{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/77 <br>KARAR NO:2025/32<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ:04.12.2024 <br>NUMARASI:2024/714 Esas (Derdest)<br>DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:TALEP:Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle ; davalı ...'ne teslim edilmiş olan 3 adet 362 ... 2013 ve 4 adet Dalgıç Pompa ... 2013'in tedbiren kullanılmasının önlenmesini, davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ya da müvekkili şirketin muhafaza için göstereceği 3. kişiye teslim edilmesi konusunda öncelikle teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise makul bir teminat karşılığında kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 04.12.2024 tarihli ara karar ile \"...Somut durumda; davacı tarafından davanın konusu olan sözleşme konusu ariyetlerin tedbiren tesliminin talep edildiği ve söz konusu tedbirin davanın esasını çözecek nitelikte olduğu, ariyetin aynen tesliminin mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili de talep edildiğine göre, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin malzeme ve ekipmanlarının bayilik sözleşmesi süresince kullanmak üzere davalıya ariyet olarak teslim edildiğini, davalının taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki devam ederken mezkur sözleşmelerini haksız ve erken feshettiğini ve başka bir dağıtıcı firmaya transfer olduğunu, bayilik sözleşmesiyle kurulan bayilik ilişkisi gereğince müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ariyet olarak verilen malzeme ve ekipmanların, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle müvekkili şirkete teslim edilmesinin davalıdan talep edilmesine ve davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmüş olmasına rağmen halen davaya konu ariyetleri müvekkil şirkete teslim etmediğini, müvekkilinin ariyet olarak verilen ve kendisine iade edilmesi gereken tüm menkullerin demontajı için davalı şirketin istasyonuna gittiğini ancak davalı şirket yetkilisinin söküme izin vermemesi sebebiyle yalnızca tutanak tutularak istasyondan ayrılmak durumunda kalındığını, davalı tarafından müvekkili şirketin malzemeleri ve ekipmanlarını kullanılmaya devam etmesi nedeniyle malzeme ve ekipmanlar yıpranarak hızla değer kaybına uğradığını, zararlarının arttığını, davalının ariyet olarak verilen kurumsal kimlikleri kullanarak müvekkil şirketin markasına ve ticari itibarına telafi edilmesi güç zararlar verdiğini, davalının müvekkili ile bayilik ilişkisinin sona ermiş olması sebebiyle ariyetleri teslim etmeyerek müvekkil şirketin ticari itibarını zedeleme ihtimalinin bulunmasının yanında müvekkil şirketin logo ve amblemi altında satış yapmasının da ayrıca mevzuata aykırı olup tüketiciyi de yanıltmaya sebebiyet vereceğini, ihtiyati tedbir için yasada aranan tüm şartlar mevcut iken,  yerel mahkemece bu şartlar gözetilmeden  tedbir taleplerinin reddedilmesinin yasaya açıkça aykırı olduğunu, somut olayda müvekkil şirketin zarara uğradığı ve ileride muhtemel zararların ortaya çıkacağının aşikar olduğunu,  uyuşmazlık konusu istasyonda başka bir dağıtıcı firmanın faaliyet göstermesi halinde mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ariyet malzemelerinin yalnızca haksız zilyet sıfatıyla fiili hakimiyeti elinde bulunduran davalının değil, davalı ile anlaşan başka bir dağıtıcı firmanın da fiili tasarrufu altına gireceğini, söz konusu mülkiyeti tarafımıza ait olan ariyet malzemelerinin, halihazırda, davalının borçlarına istinaden fiili hacze tabii tutulması ya da bir başkasına teminat olarak gösterilmesinin dahi mümkün olduğunu, yine davalı ile anlaşan başka bir dağıtım şirketinin de davalı gibi hakkaniyet gözetmeyen eylemler içerisinde bulunmasının da ihtimal dahilinde olduğunu, gerek davalının gerekse de ariyet malzemelerine zarar verebilecek başkaca kimselerin de ariyet malzemelerine müvekkili gibi gereken özen ve itinayı göstermeyeceğini, müvekkili şirketin uğrayacağı maddi ve manevi zararların önlenmesi, mülkiyeti müvekkil şirkete ait ariyete konu malzeme ve ekipmanların davalı bayi istasyonunda yıpranmak suretiyle hızla meydana gelen değer kaybının önlenmesi, davalının başka dağıtıcı firmalardan veya yasadışı yollardan temin ederek satışa sunacağı ürünlerden dolayı nihai kullanıcı konumundaki tüketicilerin hak ve menfaatlerinin EPDK mevzuatı çerçevesinde korunması, kamu sağlığının ve kamu güvenliğinin, davalı bayinin istasyonundaki olası kaçak akaryakıt satımı ve denetimsizlik nedeniyle tehlikeye düşürülmesinin önüne geçilmesi, tüketicilerin, piyasada müvekkil şirket markası adı altında satılan ürünlere duyduğu güvenin sarsılmaması, davalının müvekkil şirketin malzeme ve ekipmanlarını kullanarak elde ettiği haksız kazancın daha da artmasının önlenmesi ve sabitlenmesi, dava konusu ariyet malzeme ve ekipmanların tedbiren kullanılmasının önlenmesini teminen HMK'nın 391/3. maddesi uyarınca istinaf incelemesi sonucunda İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/714 E. sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 04.12.2024 tarihli ara kararın kaldırılarak, dilekçede belirtilen ariyete konu menkullerin davalıdan alınarak müvekkil şirkete ya da müvekkil şirketin muhafazası için göstereceği 3. kişiye teslim edilmesi konusunda öncelikle teminatsız, bunun kabul görmemesi halinde ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE:Talep, bayilik sözleşmesi uyarınca ariyet olarak verilen ariyetlerin teslim edilmemesi halinde ariyetlerin güncel piyasa bedelinin tazmini istemine ilişkin derdest davada, davalının elinde bulunan ariyet malzeme ve ekipmanların  kulanılmasının önlenmesi yönünden tedbiren davacı ya da davacının göstereceği 3. Kişiye teslimi yönünde ihtiyati tebdir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 6100 Sayılı HMK 389 . Maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"Aynı yasanın 390/3 Maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" şeklinde düzenlenmiştir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında  yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Ariyet olarak bırakılan menkuller yönünden talep edilen ihtiyati tedbirler yönünden uygulamada farklı kararlar verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesinde Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarih ve 2019/2981 Esas ve 2019/4812 Karar sayılı kararı ile ariyet malların teslimine ilişkin davada davaya konu menkullerin teslimine  ilişkin ihtiyati tedbirin hüküm sonucuna yönelik olduğuna karar verilmiştir. Somut olayda taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin feshedildiği hususu ihtilafsızdır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükmü gereğince ariyete konu edilen menkullerin iade edilmemesi halinde güncel piyasa bedelinin tazmini istemi ile açılan eldeki davada talep edilen ihtiyati tedbir, hüküm sonucuna yönelik olup, işin esasını  çözecek ve hüküm sonucunu elde edecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbir  talebinin  reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur,HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesinin 04.12.2024 tarihli ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.16/01/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d43d2329f97465c1","SID":"30bf49c41fdf9d37"}}