{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1175 <br>KARAR NO: 2024/1996<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/04/2021<br>NUMARASI: 2015/334 Esas - 2021/289 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın vesaik mukabili yapılan ithalat işlemi sırasında gerçeğe aykırı olarak düzenlenen transfer bildirimi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı KKDF, KDV ve İdari Para Cezasını toplam 22.617,99 TL. olarak, asıl alacağa da takipten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsil edebilmek için davalj aleyhine 20.01.2015'de başlattığı icra takibine İlişkin Anadolu ... İcra Müdürlüğünü nün E.... sayılı dosyasına takip borçlusu (derdest davalının da davahsı olan ...Bankası A.Ş tarafından yapılan itirazla ilgili dilekçe intikal etmemiş olmakla birlikte, davacı vekili 27.02.2015'de harçlandirdjğı dava dilekçesinde (davacının adına gönderilen malın bedelini davalı bankaya ödemek ve dava dışı satıcıya mal hedefinin transfer edildiğine dair belge ile diğer vesaiki teslim almak suretiyle ithalatını 11.11.2014 gerçekleştirdiği mala ait bedelin aslında satıcıya transfer edilmediğinin, transfer yazısının ise gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkması üzerine, davalının verdiği transfer yazısını kullanmak suretiyle ithalatı sonuçlandıran davacı aleyhine Erenköy Gümrük Müdürlüğü tarafından 18.12.2014 tarihi itibariyle cezai işlem uygulandığını ve ek olarak 19.023,00 TL. KKDF, 3.425,00 TL. KDV ile 78,00 TL tutarında idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, davacının vesaik mukabili yapılan ithalat işlemi sırasında gerçeğe aykırı olarak düzenlenen transfer bildirimi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı KKDF, KDV ve İdari Para Cezasını toplam 22.617,99 TL. olarak tahsil edebilmek için davalı aleyhine icra takibi de başlattığım, ancak) davalının \"Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayısı üzerinden yürütülen İcra takibine konu borca, işlemiş ve işleyecek faizine/ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurması üzerine işbu davanın açılması/zarureti doğduğunu, haksiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini ve davalı aleyhine takip tutarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın iddiasının aksine davalı Banka şubesinin yetkililerince dava konusu mala ait bedelin dava dışı ihracatçıya transfer edildiğinin davacı şirket yetkililerine beyan edilmediğini, davalı Banka' nın ilgili şubesi tarafından yapılan vesaik mukabili transfer bedelinin davacı şirketin hesabından düşmesi sebebiyle gümrük yazısı ve şubeye 03.06,2014'de intikal eden, 11.11.2014 tarihinde de karşılığı ödenen tüm evrakların, aynı gün davacıya teslim edildiğini, ancak bu durumun ithalat bedelinin karşı tarafa transfer edildiği anlamına gelmediğini; hal böyle olmakla birlikte davacının 11.11.2014 tarihli vesaik mukabili transfer yasısı ve evraklarla birlikte adına gönderilen malı gümrükten çekmek için şubeden ayrıldığını, aynı gün öğlenden sonra davalı Bankanın Dış İşlemler Müdürlüğü tarafından işlemin ... listesine takıldığının ve bedelin ilgili bankaya gönderilemediğinin belirtilerek vesaik ve gümrük yazısının müşteriye teslim edilmemesinin, edildiyse geri istenmesi gerektiğine dair email geldiğini, durumun davacının yetkililerine duyurulduğunu, ancak netice alınamadığı için Gelir İdaresi Başkanlığınca Türkiye Bankalar Birliğine gönderilen talimat doğrultusunda işlemin mal mukabiline ve vadeli işleme dönüşeceği, KKDF ödenmesi ve makbuzunun ibraz edilmesi gerektiği konusunda davacının uyarıldığını, ancak işlemin vesaik mukabili olarak sonuçlandırdığının bildirilmesi üzerine davalının durumu 24.11.2014 tarihi itibariyle, ithalat bedelinin transferinin uluslararası yaptırımlar sebebiyle ihracatçının bankasına ulaştırılamadığmm, 2 + 5 günlük sürenin aşılması nedeniyle işlemin vadeli ithalata dönüştüğünün Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ne bildirildiğini, davalı bankanın herhangi bir kusuru, hukuka aykırı eylemi bulunmadığını, davacının bilgisi dâhilinde dava dışı ihracatçıya transferi yapacak olan bankanın ... listesine