{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/890 Esas<br>KARAR NO:2025/15 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/05/2022<br>NUMARASI:2017/1043 E. -  2022/440 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı (Müteveffa ...) vekili dava dilekçesinde; davalının (Müteveffa ...) müvekkili (Müteveffa ...) aleyhine ... sayılı dosyasında  Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlattığını, takibe müstenit senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, senette düzenleme yerinin açık olmadığını, senede ilişkin İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/45 Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz, borca itiraz ve usulsüz tebliğe ilişkin davanın derdest durumda olduğunu, bu dava dilekçesinde davalı vekili tarafından senede ilişkin beyanlarda bulunulduğunu, ayrıca bir kısım evrakların dosyaya sunulduğunu, davalı vekilinin ... sayılı dosyada cevap dilekçesi sunduğunu, bu beyandan anlaşılacağı üzere senedin tanzim sebebi olarak bir adet dairenin satışı olduğunu ve daire teslimi için teminat olarak alındığının iddia olunduğunu, müvekkilinin senet teslimi sırasında orda bulunmadığını ve teslime ilişkin ileri sürülen belgede imzası bulunmayan müvekkilinin senet tanzim ederek teslim ettiği beyanının gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin sadece birinde şahit sıfatı ile geçtiği ileri sürülen sözleşmelerde müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ileri sürülen ödemelerle müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, hangi anlaşma için kimin neden ödeme yaptığının açık olmadığını, müvekkilinin taraf olmadığı sözleşmelerden yola çıkılarak ödeme iddiasının ileri sürülemeyeceğini, ... Ada ... nolu parselle ilgili sözleşme belgesinde davalının sunduğuna göre müvekkilin herhangi bir taraf sıfatı bulunmadığını, teminatın bozulması için gerekli durumun oluştuğunu doğrudan takip ile değil açacağı alacak davası ile ileri sürmesi gerektiğini, takibin bu yönü ile de haksız olduğunu, müvekkilinin sadece şahit sıfatı ile imza attığını, davalının bu hali ile teminat mukabili verildiği açık olan senede ilişkin müvekkiline başvuru hakkının olmadığını, takibin bu yönü ile iptal olunması gerektiğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının icra hukuk mahkemesinde vaki beyanları ile bağlı olduğunu, teminat yönlü ibarenin tahkiki ile alacağını ispat ile işlem yürütmesi gerekli iken, doğrudan kambiyo takibi açtığını, müvekkilinin temel akdi ilişkide taraf sıfatı ve edim yükümlülüğüne dayalı bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, tüm bu nedenlerle  müvekkilinin ... sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptalini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı (Müteveffa ...) vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili ...'un eşi ...'un oğulları ... ile davacı taraf ve oğlu ... arasında iki ayrı daire satışı hususunda anlaşmalar yapıldığını ve müvekkilleri tarafından davalı ile oğluna ödemelerin yapıldığını, davacı müvekkilinin eşi ... ve ...'a Çekmeköy, ... mah. ... cad. de bulunan....Şti. adına tapuda kayıtlı olan 10 daireli binadaki 4. kat, 7 numaralı, 100 m2 büyüklüğündeki dairenin 110.000,00 TL ye satıldığını, satım bedelinin 75.000,00 TL' sinin davacı taraf ve oğluna peşin ödendiğini, 09.04.2012 tarihli sözleşmede bu hususun açıkça yazılı olduğunu, davalı müvekkili ...'a da Çekmeköy, ... mah. ... ada ... parseldeki arsa üzerinde yapılacak inşaattaki 9 numaralı dairenin 110.000,00 TL bedelle satıldığını, davacı tarafın dairelerin  teslim zamanı gelmesine rağmen daireleri teslim etmediğini, müvekkillerinin tüm çabalarına rağmen davacı taraf ve oğluna ulaşamaz hale