{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/974 Esas<br>KARAR NO: 2024/2053 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2021<br>NUMARASI: 2019/423Esas-2021/918Karar<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  \"müvekkili bankanın Ferahevler Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... San. Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden krediler tesis edilerek kullandırıldığını, söz konusu kredi sözleşmesine davalı/borçlu ... ve ... müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, söz konusu kredilerin ödenmesi amacıyla davacısı borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı/borçlu ... ve ...'e Sarıyer ...Noterliği'nin 06.02.2019 tarihli ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek hesap özetleri ile birlikte borçlulara gönderildiğini, eki hesap özetinin borçlulara tebliğ edildiğini, davalı borçlu ... San.ve Tic. Ltd. Şti ve kefilleri ..., ... hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız takip yoluyla takibe geçildiğini, davalı/borçlular hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasından yapılan takiple ilgili olarak asıl alacağa ve takip konusu alacağın tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiklerini ve akakibinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, 6102 sayıli Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesindeki düzenleme gereğince, bu Kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, işbu dava açılmadan önce müvekkil banka, davalı/borçlular ile arabulucuk görüşmelerinin gerçekleşmediğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından yapılan takibe karşi yaptığı haksız ve dayanaksız itirazının iptalini, takibin devamına borçlunun 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından davaya cevap verilmediği ancak vekilleri aracılığı ile icra müdürlüğüne hitaben vermiş oldukları itiraz dilekçesinde borcun tamamına ve ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi   kararında;\"Mahkememizce belirlenen uyuşmazlık konuları çerçevesinde birinci bilirkişinin sunmuş olduğu 20/10/2020 tarihli rapor içeriğine göre \"davacı bankanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasından 12/03/2019 tarihinde ilamsız icra takibinde; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu ticari kredilerden kaynaklanan davalı kefil ... ve ...'in söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarından doğan tüm borçlardan ... 2.500.000.00 TL, ...'in 1.250.000 1.875.000.00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu oldukları, davacı bankanın yapılan hesaplamalar sonucunda bulunan borç tutarının davalı kefillerin kefalet limiti kapsamında kaldığı, davalı asıl borçlu ve kefilllerin temerrüd tarihlerinin farklı olması nedeniyle davacı bankanın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı asıl borçlu ve davalı kefil ...'den tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibari ile, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu ticari kredilerden kaynaklanan kredilerden dolayı, borç tamamen ödeninceye kadar 648.827 TL asıl alacak üzerinden % 40 oranında temerrüt faizi istenebileceği, borç tamamen öndeninceye kadar (4.090.00 TL asıl alacak üzerinden % 24.24 oranında temerrüt faizi istenebileceği, davacı bankanın yapılan hesaplamalar sonucunda bulunan borç tutarının davalı kefillenn kefalet limiti kapsamında kaldığı, davalı asıl borçlu ve kefilllerin temerrüd tarihlerinin farklı olması nedeniyle davacı bankanın yukanda açıklanan nedenlerle davalı kefil ...'den tahsilde tekerrür olmamak üzere kaydı ile takip tarihi itiban ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu ticari kredilerden kaynaklanan kredilerden dolayı, borç tamamen ödeninceye kadar 648.82777 TL asıl alacak üzerinden % 40 oranında temerrüt faizi istenebileceği, yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tam sayfa fotokopisi sunulmadığı, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmede çek depo talebine ilişkin net bir ifadeye rastlanılamadığı,asıl borçlu ile kefillerin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle aşağıdaki Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı bankanın çek depo talebinin yerinde olmadığı\" şeklinde görüş bildirmiştir. Adı geçen raporun taraflara tebliğ olunmasından sonra ise Mahkememizce oluşturulan 10/12/2020 tarihli ara karar ile \"davalı asıl borçlu ve davalı kefillerin temerrüt tarihlerinin farklı olduğu halde önceki ara kararı uygun olarak her bir davalının takip tarihi itibari ile sorumlu olduğu , nakdi ve gayrinakdi alacaklar ile ilgili kalemlerin ayrı ayrı tespit olunmaması, davalı kefiller yönünden \"davacı bankanın kefillerden çek bedelini depo talebi olmadığı \" yönünde takip talebinde açık ve net beyanının olduğunun dikkate alınması, sunulan raporun 6.sayfasındaki temerrüt faizinin hesaplanmasına dair Yargıtay ilamlarının, dayanak sözleşmenin 10.maddesine belirtilen \" bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranı % 50 fazlası\" ibareleri karşısında birebir emsal olmaması, kredi kartlarının  ilişkin TCMB tarafından deklare edilen ve uygulanması zorunlu olan ve fiilen uygulanan akdi faiz oranlarını uygulanması gerektiğine dair düşüncenin \"bankacılık uygulamaları\" çerçevesinde  gerekçelendirilmesi, bu gerekçe açıklanırken somut kredi işlemi ile ilgili ihtarname içerikleri ve dayanaklarındaki akdi faizin % 27 olup olmadığının dahi dikkate alınarak bankanın \"dayanak kredi için tespit edilen akdi faizden daha yüksek bir temerrüt faizi uygulayıp uygulamadığı,\" bu oran üzerinden % 50 artış yapılıp yapılmadığının dikkate alınması, akabinde ve sonuç olarak geçen duruşmanın ara kararına uygun olarak her bir davalının sorumlu olduğu, takip talebinde belirtilen her bir miktar yönünden ve yine mümkünse tablo halinde açıklama yapılarak bilirkişiden ek rapor alınmasına\" dair ara karar oluşturulmuştur. Bu defa bilirkişi 15/03/2021 tarihli ek raporunda ise \"davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin, davalı ... Ltd.