{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t: 2024/3 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/1012<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/07/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/10/2024<br>Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili asıl dava yönünden mahkememize sunmuş olduğu 08/07/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %25 oranında hissedarı olduğunu, davalı şirkete ait 19/04/2019 tarihli ve ertelenen 24/05/2019 tarihli olağan genel kurul toplantılarında alınan kararların mutlak butlanla sakat olması nedeniyle iptaliyle davalı şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili birleşen dava yönünden mahkememize sunmuş olduğu 22/07/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirkete ait 28/06/2019 tarihinde tutulan olağan üstü genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle ayrı ayrı iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkememizin .... esas sayılı dosyası birleştirilerek mahkememizin ... esas sayılı dosyasına gönderilmiş ve yargılamaya mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.<br><br>Davalı vekili asıl ve birleşen dava yönünden dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçeleri ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, alınan genel kurul kararlarının yasaya ve şirket ana sözleşmesine uygun olduğunu, kararların iptalini gerektirir herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyeti  ... ve arkadaşlarına tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 26/06/2020 tarihli raporlarında özetle; \"19/04/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin gündem maddesinin TTK 413/3 maddesi gereğince finansal tabloların müzakeresine ilişkin olduğu, dolayısıyla söz konusu görüşmenin de TTK 420.maddesi gereğince ertelenmesi gerektiği, bu bağlamda ertelenmeyip görüşülen işbu kararın iptal edilmesi gerektiği, diğer maddeler yönünden iptali gerektirir herhangi bir aykırılığın söz konusu olmadığını\" teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.<br>Yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden dava konusu yapılan 19/04/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 4 nolu kararın TTK 413/3 maddesi gereğince finansal tabloların müzakeresine ilişkin olduğu, bu bağlamda söz konusu görüşmenin TTK 420.maddesi gereğince ertelenmesi gerektiği halde ertelenmeyip karar alınmasının kanuna aykırı olduğu, bu nedenlerle söz konusu maddenin iptal edilmesi gerektiği, aynı toplantının 5 ve 6.maddeleri yönünden davacı tarafın herhangi bir muhalefet şerhinin bulunmaması nedeniyle iptalinin istenemeyeceği, 24/05/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2 ve 4 nolu kararlar yönünden iptalini gerektirir herhangi bir hususun söz konusu olmadığı, 3 nolu karar yönünden toplantıda denetçinin bulunmasının TTK 407.maddesine göre zorunlu olmadığı, bu bağlamda bu hususa yönelik iptal isteminin yasal dayanağı bulunmadığı, birleşen dava yönünden dava konusu yapılan 28/06/2019 tarihli genel kurul toplantısına alınan ve iptale konu edilebilecek 3 ve 5 nolu kararların bilirkişi raporunda belirtildiği üzere şirketin yapısı, ekonomik durumu, bilançosu dikkate alındığında kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir durumun mevcut olmadığı, bu nedenlerle toplantıda alınan kararlara yönelik iptal isteminin de yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın tümden reddine karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM ... HD ... esas ... karar sayılı ilamıyla;<br>\"Dava dilekçe içeriklerinden davacının  HMK'nın 111. maddesi gereğince terditli dava açtığı anlaşılmaktadır. Davacının ilk talebi genel kurul kararının yokluğunun ve butlanının tespitine ilişkindir. HMK'nın 111/2. fıkrasında, mahkemece, davacının asıl talebinin esastan reddine karar vermedikçe, feri talebini inceleyemeyeceği ve hükme bağlayamayacağına yer verilmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Terditli davada,  davacılar ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini, feri talebini  ise asıl talebinin reddedilmesi ihtimali için yaparlar. Davacının asıl talebinin reddine karar verilmedikçe feri talebi hakkında karar verilemez. Mahkemece, davacının genel kurul kararının batıl olduğunun tespitine dair asıl  talebi hakkında bir değerlendirme yapılmalı, eğer asli talep yerinde görülmezse ancak o zaman iptal talebi bakımından,  değerlendirme yapılmalıdır. Buna karşın, davacının dava konusu genel kurullarda  alınan kararların TTK  butlanla malul olduğunun tespiti ile  iptalleri talebi yönünden ileri sürdüğü iddiaların her bir karar  yönünden ilk derece mahkemesince gerekçe oluşturulmaksızın, bilirkişi raporunun yeterli görüldüğü gerekçesiyle ve sadece  iptal isteminin reddi yönünde sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. <br>Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde  ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.