{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>   TÜRK MİLLETİ ADINA<br>   GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat ve Ara Ödeme Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t:***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat ve Ara Ödeme Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise müvekkil kooperatif üyesi olarak müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığını ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedellerinin talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, müvekkili kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağının bulunduğunu, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar  şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini,  müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi olduğunu ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağımıza karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin ***K. Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında \"üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek.\" olduğu hususunun hükme bağlandığını, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi *** Ada 1 Parsel B Blok Bağımsız Bölüm No:9'da kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kooperatif tarafından müvekkili aleyhine kesin maliyet bedelinin tahsil edilmesi amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyası ile alacak talebinde bulunulduğunu, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde, müvekkilinin davacı kooperatife borcunun olduğuna karar verildiğini, verilen bu karar müvekkili tarafından istinaf edildiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ***Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiğini, müvekkili tarafından verilen bu karara karşı yasal süresi içerisinde temyiz yasa yoluna başvurulduğunu,  Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ve 18.04.2022 tarihli ilamı ile \"...kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecektir. Bu durumda mahkemece eldeki davanın erken dava olduğu gerekçesiyle reddi ile masraf ve vekalet ücretinin bu doğrultuda sonuçlandırılması gerekirken...\" gerekçesi ile bozma kararı verildiğini, bu bozma kararı üzerine, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin*** Karar sayılı dosyası ile davanın \"erken dava\" gerekçesi ile reddine karar verildiğini, verilen bu karar 15.02.2023 tarihinde kesinleştiğini, davacı kooperatif tarafından müvekkilden talep edilen ve yukarıda özeti verilen kesin maliyet dosyası ile aynı zamanda aidat bedelinin de talep edildiğini, zira kooperatifin kesin maliyet bedelleri, iş bu dosyada talep edilen aidat kalemlerinden oluştuğunu, dolayısı ile iş bu davanın öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i hükmü gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline karşı açılan bu davada 2003 Nisan ayından itibaren dava tarihine kadar olan tüm aidat ve ek ödemelerin talep edildiği beyan edildiğini, açılan bu davaya karşı zaman aşımı itirazında bulunduklarını, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ve 25.02.2019 tarihli ilamında; \"...Kooperatif aidatları ay sonunda muaccel hale gelir. Kooperatif ile üyesi arasında kural olarak zaman aşımı işlemez ise de bu kural ortağın bağımsız bölüm talebinin zamanaşımına uğramaması nedeniyle ödenmesi gereken aidata ilişkindir. Ancak dava konusu olayda üst birlik tarafından talep edilen aidatın bu kuralın dışında olduğu bu nedenle TBK'nın 147/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla takip tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek muaccel ve zaman aşımına uğramamış aidatların hüküm altına alınması gerekirken, zaman aşımına uğramamış alacaklar için de zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...\" denilmiştir. Davacı tarafından talep edilen aidat bedelleri zaman aşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kooperatife üyeliği, eski üye ...’dan Kayseri 8. Noterliğinin 24.03.