takıldığına dair davalı banka tarafından 13.11.2014'de bir yazı da düzenlendiğini, davacının KKDF için gümrükçüsüne 76.000,-TL. gönderdiğini, bu durumun davacının bedel transferinin gerçekleşmediğinden haberdar olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ihracatçının bankasının uluslararası yaptırım uygulanan bankalardan olması nedeniyle işbu davada tartışılan ithalat bedelinin transferinin gerçekleştirilemediğini, bedel transferinin ancak 05.12.2014 tarihinde dava dışı ihracatçının Amerika'da bir bankaya paranın gönderilmesini talep ettikten sonra gerçekleştirildiğini ve bedelin gönderilebildiğini, bu süreçle davacı adına tahakkuk ettirilen KKDF ve KDV ile uygulanan cezadan dolayı davalının kusuru olmadığını, herhangi bir sorumluluğu da doğmadığını öne sürmek suretiyle) Yüce Mahkememden Özetle, somut olayda davalı atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığından itirazın iptali istemi ile ikame edilmiş olan davanın reddine karar verilmesini; haksız yere takip başlatan davacı aleyhine takip tutarı üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dava dosyasına intikal eden bilgi ve belgelere göre;Rusya'da faaliyet gösteren dava dışı ... unvanlı ihracatçının veya davacı ithalatçının davalı Banka\"nın şubesine ya da Dış İşlemler Müdürlüğü'ne 03.06.2014 ~ 11.11.2014 tarihleri arasında (yani 03.12.2014'den önce) \"Amerikanda herhangi bîr banka adı belirtmediği\", Davalının da 03.06.2014'de kabul ettiği evraklar için Amerika\"daki muhabiri aracılığıyla Rusya'daki ihracatçıya yapılacak transferin 29.07.2014\"de duyurulan ... listesine takılması halinde \"bu listede yer almayan bir banka şubesi bildirilinceye kadar geçen süreden\" sorumlu olmayacağını bildirmediği, Davalı Banka'nın Dolayoba Şubesine 03.06.2014'de intikal eden vesaikte \"ihracatçının bankası belli olduğu\" (gelen vesaiki kabul ettiği ve kabul ettiği vesaikte görünen bankanın 29.07.2014'de ... Sektörel Yaptırımlar Kimlik Listesf ne eklendiğinden haberdar da olduğu) halde; ithalatçı konumundaki davacının, adına gönderilen mala ait vesaiki alabilmek için transfer talimatını verdiği 11.11.2014\"e kadar geçen süre zarfında, davalının kendisine verilecek transfer talimatını hangi banka aracılığıyla yerine getirebileceğinin \"organizasyonunu yapmadığı\" Davacının yaptığı ödemeye ve davalı bankanın düzenlediği transfer dekontuna göre Rusya\"daki dava dışı ihracatçının (\"ihracat geliri karşılığı\" olarak) 12.11.2014' de valör kazanacak şekilde hesabına intikal etmesi gereken vesaikin bedelini, bir şekilde tahsil edebilmek için 03.12.2014 tarihinde farklı bir banka bildirmek zorunda kaldığı, Bu yüzden de davalı bankanın (davacının bedelini fiilen ödediği, herhangi bir kaynak kullanmadığı ve gümrük formalitelerini de kendisine teslim edilen evraklara ve mal bedeli transferinin gerçekleştirildiğine dair yazılı bildirimine istinaden vesaik mukabili ödeme şekline göre tescil ettirdiği gümrük beyannamesine kayden tamamladığı halde; davalının \"transferi gerçekleştiremediğini\" fark edip) vesaik mukabili işlemi vadeliye dönüştürdüğü ve neticesinde davacı ithalatçı adına somut olayla ilgili IM190185 tescil sıralı gümrük beyannamesi kapsamında Erenköy Gümrük Müdürlüğü tarafından KKDF ve teferruatı için ödeme emri tebliğ edildiği sabit bulunduğu anlaşılmış ancak davacı  adına Erenköy Gümrük Müdürlüğü tarafından  \"ödeme vadesi\" 26.01.2015 olarak gösterilmek suretiyle amme alacaklarına ilişkin (tebliğ tarihinden itibaren 7 gün süreli) Ödeme Emri tebliğ edildiği sabit olmakla birlikte, davacının asıl alacak olarak davalı aleyhine 20.01.2015\"de başlattığı icra takibine konu ettiği bu miktarı fiilen hangi tarihte ödediği, ödemeyle ilgili saymanlık makbuzu delil olarak sunulmadığından, dava ve icra dosyası münderecatı üzerinden belirlenememiş bu nedenle de Mahkememizce davacı vekiline ödeme belgesini ibraz etmek üzere celselerde birden ziyade süre verilmiş ise de ödeme belgesinin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmış ve davanın tahakkuk eden idari para cezasını ödediği ispat edilemediği...