{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/439 Esas<br>KARAR NO\t:2024/885<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:29/07/2024<br>KARAR TARİHİ:18/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin muris ... ile dava dışı eşi ve oğulları tarafından 2011 yılında kurulduğunu, şirketin kuruluş sermayesi 62.950 TL olup sermayenin %53’üne tekabül eden 33.366 TL’sinin ...'a ait olduğunu, şirketin tek varlığının Mecidiyeköy–Şişli’de yer alan bir adet arsa olduğunu, şirketin tek faaliyetinin bu arsadan elde ettiği kira geliri olduğunu, ...'ın 08/04/2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edilen hisse devir sözleşmesi ile davalı şirkette maliki olduğu payların bir kısmını muvazaalı olarak dava dışı oğulları ... ile ...'a devretmiş olup işbu hisse devirlerinin iptali ve murisin terekesine iadesi talebiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, anılan dava dosyasından verilen kararın halen istinaf incelemesinde olup işbu kararın henüz kesinleşmediğini, davalı şirketin sermayesinin 05/11/2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile 62.950 TL'den 500.000 TL'ye çıkartıldığını, anılan sermaye artırımına davalı şirketin tüm ortakları, payları nispetinde katılmış ve murisin maliki olduğu payların da 215.027,80 adete yükseltildiğini, ...'ın 16.07.2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin sağlığında 215.027,80 adet payın maliki olup bu pay miktarının, davalı şirket sermayesinin yaklaşık %43'üne tekabül ettiğini, davalı şirketin 11.05.2015 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına ilişkin hazır bulunanlar listesinin tetkikinden bu durumun kolaylıkla anlaşıldığını, anılan tarih itibariyle davalı şirketin toplam 500.000 adet paya dağılmış esas sermayesinin dağılımının dava dilekçesinde belirtildiğini, Bodrum ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 11.09.2015 tarih ve ... E. ... K. Sayılı veraset ilamınına göre muris ...'ın mirası 4 pay itibar edilerek 1 payın dava dışı eşi ...'a, 1 payın dava dışı oğlu ...'a, 1 payın dava dışı ...'a 1 payın ise davacı oğlu ... ...'a ait olduğunun saptandığını, murisin ölümü ile davalı şirkette maliki olduğu 215.027,80 adet payı, davalı şirketin 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile haksız ve mesnetsiz bir şekilde mirasçılarına dağıtıldığını ve yapılan pay taksimatı sonucu oluşan ortaklık yapısının, davalı şirket pay defterine kaydedildiğini, davalı şirket Yönetim Kurulunca alınan kararın hukuksuz olduğunu, zira Yönetim Kurulu tarafından yapılan pay taksimatı sözü geçen veraset ilamında pay oranlarına aykırı olduğunu, kaldı ki murisin terekesi ne bir mahkeme kararı ile ne de tüm mirasçıların katıldığı bir miras sözleşmesiyle paylaştırılmadığından, murise ait şirket payları, yasal miras paylarına göre dahi mirasçılarına pay edilemeyeceğini, taraflarınca murisin davalı şirketin sermayesinin yaklaşık %43'üne tekabül eden 215.027,80 adet payının haksız ve mesnetsiz bir şekilde mirasçılarına dağıtılmasına ve şirket pay defterine işlenmesine dair alınan 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti ile pay defterinin eski hale getirilmesi talebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı şirketin genel kurulu, yargılama devam ederken, 16/10/2017 tarihinde şirket esas sermayesinin 500.000 TL'den 1.200.000 TL'ye çıkarılmasını görüşmek üzere olağanüstü toplandığını, sözü edilen toplantında genel kurul toplantısında dikkate alınan hazır bulunanlar listesinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin ortaklarından ...'ın davalı şirketin sermayesinin %43'üne tekabül eden paylarının hukuka aykırı bir yönetim kurulu kararı mirasçılarına dağıtıldığını, işbu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti talebiyle dava açıldığını, murisin paylarının tereke temsilcisi tarafından temsil edilmesi gerektiği işbu nedenle davalı şirketin gerçek ortaklık durumu dikkate alınmadan alınacak bir sermaye artırımı kararının hukuka aykırı olacağını, ortaklar genel kurulunun dikkatine sunulmuş ancak anılan toplantıda alınan 2 gündem numaralı karar ile davalı şirketin sermayesinin 500.000 TL'den 1.200.000 TL'ye artırılmasına karar verildiğini, murisin davalı şirkette sahibi olduğu payların yönetim kurulu kararı ile hukuka aykırı olarak mirasçılarına dağıtıldığından murisin davalı şirkettin esas sermayesinin %43'üne tekabül eden paylarının sermaye artırımına katılmasına (rüçhan hakkını kullanmasına) izin