E. Sayılı dosyası ve Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/354 Esas 2017/419 Karar sayılı dosyası getirilerek  kesinleşen ceza yargılamasında belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olduğundan  İTÜ, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli üç makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan dava konusu kazaya ilişkin dava dosyaları ve ceza mahkemesi dosyası ile belirlenen maddi olgulara göre yeniden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile  yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalılar ... ve...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalılar ... ve...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile;  HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>\t4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>\t6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Katip <br><br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abe2b9655c879a83","SID":"f2d0fca96d2b06ec"}}