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ihracatçı firma bankasının uluslararası yaptırım uygulanan bankalardan olması nedeniyle ithalat bedelinin transferinin gerçekleştiremediğini, ithalat sebebiyle KKDF ödenmesinden muaf olunması için gerekli olan ithalat bedelinin transferinin süresinin geçmesi nedeniyle müvekkili bankanın mevzuat gereği durumu gümrük müdürlüğüne bildirdiğini, dolayısıyla müvekkili bankanın hukuka aykırı herhangi bir eylemi dava konusu olayda bulunmadığını, İlk derece mahkemesinin ret gerekçesi dışında, davacıya tahakkuk ettirilen idari cezalar   kapsamında davalının sorumlu olmadığı ve davalıdan tahsilinin talep edilemeyeceği  gerekçesine de yer verilmesi gerektiğini, Davacı şirketin, kendisine defaatle transferin süresi içerisinde mevzuat gereği gerçekleştirilemediği bu nedenle ithalat işleminin mal mukabili satışa dönüştüğü ve KKDF ödemekle yükümlü olacağı ikaz edilmesine rağmen ithalat işlemini gerçekleştirdikten sonra yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu KKDF'yi müvekkili bankadan talep etmesinin kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın belirttikleri gerekçelerle reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı banka aracılığı ile vesaik mukabilinde yapılan ithalat işlemi sırasında gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği ileri sürülen transfer bildirim belgesi nedeniyle davacı aleyhine oluşun KKDF, KDV ve idari para cezasının davalıdan rucuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine   ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı davalı banka aracılığı ile ithalat yaptığını,  ihracatçı şirketten ithal edilen malların bedelinin ihracatçı şirket bankasına yatırılmak üzere davalı bankaya ödendiğini, davalı bankanın mal bedelinin ihracatçı hesabına ödendiğini bildirdiğini ve bu transfere ilişkin belge ve vesaikleri davacıya teslim ettiğini, ancak davalı banka tarafından düzenlenen mal bedelinin ihracatçı firmaya teslim edildiğine dair belgenin gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, müvekkilinden tahsil edilen tutarın ihracatçı şirket banka hesabına yatırılmadığının ve evrakın gerçek hilafına düzenlendiğinin ortaya çıktığını, bu nedenle davalı banka tarafından düzenlenen belgeleri kullanarak ithalat işlemlerini yapan davacıya Erenköy Gümrük Müdürlüğünce ek tahakkuk ve buna bağlı olarak idari para cezası, KKDF ve Kdv düzenlendiğini, davacı aleyhine  tahakkuk eden  bu tutarlardan davalı bankanın sorumlu olduğu ileri sürülerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davının açıldığı anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesince yapılan yargılama sonucu, davacının idare tarafından aleyhine düzenlenen ve tahakkuk ettirildiğini ileri sürdüğü idari cezayı ödediğinin kanıtlanmadığı, dolayısıyla davalıdan istirdadını talep edebileceği alacağı kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraflardan davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.  Davalı vekilince mahkeme gerekçesine yönelik istinaf talebinde bulunulmuş, red gerekçesi dışında davacıya tahakkuk ettirilen idari cezalar  kapsamında davalının sorumlu olmadığı ve davalıdan tahsilinin talep edilemeyeceği  gerekçesine de yer verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince,  davacının idare tarafından aleyhine düzenlenen ve tahakkuk ettirildiğini ileri sürdüğü idari cezayı ödediğinin kanıtlanmadığı, dolayısıyla davalıdan istirdadını talep edebileceği alacağı kanıtlamadığı  gerekçesiyle dava reddedilmiş olup, davacının ödemeyi kanıtlamaması nedeniyle istirdada konu alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği de gözetildiğinde, mahkemelerce birden fazla gerekçe ile hüküm kurulması usule aykırı olacağından, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Davalı vekilince davanın reddi kararı uyarınca lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince davacı yanca istirdada konu tutarın ödendiği hususunun kanıtlanmaması nedeniyle, kanıtlanmayan davanın reddine karar verildiği de gözetildiğinde, davacının takipte kötü niyeti sabit görülemeyeceğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49b4a73c22be02d1","SID":"6e27689724cf4e9d"}}