{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/850 <br>KARAR NO:2024/1978<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/03/2023<br>NUMARASI:2022/971 E. -2023/317 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (CMR Taşıma kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle  davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı ... AŞ   tarafından Almanya'da mukim  ...  firmasına  bakır tel cinsi  emtia satıldığını,    emtianın Almanya'da bulunan alıcısına karayolu ile  nakliyesinin parsiyel yük olarak davalı ...firmasının üstlendiğini, fiili taşımanın ise .../... plakalı araç ile  diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın nakliye sürecinde nakliyeyi gerçekleştiren aracın kaza yapması neticesinde  hasarlandığını,  hasar nedeniyle,  müvekkilinin dava dışı sigortalısına 2.860,00 EURO  tazminat ödendiğini, CMR'nin 17. maddesi ve3.maddesiuyarınca davalıların  emtianın  teslim alınmasından sonra varma yerinde teslimine kadar hasardan  sorumlu olduğunu, bu nedenle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalılar aleyhine  ... sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını,  davalıların icra dairesinin yetkisine itiraz etmeleri sebebiyle yetki itirazlarının kabul edildiğini, dosya tefrik edilerek, davalılardan... Nakliyat yönünden ... sayılı dosyası ile diğer davalı ... Lojistik yönünden ... sayılı dosyası ile davalılara ödeme emri gönderildiğini,  her iki davalının da ödeme emrine itiraz ettiğini, davalıların itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı.... AŞ vekili, savunmasında özetle;  dava konusu taşımadan sigortalı yükte hasar meydana gelmiş olsa bile, hasarın meydana gelmesinde taşıyıcı- davalının kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını,  davalının taşıma yaptığı.../... Plakalı aracın Almanya-Pasau'da seyir halinde iken, Bulgaristan-... plaklı araç tam kusurlu olarak  arkadan davalı aracı çarptığını, çarpma neticesinde hem araçta hem de araç yükünde hasar meydana geldiğini, kazanın bir başka aracın tam kusurlu bir şekilde arkadan çarpması sonucu meydana geldiğini, bu nedenle gerek CMR 17/2 maddesinde yer alan \" taşıyıcının önlenmesine olanak bulunmayan durumdan  \" kaynaklanması itibariyle, hem de  TTK'nun 876.maddesi hükmüne göre hasardan sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan teslim CMR'sindeki kayıtların örtüşmediğini, sigortalının hasarla ilgili yaptığı masrafların ve işçilik için 175,00 EURO  talep ettiğini, bu doğrultuda hasarın 175,00 EURO  harcama ile giderilebileceğinin kabul edilmesi gerektiğini savunarak,  davanın reddini istemiştir. Davalı  ... AŞ vekili, savunmasında özetle; CMR Konvansiyonunun 32/1  maddesi ilk cümlesinde CMR sözleşmesine göre yapılan taşımalardan doğan davaların bir yıl içinde açılması gerektiği belirtilerek zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunun kabul edildiğini,  aynı maddenin 1/a bendine göre zamanaşımı süresinin, emtiadaki hasarın niteliğine göre ve en erken teslim tarihinden itibaren işleyeceği düzenlendiğini, bu nedenle davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirketin uluslararası nakliye ve araç kiralama şirketi olduğunu, ... plakalı çekici ve...  plakalı dorse aracını 02/10/2015 tarihinde uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile  .... AŞ'ye kiraladığını, uzun süreli araç kirasında “işleten sıfatı” kiracıya ait olduğundan  kazada müvekkili  şirketin işleten sıfatının bulunmadığını, işleten sıfatı bulunanın meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiğini savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Büyükçekmece ... İcra Dairesinin 2022/16450  Esas sayılı ve Gaziantep İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyaları UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, ... A.Ş.'den davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemeye ilişkin dekont getirtilmiş, taraflardan dava konusu taşıma işine ilişkin belgeler istenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, uluslararası karayolu taşıma işinde ortaya çıkan zarar nedeniyle nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortacı tarafından sigortalıya ödenen hasar tutarının taşımacılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Aynı takip talebi ile Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine takip borçlularının yetki itirazı üzerine, Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile yürütülen icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı .... Şirketi olduğu, 2.860,00-Avro asıl alacak ve 8,23-Avro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.868,23-Avro alacak için ilamsız takip yapıldığı, davalının icra takibine 15/08/2022 tarihinde itiraz ettiği, Gaziantep İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile yürütülen icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı ... A.