{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/96 <br>KARAR NO\t: 2025/8<br>KARAR TARİHİ\t: 03/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2021<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br><br>DAVACI\t: ... -  -...- <br>VEKİLİ\t: Av. ... -  <br>DAVALI\t: 1 -...  <br>VEKİLİ\t: Av. . <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   :  03/01/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 03/01/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 tarih, ... Esas,  ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... ve ... İlçe Belediyesi tarafından ...'da ... ticaret sicil numarası ile yönetim merkezi ... adresi olmak üzere ... ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin kurulduğunu ve 15.03.1991 tarihinde tescil edildiğini, 30.07.2008 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında şirketin tasfiye edilmesine oy birliği ile karar verildiğini ve şirketin tasfiye halinin devam ettiğini, müvekkili ...'nun 2007 yılından bu yana şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığını, şirketin 05.11.2007 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında müvekkili ...'nun üç yıl için Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildiğini, ''Yönetim Kurulu Üyelerine aylık net 1.500,00.TL ücret ödenmesinin oy birliği ile kabul edildiğini, 30.07.2008 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısıyla şirketin tasfiye edilmesine karar verildiğini, tasfiye süreci içerisinde dahi tasfiye kararının verildiği gün görevde olan Yönetim Kurulunun görevine devam ettiğini kabul etmek hem Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine hem de Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaların uygun düşeceğini, sona ermenin sonuçlarına ilişkin TTK.m.533/2 hükmüne göre ''tasfiye halindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dahil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını ''tasfiye halinde'' ibaresi eklenmiş olarak kullanılır. Bu halde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır.'' tasfiye memurlarının atanmasına ilişkin TTK.m.536'ya göre ''esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye yönetim kurulu tarafından yapılır.'' denildiğini, TTK; tasfiye sürecinde organların göreve ve yetkilerini sınırlandırmış ancak sona erdirmemiştir. Kanuna göre tasfiye halinde yönetim kurulu görevine devam eder, hatta tasfiye memuru atanmışsa tasfiyeyi yönetim kurulu yapar. Tasfiye sürecinde dahi yönetim kurulu bulunmayan bir Anonim Şirketinden söz edilemeyeceğini, şirket kurucuları kanundan ve esas sözleşmeden doğan gözetim yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirket alacaklarına karşı verdikleri zarardan TTK.m.533 gereğince sorumlu olduklarını, Genel Kurulda kurucu sıfatıyla yer alan ... İlçe Belediyesi ve ...'nin gözetim yükümlülüklerinin ihlali suretiyle verdikleri zararlardan müvekkillerine karşı sorumlu olduklarını, müvekkillerine ödenmeyen ücretlerin şirket ile birlikte kurucu ortak ...'nden de talep edilebileceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla davanın kabulüne, davanın tasfiye halinde bulunan davalı şirketin tasfiye memurluğu görevini sürdüren Şaip Kardeşler'e ihbarını, müvekkilinin ilk defa yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği 05.11.2007 tarihinden itibaren ödenmeyen her ay için 1.500,00.TL üzerinden hesaplanacak Yönetim Kurulu ücretinin şimdilik 90.000,00.TL'sinin tahakkuk eden aylardan başlanmak üzere ticari avans faizi oranından faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... Başkanlığı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Belediye'ye karşı açılan işbu davanın taraflarına yönetilmesinin mümkün olmayacağından husumet yönünden reddinin gerektiğini, zamanaşımı yönünden ise Yönetim Kurulu üyelerinin şirkete karşı açacakları tazminat davalarının 26 BK 126/4 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin geçmiş olduğunu belirterek zamanaşımı ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                      :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; Belediye'nin iştiraki olan şirketlerin TTK m.16 gereğince tacir sayılacaklarını, yine aynı maddenin 2.fıkrasında ilgili kamu tüzel kişiliğinin kendilerinin tacir sayılmayacağının belirtilmiş olduğunu, davalılardan ... ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin ayrı bir tüzel kişiliği olup tüzel kişiliği oluşturan iştirak pay sahiplerinin ayrıca sorumlu olduğunun düşünülemeyeceğinden davalılardan ... Belediye Başkanlığı'na açılan davanın pasif husumeti bulunmadığından reddine karar verildiğini, davacının 30.03.2007 tarihinden 06.06.2008 bu tarihleri arasındaki yönetim kurulu üyeliği için belirlenen ücretini talep edebilecek ise de TBK m.147'de belirlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin 07.06.2013 tarihinde dolduğunu, davacının ise davasını 22.07.2016 tarihinde ikame ettiğini, bu nedenle davalı ... ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi yönünden davanın zamanaşamı süresinden sonra açıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI  VEKİLİ  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin zaman aşımı def'ini ileri sürmediğini, dikkate alınmaması gerektiğini, hakimin re'sen dikkate aldığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, kararı kabul etmediklerini, genel kurul toplantısında aylık ücrete ilişkin alınan kararın Türk Borçlar Kanunu madde 147 kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, müvekkili açısından 3 yıllık azami yönetim kurulu üyeliği süresi söz konusu olmadığını, yerel mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda yönetim kurulu üyeliğinin dava tarihine kadar devam ettiğini, alacağının 157.500,00.TL olduğu yönündeki tespitin yerinde olduğunu, şirketin kurucularından olan ve en büyük paya sahip olan Belediye'ye ilişkin husumet yokluğu kararının yerinde olmadığını, ...'nin ... ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin kurucularından olduğunu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin tasfiye halinde olduğunu, dolayısıyla pasif husumet yokluğu kararını kabul etmediklerini, söz konusu şirketin genel kurul üyelerinden olan ve payların %99'unun sahibi olan ... şirketin tasfiye süreci içerisinde gözetim sorumluluğuna aykırı davrandığını ve müvekkilinin görevinden kaynaklanan alacaklarının kendisine ödenmesine engel olduğunu, ...'nin müvekkiline ödemelerin yapılmaması konusunda gözetim yükümlülüklerini ihlal etmeleri sebebiyle sorumlu olduğunu  beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                                                                                                                 :<br>Dava, şirket yöneticisinin ücret hakkı istemine ilişkindir.<br>Davacı yan; ...  ve  Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin kurulduğunu ve 15.03.1991 tarihinde tescil edildiğini, 30.07.2008 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında şirketin tasfiye edilmesine oy birliği ile karar verildiğini ve şirketin tasfiye halinin devam ettiğini, davacı ...'nun 2007 yılından bu yana şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığını, şirketin 05.11.2007 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında ...'nun üç yıl için Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildiğini, ''Yönetim Kurulu Üyelerine aylık net 1.500,00.TL ücret ödenmesinin oy birliği ile kabul edildiğini, 30.07.2008 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısıyla şirketin tasfiye edilmesine karar verildiğini, tasfiye süreci içerisinde dahi tasfiye kararının verildiği gün görevde olan Yönetim Kurulunun görevine devam ettiğini kabul etmek hem Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine hem de Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaların uygun düşeceğini, ilk defa yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği 05.11.2007 tarihinden itibaren ödenmeyen her ay için 1.500,00.TL üzerinden hesaplanacak Yönetim Kurulu ücretinin şimdilik 90.000,00.TL'sinin tahakkuk eden aylardan başlanmak üzere ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... davaya cevap vermemiştir.<br>Davalı ... ise; Belediyeye karşı açılan iş bu davanın taraflarına yönetilmesinin mümkün olmayacağından husumet yönünden reddinin gerektiğini, zamanaşımı yönünden ise Yönetim Kurulu üyelerinin şirkete karşı açacakları tazminat davalarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin geçmiş olduğunu belirterek zamanaşımı ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>Mahkemece, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından bu karar istinaf aşamasına taşınmıştır.<br>Dosya kapsamında alınan son raporda; yönetim kurulu üyesine ödenecek ücrete ilişkin genel kurul kararında belirlenen ücretin sonraki yıllarda da geçerli olacağına dair bir ifade yer almadığını, 06.06.2008 tarihli genel kurulda ücret belirlenmediğini ve şirketin devrine karar verildiğini, kök raporda bu durum dikkate alınarak değerlendirme yapılmış olup, 06.06.2008 tarihli genel kuruldan sonra da yönetim kurulu üyelerine ücret ödeneceğinin kabul edilip edilmeyeceği hususunda takdirin mahkemede olduğunu, davacı tarafın 06.06.2008 tarihinde 1 (Bir) yıl süreyle yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğine göre görev süresinin 06.06.2009 tarihinde sona erdiği, bu tarihten itibaren davacının genel kurulu toplantıya davet ederek yönetim kurulu üye seçiminin yapılmasını sağlaması ve varsa acil işleri yürütmesi gerektiği kanaatimiz kök raporda ifade edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin genel kurulu toplantıya çağırma görevini ihmal edip, üye olarak kalmaya devam etmelerinin