Şti ve kefil ...'in İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına yapmış olduklan itiraz nedeniyle davacı bankanın davalı asıl borçlu ve kefilden 12.03.2019 takip tarihi itiban ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Mahkemece de kabul edilmesi halinde 648.827.77 TL asıl alacak, 22.492.70 TL işlemiş faiz ve 1.124.63 TL. BSMV olmak üzere toplam 672.445.10 TL alacaklı olduğu, faiz yönünden 788.16 TL BSMV yönünden 39,41 TL fazla talebinin yerinde olmadığı, 648.827.77TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 39 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BMSV'nin davalı kefilden istenebileceği, davacı bankanın davalı asıl borçludan borçludan 22.330,00 TL lik çek depo talebinin yerinde olabileceği, davacı bankanın çek sorumluluk bedellerinden alacağına ilişkin, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti ve kefil ...'in İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına yapımış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalı asıl borçlu ve kefilden 12.03.2019 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Mahkemece kabul edilmesi halinde 14.090.00 TL asıl alacak 188.13 TL işlemi faiz ve 9,41 TL BSMV olmak üzere toplam 14.287.54 TL alacaklı olduğu, aşkın bir talebinin bulunmadığı, 14.090.00TL, asil alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 39 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'nin davalı kefilden istenebileceği, davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin, davalı kefil ...'ün İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.saylı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalı kefilden 12.03.2019 takip tarihi itibari ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Mahkemece de kabul edilmesi halinde 648.827,77 TL asıl alacak, 3.222.38 TL işlemiş faiz ve 161.12 TL BSMV olmak üzere toplam 652.211,27 TL alacaklı olduğu, faiz yönünden 20.058,48TL BSMV yönünden 1.002.92 TL,fazla talebinin yerinde olmadığı, 648.827.77TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 temerrür faizi ve bu faizin %5 davalı kefilden istenebileceği, davacı bankanın banka çek sorumluluk bedeli yönünden davalı kefil ...'ün İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip bedellerinden alacağına ilişkin, davalı dosyasına yapmış olduklan itiraz nedeniyle davacı bankanın davalı asıl borçlu ve kefilden 12.03.2019 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kabul edilmesi halinde 14.090,00 TL asıl alacak, 188,13 TL işlemiş faiz ve 9,41 TL BSMV olmak üzere toplam 14.287.54 TL alacaklı olduğu, aşkın bir talebinin bulunmadığı, 14.090.00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 39 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV'nin davalı kefilden istenebileceği\" şeklinde görüş bildirmiştir. Ek raporun dahi tebliğ olunması sonrası davacı vekili beyanlarını tekrar ile yeni bir bilirkişiden yeni rapor alınmasını talep etmiş, bu arada kat ve temerrüt tarihinde emsal faize ilişkin eksiklikler tamamlanmış, ilk atanan bilirkişinin hazırlamış olduğu 19/10/2020 tarihli raporda davacı bankanın çek depo talebinin yerinde olmadığının belirtildiği; ancak aynı bilirkişinin birinci ve ikinci ek raporlarında ise bu konuya ilişkin farklı bir hesaplama yaptığı gibi ilk raporundaki görüşünü devam ettirmediği, bu konuya ilişkin gerekçeli bir açıklama ise yapmadığı, ayrıca ilk atanan bilirkişinin birinci ek raporda kefil yönünden temerrüt faiz hesaplanmasına dair görüşünde de ısrar etmediği gibi farklı bir durumun ortaya çıkmış olduğu, yine faiz uygulamasına dair Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin son uygulamaları çerçevesinde kök ve ek raporlar arasında da farklılık oluştuğu dikkate alınarak ikinci defa bilirkişi incelemesi yapılmasına\" dair ara karar oluşturulmuştur. İkinci bilirkişi ise Mahkememizce oluşturulan ara karar çerçevesinde yapmış olduğu incelemede takip tarihi itibariyle nakdi alacağı kredi lehtarı şirket ve kefil ... yönünden ayrı ayrı ele alarak ticari krediler yönünden ve çek taahhüt bedeli tazminat kredisi yönünden ayrı ayrı hesaplamalar yapmış, yine davalı kefil ... yönünden dahi aynı kredi kalemleri yönünden tek tek inceleme yapmış, akabinde gayri nakdi çek taahhüt bedeli yönünden ise mevcut sözleşme hükümlerini irdelemek suretiyle raporunu sunmuştur. Buna göre bilirkişi hazırlamış olduğu 17/10/2021 tarihli raporunda her bir borçlu yönünden ve takip talebine konu her bir kredi yönünden ve yine her bir borçlu yönünden ayrı ayrı yapmış olduğu incelemeler sonucunda nakdi krediler bakımından kredi lehtarı şirketle kefil ...'den ticari nitelikteki krediler bakımından 648.827,77 TL'nin talep edilebileceğini, yine talep edilebilecek işlemiş temerrüt faizi ve BSMV dikkate alındığında ise 672.629,60 TL'nin talep edilebileceğini; çek taahhüt bedeli tazmin kredisi bakımından ise talep edilmesi gereken asıl alacak miktarının 14.090,00 TL olup işleyen temerrüt faizi ve BSMV dikkate alındığında ise 14.287,54 