Ş olduğu,  2.860,00-Avro asıl alacak ve 8,23-Avro işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.868,23-Avro alacak için ilamsız takip yapıldığı, davalının icra takibine 28/10/2021 tarihinde itiraz ettiği görülmekle, davacının davalılar tarafından icra takip dosyalarına ayrı ayrı yapılan itirazların iptalleri için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.TBK'nin 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.İİK'nin 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre, alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu eksiklik kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında resen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı).Davacı tarafından, davalılar aleyhine girişilen icra takip dosyaları incelendiğinde, hem takip talebinde hem de ödeme emirlerinde, davacının alacağını yabancı para cinsinden istediği, herhangi bir şekilde harca esas değer veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, yabancı paranın aynen tazmininin istendiği, TBK'nin 99. ve İİK'nın 58/3 maddeleri uyarınca icra takibinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nin 114/1 maddesinde dava şartları sınırlı olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" hükmü ile diğer kanunlardaki dava şartlarına ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır.Sözü geçen Kanun'un 115. maddesi hükmü de \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.\" şeklinde olup buna göre Mahkemenin dava şartı eksikliği durumunda yapacağı işlemler düzenlenmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından davalılar aleyhine sigortalısına ödediği tazminat alacağının tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, davacı alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmekte iken bu zorunluluğa uyulmadığı, buna göre davacı vekili tarafından yöntemine uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği, yöntemine uygun bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davalarında özel dava şartı olduğundan davanın, HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca yöntemine uygun icra takibine ilişkin  özel dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece maddi vakıya aykırı tespit ve hatalı hukuki değerlendirmede bulunularak yabancı para alacağının TL karşılığının takip talebinde gösterilmediği yanılgısına düşüldüğünü,  eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı olarak hüküm kurulduğunu, davalılar aleyhine ... sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını,  yetki itirazı üzerine yetki itirazları kabul edilerek, ilgili dosyanın davalı ... AŞ yönünden...sayılı dosya numarasını, diğer davalı ... AŞ yönünden ise ... sayılı dosya numarasını aldığını, her ne kadar davalılar aleyhine başlatılan icra takiplerinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği değerlendirilmişse de söz konusu tespitin  hatalı olduğunu, maddi vakıaya aykırı olduğunu,  davalılar aleyhine ilk olarak ...  sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu takibin 2.860,00 EURO asıl alacak, 8.23 EURO  takip öncesi faiz olmak üzere toplam 2.868,23 EURO  üzerinden başlatıldığını, takibin  16.07.2020 tarihinde başlatıldığını, ... sayılı dosyası kapsamında  düzenlenen takip talebinde gerek yabancı para biriminin takip tarihi itibariyle güncel kur oranı gerekse de takip tarihi itibariyle takip çıkış miktarının Türk Lirası karşılığının takip talebinde yer aldığını,  bunun husus dosyada mübrez bulunan ve dilekçemiz ekinde tekraren sunulan takip talebi ile de sabit olduğunu, takibin açılış tarihi olan 16.07.2020 tarihinde, 1 EURO  kurunun TL karşılığının 7,8072 EURO olduğunu, düzenledikleri takip talebinde, bu kur miktarı belirtilerek takip tarihi itibariyle yabancı para alacağının TL karşılığı bedeli olan 22.392,84 TL'nin takip talebinde gösterildiğini,  İİK'nın 58.maddesine uygun olarak düzenlendiğini, ancak mahkemece bu husus göz ardı edilerek takip talebinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediği belirtilerek maddi vakıaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, uyuşmazlıkta davalılar  tarafından  sunulan borca itiraz dilekçelerinde  takip talebine  yönelik herhangi bir itirazda bulunulmamış, bu kapsamda icra hukuk mahkemesi nezdinde herhangi bir dava açılmadığını, davaya verilen cevap dilekçelerinde de  davalıların bu hususa ilişkin herhangi  bir itirazı olmadığını, taraflarca bu kapsamda herhangi bir itiraz olmamasına rağmen hatalı bir hukuki değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiğini, takip talebinde herhangi bir eksiklik veyahut hata olmadığını, ancak takip talebine dayanılarak