ve bu süre için de ücret talep etmelerinin MK m. 2 hükmüyle bağdaşıp bağdaşmadığı mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının emsal gösterdiği kararlar incelendiğinde, şirketin organsız kalmaması için görev süresi sona eren yönetim kurulunun temsil yetkisinin devam edeceği, genel kurulu toplantıya çağırabileceği ve zorunlu görevlerine devam edecekleri ifade edildiğini, bu ifadelerden yönetim kurulu üyelerinin yeni üye seçimi yapılıncaya kadar şirketin organsız kalmaması için mevcut üyelerin göreve devam etmesinden söz edilmekte olup, bu durum görev süresi bitecek üyelerin üye seçimi için genel kurulu toplantıya davet etmediği için görev süresinin devam edeceği şekilde yorumlanıp yorumlanmayacağı mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının talep ettiği yönetim kurulu üyeliği ücreti için zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde 5 yıllık zaman aşımı süresi öngörülmüş olup, davacının talepleri bakımından da bu sürenin dikkate alınabileceği düşünülmekte olup, takdir yetkisinin mahkemede olduğunu, 06.06.2008 tarihli genel kurul toplantısında 1 (Bir) yıl süreyle yönetim kurulu üyesi olarak seçilen davacının görev süreleri bittikten sonra genel kurulu toplantıya davet etmemiş olmaları TTK m.320 hükmüne aykırılık oluşturabileceği söylenebileceğini, davacının özen borcuna aykırı davranan yönetim kurulu üyesi olarak şirkete karşı sorumlu olacağı ileri sürüldüğünü anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu TTK m. 340 atfıyla TTK m. 309/4 hükmünde 2 yıl ve 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş olup, takdirin mahkemede olduğunu, davalı vekili yönetim kurulu üyeliği görevi bittikten sonra tasfiye halindeki şirketten davacının ücret talep etmesinin MK m. 2’de öngörülen dürüstlük kuralına aykırı olduğu daha önce de ileri sürmüş olup, kök raporda değerlendirme yapıldığını, yönetim kurulu üyelerinin genel kurulu toplantıya çağırma görevini ihmal edip, üye olarak kalmaya devam etmelerinin ve bu süre için de ücret talep etmelerinin MK m.2 hükmüyle bağdaşıp bağdaşmadığı hususun mahkemenin takdirinde olduğu hususlarının yer aldığı görülmüştür.<br>Mahkemece; görev süresi dolan yönetim kurulu üyesinin genel kurul toplantısına davet ve acil işleri yapmasının gerektiği, genel kurulun toplanmaması halinde ise yönetim kurulu üyesinin görev süresinin uzadığı anlamına gelmeyeceği, davacının en son 06.06.2008 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine bir yıllığına seçildiği, görev süresinin 06.06.2009 tarihine sona ereceği, bu tarihten itibaren ise genel kurulu toplantıya davet ederek yönetim kurulu üye seçiminin ve varsa acil işlerin yapılmasını sağlaması gerektiği, ne var ki 30.07.2008 tarihli genel kurulda şirketin tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak ...'in tüm yürütmesi için seçildiği, bu kararın 01.08.2008 tarihinde tescil edildiği, dolayısıyla davacının 30.03.2007 tarihli genel kurulda seçilmiş olduğu genel kurul üyeliğinin 30.07.2008 tarihinde sona erdiğinin anlaşıldığı, davacının 30.03.2007 tarihinden 06.06.2008 bu tarihleri arasındaki yönetim kurulu üyeliği için belirlenen ücretini talep edebilecek ise de TBK m.147'de belirlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin 07.06.2013 tarihinde dolduğu, davacının ise davasını 22.07.2016 tarihinde ikame ettiği, davanın zamanaşamı süresinden sonra açıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Anonim ortaklıkta, yönetim kurulunun faaliyeti esasen ücretli bir vekalettir. Yani yönetim kurulu üyeleri ortaklık için parasız çalışmazlar. Faaliyetli karşılığında, ortaklık malvarlığından kendilerine çeşitli adlar altında ödemeler yapılır. TTK 394'de yer alan kurala göre, yönetim kurulu üyelerine, tutarı ortaklık ana sözleşmesiyle veya genel kural kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla  huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir. Yani ücrete hak kazanılabilmesi için, bu hususta ortaklık ana sözleşmesinde kurul bulunmalı veya genel kurul tarafından karar alınmalıdır. ( Anonim ve Limited Ortaklıklara İlişkin Verilen Yargıtay Emsal Kararlarının Değerlendirilmesi, ﻿﻿Prof. Dr. Oruç Hami ŞENER, 2020/01 2. Baskı, )<br>\"MADDE 535- (1) Şirket tasfiye hâline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgülenir.