{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1142 <br>KARAR NO: 2024/2013<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 15.12.2020<br>NUMARASI: 2016/926 Esas - 2020/862 Karar <br>DAVA: Alacak (Bankacılık işleminden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne  dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın Perpa şubesinden 10.350,000-TL'lik Rotatif Kredi kullandıklarını, kullanmış oldukları bu kredilerini ödeyerek kapatmak istediklerini, bu maksatla bankadaki mevduat hesaplarına 09/06/2016 tarihinde 7.760-TL'lik para göndererek, yine aynı gün itibariyle ve faks ile kredilerinin kapatılması talimatı verdiklerini ancak talimatlarının yerine getirilmediğini, bunun üzerine bir gün sonra 10/06/2016 itibariyle ikinci bir talimat daha gönderildiğini, davalı bankanın vadesiz hesapta bir gün beklettiği 7.760-TL ve müşteri çekleri ile POS cihazından tahsil ederek haksız yere blokede tuttuğu 1.196.697,38-TL ile kredi hesaplarını kapattığını, ancak verilen kapama talimatının gününde yerine getirilmemesi, çeklerin tahsil edilen bedelleri ile POS cihazından tahsil edilen paraların borca anında mahsubu gerekir iken bloke tutulmalarından ve borca geç mahsup edilmesinden ve taraflarından alınan haksız kredi tahsis komisyonu ücretinden  dolayı bankanın kendilerinden 67.697,32-TL'lik bir haksız kazanç elde ettiğini, davalı bankaya bu konuda ihtarname gönderildiğini ve 28/07/2016 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, ancak kendilerine bir ödemede bulunulmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, yargılama ve toplanacak delillerin değerlendirilmesi sonucunda haklı davalırın kabulü ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 67.697,32-TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 28/07/2016 itibariyle ticari avans faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı şirketin kredilerin kapatılması için hesabına göndermiş olduğu paranın 09/06/2016 tarihinde saat 15.50 civarında hesaplarına geldiğini, davacı firmaya kredi kapamasının 10/06/2016 tarihinde yapılacağının bildirilerek mutabık kalındığını ve işlemin ayın 10'nda gerçekleştirildiğini, davacı tarafın iddialarının aksi kendileri tarafından haksız kazanç elde edilmediğini, banka tarafından yapılan her işlemde tarafların mutabakatının bulunduğunu, aynı şekilde çeklerden ve POS cihazından elde edilen 1.196.697,38-TL'nin de davacının bilgisi dahilinde ve yazılı talimatları mutabakatında olduğunu, bankanın usulsüz bir işleminin bulunmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, hukuka, kanuna ve hakkaniyete aykırı davacı talebinin ezcümle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeler, ihtarnameler, cari hesap, yazışmalar, talimatlar, dekontlar, kredi belgeleri, defter ve belgeler ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş tüm dosya kapsamına göre alınan 11/02/2019 tarihli ilk,30/03/2020 tarihli  kök ve 30/10/2020 tarihli  ek  üçüncü bilirkişi raporları  hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında  imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden, davacıya rotatif  krediler kullandırıldığı, davacının tacir olup, kullandığı kredilerin ticari kredi olduğu hususunun ihtilafsız olduğu, davacı yanca,  09/06/2016 tarihinde, kullandırılan tüm kredilerin kapatılması için  kapama tutarı kadar hesaba para gönderildiği ve aynı tarihli talimat ile, kredilerin hesaba gönderilen tutar ile kapatılmasını talep ettiği, davalı bankanın, hesaba gönderilen tutar ile kredileri bir gün sonra 10/06/2016 tarihli ikinci defa gönderilen talimata istinaden  kapadığı ve davacının kredinin bir gün geç kapatılması nedeniyle faiz talebinde haklı olduğu ve bilirkişilerce hesaplanan tutarın, talebi gibi 3.588,51-TL.’nı talep edebileceği, davacının 09/06/2016 ve 10/06/2016 tarihlerinde, davalıya gönderdiği  talimatlar ile “toplam 7.760.000-TL. kredi bakiyelerinin  kapatılmasının” talep edildiği, bu tutarlar üzerinden kredinin kapatılmasının istendiği, kapama tutarlarına  herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, davacı yanca, davalı banka tarafından gönderilen hesap ekstrelerine itiraz edildiğine ve ihtirazi kayıt ileri sürüldüğüne  ilişkin dosyaya belge sunulmadığı,  sözleşmenin tamamlandığı, bankaların güven kurumu olması ve TTK 20. maddesine göre her tacirin ticari faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda oluşu göz önünde alındığında davacının yukarıda da açıklandığı üzere, diğer taleplerinde haklı olmadığı kanaati oluştuğu...