TL talep olunabileceğini; buna mukabil davalı kefil ... yönünden ticari nitelikteki krediler yönünden asıl alacak tutarının 648.827,77 TL olup, işleyen temerrüt faizi ve BSMV dikkate alındığında talep edilmesi gereken toplam alacağın 667.094,29 TL olduğunu; buna makabil çek taahhüt tazmin miktarı bakımından talep edilmesi gereken asıl alacak miktarının 14.090,00 TL ile işlemiş akdi faiz ve BSMSV dikkate alındığında ise talep edilebilecek miktarın 14.287,54 TL olduğunu; gayri nakdi çek taahhüt bedelinin ise davalı kefillerden sözleşmedeki hükmün içeriğinin el verişli olmaması nedeniyle talep olunamayacağını belirtmiştir. İkinci bilirkişi raporunda nakdi krediler yönünden hesabın kat ve temerrüt faizinin her bir davalı borçlu yönünden ayrı ayrı incelendiği, varlığı tartışmasız olan sözleşme içeriğine göre ise davalı kredi lehtarı şirkete taksitli kredi, tek hesap, çek taahhüt bedeli tazmin kedisi ile gayri nakdi çek taahhüt bedeli kredisinin kullandırıldığı, yine kat ihtarının hangi borçluya hangi tarih itibariyle tebliğ edildiği saptandığı, temerrüt faiz nedeniyle içeriklerinin dikkate alındığı, asıl borçlu şirket yönünden gerek sözleşme hükümleri ve gerek diğer hususlar dikkate alınmak suretiyle tek tek gerekli hesaplamaların yapıldığı, esasen bu hesaplamaların fahiş olmayan küçük bir miktar hariç sonuç itibariyle birinci bilirkişi ...'un 15/03/2021 tarihli ek raporuyla dahi uyum içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı gerçek kişi kefiller yönünden ise nakdi kredi yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kefil olan davalı gerçek kişi kefillerin konumu dikkate alınarak raporda hesaplama yapılmış olup bu hesaplama tarzı da Yargıtay uygulamasına uygundur. Nitekim Yargıtay 19. H.D.'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere; \"26 Kasım 2013 tarihinde yürürlükte bulunan, 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TTK yasa tasarısının 7. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 2. cümle ilgili olarak kanunlaşma sürecinde verilen önerge ve kanunun gerekçesinde  kefile alacağın ve borcun yerine getirilmediğinin ihbarı gerektiği, ihbar edilmeden asıl borçlunun temerrüdü yönünden kefillerden temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilmiştir. Eklenen bu fıkra 6762 sayılı eski TTK’nunda bulunmayan yeni bir hükümdür. 6102 sayılı TTK’nun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde  bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefiller kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir.\" Somut olayda davalı kefiller gerçek kişi, dava dışı asıl borçluyla birlikte ve bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlar çerçevesinde mahkememizce itibar eden miktardan sorumludur. Öte yandan davalı gerçek kişinin konumları dikkate alındığında kefaleti bu yönden dahi geçerlidir. Buna göre bankacı bilirkişiler, davalı kefiller yönünden yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda açıklanan tebliğ tarihlerini dikkate alınarak hesaplama yapmış olup kefiller yönünden bu noktada farklı farklı hesaplamalar yapılmıştır. Özelikle gerek ikinci bilirkişi raporu gerekse bu rapor ile uyumlu bilirkişi ek raporunda davacı nakdi alacaklarının Yargıtay HGK'nin benimsemiş olduğu yönteme uygun olarak davacının alacağının kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, kat tarihinde bulunan alacağa temerrüt tarihine (kat ihtarının  kefile tebliği ile verilen sürenin sonu) kadar akdi faiz ve ferilerinin uygulanması, temerrüt tarihi itibariyle bulunan akdi faiz ve ferileri kapitalize edilerek temerrüt tarihinde borçlunun sorumlu olacağı asıl alacağın tespit  edilmesi, bu safhadan sonra temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar, daha önce belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferilerinin uygulanması ve takip tarihinde talep edilebilecek asıl alacak ile birlikte temerrüt faizi miktarı ve ferilerinin ayrı ayrı tespit olunması, alacaklı bankanın borçludan takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının tespit olunması gerçekleştirilmiş, buna göre davacı bankanın davalı kefiller aleyhine başlatmış olduğu davada her bir kefil yönünden takip tarihi itibariyle sorumluluk miktarı hesaplanmıştır. Öte yandan taraflar arasındaki sözleşme hükümleri taraflar açısından bağlayıcı olup öncelikle bu hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Ne var ki itibar edilen ikinci bilirkişinin kök raporunda da belirtilmiş olduğu üzere Yargıtay HGK uygulaması gereği bankaların Merkez Bankasına bildirdikleri ancak müşterilere uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizlerinin tespitinde esas alınmayacağı, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı belirlenmemiş ise hesabın kapatıldığı tarih itibariyle kullanılan ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar alacağa akdi faiz işletilmesi, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar ise akdi faizin sözleşmede belirtilen oransal fazlasının temerrüt faizi olarak uygulanarak takip tarihi itibariyle alacağın tespit olunması ve yine takipten sonra ise temerrüt faizinin ise asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde gerekli hesabın yapılması gerekmektedir. (Yargıtay HGK 2017/19-1650E. 507K.sayılı ilamı) Nitekim gerek birinci bilirkişi ek raporunda ve gerekse ikinci bilirkişi kök raporunda tartışılarak tespit olunan hususlar çerçevesinde de bu hesaplamalar yapılmıştır. Sonuç olarak mahkememizce itibar olunan ikinci bilirkişi kurulunun kök