hazırlanan ödeme emirlerinin  ilgili icra müdürleri tarafından düzenlenmekle birlikte alacaklı tarafın bu konuya müdahale etme hakkı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte icra müdürleri tarafından hazırlanan ödeme emirlerinde dahi herhangi bir eksiklik olması vb durumlarda da bunun borçlular tarafından icra mahkemesi nezdinde yapılacak olan  şikayet dava türünde çözümlenmesi gerektiğini, somut olayda bu kapsamda davalılar tarafından herhangi bir dava yoluna gidilmediği gibi sunulan itiraz ve cevap dilekçelerinde de herhangi bir itiraz da bulunulmadığını, aksinin kabulü durumunda, davalılar tarafından takip takip talebi var olan bir eksikliğe karşı şikayet yoluna başvurulmaması ve açılan itirazın iptali davasında davanın reddedilmesi durumunda, alacaklı olan kişinin alacağının zamanaşımına uğrama ihtimalinin kuvvetle muhtemel olacağını, takip talebinde eksiklik bulunmasına rağmen şikayet yoluna başvurmayarak açılacak olan itirazın iptali davasının reddolmasının akabinde alacağın zamanaşımına uğramasını hedefleyen borçlunun bu davranışı  TMK md.2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, sigortalıya ödenen tazminat bedelinin davalılardan rücen tazmini için nakliyat sigortacısı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı/alacaklı vekilince ilkin ... sayılı dosyası ile davalı/borçlular aleyhine 16.07.2020 tarihinde 2.860,00 EURO asıl alacak ve 8,23 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.868,23 EURO alacağın  takip tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile tahsili yönünde ilamsız icra takibi yapıldığı,   borçlu  ... şirketi  vekilince sunulan itiraz dilekçe ile borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilerek Büyükçekmece  icra müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürdüğü, borçlu ... şirketi  vekilince sunulan itiraz dilekçesi ile de borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilerek  Gaziantep icra müdürlüğünün yetkili olduğunun  ileri sürüldüğü, davacı/alacaklı tarafından yetki itirazları kabul edilerek yetkili icra dairesine dosyanın gönderilmesinin talep edildiği, davacı alacaklı vekili Av.... tarafından 16.07.2020 tarihinde e ima ile imzalanarak UYAP sistemine kaydı yapılan takip talebine istinaden ... ayılı dosyasından ve ... sayılı dosyasından borçlulara  ödeme emri gönderildiği,  her iki icra dosyasına borçlu vekillerince sunulan itiraz dilekçeleri  üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk lirası karşılığını içeren takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay, yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165) Anılan noksanlık; kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.12/05/1999 tarihli, 199/12-271 Esas, 1999/301 Karar).Somut olayda davacı tarafından ... sayılı dosyası ile davalı/borçlular aleyhine 16.07.2020 tarihinde 2.860,00 EURO asıl alacak ve 8,23 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.868,23 EURO alacağın  takip tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile tahsili yönünde ilamsız icra takibi yapılmıştır.Takip talebinde ve ödeme emirlerinde, yabancı para alacağının Türk parası karşılığı belirtilmediği gibi, davacı tarafından alacak doğrudan EURO cinsinden talep edilmiştir.İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3, BK'nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, UYAP sistemi üzerinden icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve daha sonra yetkili icra dairelerince gönderilen  ödeme emirlerinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü gerekir  (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin  2023/4310 Esas,  2024/4281 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04.05.2024 tarihli ve 2022/10534 Esas,  2023/3081 Karar sayılı kararı) Mahkemece HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığnıda, isabetli olmuştur.Her ne kadar davacı vekilince istinaf dilekçesi ekinde, aynı takibe ilişkin alacağın TL karşılığının da gösterildiği  16.07.2020 tarihli bir takip talebi örneği sunulmuş ise de  UYAP sistemi üzerinde icra dosyalarının incelenmesinde davacı vekilinin sunduğu bu takip talebine rastlanmadığı, bilakis  davacı alacaklı vekili Av.... tarafından 16.07.2020 tarihinde e imza ile imzalanarak sunulan ve 2.860,00 EURO asıl alacak,  8,23 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.868,23 EURO alacağın  takip tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile tahsili talebini içerir takip talebinin bulunduğu, kaldı ki sunulan takip talebi örneğinde davacı vekilinin imzasının da bulunmadığı görüldüğünden davacı vekilinin bu yöndeki beyanına itibar edilmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"380299832da50183","SID":"07b56ca1114d0334"}}