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.588,51 TL’nın 28/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı banka ile mevcut çalışma biçimi nedeniyle müşterinin çek ve senet tahsilatları ile pos gelirlerinin kredi borcundan mahsubu gerekmekte olup, ayrıca yazılı talimat aranmasına gerek bulunmadığını, POS üyelik sözleşmesinde tahsilatların kredi borçlarına mahsup edileceği hükmü bulunmakta olup, bilirkişi tarafından tespit edilen akdi hükme rağmen talimat aranması hukuka aykırı olduğunu, Bir güven kurumu olan davalı bankanın, akdi ilişkideki hakim durumunu kötüniyetli kullanmış ve keyfi uygulamalar yaparak haksız kazanç temin ettiğini, davalı bankaya gönderdikleri talimatların hükümde göz ardı edildiğini, Çalışma biçimini tek taraflı değiştiren bankanın bu tarihten sonra talimat gerektiğini müvekkiline bildirmesi gerektiğini, Fazla faiz taleplerinin hatalı hesaplamaya değil, davalı banka tarafından kendi internet sitesinde ilan ettiği kapatma bedellerinden daha fazla tahsilat yapıldığına ilişkin olduğunu,  Süresinde delil listesi sunmayan davalının delillerinin hükme esas alınamayacağını, kredi tahsis ücretinin haksız tahsil edildiği her üç raporda da tespit edilmiş olup, bu husustaki taleplerinin reddinin isabetli olmadığını, Davaya konu taleplerinin bilirkişi heyetince uygun bulunmuş olup, aleyhe kanaat sunan bilirkişi raporlarının bu tespitleri görmezden geldiğini, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hele tespit edilen fazla faiz ve kredi tahsis ücretinin hükme konu edilmemesinin de yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar  verilmesini istemiştir. Davalı  vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin de karar verdiği üzere; müvekkili bankaca fazladan faiz/komisyon tahsilatı yapılmadığını, kabul edilen tutar yönünden kararın haksız olduğunu, kredi kapama işleminin davacının onayı ve mutabakatı ile 10.06.2016 tarihinde yapıldığını, Müvekkili bankanın mevduat hesaplarında biriken paraların anaparaya mahsup edilmemesi konusunda sorumluluğu yoluna gidilmemesinin isabetli olduğunu,  Müvekkili bankanın keyfi uygulamalarda bulunduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, Müvekkili bankanın, davacı şirketin talimatı ile hareket etmiş olup, kredilerin geç kapatılması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümüyle  reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacıya davalı tarafından kullandırılan krediler kapsamında, kredinin kapatılmasında davlı yanca haksız ve fazladan tahsil edildiği ileri sürülen faiz ve komisyon tutarlarının tahsili istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince istinaf, davalı  vekilince yasal süresi içinde katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı davalı ile imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca farklı tarihlerde rotatif krediler kullanıldığını, bir başka bankadan temin edilen kredi ile 09.06.2016 tarihinde kredi borcunun kapanması talimatı verilmesine rağmen, davalı yanca bir gün sonra 10.06.2016 tarihinde kapama işlemi yapılarak bir gün geç kapama sonucu fazladan 3.588,51 TL fazla faiz tahsilatı yapıldığını, yine sistemde gözüken faiz tutarından 20.332,26 TL fazla faiz tahsilatı yapıldığını, davacının müşteri çek ve senet tahsilatları ile  pos cihazı  tahsilatlarının kredi borcuna mahsup edilmeksizin gelirsiz  hesapta tutulması sonucu ödenmeyen krediler nedeniyle davalı bankanın 41.151,55 TL fazla tahsilat yapmış olduğunu, bunların dışında davalı bankanın haksız olarak 2.625,00 TL haksız kredi tahsis komisyonu tahsilatı yaptığını ileri sürerek, davalı bankanın haksız tahsil ettiği bu tutarların tahsili talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince yargılama sürecinde birden fazla bilirkişi raporu ve ek raporu alınarak, davanın kısmen kabulü ile kredi borcunun talimata rağmen bir  gün sonra kapatılması sonucu fazla tahsil edildiği hesaplanan  3.588,51 TL yönünden davanın kabulüne, diğer alacak istemleri yönünden davanın  reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karara karşı davacı vekilince reddedilen alacak kalemleri yönünden istinaf, davalı vekilince kabul edilen alacak tutarı yönünden katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince reddedilen kalemlerden müşteri çek ve senetleri ile pos cihazı tahsilatları ile davacı müşterilerinden tahsil edilen tutarların, davalı banka tarafından kredi