geldiğini, müvekkili ...'in davacı tarafa bir şekilde ulaştığını, davacı ile oğlunun imzasını taşıyan bir adet senedi alabildiğini ve paranın da Mart 2013'te ödeneceğini beyan eden davacı tarafa itimaden müvekkilinin senedin ödeme gününü beklemeye başladığını, senet gününde ödenmeyince de yasal yola başvurulduğunu, ortada iki ayrı daire satışının olduğunu, davacı tarafın iki ayrı daireyi de bugüne kadar teslim etmediğini, aldığı paraları da iade etmediğini, davacı tarafın huzurdaki dosyada imza inkarında bulunma yoluna gittiğini, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ilgili dava dosyasında değerlendirildiğini, senetteki imzanın davacının eli mahsulü olduğunun sabit hale geldiğini, müvekkilinin dava konusu senede sonradan müdahalesinin bulunmadığını, davacının ...'a verdiği senedin arkasına herhangi bir şerh yazmadığını, bu durumun açıkça senedin borç ödemesi maksadıyla düzenlendiğinin göstergesi olduğunu, davacı taraf her ne kadar sözleşmelere şahit sıfatıyla imza atmış ise de, aslında davacının şahit değil bizzat satıcı taraf olduğunu, davacı tarafın takip konusu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürdüğünü, bu iddiayı kabul etmediklerini, davacı tarafın davayı kötü niyetle açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarihli 2017/1043 E. - 2022/440 K.  sayılı kararıyla; \"...Davacı tarafın ilk iddiası, dava konusu senetteki imzanın davacı müteveffa ...'a ait olmadığına dair olduğu anlaşılmış, imza incelemesi için gerekli belgeler toplanmış dosya ATK fizik ihtisas kuruluna gönderilerek imza incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. 14/12/2021 tarihli ATK raporunda özetle; \"İnceleme konusu senette sağda atılı iki adet borçlu imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu\" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Rapor denetime elverişli olduğu için hükme esas alınmış, davacı tarafın imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına itibar edilmemiştir.Davacı tarafın ikinci iddiası ise; dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiğine ilişkindir. Kural olarak kambiyo senetleri sebepten bağımsızdır. Ancak borçlu senedin teminat senedi olduğunu yazılı deliller ile ispat edebilir. Teminat senedi olduğunun ispatı için senet metninde teminat senedi olduğu yazılabileceği gibi, taraflar arasında bu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin sözleşmede düzenlenebilir.Somut olayda davacı tarafından senedin teminat senedi olduğu belirtilen şekilde ispat edilememiştir. Davacı taraf her ne kadar dava konusu bononun harici taşınmaz sözleşmesinde belirtilen teminat senedi olduğunu iddia etmiş ise de; harici taşınmaz sözleşmesinde belirtilen senet ile dava konusu bono miktarı ve şartları aynı olmadığından dava konusu bononun teminat senedi olduğu ispat edilememiştir.Davacı tarafın üçüncü iddiası ise; dava konusu bonoda bulunan düzenleme tarihi,nin  anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna ilişkindir. Kural olarak kambiyo senedine borçlunun imzasının olması yeterlidir. Alacaklı taraf anlaşmaya uygun şekilde geri kalan kısımları doldurabilir. Anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia olunuyor ise bu husus iddia eden borçlu tarafından ispat edilmelidir.Bu kural kapsamında, alacaklının düzenleme tarihinin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu davacı tarafından ispat edilememiştir.