verilmediğini, zira açıkladığı üzere murisin payları hukuka aykırı bir yönetim kurulu kararı ile mirasçılarına dağıtıldığından (daha sonra kesin olarak eski hale getirilmesine hükmedilen) pay defterine göre murisin sermaye artışına katılacak herhangi bir payı bulunmadığını,  taraflarınca anılan genel kurul toplantısında alınan 2 gündem numaralı sermaye artırımı kararının iptali istemiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla dava açıldığını, 22/11/2018 tarihinde, murisin davalı şirketin sermayesinin yaklaşık %43'üne tekabül eden 215.027,80 adet payının haksız ve mesnetsiz bir şekilde mirasçılarına dağıtılmasına ve şirket pay defterine işlenmesine dair alınan 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti ile pay defterinin eski hale getirilmesi talebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. dosyası ile açmış oldukları davalarının kabul edildiğini,  anılan Mahkeme 22/11/2018 tarihli kararı ile davalı Şirket Yönetim Kurulu tarafından alınan 07/03/2016 tarihli (1) nolu kararın 6102 Sayılı TTK'nun 391/1 fıkrası uyarınca batıl olduğunun tespitine ve  kararın hükümsüzlüğü nedeniyle davalı şirketin pay defterindeki  önceki duruma getirilmesine karar verildiğini, anılan karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 05/10/2022 tarihinde kesinleştiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı (Yeni Esas:...) dava dosyası ile görülen davalı şirketin 16/10/2017 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin alınan 2 gündem numaralı kararın iptali istemi ile açmış olduğumuz davada ise 13/04/2023 tarihinde karar çıkmış ve Mahkeme  \"davalı şirketin 16/10/2017 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin 2 nolu genel kurul kararının iptaline\" karar verildiğini, kararın halen istinaf incelemesinde olduğunu,  davalı şirketin dava dışı ortaklarından ..., davalı şirkette maliki olduğu 120.000 adet şirket payını .... Noterliği'nin 14.12.2020 tarihli \"Anonim Şirket Bedelsiz (İvazsız) Pay Bağış Sözleşmesi\" ile tüm hak ve borçları ile davacıya devrettiğini, ne var ki tüm ihtarlarına rağmen davalı şirket anılan şirket paylarını davacı adına pay defterine işlemediğini, bunun üzerine taraflarınca devre konu payların ... ... adına davalı şirket pay defterine işlenmesi talebiyle.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E sayılı dosyası ile dava açıldığını,  anılan Mahkeme 23/03/2022 tarihli kararı ile \"dava dışı ... adına kayıtlı 120.000 adet payı iptal edilerek, bağış nedeniyle davacı ... ... adına şirket pay defterine kaydına karar verildiğini, işbu kararın halen istinaf incelemesinde olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kesinleşmiş karar uyarınca davalı şirket, pay defteri eski hale getirilmiş; ancak  pay defteri eski hale getirilirken büyük bir hukuksuzluk yapıldığını, şöyle ki; dava dilekçesi 3 numaralı maddesinde yer alan tabloya göre murisin kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edilen yönetim kurulu kararı ile mirasçılarına intikal eden payları davalı şirketin sermayesinin %43'üne tekabül ederken pay defteri eski hale getirilirken murisin terekesine iade edilen payları ise davalı şirketin sermayesinin %17,92’sine tekabül ettiğini, bunun nedeninin murisin paylarının mirasçılarına intikali ile pay defterinin eski hale getirilmesi arasında davalı şirket sermayesinin 500.000 TL'den 1.200.000 TL'ye çıkarılmasına ilişkin karar alınması olduğunu ancak sermaye artırımına murisin paylarının katılmasına izin verilmemesi nedeniyle anılan payların sulandırılmış ve murisin davalı şirketin sermayesindeki payı hukuka aykırı bir şekilde %43'den %17,92'ye düşürüldüğünü, anılan sermaye artırımı kararının da iptal edilmiş olup işbu kararın istinaf incelemesinde olduğunu, 24/07/2024 tarihi itibariyle davalı şirketin toplam 1.200.000 adet paya dağılmış esas sermayesi ve murisin işbu payının davalı şirketin esas sermayesindeki oranının dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde belirtildiğini, 24/07/2024 tarihli sermaye artırımı kararının davalı şirketin 24/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısının 5 gündem numaralı maddesi ile  şirket sermayesinin 1.200.000 TL'den 1.800.000 TL artırılarak 3.000.