borcu ödemesine sayılmaması  nedeniyle uğranılan zarar kaleminin de talep edildiği, bu yönde alınan bilirkişi raporlarına davacı yanca itiraz edildiği,  bu şekilde yapılan tahsilatların kredi borcuna mahsubu için davacının genel  yazılı talimatı aranmasının gerekmediği, çünkü taraflar arasındaki önceki uygulamanın bu şekilde yürüdüğü, davalı müşteri temsilcisi değişimi sonucu bu durumla karşılaşıldığı, davalı ile kredi  ilişkisinde  davalının önceki  kayıtları incelenmesi halinde bu hususun teamül olarak uygulandığının ortaya çıkacağını, kaldı ki  taraflar arasında imzalanan  pos üye iş yeri sözleşmesi hükümleri uyarınca pos cihazı tahsilatlarının kredi borçlarına mahsup edileceğine dair açık  hüküm bulunduğunu, buna göre pos tahsilatlarının kredi borcuna mahsubu için açıkça talimat verilmesi şartı aranamayacağını ileri sürerek itiraz etmiş, kurulan hükme de bu yönüyle istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacının bu yönde bilirkişi raporlarına itirazı raporlarda karşılanmadığı gibi, mahkemece kurulan hüküm gerekçesinde de tartışılmamış, davacının bu yöndeki iddiasına niçin değer verilmediği açıklanmamıştır. Bu yönüyle alınan bilirkişi rapor içerikleri hüküm kurmaya elverişli olmadığı  gibi, ilk derece mahkemesi karar gerekçesi de yeterli gerekçeyi içermemektedir. Buna göre mahkemece taraflar arasında imzalandığı ileri sürelen pos üye iş yeri sözleşmesi de dosyaya kazandırılarak, pos üye işyeri sözleşmesi hükümleri incelenerek, üye iş yeri sözleşmesi kapsamında davacı müşteri çek ve senetleri ile üye iş yeri pos cihazı tahsilatlarının davacının kullandığı kredilere davacı talimatı gerekmeksizin mahsubu gerekip gerekmediğinin, yine davacı iddiası kapsamında taraflar arasındaki kredi ilişkisi kapsamında daha önce müşteri çek ve senetleri ile pos cihazı tahsilatlarının ayrıca talimat alınmaksızın davalı yanca kredi borçlarına mahsup edilip edilmediğinin, bu surette taraflar arasında uygulama ve teamül oluşup oluşmadığı hususunda, gerekirse banka kayıtları da inceletilerek uyuşmazlığı çözecek nitelikte denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucu gidilmesi gerekecektir. Yine davacı yanca haksız kredi tahsis ücreti tahsil edildiği ileri sürülerek bu kaleme yönelik alacak talep edilmiş, ilk derce mahkemesince alınan bilirkişi raporları kapsamında davalının tacir olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca kredi tahsis komisyonu alınabileceği gerekçesiyle bu kalem alacak yönünden de davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6 maddesinde alınacak tahsis ve komisyon ücretinin düzenlendiği ancak açıkça bir tutarın yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu tür uyuşmazlıklarda, sözleşmede oran veya miktar belirlenmemiş ise davalı banka ile diğer bankaların uygulaması araştırılarak bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, davacıdan talep edilebilecek ortalama miktar konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınarak, alınan masraflar konusunda 5411 Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve ... sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu ilgili tebliğ hükümleri de dikkate alınmak suretiyle davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, kesintinin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı ile iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekmektedir (Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı ilamları).  Bu durumda mahkemece davacının kullandığı kredinin niteliği  de gözetilerek, haksız tahsil edildiği ileri sürelen kredi tahsis komisyonu yönünden benzer banka uygulamaları ve oranları  araştırılıp, davalının davacıdan tahsil ettiği kredi tahsis komisyon tutarının kadri maruf olup olmadığı da değerlendirilerek, gerekirse bu konuda da bilirkişi raporu alınmalıdır. Oysa mahkemece emsal banka uygulamaları araştırılmadığı gibi alınan bilirkişi raporlarında  da bu yönde açıklama ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına etkili delil niteliğindeki üye iş yeri sözleşmesi ve ekleri dosyaya kazandırılarak, yine haksız tahsil edildiği ileri sürelen kredi tahsis komisyon tutarı yönünden emsal banka uygulamaları araştırılarak,  hüküm kurmaya elverişli ve denetlenebilir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için, tarafların diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 26.12.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92f352d86e2c5c0b","SID":"814058424843bdf8"}}