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar verilmiş, tedbir kararı uygulanmadığı için kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş\" şeklinde  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla; er ne kadar  mahkemece \" teminat senedi\" iddiasının yazılı delille ispat edilemediğini kabul etmişse de;  esasen ilk sözleşme olan 220/9 ada parsel Taşdelen 9 Nolu bağımsız bölüme ilişkin sözleşmede açıkça 110.000,00 TL'lik teminat senedinin sözleşme sırasında davalıya verildiğinin davalının bizatihi cevap dilekçesine ekli  sunduğu sözleşme ile sabit olduğunu, Mahkemenin bu duruma rağmen  aksini  kabulünün dosya kapsamına aykırı olduğunu,Kaldı ki davalının iddiasının, senet tanziminin harici taşınmaz satış bedelinin iadesi için, ödeme amacı ile tanzim edildiğine dayalı olduğunu, o halde davalının, 220/2 ada parsel ve 9 nolu bağımsız bölüm için yapılan ödemeleri ispat yükünü üzerine aldığını, kısaca davalıya  iadesi gereken tutarı ispat yükünü üstlendiğini, Davalı ...'un, harici taşınmaz satışına ilişkin yaptığı bir ödeme bulunmadığını,  ödemenin tarafının ..., ... olmakla bu ödemelere ilişkin sözleşme ve ödenen bedellerin iadesi için verilen teminat senedi ve bu senet dahilinde yapılan takip dosyası bulunduğunu,Delillerin gösterdiğine göre bila tarihli tarafları ... ve ... olan ... Sözleşmesinin 110.000,00 TL bedeli ve teminat senedi tanzimi ile oluşturulduğunu, akabinde 11/04/2012  tarihinde Yardımcılar İnşaat adlı firma ve ...  ile 110.000,00 TL ve 75.000,00 TL 'lik teminat senedi oluşturulduğunu, 06/2012 tarihinde ise bu defa ... ve ... adlı inşaattan dubleks nitelikti 132.500,00 TL'ye inşa işi oluşturulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin oğlunu  ilk anlaşmaya yönelik 10.000,00 TL aldıktan sonra, inşa işinin olmaması üzerine mobilyacı olarak eser sözleşmesi gereği hak sahibi oldukları Yardımcılar İnşaat ile davalı eşi ve oğluna daire anlaşmasını kanalize edip 60.000,00 TLve 35.000,00 TL'lik bu sözleşmeye binaen ödemenin ... tarafından alındığını, bu satıştan da karşılıklı vazgeçilince Haziran 2012'de yeni bir harici satış ve dubleks daire için sözleşme yapıldığını,İlk yapılan sözleşmelerin bedelinin 110.000,00 TL olarak aynı olması; her iki  sözleşmede de teminat senedi verilmiş olması, toplam ödemenin 105.000,00 TL olarak müvekkil dışındaki kişilere yapılmış olması hasebi ile; davalının kötü niyetli olarak esasen ödemelerin iadesi için ikincil takip ve haksız kazanç peşinde olduğunu, ödemelerin yapıldığı sözleşme ve sözleşmelerin tarafları açıkken ortaya konulan \"harici taşınmaz satış sözleşmesinin geçersizliği \" halinde herkesin sebepsiz zenginleşme kapsamında aldığını geri verme yükümlülüğü ve sözleşmede bu yükümlülüğün senede bağlanmış olması hasebi ile oluşacak durumda, sözleşme ile yazılı olarak kararlaştırılan teminat senedinin karşılığının taraf ve tutar açısından ödeme ile sınırlı olacağını, dahası mevcut somut ödemelere yönelik zati başkaca takip yapıldığını, bununla da yetinilmediği gibi, taşınmaz haczi nedeni ile merhum müvekkilinin binasına inşa yapacak olan müteahhitin takip dosyasına da ödeme yaptığını,Davalıya verilen senedin sözleşmeye dayalı teminat senedi olduğunu, takibe 3 kişi tarafından ödeme yapıldığını, toplam ödemeler için birden çok takip yapıldığını, ortada tek bir ödeme  ve tarafları farklı kişiler için oluşturulan harici satış sözleşmesinin haksız şekilde müvekkiline yönlendirildiğini, bu hali ile, harici satış sözleşmesinde bedel iadesi için alacaklı olduğunu, senedin tanzim sebebini bu şekilde bildiren davalının bu iddiasını ispat yükü altında olduğunu, ancak müvekkili yönünden bu durumun ispat olunamadığı, ispat olunan ödemelerin başkaca bir sözleşme ve senede mündemiç olduğu, dahası bedelsiz kalan ve sonrasında başkaca sözleşmeye bağlanan harici taşınmaz satış sözleşmesine göre alınan teminat senedinin bedelsizliğinin açık olduğunu,Tüm bu nedenlerle davanın kabulü gerekmekle, yerel mahkemenin eksik inceleme, ispat