{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/955 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1609<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/03/2020 (Dava) - 02/03/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/172 Esas - 2022/189 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/172 Esas-2022/189 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, 02/09/2017 tarihinde ... plakalı aracın seyir halindeyken, yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası gerçekleştiğini, müvekkili ...'ın yaralandığını, vücudunda kırıklar olduğunu, sigortalanan aracın sürücüsü olan davadışı ... hakkında İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/372 Esas-2019/1041 Karar sayılı dosyasından ceza verildiğini, maddi zararların tazmini için davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk aşamasından da bir sonuç alınamadığını, aracın ... nezdinde ZMMS poliçesinin mevcut olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza tarihi olan 02/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmak koşulu ile şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23.09.2020 tarihli duruşmada talep içeriğini; 200-TL geçici işgöremezlik, 200-TL kalıcı işgöremezlik, 50-TL tedavi gideri ve 50-TL bakıcı gideri olarak açıkladığı, alınan rapor üzerine da ıslah dilekçesi ile toplam talebini 27.073-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun söz konusu olmadığını, davacının müvekkili şirkete sağlık raporu ulaştırmadığı gibi şirket aracılığı ile alınmasına da yanaşmadığını, maddi tazminat taleplerinin davacıya açıklattırılması gerektiğini, sigorta poliçesinin sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu tarafın bizzat davacı olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının talebi gereği özür oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını, müvekkili şirket yönünden faiz başlangıcının güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten itibaren olacağını, avans faizi talep edilmesinin mümkün olmadığını, kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporuna göre sürücü ...'un, %20 oranında kusurlu ve yaya ...'ın, %80 oranında kusurlu olduğu, Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu heyeti tarafından düzenlenen raporda; 02.09.2017 tarihli olayda meydana gelen kalça kırıklarına (sol inferior pubik ramus ve sol asetabulum medial duvarında superior pubik ramus bileşke düzeyindeki kırıklar) bağlı olarak oluşan kalça asimetrisi nedeniyle meslekte kazanma gücündeki azalma oranının şahsın olay tarihindeki yaşına göre %12,1 ve rapor tarihindeki yaşına göre de %12,1 olduğu, şahsın tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 ay olduğu, aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın %20 kusur, %12,1 maluliyet, 3 aylık tıbbi iyileşme süresi ve davacının asgari ücretin üzerindeki gerçek gelirine oranı esasına göre yapıldığı, gerçekleşen kaza nedeniyle davacının yoksun kaldığı geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatının toplam 24.567,04-TL olarak hesaplandığı, bakıcı giderinin ise 2.506,27 TL olduğu, tespit edilen bu 27.073,31 TL maddi tazminat bedelinden (1.791,75 TL'nin geçici iş göremezlik + 22.775,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı + 2.506,27 TL bakıcı gideri olmak üzere) davalı ... şirketinin poliçe teminat limitleriyle sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sorumlu olduğu, SGK tarafından 1.264,85 ödeme yapıldığı, davacı vekilinin dava değerini arttırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı olarak 1.791,75 TL, kalıcı işgöremezlik tazminatı olarak 22.775,29 TL ve bakım gideri olarak 2.506,27 TL olmak üzere toplam 27.073,31 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile 1.791,75 TL geçici, 22.775,29 TL sürekli, 2.506,27 TL bakıcı giderlerinin davalı ... şirketinin limiti aşılmamak kaydıyla, toplamda 27.073,31 TL'nin sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmekle, sonuç olarak; DAVANIN KABULÜ İLE, 1.791,75 TL geçici, 22.775,29 TL sürekli, 2.506,27 TL bakıcı giderlerinin davalı ... şirketinin limiti aşılmamak kaydıyla toplamda 27.073,31 TL' nin sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili tarafından,\"....