<br>(2) Tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrılır\"<br>Bu maddeye göre; organlar tasfiye sırasında da, tasfiyenin amacı ile sınırlı olmak üzere yetkilerini kullanabilirler. Gerçekten, tasfiyeye giren anonim şirkette tüzel kişilik sona ermediğine göre; genel kurul, yönetim kurulu ve denetçiler varlıklarını sürdürürler. Bu organların yetkileri tasfiyenin yapılabilmesi için zaruri olan, fakat niteliği gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere inhisar eder. (Açıklamalı-İçtihatlı 6335-6552-6728 Sayılı Kanunlarla Güncellenmiş TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler, Gönen ERİŞ, 2017/05 3. Baskı, Cilt II)<br>Bu durumda; genel kurul, yönetim kurulu ve denetçiler yetkileri sınırlandırılmış olur. Ancak, genel kurul olağan ve olağanüstü toplanarak, yönetim kurulu, bilançonun onanması ve organların ibrası ile yönetim kurulu da tasfiye dışında kalan işlemleri yapabilir ve bu arada gerektiğinde genel kurulu olağan ve olağanüstü toplantıya çağırabilir. Ayrıca genel kurul, şirketçe ödenmemiş bakiye sermayenin ödenmesi için karar, yani \"apel kararı\" alabilir. Şirketin önceden üstlendiği tüm işler geçerli olup, şirket bu işlerin bir an önce bitirilmesi yönünde çalışmalarını sürdürür. (Tekinalp/Poroy/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, sf. 676)<br>Yerel mahkemece davanın davalı sigorta açısından zamanaşımı yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Davanın açılması üzerine dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Ön incelemede öncelikle dava şartları (HMK md.114-115) ve ilk itirazlar incelenir. (HMK.md.116-117) Dava şartları mevcutsa ve ilk itirazlar yerinde değilse iddia ve savunma içinden tarafların uyuşmazlık noktalarının neler olduğu belirlenir. Hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemler yapılır. Mahkeme, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. (HMK. md. 137/1)<br>Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. (HMK.md.138)<br>Mahkeme HMK'nun 139. maddesi uyarınca tarafları ön inceleme duruşmasına davet eder. Hakim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazları hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. (HMK.140/1.)<br>Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; bu konuda sonuç alamayacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin eder. (HMK.md.140/2.)<br>Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç almadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. (HMK.md.140/3)<br>Ön inceleme duruşmasından sonra mahkemece hak düşürücü süreler ve zamanaşımı hakkında itiraz ve def’iler incelenerek karara bağlanır. (HMK.md.142)<br>Mahkeme ön inceleme aşamasından sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir. (HMK.md.138-142) Ancak mahkemenin ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü sürenin geçmiş olması veya zamanaşımı def’inin dinlenebilir olması gerekir. Mahkemece bu nedenler dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse, HMK.nun 143. ve devamı maddeleri uyarınca tahkikat aşamasına geçilmeli ve özellikle HMK.nun 147. maddesi uyarınca taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiği taraflara tefhim edilmelidir. (HMK md.184) Mahkemece, tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, taraflardan bir kısmının hazır olmaması veya hazır olan taraflardan biri ya da tamamının, mahkemeden sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmesini istemeleri halinde, sözlü yargılama için HMK'nın 186. maddesine uygun olarak duruşma günü belirlenerek bu durumun duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilerek belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilmelidir. Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçilerek sözlü yargılamada taraflara son sözleri sorulup, hüküm verilmelidir. (HMK.md.186) 6100 sayılı HMK. ile öngörülen yargılama kesitlerine kanunda belirtilen sebepler dışında uyulmadan karar verilemez.<br>Somut olayda, mahkemece cevap dilekçesi sunmayan davalı  ... hakkında alacak zamanaşımına uğradığından bahisle davanın reddine karar verildiği lakin hakkında pasif husumetten davanın reddine karar verilen ... Belediyesi'nin cevap dilekçesinde zamanşımı def'inde bulunduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanununun zamanlaşımının \"İLERİ SÜRÜLMESİ\" başlıklı 161.md.si \"Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.\" hükmü dikkate alındığında, davalı ...'e dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, süresi içinde zamanaşımı defini ileri sürmemiştir. Bu durumda davalı  ... yönünden kendiliğinden alacağın zamanaşımına uğradığının tespiti ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen kararın yerinde olmadığı anlaşıldığından,  HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak, dosyanın  ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek  gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br> <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 tarih, ... Esas,  ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya  İADESİNE,<br>5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 03/01/2024 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>... ¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Katip<br>... ¸e-imzalıdır\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"510e4f8cca90f0ee","SID":"6d17e386e7c5839b"}}