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı üye devir sözleşmesi ile 150.01.647 numaralı üyeliğin devralınması sonucu ile başladığını, üyeliği devreden ... tarafından, üyeliğe isabet eden ... Ada 1 Parsel üzerinde bulunan B Bloktaki 9 numaralı dairenin kesin maliyet bedeli 140.976,58TL ödendiğini,  bu ödeme üyeliği devreden şahıs tarafından yapıldıktan sonra ilgili taşınmaz 23.04.2014 tarihinde müvekkil tarafından devralındığını, bu tarihten itibaren de kendisine davacı kooperatif tarafından 2019 yılı Haziran ayına kadar hiçbir şekilde herhangi bir borç kaydı oluşturulmadığı gibi o tarihe kadar bir alacak talebinde de bulunulmadığını, yine müvekkilinin 21.04.2019 tarihli genel kurula kadar da hiçbir genel kurula da çağrılmadığını,  Hazirun cetvellerinde dahi ismi bulunmadığını,  müvekkilinden üyeliği devraldığı tarih olan 23.04.2014 tarihten dava tarihine kadar uzunca bir süre inşaat finansmanı için aidat istenilmediğini, bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde; bu yönde bir borç kaydı yer almamış olması müvekkilinin peşin bedelli üye olarak davacı kooperatif tarafından zımnen kabul edildiğini gösterdiğini, müvekkilinin son yapılan 24.06.2023 tarihli genel kurul da dahil olmak üzere hiçbir genel kurula davet dahi etmeyen, müvekkilinir üyeliği devraldığı ve eski üyeye toplu ödemeyi yaptığı 23.04.2014 tarihten dava tarihine kadar kooperatif defter ve kayıtlarında herhangi bir borç kaydı oluşturulmayan, aidat ve genel gider talebinde bulunulmayan, bununla ilgili ihtarname keşide edilmeyen, müvekkilinden davacı tarafça aidat istenmesi TMK 2'de izah edilen iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece müvekkilinin aidat ödemeli üye olduğu kabul edilecek ise, müvekkilin üyeliğini devraldığı ...’ın üyeliğin devredildiği 24.03.2014 tarihine kadar üyelik aidatlarını ödediği nazara alındığında müvekkilinin 24.03.2014 tarihinden önceki aidatlardan sorumlu olmayacağını, yine müvekkilinin üyeliği devraldığı ...'ın kesin maliyet bedeli olarak davacıya ödediği 140.976,58TL'nin dava tarihindeki güncel karşılığının da hesaplanarak mahsup edilmesi gerektiğini, yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle; müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın gerek usulden gerekse esastan reddine karar verilmesini,  yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. <br>Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olmakla;<br>Bilirkişi Prof. Dr. ***'dan alınan  13/02/2024  tarihli bilirkişi raporunda özetle; <br>Davalının 23.12.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediği ve bu maliyetten borcu <br> kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat <br> oluşması durumunda bahse konu 23.12.2011-30.04.2023 dönemi aidatlar toplamı 186.950 TL <br> olarak hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi dosyadaki hesap ekstresinde <br>gözükmemektedir.  <br>Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 23.12.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm <br> aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) davacının aidat alacağı (228.010 TL– 135.585 TL =) 92.425 TL olarak hesaplanmaktadır.  <br>Davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep etmiştir. Kooperatif genel <br> kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL (Ek <br> Tablo-4) olarak hesaplanmış olup davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmemektedir.  <br>Davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin defter kayıtları <br> incelendiğinde davalıya 429.220 TL borç tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Davalı ödemesi ise <br>135.585 TL olarak kayıtlıdır. Bu durumda davacının raporumuz ekindeki muavin defterlerinde kayıtlı <br>davalıdan olan alacak tutarı (429.220 – 135.585 TL=) 293.635 TL hesaplanmıştır,  <br>hususunda kanaatini bildirmiştir.<br> <br>Bilirkişi *** alınan  13/02/2024  tarihli bilirkişi raporunda özetle; <br>15  Haziran 2022 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanan 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı <br> Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanun ile Kooperatifler Kanunu’na eklenen geçici madde <br> 11 Anayasa Mahkemesi tarafından *** K. sayılı 16/02/2023 karar tarihli karar <br> ile Anayasanın 10. ve 48. Maddelerine aykırı olması gerekçesi ile iptal edilmiştir. Bu nedenle <br>incelemelerimiz Yargıtay 6. Hukuk dairesinin son içtihatları çerçevesinde yapılmıştır. <br>Yargıtay son içtihatlarında inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin <br>taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğini, bağımsız bölümleri teslim <br>edilenlerin istifa edebilecekleri yönündeki ana sözleşme değişikliğinin yok hükmünde olduğunu ve <br>maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yönünde karar <br>vermektedir.  <br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2101 E. 2023/1889 K. sayılı ilamında; “Konut sahibi olmak <br>isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. <br>Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma <br>hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından <br>geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği” <br>hususunun yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğine işaret etmiştir.  <br>Bu kararların temel dayanağının eşitlik ilkesi olduğunu söylemek mümkündür.  <br>Kooperatiflerde ortakların hak ve borçlarının dayandırıldığı temel ilke eşitlik ilkesidir. Bu <br>ilke Kooperatifler Kanunu’nun 23. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; <br>Hak ve vecibelerde eşitlik;<br>Madde 23 – Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler. <br>Bu eşitlik ilkesini hem mutlak hem nispi eşitlik olarak anlamak gerekmektedir. Mutlak eşitlik <br>dediğimizde anlaşılması gereken ortaklara aynı haklar ve aynı borçlar yüklenirken ortakların <br>katkısının, özverisinin veya ortakların içinde bulunduğu şartların bir etkisinin bulunmamasıdır. <br>Örneğin ortaklardan her birine, sermaye payları ne olursa olsun bir oy hakkı verilmesi durumunda <br>mutlak eşitlikten bahsederiz. Bunun yanı sıra iptal davası açma hakkı, sorumluluk davası açma hakkı <br>gibi haklar mutlak eşitlik esas alınarak tanınmış haklardır. Nispi eşitlik ise; farklı şartlar içinde <br>bulunan veya farklı özelliklere sahip olan ortaklara, belirli bir objektif ölçü kullanılarak, hak ve <br>menfaatin farklı ama göreceli olarak eşit şekilde sağlandığı ya da borcun farklı ama göreceli olarak <br>eşit şekilde yüklendiği hallerde söz konusu olur. Düşük aidat ödeyen ortağa düşük maliyetli, yüksek <br>aidat ödeyen ortağa yüksek maliyetli konutların tahsis edilmesi durumunda nispi eşitlikten <br>bahsedilecektir.  <br>Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki <br>genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak <br>şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali <br>ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) <br>Yukarıda da ifade edildiği üzere kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını tamamlar ve <br>amaçlarını gerçekleştirir. Bu nedenle bağımsız bölümün alınmış olması kooperatife aidat ödeme <br>borcunu sona erdirmez. Kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması durumunda kooperatifin <br>aidat toplamaya devam etmesi doğaldır. (Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)  <br>hususunda kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin 02/03/2024 tarihli dilekçesi  ile bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu, görülmüştür.<br>Mahkememizin 09/05/2024 tarihli celsesinde ;Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların ayrı ayrı tek tek değerlendirilerek genel giderler konusunda bir ayrıştırma yapılacağı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmekle,  bilirkişilerce yapılan ödemelerin endekslenip endekslenmediği noktasında değerlendirme yapılmasının istenilmesi üzerine dosyanın ek rapora gönderildiği görülmüştür.<br><br>Bilirkişi heyeti *** alınan 22/05/2024 tarihli ek raporda;<br>İtiraz-1: Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin <br>150.01.647 numaralı üyeliği devraldığını, üyeliği devreden ortağın 140.976,58 TL <br>kesin maliyet bedeli ödettiğini, bilirkişi raporunda 150.01.647 numaralı üyelik için <br>ödenen bedelin 135.585,28 TL olarak dikkate alındığını, davalı ödemesinin 5.391,30 <br>TL eksik hesaplandığını belirtmiştir.  <br>Değerlendirme-1: Kök rapor ekinde sunulan davalının <br>hesap ekstresi ve davalıya üyelik devri yapan ...’ın hesap ekstresi <br>incelenmiş ve davalının hesap ekstresinde yapılan toplam ödeme 135.585,28 TL <br>olarak tespit edilmiştir. Davalının belirtmiş olduğu 140.976,58 TL, kooperatifin daha <br>önceki maliyet çalışmasında belirlenen maliyet bedelidir. Bu tutardan 7.384,30 TL <br>eskalasyon farkı düşülerek ödenmesi gereken tutar 133.592,28 TL olarak tespit <br>edilmiştir. Davalının toplam ödemesinin 133.592,28 TL’si daire bedeline, 1.993,00 <br>TL’si ise mesken ve doğalgaz bedeli ile gecikme borçlarına mahsup edilmiştir. Kök <br>raporda yaptığımız hesaplamada ise davalının hesap ekstresindeki 135.585,28 <br>TL toplam ödeme olarak dikkate alınmıştır. Davalı vekilinin iddia ettiği gibi <br>140.976,58 TL ödemesi kayıtlı değildir.<br> <br>İtiraz-2: Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, genel kurullarda <br>peşin bedelli üye alımına yönelik genel kurul kararı bulunmadığı davalının peşin <br>bedelli üye olmadığına yönelik değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını <br>belirtmiştir. <br> <br>Değerlendirme-2: Davalı ve üyeliği devreden üyenin ödemelerini gösteren <br>hesap ekstreleri incelendiğinde yapılan ödemenin aylık düzenli aidat ödemesi olduğu <br>görülmektedir. Kök raporumuzda zaten genel kurulda alınmış bir peşin bedelli sabit <br>fiyatlı üye alım kararı olmadığı belirtilmiştir. Davalı vekilinin belirttiği müvekkilinin <br>zımnen peşin bedelli üyelik iddiasının takdir ve değerlendirmesi mahkemece <br>yapılmalıdır.  <br><br>İtiraz-3: Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, kooperatif genel <br>gider payına ilişkin zamanaşımı itirazına yönelik iddianın dikkate alınmadığını <br>belirtmiştir.  <br>Değerlendirme-3 Davacı kooperatif genel kurulları incelendiğinde inşaat <br>finansmanı için ayrı diğer giderler1 için ayrı aidat toplama kararı alınmadığı <br>görülmektedir. Kooperatifçilik uygulamalarında üyelerden toplanan aidatlar inşaat <br>finansmanına ve diğer giderlere harcanır, kesin maliyet aşamasında ise tüm giderler <br>hesaplamaya dahil edilerek üyenin ödeyeceği toplam maliyet bedeli bulunur. <br>Üyelerden ödenmeyen aidat alacağı talep edilirken de genel kurul kararı <br>doğrultusunda ödenmeyen aidatlar talep edilir. İnşaat finansmanı için ayrı genel <br>giderler için ayrı talepte bulunulmaz. Zaten gider türleri için ayrıştırılmış genel kurul <br>kararı da bulunmamaktadır.  <br>Ancak kesin maliyet çalışması yapıldıktan sonraki tasfiye döneminde alınan <br>aidat kararları tasfiyenin sonlandırılması sürecindeki genel giderleri karşılamaya <br>yöneliktir. Bu durumda kesin maliyet çerçevesinde inşaat finansmanı için ayrı, genel <br>giderler için ayrı talep söz konusu olabilir.  <br>Davacı kooperatifin aidat kararları incelendiğinde üyelerden inşaat finansmanı <br>için ayrı, genel giderler için ayrı veya borçlanma maliyetleri için ayrı ya da pazarlama <br>ve tanıtım giderleri için ayrı karar alınmamış ve ayrı bir bedel tahsil edilmemiştir. <br>Yargıtay’ın 5 yıllık zamanaşımını esas aldığı genel giderlerin, takdiri mahkemeye ait <br>olmak üzere tasfiye döneminde ortaya çıkan yönetim giderlerinin karşılanması <br>amacıyla üyelerden periyodik olarak tahsil edilen aidatlara ve genel kurulda alınan <br>ayrı yönetim gideri kararı uygulama imkanı olduğu düşünülmektedir. Kök <br>raporda belirttikleri tutarlar genel kurulda herhangi bir ayırıma tabi <br>tutulmadan alınan aidat kararları doğrultusunda hesaplanan tutarlardır.  <br>İtiraz-4: Davalı vekili müvekkilinin ödemiş olduğu tutarın dava tarihine kadar <br>endekslenmesi gerektiğini belirtmiştir. <br>Değerlendirme-4:Davalı vekilinin belirtmiş olduğu endeksleme uygulaması <br>kesin maliyet aşamasında teknik heyetçe yapılması gereken bir çalışmadır. Derdest <br>davanın konusu kesin maliyet olmadığı için ödenmesi gereken toplam aidat <br>tutarından ödenen tutarın mahsubu ile bakiye borç hesaplaması yapılmıştır, hususunda kanaatlerini bildirmişlerdir. <br><br>Bilirkişi ek raporundan birer suret taraflara  usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. <br>Davacı vekilinin 22/04/2024 tarihli dava değerinin ıslahına ilişkin ıslah dilekçesi ve ıslah harcını mahkememize  sunduğu, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat  borcu bulunduğunu ileri sürerek alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Alınan genel kurul kararları uyarınca davacının 213.425,00 TL  alacağı bulunduğundan davanın ıslah istemi dikkate alınarak, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca alınan ek rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,  yıllık %18 faiz işletilmesi isteminin ise feragat olması ancak yasal faizin %18 oranından yüksek olması karşısında yıllık %18 faizi geçmemek kaydı  ile yasal faiz uygulanmıştır. Mahkememiz kararına benzer mahiyette aynı nitelikte alacaklar için  Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin *** K. sayılı ilamları bulunmaktadır.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: <br>Davanın kabulü ile, 213.425,00  TL alacağın ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 oranını geçmemek kaydıyla uygulanacak yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince  alınması gerekli 14.579,06 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 179,90 TL ve ıslah harcı 3.642,00 TL 'nin mahsubu ile eksik 10.757,16 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL başvurma harç, 179,90 TL peşin harç ve 3.642,00 TL ıslah harcı  olmak üzere toplam 4.001,80 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.150,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, <br>Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 34.013,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/09/2024 <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır<br><br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c94e7374b892ad1","SID":"98f97ef37cb495ea"}}