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiği, davacının anılan genel kurul toplantısına asaleten katıldığını ve iptalini talep etmiş oldukları işbu karara olumsuz oy kullanarak muhalif kaldığı hususları gerek toplantı tutanağına gerekse hazır bulunanlar listesine usulünce şerh etmediğinden, 24/07/2024 tarihli Genel Kurul Toplantısında dikkate alınan hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığı, olması gereken hazır bulunanlar cetveline göre sermaye artırımı kararı alınmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin sermayesinin 500.000 TL'den 1.200.000 TL'ye çıkartılmasına ilişkin alınan sermaye artırımı kararı iptal edilmiş olup işbu iptal kararı yerine getirilmeden yeniden bir sermaye artırımı kararı alınması mümkün olmadığından, davalı şirket borca batık olup TTK'nın 376. maddesinin işletilmesi gerekirken sermaye artırımı kararı alınması hukuksuz olduğundan ve dürüstlük kuruluna aykırı olduğundan sermaye artırımı kararının iptal edilmesi gerektiğini belirterek öncelikle ve ivedilikle davalı şirketin 24/07/2024 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin 5 gündem numaralı kararın yürütmesinin Mahkemenizin vereceği karar kesinleşinceye karar teminatsız olarak geri bırakılmasına, davalı şirketin 24/07/2024 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin 5 gündem numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine olmazsa iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekilinin tedbir talebinin Mahkememizin 12/09/2024 tarihli ara kararı ile kabulüne karar verilerek davalı şirketin 24/07/2024 tarihli olağan genel kurulunda sermaye artırımına dair alınan 5 nolu genel kurul kararlarının TTK 449 maddesine göre tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ... A.Ş'nin 24.07.2024 tarihinde alınan ve bu davaya konu olan sermayenin artırılmasına ilişkin genel kurulun 5 numaralı gündem maddesi, ilgili Sicile yazılacak yazıda da görüleceği üzere Türkiye Ticaret Siciline tescil edilmediğini, tescil edilmeyen bu 5 numaralı karar kadük olduğundan bu karar hakkında iptali talebiyle de davanın açılamayacağını, bu sebeple davacının davasının usulden reddi gerektiğini, kaldı ki sermaye artırımı yapılabilmesi için artırım paylarının tescilden evvel ödenmiş olması gerektiğini, dolayısıyla ortakların sermaye artırım paylarının 1/4'ünün tescilden  önce ödenmesi gerekirken, davalı şirket paydaşlarının bu yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı anılan bu gündem maddesinin kadük kaldığını, bu sebeple de sermayenin artırımına ilişkin genel kurulun aldığı bu karar kadük olduğundan iptalinin talep edilemeyeceğini, geçerli bir bir şekilde yürürlüğe giren bir karar olmadığından iptali talebiyle de dava açılamayacağını, bu sebeple davacı ...'ın tescil edilmeyen ve sermaye artırım payları ödenmeden alınan 5 gündem numaralı bu sermaye artırımı kararı aleyhine açtığı bu davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin kurucusu muris ...'dan kalan paylar, davacının iddia ettiğinin aksine “ölüme bağlı tasarruflar bir mahkeme kararı ile iptal edilip o mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçerlidir ilkesi” çerçevesinde, murisin vasiyetnamesine uygun olarak pay defterine kaydedildiğini, dava dışı muris ...'ın vasiyetnamesine uygun olarak şirket pay defterine işlenen paylara dayanak olan ilgili vasiyetnamenin iptaline yönelik davacının açtığı davanın reddedildiğini, kararın istinaf denetiminden de geçerek davacının haksızlığının sübut bulduğunu, dolayısıyla vasiyetnamenin iptaline yönelik davacı tarafından açılan bu davanın konusu alınan genel kurul kararı bakımından da usulsüzlügün söz konusu olmadığını,  murisin hisselerinin intikaline ilişkin davalı şirketçe alınan Yönetim Kurulu kararının iptali üzerine mirasçılara intikal eden paylar intikalden sonraki bedelli sermaye artırım kayıtları ve mahkeme kararı göz önünde bulundurularak muris ...'ın terekesine aynen iade edildiğini ve pay defterine de kayıt edildiğini,  davacı ... adına dava dışı ... yaptığı bedelsiz pay bağış sözleşmesinden vazgeçtiğinden davacının, geri alınan bu payların şirket pay defterine kaydedilmediği iddiasının haksız olduğunu,  davalı şirketin 24/07/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararı Türk Ticaret Kanunundaki toplantı ve karar nisabına uygun olduğunu, tüm payların temsil edilmek suretiyle alınan bu kararın davacı tarafından iptali talebi hukuka aykırı olduğundan reddi gerektiğini, sermaye artırım kararının, objektif iyiniyet kurallarına uygun olarak alınmış ve şirketin genel giderlerini ödeyebilmesi ve kar dağıtma amacına hizmet etmesi maksadıyla yapıldığını, davacının hem şirketin mali yapısının düzelmediğinden şikayet etmesi hem de