{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ......<br>KARAR NO\t: ......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/10/2024<br>NUMARASI\t: ......... Esas - ......... Karar<br>DAVACI\t: ... -\t  ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t   <br>DAVALI\t: ... - ...\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 09/01/2025<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 13/01/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının döküm sektörünün faaliyet gösterdiğini, davalının ise davacı şirketin eski avukatı olduğunu, davacı şirkette avukat değişikliğinden sonra şirketin 01.01.2023 - 31.05.2023 tarihleri arasındaki cari hesapları incelendiğinde; şirketten icra takip dosyasının takip çıkış miktarı olan  209.566,76 TL bedelin 159.24 Hesap Kodu ile davalıya ödendiği ancak davalının bu paraya karşılık şirkete herhangi bir makbuz veya fatura kesmediğinin anlaşıldığını, 21.08.2023 tarihinde davalı aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine 29/08/2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın kabulüyle davamıza konu Konya....İcra Müdürlüğünün ......... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;; Öncelikle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, sözleşmeden doğan bir alacak hakkının mevcut olduğu yerde, borçlu, zenginleşmiş olmadığı için sebepsiz zenginleşmeden de söz etmek mümkün olmadığını, ayrıca sözleşmeler de aynen sebepsiz zenginleşme gibi, bir borç kaynağı olduğunu, bu sebeple sözleşme ile borçlanan, edimini ifa etmişse, sözleşme ile doğan borcunu ifa ettiği için, bu ödeme kastedilerek sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulamayacağını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk tutanağının usulsüz olduğunu, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin cari hesap ilişkisine dayandığını, davacı şirketin aile şirketi olduğunu ve şirket hisse pay sahiplerinin aralarında husumet bulunduğunu, davacı şirketin şu anki yetkilisinin de davalı ile anlaşamamasından kaynaklı kötü niyetli olarak takip başlattığını, davacının aslında davalıdan alacağının olmadığını belirterek, davanın usulden reddine, bu mümkün olmaz ise kötü niyet tazminatına hükmedilmeyerek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;\"Dava; vekalet sözleşmesine dayalı \"İtirazın İptali\" davasına ilişkindir. <br>Mahkememizce Konya.... İcra Müdürlüğü'nün dosyanın incelenmesinde; alacaklısının ............... Tic. Ve San. Ltd. Şti., borçlusunun ..., borcun kaynağının cari hesaba dayalı alacaktan kaynaklandığı, 209.566,76 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. <br>Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Meram Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazılarda; davalının tacir kaydının bulunmadığı, Serbest Meslek Kazanç Mükellefi olduğu anlaşılmıştır. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.<br> Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile  Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır.<br>Somut olayda; taraflar arasında, davacı şirketin hukuki işlemlerini yürütmek ve avukatlık görevini yerine getirmek üzere vekalet sözleşmesi düzenlendiği, taraflar arasında belirtilen sözleşmeye dayalı olarak cari hesap bulunduğu, davacının, davalıya şirket hesaplarında yapılan bedel karşılığında davalının fatura veya makbuz düzenlemediğini iddia ettiği,  bu durumda uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı, davalının da tacir sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynakladığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında avukat-müvekkil ilişkisi bulunduğunu, davanın vekalet ilişkisinden kaynaklandığını, Mahkemenin hatalı olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir şeklinde karar verdiğini, dosyanın görevli mahkeme olan Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve dosyanın Konya Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.<br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava, avukatlık vekalet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tKonya.... Asliye Ticaret Mahkemesince eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş olup davalı vekilince Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle karar istinaf edilmiştir.<br>\tDava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.<br>Somut olayda ;  davacının ticari şirket ,davalının ise avukat olup;  davacının eski vekili olduğu , aralarındaki uyuşmazlık vekalet sözleşmesinden kaynaklanmakla birlikte, tarafların tüketici sıfatına haiz olmadıkları anlaşılmakla,  ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılıp sonuçlandırılması gerektiği kabulünün yerinde olduğu açıktır. <br>Nitekim Avukatlık (vekalet) sözleşmesinden kaynaklanan davalarda ; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.ve 19.Hukuk Daireleri arasındaki farklı görüş ve uygulama aykırılığının giderilmesine ilişkin Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2018 tarih, ......... Esas ve ...... Karar sayılı  ilamında da, belirtilen uyuşmazlıklarda temeldeki işlemin tüketici işleminden kaynaklanması durumunda tüketici mahkemesinin görevli olduğuna aksi hallerde genel mahkemelerin görevli olması gerektiğine karar verilmiştir. Aynı ilkeler  Yargıtay HGK ...... E., ...... K., sayılı 01/04/2021 tarihli ilamında da benimsenmiştir. <br>Açıklanan gerekçelerle ; İlk Derece Mahkemesinin  görev yönüyle davanın usulden reddine dair kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.   <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarihli, ......... Esas - ......... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br><br>Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 09/01/2025<br><br>...<br>Başkan<br>...<br>  ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04e41a374627c653","SID":"52740fde4b202738"}}