İlk derece mahkemesinin kararını gerekçelendirmediğini, bilirkişi raporlarına değinmekle yetinip itirazlarını değerlendirmediğini, itirazlarının neden kabul görülmediği hususlarında aydınlatılmadıklarını, davacı taraf, müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK' nın 97.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu, yapılan başvuruda, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun hazırlanmış ve maluliyet oranının varlığını gösterir sağlık kurulu raporunun yer almadığını, dolayısıyla ödeme yapılmasının da mümkün olmadığını, bu husustaki eksiklikler giderilmeden dava açıldığını, davacı tarafın maddi tazminat taleplerini belirli hale getirmemesi nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zira davasını HMK gereğince somutlaştırması gerektiğini, ayrıca gerekçeli kararda davanın sürekli ve geçici iş göremezlik talebine ilişkin olduğunun belirtildiğini, ancak kararın, bakıcı gideri yönünden de verildiğini ve hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusursuz olup atfedilen kusur oranının somut olaya aykırı olduğunu, kusura ilişkin ATK genişletilmiş uzmanlar heyetinden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'ın tam kusurlu olmasına karşın hatalı olarak %20 oranında kusur atfedildiğini, yayanın, ilk geçiş hakkını sigortalı araç sürücüsüne bırakmadığını, dosya kapsamında aksi yönde bir delil bulunmamasına karşın bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsünün seyrini teyakkuz halinde sürdürmesi, davacı yayaya karşı etkin tedbir alması gerektiği gibi tamamen soyut nitelikte tespitlerde bulunulduğunu, kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususların yargılamada dikkate alınmadığını, izah edilen tüm sebeplerle, dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na tevdii ile en az yedi uzmanın katılımı ile oluşacak genişletilmiş uzmanlar heyetinden kusur raporu alınması gerekirken eksik inceleme ile kurulan hükmün kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan sağlık kurulu raporu da Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenmesi gerekirken, kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiğini, raporun hatalı olarak Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tanzim edilmiş olup hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, sağlık kurulu raporunun hükme esas alınabilmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş olması gerektiğini, ancak raporun, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edildiğini, Yargıtay içtihatlarının da işaret ettiği üzere; Tıp Fakülteleri tarafından verilen özür oranına dair raporlarla karar verilmesinin yerinde görülmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aktüer bilirkişi raporunda hesaplamanın ZMMS Genel Şartlarına göre TRH 2010  yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, ancak teknik faiz uygulanmadığını, bilirkişi raporunda yer verilen pasif dönem hesabının hatalı olduğunu, hesaplamada AGİ'siz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmekte iken, hatalı ve hukuka aykırı şekilde asgari ücretin 2,35 katı esas alınarak hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda ayrıca sağlık kurulu raporunda bakıcı ihtiyaç süresi hesaplanmamasına karşın hukuka aykırı olarak bakıcı giderine dair tazminat hesabı yapıldığını, mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini ve hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, kaldı ki, kabul anlamına gelmemek üzere geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri gibi tedavi giderleri SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan işbu giderlerden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten itibaren başlayacağını, aktüer bilirkişi hesabı, temerrüt tarihine göre değil, en güncel hali ile yapıldığından faiz başlangıç tarihinin de aktüer hesaplamasının yapıldığı tarihten itibaren yapılacağını, yoksa hem güncel hesap yapılıp hem de geçmiş dönem için ayrıca faiz işletilmesinin, faize faiz yürütmek olacağını, kaldı ki davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebilmesinin de olanaksız olduğunu, ek olarak; ıslah ile arttırılan alacakların faizlerinin, ancak arttırıldığı tarihten itibaren işleyeceğini....