{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/90 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/773<br><br>DAVA\t: Tespit<br>DAVA TARİHİ\t: 27/06/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Suudi Arabistan vatandaşı olduğunu, turistik amaçlı olarak birkaç kez İstanbul'a geldiğini, Türkiye'ye geldiklerinde kalacakları bir evleri olsun diye davalı şirketten 2 ayrı taşınmaz satın aldıklarını, davalı şirketin satış sürecinde müvekkilinin sahibi olduğu ... adlı tüzel kişiliği üzerinden işlemlerin yapıldığını, müvekkilinin yabancı yatırımcı olduğunu, bedellerinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, 6 kasım 2015 tarihli sözleşmeyi satıcı tarafın temerrüde düşmesi ve yükümlülüklerini ifa etmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini beyanla ödediği toplam 1.713,295,00 USD'nin yabancı para olarak ve yasal faizi ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf, taraflar arasında akdedilen Konut Satım Sözleşmesi’nin geçersiz olduğunu haksız ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı olarak ileri sürdüğünü,  müvekkili şirketin kendi edimini yerine getirdiğini,  davacı tarafın  sözleşme kapsamında ödemelerini yaptığını, taraflarca yükümlülüklerin ifa edildiğini ve bu süreçte davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, her iki tarafın da edimlerini yerine getirmesine ve inşaatların büyük ölçüde tamamlanmasına müteakip davacı tarafın geçersizliği iddia etmesinin kötü niyetli ve dürüstlükten uzak bir talep olduğunun aşikar olduğunu, iyiniyetli olan müvekkilinin  bugüne kadar taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca edimini ifa etmekte olup; davacı tarafı hiçbir aşamada mağdur etmeden her aşamada bilgilendirerek sözleşmeye uygun hareket ettiğini, davalı tarafın hiçbir aşamada mağdur etmeden her aşamada bilgilendirerek sözleşmeye uygun hareket ettiğini, davacı tarafın da  sözleşme kapsamında  ödemesini yerine getirdiğini ve projenin her aşamasında muvafakati olduğunu açıkça gösterdiğini belirterek açıklanan nedenler ile  fazlaya ilişkin her türlü  hakları saklı kalmak  kaydıyla davanın reddine, vekalet ücreti  ve yargılama  giderlerinin  karşı tarafa  yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>İstanbul ... Tüketici Mahkemesi'nin... Esas ... Karar ve 03/07/2019 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılan dosyada 2021/274 Karar, 11/03/2021 tarihli görevsizlik kararı verildiği, görev konusundaki yargı yerinin belirsizliği nedeniyle dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2023/1575 Esas 2024/247 Karar ve 23/01/2024 tarihli Yargı Yeri Belirleme kararı ile dosyanın Mahkememize tevzi olduğu, mahkememizin ... Esas numarasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. <br>Mahkememizin 06/11/2019 tarihli tensip tutanağı ile;  Dava konusu itibari ile  bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında olduğu ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı olduğu, davacı tarafından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A/2 maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini  sunulmadığı görüldünden;  davacıya, arabuluculuk  son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretini  bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin 10/03/2020 tarihli dilekçesi ile arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını beyan ederek arabuluculuk son tutanağının fotokopisini sunmuş olduğu görüldü. <br>Mahkememizin 05/10/2020 tarihli ara kararı ile davacı vekiline 54,40-TL başvurma harcı ve 169.115,83-TL peşin harcı yatırmak üzere süre verildiği, davacı vekilince sadece 169.115,83-TL peşin harcın yatırıldığı, başvurma harcının yatırılmadığı anlaşıldı. <br>Bakırköy ... İcra Dairesi'nin 29/09/2023 tarih ... İflas sayılı yazısı ile müflis ...-... ANONİM ŞİRKETİ'nin 30/03/2021 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğinin bildirildiği, mahkememizin 23/05/2024 tarihli celsesinde davacı vekiline alacaklarının masaya kaydının yapılıp yapılmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, 10/06/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin alacağının iflas masasına kaydedildiğini beyan ettiği, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin 13/06/2024 tarih ... İflas sayılı yazısı ile; \"İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi : ... : Alacak kaydında bulunulmuş olup, sıra cetveline 11. Sıradan kaydedilmiş olup, alacaklı tarafından kaydettirilen 13.910.584,80 TL alacak İstanbul ... Tüketici  Mahkemesinin  ...ve İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarından ihtilaflı olarak kaydı gerçekleştirilmiştir\" şeklinde bildirildiği görüldü. <br>Dava: Taşınmaz satış vaadi  sözleşmesinin haklı nedenle  feshi iddiasına dayalı ödenen bedellerin iadesi talebine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin 05/12/2024 tarihli dilekçesi ile davadaki tüm taleplerinden feragat ettiklerini beyan ederek; feragat istemleri yönünde karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. <br>Davalı vekilinin 25/12/2024 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ettiği anlaşıldı. <br>HMK'nun 311/1.maddesi \"Feragat ve Kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.\"<br>Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemidir. Bu durum karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 169.170,23-TL'den mahsubu ile 168.742,63-TL harcın davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafça başvurma harcı yatırılmadığı anlaşılmakla; 427,60-TL başvurma harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4-Davalı tarafça talep olunmadığından ücreti  vekalet takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  18/12/2024<br><br><br>Başkan <br> ¸e-imzalıdır<br>Üye <br>¸e-imzalıdır <br>Üye <br>¸e-imzalıdır <br>Katip<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6703776e70cd8e47","SID":"9d6a74b9dca10a91"}}