<br><br>Somut olayda istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararında, yukarıda belirtildiği üzere dava konusu genel kurul kararlarının butlanla malul olduğunun tespiti aksi halde iptalleri  istemi yönünden davacı yanca ileri sürülen iddiaların her birinin her bir karar bakımından hangi nedenle yerinde görülmediği  değerlendirilmediği ve gerekçelendirilmediği ve yine  davacının ilk talebi olan dava konusu genel kurul kararlarının butlanla malul olduğunun tespiti istemi yönünden hüküm fıkrasında karar verilmediği anlaşılmaktadır. Karar bu haliyle istinaf incelemesine elverişli değildir.\" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen dava yönünden dava konusu yapılan kararların geçerlilik unsurları yönünden herhangi bir eksiklik bulunması nedeniyle butlan tespitinin reddine; alınan kararların iptali yönünde yapılan değerlendirme sonucunda 19/04/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 4 nolu kararın TTK 413/3 maddesi gereğince finansal tabloların müzakeresine ilişkin olduğu, bu bağlamda söz konusu karara ilişkin görüşmenin TTK 420.md gereğince ertelenmesi gerektiği halde ertelenmeyip karar alınmasının kanuna aykırı olduğu, bu nedenlerle söz konusu maddenin iptal edilmesi gerektiği, aynı toplantının 5 ve 6.maddeleri yönünden davacı tarafın herhangi bir muhalefet şerhinin bulunmaması nedeniyle bu maddelere yönelik iptal isteminin dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği, 2.madde yönünden yönetim kurulu faaliyet raporunun yıllık faaliyetler raporunun asgari içeriğinin belirlenmesi hakkındaki yönetmelik esaslarına uygun olduğu, esaslı hatalar içermediğinden maddenin iptalini gerektirir haklı bir nedenin bulunmadığı, 4.madde yönünden davacının bilgi hakkının ihlal iddiasıyla genel kurul kararı arasında illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenlerle maddenin iptalinin gerekmediği, 3 nolu karar yönünden toplantıda denetçinin bulunmasının TTK 407.maddesi kapsamında zorunlu olmadığı, bu nedenlerle denetçi bulunmaması nedeniyle iptal isteminin yasal dayanağının mevcut olmadığı, birleşen dava yönünden 28/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 nolu yönetim kurulu üyelerinin seçiminde toplantı ve karar nisabına uyulduğu, seçimin usulüne uygun olarak yapıldığı, yönetim kurulu üyeliğine engel bir durumun söz konusu olmadığı, 4.madde yönünden şirket şubesinde bulunan bir bölümün kapatılarak demirbaşların satışı yönünde yönetim kuruluna yetki verilmesinde herhangi bir usulsüzlüğün söz konusu olmadığı, gündemin 5.maddesi kapsamında yönetim kurulu üyelerine emek ve mesailerine karşılık ücret ödenmesi hususunun şirketin mali yapısı, şirketin iştigal konusu, üyelerin aynı zamanda icracı olarak çalışması nedeniyle belirlenen ücretin gelir transferi şeklinde değerlendirilemeyeceğinden iptalini gerektirir haklı bir neden bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>1-Asıl dava yönünden davacının butlan tespiti talebinin REDDİNE; terditli talebinin KISMEN KABULÜNE, davalı şirkete ait 19/04/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 7.maddesine ilişkin 4 nolu kararın İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br><br>2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>3-Davalıya yükletildiği halde davacı tarafından davanın açıldığı tarihte peşin olarak yatırılan 44,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 3.951,00-TL (Yargılama gideri ayrıntısı \"Tevzide dava açma gideri: 50,80-TL, tebligat-posta gideri ve bilirkişi ücreti: 3.900,20-TL\") yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre 978,62-TL nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davalı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br><br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;<br>7-Birleşen dava yönünden davacı tarafın asıl ve terditli talebinin ayrı ayrı REDDİNE,<br>8-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>10-Davalı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>11-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine<br>Dair tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br>*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cc02b5691f09d76","SID":"ca18e5a0dd3b2b6e"}}