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının yaya olarak karıştığı kaza nedeniyle karşı araç ZMM'si olan davalı ... şirketinden geçici/kalıcı işgöremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşılmakta olup, öncelikle mahkemece, davacının 23.09.2020 tarihli celsedeki talep açıklamasında belirttiği (FDHS) 50-TL tedavi gideri bakımından olumlu veya olumsuz hiçbir karar verilmemesi ve buna rağmen davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğunun belirtilmiş olması nedeniyle kararın re'sen kaldırılması gerekmiştir.  Yine, mahkeme kararında bilirkişi raporlarının aynen aktarılmakla yetinilip hiçbir gerekçe yazılmadığına dair itiraz da yerinde görülmüştür.<br>2-Davacının 2007 yılından beri yaşlılık aylığı aldığı SGK yazı cevaplarından ve gönderilen belgelerden anlaşılmakta olup, ayrıca davacının 1946 doğumlu ve kaza tarihinde 71 yaşında olduğu, kaza tarihinde ayrı bir işte çalışmaya devam ettiğine dair bir delil sunulmuş olmadığı, buna rağmen aktüer bilirkişi tarafından gelir durumu bakımından AGİ'siz asgari ücret yerine asgari ücretin 2,35 katı oranında gelire göre hesap yapıldığı, davalı tarafça süresinde aktüer raporuna itiraz edildiği görülmekle, bu yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazının kabulü gerekmiştir. Zira; pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olup, muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için asgari geçim indirimi bedeli dahil edilmemiş net asgari ücret olarak kabul edilip hesaplama yapılmalıdır.  (Benzer yönde bknz. Yargıtay 4. HD. 2021/22338 E. - 2022/9290 K.,  Yargıtay (kapatılan) 17.HD 2018/1108 E. - 2018/5522 K).<br>3-Bakıcı gideri bakımından; ATK maluliyet raporunda sürekli bakıma ihtiyacı olmadığının belirtildiği, geçici işgöremezlik süresi için ise bir saptama yapılmadığı, doktor olmayan bir aktüer tarafından bakıcı ihtiyacı süresi belirlenip hesaplama yapılmış olduğu görülmekle, mahkemece doktor bilirkişiden rapor alınarak değerlendirilmek üzere bu husustaki istinaf itirazı da yerinde görülmüştür.<br>4-Hesaplamanın 1,8 teknik faize göre olması gerektiğine dair itiraz bakımından yapılan değerlendirmede; yerleşmiş uygulamaya göre 1,8 teknik faize göre de değil, progresif ranta göre hesaplama yapılması gerektiği açık olmakla birlikte, aktüer raporunda %10 arttırım-eksiltim usulü ile progresif ranta göre de bir hesap yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı (tabloda tek bir iskonto uygulandığı) görülmekle, bu husustaki itirazın da -davalı taraf yararına oluşan tüm usuli müktesep haklar gözetilmek kaydıyla- mevcut bu hesap tarihindeki verilerle yeniden, ancak farklı bir aktüer bilirkişi eliyle progresif ranta göre denetime elverişli şekilde hesaplama yapılmak üzere kısmen kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>5-Mahkemece yazılan müzekkerede açıkça bu yönde talepte bulunulduğundan, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp ABD'nca düzenlenen maluliyet raporunun \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\" ne göre düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, kaza tarihi itibari ile esasen \"Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerekmekte ise de, davalı vekilinin de yargılama sırasında bu hususa itiraz etmemiş olması nedeniyle, istinaf aşamasında artık ileri sürülemeyeceğinden bu itirazın kabulü mümkün görülmemiştir.<br>6-Davalı vekilinin başvuru şartının gerçekleşmediğine dair itirazının, davacı tarafça davadan önce yapılmış usule uygun başvuru olduğunun saptanmasına göre reddinin gerektiği, yine kusur bakımından dosyadaki ve ceza dosyasındaki alınan tüm raporların birbirleriyle uyumlu ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle bu yöndeki itirazının da reddi ve ıslaha konu tutar bakımından da davalının temerrüdünün 12.01.2020'de gerçekleşmiş olması ve faiz başlangıcında bir hata bulunmaması nedeniyle bu itirazın da reddi (bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD. 2021/339 E.-2021/1280 K.,  Yargıtay (kapatılan) 17. HD 2019/5263 E.-2020/8614 K.) gerektiği anlaşılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/172 Esas - 2022/189 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Davalı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan 462,34 TL istinaf  karar harcının istek halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  06/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34f3cad8ebcbfffb","SID":"a4b0569820f8f88d"}}