yükü ve ödeme kapsamlarını dikkate almayan  kararının kaldırılması için işbu başvuruyu yapma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, arz ve izah olunan nedenler ile Yüksek Mahkemeniz tarafından gözetilecek sebeplerle; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  2017/1043 Esas 2022/440K sayılı   ret ilamına yönelik istinaf başvurularının kabulüne, istinaf İncelemesi neticesinde hükmün kaldırılması ile davanın tümden kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... oldukları, 110.000,00 TL asıl alacak olmak üzere, ferileriyle birlikte 124.803,42 TL alacak için 13/03/2014 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 20/03/2013 vade tarihli, 110.000,00 TL bedelli bono olduğu, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 21 Kasım 2012 tanzim, 20 Marta 2013 vade tarihli, 110.000,00 TL bedelli bono olduğu, keşidecisinin ... ve ..., lehtarının ... olduğu, bononun arkasında ...'un cirosunun bulunduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/45 Esas, 2016/177 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; asıl ve birleşen davada davacıların ... ve ..., davalının ... olduğu, ... sayılı icra takibiyle ilgili tebligatın usulsüz olduğunu iddia ettikleri, yetkiye, borca, faize ve imzaya itiraz davası açtıkları, yapılan yargılama sonucunda tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin 23/01/2015 olarak kabulüne, davacıların imzaya itirazlarının reddine, takip durdurulmadığından tazminat takdirine yer olmadığına, faize itirazın kısmen kabulüne, takipten önce işlemiş faizin 1.113,14 TL'lik kısmının iptaline karar verildiği, kararın borçlu davacılar ve alacaklı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04/07/2017 tarihli, 2016/17614 Esas, 2017/10030 Karar sayılı kararı ile; borçluların temyiz taleplerinin reddine, ...'a 24/10/2014 tarihinde 103 davetiyesinin tebliğ edildiği, en geç bu tarihte takipten ve dolayısıyla usulsüz tebligattan haberdar olduğunun kabulü gerektiğini, usulsüz tebligat şikayeti ile imzaya ve borca itirazının da reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda 23/11/2017 tarihli, 2017/931 Esas, 2017/1109 Karar sayılı kararı ile davacı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, kararın 04/12/2017 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşme örneği incelendiğinde; alıcının ..., satıcının ..., şahidin ... ve ... oldukları, ...’ın imzasının bulunmadığı, Çekmeköy, ... mahallesindeki ... ada,... parseldeki 558 m2arsada yapılacak olan inşaatta ki 9 nolu dairenin ...’a 110TL’ye satıldığı, 60.000 TL’nin peşin verileceği, 40.000 TL’nin temel atılınca verileceği, 10.000 TL’nin daire tesliminde verileceği, inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 1 ay içinde başlayacağı, toprak sahiplerine ne yapılacaksa aynısının yapılacağı, bu sözleşme karşılığında 110.000 TL teminat senedi verildiği, daire tesliminde senedin geri alınacağının kararlaştırıldığı tespit edilmiştir.Davacı tarafından dosyaya sunulan 25/06/2012 tarihli \"Tutanak\" başlıklı belge incelendiğinde; ... ve hissedarları arsasına taraflarınca yapılacak olan 12 bağımsız bölümden oluşan yapıda üst kat güney cepheye bakan dublex daireyi 132.500 TL bedelle ...’a sattığının yazıldığı, satıcının ..., alıcının ..., şahitlerin ... ve ... oldukları tespit edilmiştir.Davacı tarafından dosyaya sunulan 09/04/2012 tarihli \"Sözleşme\" başlıklı belge incelendiğinde; satıcının ...Ltd. Şirketi alıcıların...ve ... oldukları, ..., ... ve ...’