{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1074 <br>KARAR NO: 2024/1924<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 13.12.2023<br>NUMARASI: 2023/747 Esas - 2023/992 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı, birleşen davanın davalısı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... ile SGK Başkanlığını aleyhine Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/63 Esas sayılı dosyasında hizmet tespit davası açtığını, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenilmesi üzerine mahkemece ihya davası için süre verildiğini ileri sürerek, ...nün sicilinde kayıtlı ...nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini istemiştir. Asıl dava davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesine göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.İş mahkemesinde davalı olan şirketin, şirket genel kurulunca alınan karar sonucu tasfiye sürecine girerek terkin edilmesi nedeniyle, davanın tasfiye memurununa da yöneltilmesi gerektiğinden tasfiye memuruna yönelik Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1000 Esas sayılı dosyasında açılan davanın, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik açılan dava ile birleştirildiği ve taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür. Birleşen dava davacı, dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limied Şirketi'nin ihyası için açılan davada, tasfiye memuruna yönelik dava açmak için süre verildiğini ileri sürerek, davanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/747 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı tasfiye memuru, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, tüm dosya kapsamından  davacının ihyasını istediği şirket aleyhine Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/63 Esas sayılı  dosyasının olduğu, davacının işbu davayı açmasında hukuki yarar  anlaşılmakla...\" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicilinin ... sırasında kayıtlı ...nin Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/63 Esas sayılı dosyası ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547 maddesi gereğince önceki tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına, karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talebin 20 yıl öncesine ait olup zamanaşınımına uğradığını, davacının erken emeklilik gibi bir takım menfaatler elde etmek için gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, şirketin tüm işçilerin sigortalılıklarını süresinde bildirdiğini, sigorta başlangıcının geç bildirildiğinin kanıtlanması gerektiğini, ticaret mahkemesinin bu konuda karar verme yetkisi bulunmadığını, buna rağmen mahkemenin iş mahkemesi yerine geçerek karar verilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın. reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince, ek tasfiye işlemleri için şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafa, iş mahkemesinde açtığı davada, tasfiye sonucu terkin edilen şirket hakkında ihya davası açılması için süre verildiği, davacının sadece sicil müdürlüğüne karşı dava açtığı ancak tasfiye memuruna da dava yöneltilmesi gerektiğinin belirtilerek verilen süre üzerine birleşen davanın açıldığı, birleşen davada davalı gerçek kişinin şirketin tasfiye memuru olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, ihya hükmünün yerinde olup olmadığı ile iş mahkemesinde değerlendirilmesi gereken, hizmet tespiti ile sigortalılığa ilişkin değerlendirmelerin ihya davasında yapılıp yapılmayacağına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/63 Esas sayılı dosyasında, tasfiye sonucunda terkin edilen şirkete yönelik dava açıldığı, mahkemenin 12.07.2023 tarihli ara kararı ile davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacı tarafça asıl davada yalnızca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünü hasım  göstererek ihya davasını açmış olduğu, mahkemenin ara kararı gereğince şirketin tasfiye sonucu sicilden terkin edilmesi nedeniyle davacı vekiline şirketin son tasfiye memuruna yönelik birleştirme talepli dava açılması yönünden süre verildiği, davacı vekili tarafından bu amaçla davanın açıldığı, mahkemenin 19.10.2023 tarihli kararı ile her iki dosyanın birleştirildiği görülmüştür  ... 14.06.1984 tarihinde tescil edildiği, tasfiye memuru ...'ın şirketlerin tek ortağı olduğu, şirketin tasfiye kararı alarak tasfiye sonucunda 16.03.2023 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu sebeple davanın TTK 547. maddesi gereğince açıldığı anlaşılmıştır.  Mahkemece, dosya içerisine gerekli bilgi ve belgeler celp ibraz ettirildikten sonra davaların kabulüne ve ek tasfiye işlemleri için davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin yeniden ihyasının davada talep edilen dava konusu ile sınırlı olarak tesciline, davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. Davacı, ihyası istenen şirket aleyhine Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/63 Esas sayılı dosyasında, hizmet tespiti talepli dava açmış, davalı şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2023/63 Esas sayılı dosyasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava ile sınırlı  ihya kararı verilmiştir. Bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalılar  vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu,  ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. TTK'nın 541 ve devamı maddelerine göre terkin edilen şirketin ihyasında bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle  yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının  usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.  Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır.  Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumludur. Diğer yandan, istinaf başvurusunda ileri sürülen, sigortalılığın tespiti davasındaki zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ile hizmet tespiti davasının geçerli delillerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı, bildirilmemiş hizmetin bulunup bulunmadığı hususları ihya davasının konusu değildir. Bu talepler, ihya kararından sonra şirketin davalı olarak yer alacağı hizmet tespiti davasında değerlendirilecektir. İhya davasında, ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu değerlendirilecektir. Şirketin derdest bir davası bulunması ve taraf teşkilinin sağlanması  bir ihya nedeni olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar ve ve gerekçesi yerinde olup, davalı tasfiye memuru vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a3cc947b15f2386","SID":"c9b95fe62ea146a5"}}