raporu ve birinci bilirkişinin ek raporu gerekçeli, denetime elverişli olup davalılar yönünden ise sözleşmelerin içeriğine ve Yargıtay uygulamasına uygun hesaplamaları içermektedir. Birinci bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporunda belirtilen sonuçlar kıyaslandığında mahkememizce itibar olunan ikinci bilirkişi kurulu raporu, toplam alacağa nispeten küçük bir değişiklik içermekle birlikte sonuç olarak benzer niteliktedir. Kaldı ki ikinci bilirkişi raporuna neden itibar edildiği yukarıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Yine farklılık durumu ile ilgili çelişki giderildiğinde, birinci bilirkişinin ek raporu ile ikinci bilirkişinin kök raporunun da aynı yönde olduğu söylenebilecektir. Özellikle itibar edilen ikinci bilirkişinin kök rapor içeriği mahkememizce belirtilen inceleme konularını tek tek ele alan, sözleşme içeriğine uygun, tarafların her türlü itirazlarını olumlu veya olumsuz şekilde karşılayan ve çelişkiyi gideren nitelik taşımaktadır. Bu haliyle ikinci bilirkişi 04/07/2021 tarihli raporuna itibar etmeye engel bir itiraz ise mevcut değildir. Zaten hazırlanan ve itibar oluna birinci bilirkişinin ek raporu ile ikinci bilirkişinin kök raporuna davalılar yönünden açıkça itiraz olmadığından, davalılar yönünden kesinleşmiş olarak kabul edilmiş, davacının ise tüm itirazları tek tek ve gerekçeli olarak açıklanmıştır. Nakdi krediler yönünden gerek asıl borçlu gerek ise kefiller yönünden değerlendirmeler yapılmıştır. Gayrinakdi kredi yönünden rapor içeriğine göre ve sözleşme hükümleri dikkate alındığında asıl borçlu şirket sorumludur. Kefiller yönünden ayrıca durum irdelenmelidir. \"Kefalet sözleşmesinde kayıtsız, şartsız olarak bir kredi borcunun tekeffülü hâlinde dahi kefil, belli bir kredi borcunu bazı hususlara uyulması şartıyla tekeffül ettiğini iddia edebilecektir. Bir kimse bir kredi borcuna kefil olduğu hâlde, gerçekte bir kredi tahsisinin söz konusu olmaması, kredi olarak zikredilen hususun aslında bir borca katılmadan ibaret bulunması hâlinde, kefil olunan belli ferdileştirilmiş borç tahakkuk etmemiş demektir (Reisoğlu, Seza: Türk Kefalet Hukuku, Ankara 2013, s:36 vd.).  Taraflar arasındaki sözleşme içeriği gözetildiğinde davalı kefillerin  gayri nakdi kredi niteliğindeki çek taahhüt bedelini depo etmeleri noktasında davalı kefiller aleyhine açık, belirli ve bağlayıcı bir düzenlemenin mevcut olmadığı anlaşılmakla gayrinakdi çek taahhüt bedeli yönünden davalı kefillerin herhangi bir sorumluluğunu bulunmadığı kabul edilmiş, bu yöne ilişkin davalı kefiller aleyhine açılmış olan talebin reddolunması gerekmiştir. Nitekim \"Yargıtay uygulamasında da kefillerin gayri nakdi kredilerin depo olunmasından sorumlu tutulabilmesi için sözleşmede açık ve net bir şekilde düzenleme bulunması gerektiği benimsenmektedir.\" (Yargıtay 19. HD 2016/6902E. 2017/7727K.sayılı ilamı) O halde bu kalem yönünden kefiller aleyhine açılan dava reddolunmuştur. Bilindiği üzere İİK.m.67/f.2 hükmüne göre itirazın iptali davalarında davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi karşısında borçlunun; takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde ise alacaklı tazminata mahkum edilir. Bu nedenle talebe konu olan nakdi krediler yönünden davacının haklı davalıların ise haksız bulunduğu miktarlar dikkate alınarak hükmedilen toplam miktarın %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine gerekmiştir. Yapılan açıklamalar karşısında davacının davalılardan ... ile davalı kefil ... yönünden açtığı davada -davalı kefil ... dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-davacının davasının kısmen kabulüne, nakdi krediler bakımından; ticari nitelikli krediler bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu alacak miktarlarından 648.827,77-TL asıl alacak; 22.668,41-TL işlemiş temerrüt faizi;  işlemiş temerrüt faizinin %5 BSMV'si 1.133,42-TL olmak üzere toplam 672.629,60-TL miktara yönelik tüm davalılar yönünden-tahsilde tekerrür olmamak üzere- her bir davalının itirazının ayrı ayrı iptali ile bu kısımlar yönünden her bir davalı yönünden takibin aynen devamına, takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)-tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahakkukuna, hükmedilen toplam 672.629,60-TL ticari nitelikli kredi alacağının %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının tek olarak  tüm davalılar yönünden -tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, davacının ticari nitelikteki krediler bakımından fazlaya ilişkin itirazın iptali ile takibin devamı davasının sübut bulmadığından reddine, çek taahhüt bedeli tazmin kredisi bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu icra dosyasında 14.090,00-TL asıl alacak; taleple bağlılık gereği 188,13-TL işleyen temerrüt faizi; işleyen temerrüt faizinin %5 BSMV' si 9,41-TL olmak üzere toplam ve taleple bağlılık gereği 14.287,54-TL miktara yönelik tüm davalılar yönünden-tahsilde tekerrür olmamak üzere-  her bir davalının itirazının ayrı ayrı iptali ile bu kısımlar yönünden her bir davalı yönünden takibin aynen devamına, takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)-tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahakkukuna, taleple bağlı kalınarak hükmedilen toplam 14.287,54-TL çek taahhüt bedeli tazmin kredisi alacağının %20 'sine isabet eden icra inkar tazminatının tek olarak -tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi yönünden davacı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasına konu