ın şahit olarak imzaladıkları, satıcı şirketin yaptığı 7 katlı ve 4 dükkan  10 daireden oluşan projede 4 katta bulunan 7 numaralı, 100m² büyüklüğündeki normal bağımsız bölümün 110.000,00 TL bedelle ... ve ...’a satıldığı, 75.000,00 TL’nin peşin ödeneceği, dükkan katları çıktığında 25.000,00 TL ödeneceği, kalan 10.000,00 TL’nin teslimde ödeneceği, ödenecek 75.000,00 TL karşılığında aynı tutarda teminat senedinin satıcı şirket tarafından alıcılar ... ve ...’a verileceği, daha sonra ödenecek 25.000,00 TL için aynı tutarda senet düzenlenerek ...’a verileceği, tapu devrinde bu senetlerin geçersiz olacağı, daire teslimleri yapılmadığı takdirde senetlerin işleme koyulacağının kararlaştırıldığı, ekinde  Çekmeköy, ...mahallesi, 219 ada, 2 parsel yazan taşınmaz kat planının mevcut olduğu, 7 numaralı bağımsız bölümün işaretlendiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 14/12/2021 tarihli raporda; \"...İnceleme konusu senette sağda atılı iki adet borçlu imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu…\" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Yargılama devam ederken  davacı ... vefat etmiş, Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/09/2019 tarihli, 2019/619 Esas, 2019/596 Karar sayılı veraset ilamı ile mirasçılarının ..., ... ve ... oldukları tespit edilmiş, dosyaya sunulan Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 11/01/2020 tarihli, 2019/884 Esas, 2020/71 Karar sayılı kararı ile mirasçılardan... ve ...'ın mirası reddettiklerine anlaşılmış ve davacı olarak mirası reddetmeyen diğer mirasçı ... davacı olarak davayı takip etmiştir.Yine dava devam ederken davalı ... vefat etmiş, mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verilmiş, davacı tarafından mirasçılar davaya dahil edilmiş, dahili davalılar vekili Av. ...  tarafından vekaletnameleri sunulmuş, taraf teşkili bu şekilde sağlanmıştır.<br>GEREKÇE:Dava, bonodan kaynaklanan icra takibiyle ilgili borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının iddiası, icra takibine konu edilen bononun üzerindeki imzanın yargılama sırasında vefat eden davacı ...’a ait olmadığı ve bononun taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle verilen teminat senedi olduğuna ilişkindir. Adli Tıp Kurumu’ndan alınan ve denetime uygun bilirkişi raporu ile davaya konu bono üzerindeki imzanın davacı ...’a ait olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talepleri incelendiğinde; sunulan gayrimenkul satış sözleşmesi ve davalı tarafın beyanları ile bononun teminat senedi olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafın gayrimenkul satışı ile ilgili davacı tarafa ödeme yaptığını ispatlaması gerektiği iddiasıyla istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.İcra takibine ve davaya konu bono örneği incelendiğinde; bononun üzerinde teminat amacıyla düzenlendiğine dair bir açıklamanın mevcut olmadığı, 110.000,00 TL bedelle davalıların murisi ...’a gayrimenkul satıldığına dair sözleşmede davacının murisi ...’ın satıcı olarak yer almadığı, şahit olarak adına yer verildiği, sözleşmede alıcı ...’a verildiği belirtilen 110.000,00 TL bedelli teminat senedinin ... tarafından verileceğine dair bir açıklamanın bulunmadığı, davaya konu bonoda ise asıl borçlunun ... olduğu, gayrimenkul satış sözleşmesinde satıcı olarak görünen ...’ın bonoyu kefil olarak imzaladığı tespit edilmiş olmakla, bu durumda davacı tarafın davaya konu bononun teminat senedi olarak verildiğini ve senet bedelinin davalı tarafa ödendiğini ispatlayamadığı, diğer 25/06/2012 tarihli diğer gayrimenkul satış sözleşmesinde de ... satıcı olmadığı gibi, sözleşme bedelinin de davaya konu bono ile uyuşmadığı,  09/04/2012 tarihli sözleşmede de ...'ın satıcı olarak yer almadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin yerinde görülmeyen  istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b7af9bc092e625e","SID":"266830a48b9c5c17"}}