{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1587 <br>KARAR NO:2025/21<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/10/2020<br>NUMARASI:2019/973 Esas - 2020/657 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:08/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini  talep etmiştir.Mahkemece, borçlu şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşması mümkün görülmediğinden konkordato talebinin reddine, borca batık olması sebebiyle şirketin iflasına karar verilmiştir.Verilen karara yönelik davacı şirket vekilince 23/05/2023 tarihinde istinaf yasa yoluna başvurulmuş ise de mahkemenin 07/06/2023 tarihli ek kararı ile; mahkeme kararının taraflara tebliğ edildiği, kararın 30/11/2020 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu ve kesinleşme şerhinin düzenlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK 346. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.Mahkemenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  tebligatın müvekkilin henüz aldığı ve aktivasyon işlemlerinin askıda olup aktif bir şekilde kullanmadığı e-tebligat adresine tebligat yapıldığı, bu nedenle usule aykırı bir şekilde yapılan tebligat dosyayı kesinleştirmeyeceğini, kaldı ki şirketin ülkemiz için de sağlayacağı ekonomik yarar düşünüldüğünde kamu yararı gereği de istinaf talebinin kabulü gerektiğini, hal böyle iken usulsüz olarak yapılan tebligat ile şirketin varlığının sona erdirilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Karar tarihi itibariyle İİK.'nın 293. maddesinin ikinci fıkrasında, kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflas kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği, son fıkrasında ise mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddi ile birlikte borçlunun iflasına da karar verildiği hallerde 164. Madde hükmü uygulanacağı, 164. maddede, bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir.HMK.'nın 346.maddesinde de \"İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.\" düzenlemesine yer verilmiştir 6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemlerinin  7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacağı  düzenlenmiştir.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun \"tebligatın yapılması\" başlıklı 1. maddesinde, tüm tebligatların bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağı; \"tebligatın memur vasıtasıyla yapılması\" başlıklı 2. maddesinde ise özel hüküm bulunması halinde tebligatın kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılacağı kabul edilmiştir.11.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren \"...\" başlıklı 7/a maddesi ise;“Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmünü içermektedir.Dosya kapsamına göre, davacı vekili ...'in 30/09/2020 tarihli vekillikten çekilme dilekçesi davacı şirkete elektronik posta ile tebliğ edildikten sonra gerekçeli karar aynı yöntem ile davacı şirketin elektronik hesabına 30/10/2020 tarihinde iletildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun \"...\" başlıklı 7/a maddesindeki \"Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.\" hükmü uyarınca 04/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı vekili her ne kadar tebligatın, davacı şirketin aktif şekilde kullanmadığı, aktivasyon işlemlerinin askıda olduğu dönemde e-tebligat adresine yapıldığını ileri sürmüş ise de incelenen e-tebliğ mazbatasında; tebligatın 30/10/2020 tarih saat 14:09:00'da muhatabın hesabına teslim edilmek üzere... tarafından teslim alındığı, tebligat alıcı için ayrılmış tebligat alanına (hesabına) başarılı şekilde konulduğu tespit edilmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Bu durumda karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK.nun 293/2.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuru için son gün 14/11/2020 tarihi olup davacı vekili tarafından karara karşı 23/05/2023 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğundan  istinaf talebinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında istinaf başvurusu süresinde yapılmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/2. ve 352/1. maddeleri gereğince reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca  USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde iadesine,3-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ae36528741bccba","SID":"9122af82475fdef7"}}