edilen 22.330,00-TL bedelli gayrinakdi çek taahhüt bedeline yönelik davalı asıl borçlu şirketin itirazının iptaline; adı geçen çek taahhüt bedelinin  davacı olan bankanın faiz getirmeyen bir hesabına davalı şirket tarafından depo olunmasına, davacı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasına konu edilen 22.330,00-TL bedelli gayrinakdi çek taahhüt bedeline yönelik davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın sübut bulmadığından reddine,  davacıların, adı geçen davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının davalı kefil ... yönünden davasının-diğer davalılar dikkate alındığında-tahsilde tekerrür olmamak üzere- kısmen kabulüne, nakdi krediler bakımından; ticari nitelikli krediler bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu asıl alacak miktarlarından 648.827,77-TL asıl alacak; 17.396,69-TL işlemiş temerrüt faizi;  869,83-TL %5  işleyen temerrüt faizinin  BSMV'si  olmak üzere toplam 667.094,29-TL miktara yönelik -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  davalı ...'ün itirazının iptali ile davalı ... yönünden takibin aynen devamına, takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı olan  648.827,77-TL tamamen ödeninceye kadar, yıllık % 39 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV) -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  tahakkukuna, hükmedilen toplam 667.094,29-TL ticari nitelikli kredi alacağının %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının  davalı ...'den -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, davacının ticari nitelikteki krediler bakımından fazlaya ilişkin itirazın iptali ile takibin devamı davasının sübut bulmadığından reddine, çek taahhüt bedeli tazmin kredisi bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu icra dosyasında 14.090,00-TL asıl alacak; taleple bağlılık gereği 188,13-TL işleyen akdi faizi; BSMV' si 9,41-TL olmak üzere toplam ve taleple bağlılık gereği 14.287,54-TL miktara yönelik -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  davalı ...' ün itirazının  iptali ile bu kısımlar yönünden davalı yönünden takibin aynen devamına, takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)- diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  tahakkukuna, taleple bağlı kalınarak hükmedilen toplam 14.287,54-TL çek taahhüt bedeli tazmin kredisi alacağının %20 'sine isabet eden icra inkar tazminatının davalıdan -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine,  gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi yönünden; davacı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı icra dosyasına konu edilen 22.330,00-TL bedelli gayrinakdi çek taahhüt bedeline yönelik davalı ...' aleyhine açmış olduğu davanın sübut bulmadığından reddine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. ...\"gerekçesi ile, ''1-DAVACININ DAVALILARDAN ... İLE DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN AÇTIĞI DAVADA -DAVALI KEFİL ... DİKKATE ALINDIĞINDA TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK ÜZERE-DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜNE, A)Nakdi Krediler Bakımından; a)Ticari Nitelikli Krediler Bakımından; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu alacak miktarlarından 648.827,77-TL asıl alacak; 22.668,41-TL işlemiş temerrüt faizi;  işlemiş temerrüt faizinin %5 BSMV'si 1.133,42-TL olmak üzere toplam 672.629,60-TL miktara yönelik -tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- her bir davalının itirazının ayrı ayrı iptali ile bu kısımlar yönünden her bir davalı yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık % 39 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)-tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahakkukuna, Hükmedilen toplam 672.629,60-TL ticari nitelikli kredi alacağının %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının tek olarak -tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, Davacının ticari nitelikteki krediler bakımından fazlaya ilişkin itirazın iptali ile takibin devamı davasının sübut bulmadığından reddine, b)Çek Taahhüt Bedeli Tazmin Kredisi Bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu icra dosyasında 14.090,00-TL asıl alacak; taleple bağlılık gereği 188,13-TL işleyen temerrüt faizi; işleyen temerrüt faizinin %5 BSMV' si 9,41-TL olmak üzere toplam ve taleple bağlılık gereği 14.287,54-TL miktara yönelik -tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere-  her bir davalının itirazının ayrı ayrı iptali ile bu kısımlar yönünden her bir davalı yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)-tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahakkukuna, Taleple bağlı kalınarak hükmedilen toplam 14.287,54-TL çek taahhüt bedeli tazmin kredisi alacağının %20 'sine isabet eden icra inkar tazminatının tek olarak -tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, B)Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedelinin Depo Edilmesi Yönünden; Davacı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasına konu edilen 22.330,00-TL bedelli gayrinakdi çek taahhüt bedeline yönelik davalı asıl borçlu şirketin itirazının iptaline; adı geçen çek taahhüt bedelinin  davacı olan bankanın faiz getirmeyen bir hesabına davalı şirket tarafından depo olunmasına, Davacı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasına konu edilen 22.330,00-TL bedelli gayrinakdi çek taahhüt bedeline yönelik davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın sübut bulmadığından reddine, Davacıların, adı geçen davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-DAVACININ DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN DAVASININ-DİĞER DAVALILAR DİKKATE ALINDIĞINDA-TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK ÜZERE- KISMEN KABULÜNE, A)Nakdi Krediler Bakımından; a)Ticari Nitelikli Krediler Bakımından; A)İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu asıl alacak miktarlarından 648.827,77-TL asıl alacak; 17.396,69-TL işlemiş temerrüt faizi;  869,83-TL %5  işleyen temerrüt faizinin  BSMV'si  olmak üzere toplam 667.094,29-TL miktara yönelik -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  davalı ...'