mali yapısını düzeltmek adına davalı şirket tarafından alınan bu artırım kararına karşı çıkmasının çelişkili olduğunu, bu durumun davacının yalnızca şahsi mesele ve menfaatlerinden ötürü şirketin menfaatlerine aykırı bir tutum içinde olduğunun ve bu davayı kötüniyetle açtığının apaçık delili olduğunu, borca batıklık somut, belgelere dayalı ve gerçekçi olan bilgi ve ekonomik  verilerle tespit edilmesi gerektiğini, davacının bu bilgi ve belgelere dayanmayan iddiasının aksine davalı şirketin borca batık olmadığını, bu durumun mahkeme kararı ve son dönem enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş mali tablolarla sabit olduğunu, sermaye artırımı şirketler için bir haktır ve her zaman yapılmasının mümkün olduğunu, davacının davalı şirketin kurulduğu günden bugüne sermaye artırım cihetine gittiği iddiasına karşın davalı şirket yalnızca üç kez sermayesini artırmıştır ve sermayenin şirketin faaliyet hacmi gereğince yetersiz olduğunun/kaldığının anlaşılması sebebiyle ve mevcut ekonomik dengesizlikleri davalı şirket lehine dengelemek adına bu sermaye artırımlarının yapılmasının zaruri olduğunu, sermaye artırımı kararının, davalı şirketin mali yapısı için gerekli olup menfaatine uygun oranda bir artırım olduğunu, bu kararının yürütülmesinin geri bırakılması, şirketin sermaye artırma amacını tehlikeye düşüreceğini, bu bağlamda şirketin kazancının geciktirilmesi de şirketin ekonomik durumunu olumsuz etkileyebileceğini, davacının kötüniyetli olarak talep ettiği yürütmenin durdurulması talebinin reddi gerektiğini belirterek davaya konu genel kurulun 5 gündem numaralı sermaye artırım kararı paydaşların 1/4 peşin sermayeyi tescil öncesi yatırmadıklarından, tescil işlemi gerçekleşmemiş ve anılan karar kadük olmuştur. İşbu sebeple yürürlüğe girmeyen ve tescil edilmeyen karar yok hükmünde olduğundan bu iptal talebinin usulden reddine, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın usulden reddedilmemesi halinde ise davacının haksız davasının esastan reddine, bu minvalde davacının teminatsız olarak talep ettiği yürütmenin durdurulması talebinin reddine, kötü niyetli ve hiçbir hakkı olmamasına rağmen dava ikame eden davacı aleyhine HMK m. 329/2 gereğince 5.000 TL disiplin para cezasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dava, 6102 satılı TTK'nın 445. Maddesine göre anonim şirket genel kurul kararının iptali talebidir.<br>Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup,  .... ATM'nin ... Esas sayılı dosya, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosya, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosya UYAP suretleri, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.<br>Davacı, davalı şirketin 24.07.2024 tarihli genel kurulunda alınan 5 nolu sermaye artırım kararının iptalini talep etmiştir. Bilindiği üzere TTK 456/3. maddesine göre sermaye artırımına dair kararlar ticaret siciline üç ay içerisinde tescil edilmezse geçersiz hale gelir. Davalı beyanlarında bu kararın üç ay içinde tescil edilmediği kabul edildiği gibi, ticaret sicil müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda da dava konusu kararın ticaret siciline tescilinin talep edilmediği anlaşılmıştır. O halde, üç ay içerisinde ticaret siciline tescil edilmeyen bu karar kadük hale gelmiştir. <br>Anılan bu üç aylık süre henüz dava açıldığında dolmamış olup, dava devam ederken dolmuştur. O halde davanın devamında, dava konusu karar kendiliğinden hükümsüz hale geldiğinden, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Bu durumda HMK 331. maddesine göre yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin değerlendirilmesi gerekmiştir. Buna göre; davalı şirket ticaret siciline tescil ettirmeyeceği bir sermaye artırım kararı alarak eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Üstelik, davacının dosyaya ibraz ettiği 04.09.2024 tarihli dilekçe ekindeki yazıdan da anlaşıldığı üzere, davalı şirket davacıya alınan karar gereği sermaye artırım borcunu yatırması ihtarında da bulunmuştur. Bu sebeple HMK 331. maddesine göre yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafından karşılanmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 916,00 TL harç ve 256,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.172,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider ve delil avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren  2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0b336a1ecd39c9e","SID":"5b7066f7579057f1"}}