ün itirazının iptali ile davalı ... yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı olan  648.827,77-TL tamamen ödeninceye kadar, yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV) -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  tahakkukuna, Hükmedilen toplam 667.094,29-TL ticari nitelikli kredi alacağının %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının davalı ...'den -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, Davacının ticari nitelikteki krediler bakımından fazlaya ilişkin itirazın iptali ile takibin devamı davasının sübut bulmadığından reddine, b)Çek Taahhüt Bedeli Tazmin Kredisi Bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu icra dosyasında 14.090,00-TL asıl alacak; taleple bağlılık gereği 188,13-TL işleyen akdi faizi; BSMV' si 9,41-TL olmak üzere toplam ve taleple bağlılık gereği 14.287,54-TL miktara yönelik -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  davalı ...' ün itirazının  iptali ile bu kısımlar yönünden davalı yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)- diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  tahakkukuna, Taleple bağlı kalınarak hükmedilen toplam 14.287,54-TL çek taahhüt bedeli tazmin kredisi alacağının %20 'sine isabet eden icra inkar tazminatının davalıdan -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, B) Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedelinin Depo Edilmesi Yönünden; Davacı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... .E.sayılı icra dosyasına konu edilen 22.330,00-TL bedelli gayrinakdi çek taahhüt bedeline yönelik davalı ...' aleyhine açmış olduğu davanın sübut bulmadığından reddine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,... '' karar verilmiş ve karara karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ...  vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"Takip talebinde açıkça ifade edildiği üzere, çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarından sadece kredi borçlusu boğaz deniz firmasının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Her iki bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de defalarca kez kefillerin bu alacak kaleminden sorumlu olmadığı işbu dava kapsamında da böyle bir talebimizin bulunmadığı açıkça ifade edilmesine rağmen yerel mahkeme gerekçeli kararında işbu alacaklar yönünden de red kararı oluşturarak müvekkil banka aleyhine usul ve yasaya açıkça aykırı olarak vekalet ücretine hükmettiğinden hükmün istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerekmektedir.Müvekkil banka ile davalılardan ... Ürünleri firması arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri dolayısıyla kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerinde davalılar hakkında İstanbul ...İcra Müd.nün ... E. sayılı icra takip dosyasından işlem başlatılmış olup; mezkur takip talebinin 3 nolu bölümünde; Çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarından sadece kredi borçlusu ... ÜRÜNLERİ firmasının sorumlu olduğu ayrıca ve açıkça ifade edilmiştir. Hal böyle iken yerel mahkemece alacağımızın tespiti amacıyla yaptırılan her bilirkişi raporunda bilirkişilerin de bu doğrultuda kefillerin gayri nakdi çek yaprak bedellerinden sorumlu olmadığı tespitlerine karşı yerel mahkemeye defalarca kez müvekkil bankanın takip talebi kapsamında zaten bu yönde bir talebi olmadığı ve bu alacak kalemi dolayısıyla müvekkil banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği hususu ifade edilmiş ise de, yerel mahkeme işbu itirazlarımızı dikkate almaksızın taleple bağlılık ilkesinin de önüne geçmek suretiyle usul ve yasaya açıkça aykırı hükmünü oluşturmuştur. Ek olarak müvekkil banka ile dava dışı/kredi borçlusu boğaz deniz firması ve kefilleri/davalılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin müşterinin vı.temerrüdü başlıklı maddede asıl borçlunun ve kefillerin temerrüdü açıkça düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin VI.Müşterinin Temerrüdü başlıklı maddesinde; ''Belirli bir vadede ödenmesi kararlaştırılan borçlarda müşteri kredi borcunu (taksitlerden herhangi birini) vadesinde, tahakkuk edecek faiz, komisyon ve diğer masrafları ve bilimum verg, resim ve harçları ile birlikte ödememesi halinde, herhangi bir ihtara gerek olmaksızın kendiliğinden mütemerrit olur ve borç muaccel hale gelir.'' Hükmü düzenlenmiştir. Her iki tarafın tacir olduğu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince, tarafların yapmış oldukları iş ve işlemlerinde basiretli bir iş adamı sayıldığı dikkate alındığında, sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin belirli bir ödeme planı dahilinde ve vade-taksitleri belirli olacak şekilde ödenmesi kararlaştırıldığı dikkate alındığında, borçlunun temerrüde düşmüş sayılması için hesap kat ihtarnamesinin tebliğinin gerekmediği ortadadır.Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''Kefilin Takibi'' başlıklı 590/b. fırkasında; ''Borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamaz. Bütün kefalet türlerinde kefil, ayni güvence karşılığında hâkimden, mevcut rehinler paraya çevrilinceye ve borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınıncaya veya konkordato kararına kadar kendisine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir. Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar.'’ Düzenlemesi dikkate alındığında kefilin asıl borçtan sorumlu olmasının şartı açıkça belirtilmiştir. Buna göre asıl borcun muaccel olması, alacaklının asıl borçluya önceden bildirimde bulunmasına bağlı ise kefilin de temerrüdü için kefile de bildirimde bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Müvekkil banka ile dava dışı/kredi borçlusu ... firması arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin temerrüde ilişkin yukarıda belirtilen hükmünde, asıl borçlunun temerrütü herhangi bir ihtara bağlı olmaksızın tamamen belirli tarihte ödenmesi kararlaştırılan taksidi ödememesi dolayısıyla gerçekleşmiştir. Yani tebliğ zorunluluğu bulunmamaktadır. Hal böyle iken davalılardan ...'e hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği varsayımına dayalı olarak yapılan hesaplama ve bu hesaplamaya dayalı yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu izahtan varestedir. Yukarıda arz ve izah edilen hususlar kapsamında, yerel mahkemenin kararı açıkça usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi sonucunda ortadan kaldırılması gerekmektedir.\" demiştir. İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen, diğer gerçek kişi davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından icra takip talebi ve ödeme emrinde  gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi talebinin sadece asıl borçlu aleyhine yöneltilmesine ve kefillerden bu yönde talepte bulunulmamasına rağmen Mahkemece kefiller yönünden de davacı aleyhine red hükmü kurulması ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve kefil ...'ün temerrüt tarihinin hatalı olarak tespit edilmesi sebebiyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, davacı vekili tarafından gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi talebinden sonra çek taahhütnamesinden kaynaklanan banka alacaklarından sadece kredi asıl borçlusu şirketin sorumlu olduğu belirtilmesine ve kefiller yönünden talepte bulunulmamasına rağmen icra takibine sıkı sıkıya bağlı iş bu itirazın iptali davasında kefiller aleyhine de talepte bulunulmuş gibi red kararı verilmesi ve davacı aleyhine bu alacak kalemi yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davacı vekili tarafından, genel kredi sözleşmesinin VI hükmü uyarınca sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin belirli bir ödeme planı dahilinde ve vade-taksitleri belirli olacak şekilde ödenmesi kararlaştırıldığı dikkate alındığında, borçlunun temerrüde düşmüş sayılması için hesap kat ihtarnamesinin tebliğinin gerekmediği ileri sürülmüştür. Ancak kefilin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının tebliği zorunludur. Somut uyuşmazlıkta hesabın 06/02/2019 tarihi itibariyle kat edilerek aynı tarihli ihtarname asıl borçlunun ve kefillerin sözleşmelerde belirttikleri adreslere gönderilmiş ancak kefil ...'e tebliğ edilememiştir. Bu nedenle asıl borçlu açısından geçerli olan, kredi sözleşmelerindeki hükmün ve İİK'nın 68/b-1. maddesi hükmünün  kefil bakımından uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı kefilin temerrüdünün takip tarihi itibariyle başladığının kabulü gerekmekte olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun KISMEN  KABULÜ ile; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2021 tarih, 2019/423 esas ve 2021/918 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,  dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-DAVACININ DAVALILARDAN ... İLE DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN AÇTIĞI DAVADA -DAVALI KEFİL ... DİKKATE ALINDIĞINDA TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK ÜZERE-DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜNE,A)Nakdi Krediler Bakımından; a)Ticari Nitelikli Krediler Bakımından;İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu alacak miktarlarından 648.827,77-TL asıl alacak; 22.668,41-TL işlemiş temerrüt faizi;  işlemiş temerrüt faizinin %5 BSMV'si 1.133,42-TL olmak üzere toplam 672.629,60-TL miktara yönelik -tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- her bir davalının itirazının ayrı ayrı iptali ile bu kısımlar yönünden her bir davalı yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık % 39 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)-tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahakkukuna, Hükmedilen toplam 672.629,60-TL ticari nitelikli kredi alacağının %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının tek olarak -tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, Davacının ticari nitelikteki krediler bakımından fazlaya ilişkin itirazın iptali ile takibin devamı davasının sübut bulmadığından reddine, b)Çek Taahhüt Bedeli Tazmin Kredisi Bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı takip dosyasına konu icra dosyasında 14.090,00-TL asıl alacak; taleple bağlılık gereği 188,13-TL işleyen temerrüt faizi; işleyen temerrüt faizinin %5 BSMV' si 9,41-TL olmak üzere toplam ve taleple bağlılık gereği 14.287,54-TL miktara yönelik -tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere-  her bir davalının itirazının ayrı ayrı iptali ile bu kısımlar yönünden her bir davalı yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)-tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahakkukuna, Taleple bağlı kalınarak hükmedilen toplam 14.287,54-TL çek taahhüt bedeli tazmin kredisi alacağının %20 'sine isabet eden icra inkar tazminatının tek olarak -tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, B)Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedelinin Depo Edilmesi Yönünden; Davacı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasına konu edilen 22.330,00-TL bedelli gayrinakdi çek taahhüt bedeline yönelik davalı asıl borçlu şirketin itirazının iptaline; adı geçen çek taahhüt bedelinin  davacı olan bankanın faiz getirmeyen bir hesabına davalı şirket tarafından depo olunmasına,  2-DAVACININ DAVALI KEFİL ... YÖNÜNDEN DAVASININ-DİĞER DAVALILAR DİKKATE ALINDIĞINDA-TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK ÜZERE- KISMEN KABULÜNE, A)Nakdi Krediler Bakımından;a)Ticari Nitelikli Krediler Bakımından;A)İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu asıl alacak miktarlarından 648.827,77-TL asıl alacak; 17.396,69-TL işlemiş temerrüt faizi;  869,83-TL %5  işleyen temerrüt faizinin  BSMV'si  olmak üzere toplam 667.094,29-TL miktara yönelik -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  davalı ...'ün itirazının iptali ile davalı ... yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı olan  648.827,77-TL tamamen ödeninceye kadar, yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV) -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  tahakkukuna, Hükmedilen toplam 667.094,29-TL ticari nitelikli kredi alacağının %20'sine isabet eden icra inkar tazminatının davalı ...'den -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, Davacının ticari nitelikteki krediler bakımından fazlaya ilişkin itirazın iptali ile takibin devamı davasının sübut bulmadığından reddine, b)Çek Taahhüt Bedeli Tazmin Kredisi Bakımından; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dosyasına konu icra dosyasında 14.090,00-TL asıl alacak; taleple bağlılık gereği 188,13-TL işleyen akdi faizi; BSMV' si 9,41-TL olmak üzere toplam ve taleple bağlılık gereği 14.287,54-TL miktara yönelik -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  davalı ...' ün itirazının  iptali ile bu kısımlar yönünden davalı yönünden takibin aynen devamına, Takip tarihinden itibaren ve asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar, yıllık %24,24 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisinin (BSMV)- diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere-  tahakkukuna, Taleple bağlı kalınarak hükmedilen toplam 14.287,54-TL çek taahhüt bedeli tazmin kredisi alacağının %20 'sine isabet eden icra inkar tazminatının davalıdan -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- tahsili ile tek olarak davacıya verilmesine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği nakdi alacak için alınması gereken 46.923,30 TL ile gayri nakdi alacak nedeniyle alınması gereken 59,30 TL harç toplamı olan 46.982,60 TL harçtan, peşin olarak alınan 8.573,71TL harç ile 3.549,45 TL icra harcın mahsup edilerek bakiye 34.859,40 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak -diğer davalılar ... aleyhine hükmedilen miktar nedeniyle davalı ...'ün sorumluluğu 34.318,79 TL ile sınırlıdır- tahsilde tekerrür olmamak üzere- hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 8.573,71 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 8.618,11‬ TL harcın davalılardan -tahsilde tekerrür olmamak üzere- müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından harcanan 696,50 TL tebligat posta masrafı ile 3.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.096,5‬ TL yargılama giderininden davanın %99 kabul oranına isabet eden 4.055,53TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- davacıya verilmesine, 6-Vekalet Ücretleri Yönünden; A)Nakdi Krediler Bakımından; Dava kısmen kabul edildiğinden kabul edilen 686.917,14 TL üzerinden yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 51.395,86 TL -davalı ... aleyhine hükmedilen 681.381,33 TL nedeniyle sorumluluğu 51.119,07 TL ile sınırlı- tek nispi vekalet ücretinin tüm davalılardan müteselsilen alınarak  -diğer davalılar dikkate alındığında tahsilde tekerrür olmamak üzere- davacıya verilmesine, Davalılar yönünden kısmen reddolunan kısım karşısında yürürlükte olan AAÜT gereği 5.100,00TL vekalet ücretinin tek olarak (davalı ... yönünden 5.100,00 TL ve diğer davalılar yönünden 643,08 TL hak edilmiştir) -tahsilde tekerrür olmamak üzere ve tek olarak davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, B)Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedelinin Depo Edilmesi Yönünden; Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 7-1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği %99'a isabet eden 1.307,00 TL'nin tüm davalılardan -tahsilde tekerrür olmamak üzere- müteselsilen tahsili ve yine bakiye 13,00 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL  istinaf başvurma harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafından sarf edilen 67,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 13-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/12/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-a  maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1676dd5e665317da","SID":"2ca676dae6bea891"}}