{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1200 Esas<br>KARAR NO: 2025/20<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/02/2021<br>NUMARASI: 2018/83 Esas, 2021/191 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 02/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya eleman temini ve güvenlik hizmeti verildiğini, hizmet karşılığında faturalar düzenlendiği ve tebliğ edildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediği gibi, taraflar arasındaki cari hesap mutabakatı dahi düzenlendiğini, davalının, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları için mutabık olduklarını ikrar eden bir form doldurup kaşeleyip imzaladıklarını, davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş bu davayı açmasında korunmasını gerektiren bir hukuki yararının olmadığını, cari hesaba ilişkin hiçbir bilgi ve belge dosyaya sunmadığını, davacının cari hesap iddiasını ispat edemediğini, iddialarının soyut, mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, davacı her ne kadar mutabık formu doldurulduğunu iddia etmiş ise de söz konusu formların iş bu davada hiçbir öneminin bulunmadığını, zira söz konusu formların BA-BS mutabakat formları olduğunu, bunların cari hesapla bir ilişkisi bulunmadığını, BA-BS mutabakat formlarının, aylık beyanname verilirken alış-satış işlemleri ile ilgili olduğunu, müvekkilinin 07.11.2018 tarihinden sonraki faturalara zamanında itiraz ederek iade ettiğini, müvekkilinin davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, ödemelerini tam ve eksiksiz yaptığını, cari hesap mutabakatı olmadığını, açıklanan nedenlerle cevap dilekçesinde belirtilen hususlar çerçevesinde kanuna ve hukuka aykırı iş bu davanın esastan reddine, alacaklının haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tarafların ticari defterlerinde birbirlerinin kayıtlarını 08.11.2018 tarihi itibarıyla 131.393,57 TL ile doğrular nitelikte alacak ve borç bakiyesi verdiğinin tespit edildiği, taraflar arasında dava konusu ile ilgili olarak yazılı bir sözleşmenin olmadığı, davalı şirketin karşılıksız çıkan 11.10.2018 vadeli 54.470,00 TL miktarlı çeke ait ticari defterlerine kayıt düşmediği gibi çekin ödendiğine dair herhangi bir ödeme makbuzu ibraz edemediği, yine davalı şirket tarafından iade edilen davacı şirketin düzenlediği personel harcamalarına ilişkin 24.149,84 TL miktarlı toplam 6 adet faturalarla ilgili hizmetin verilmediği yönündeki itirazları karşısında davacı şirket personelinin davalı şirkete ait okullarda temizlik ve danışmanlık gözetim hizmeti verdiği, ödemelerinin dahi müvekkili davalı şirket tarafından verildiğini iddia ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu değerlendirilerek itirazlarına itibar edilmediği ve bu yönde davacı şirket çalışanlarına davacı şirket namına ödeme yaptığını iddia etmesine karşın bu yönde somut ödeme kayıtlarını da dosyaya ibraz edilemediği tespit edilerek davacı şirket kayıtları davalı şirket aleyhine delil teşkil ettiği kanaati ile davacı şirket kayıtları hükme esas alınarak Bilirkişi raporu, dosyadaki fatura ve sözleşmeler ile tüm belgeler göz önüne alındığında davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle 208.513,54 TL asıl alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ile davacı arasında temizlik, güvenlik ve danışmanlık hizmeti için bir anlaşma yapılmışsa da davacının iş bu davaya konu edimini yerine getirmediğini, ifada kusurlu davrandığını,davacının ağır kusuru ve kendi edimini ifada temerrüde düşmesi sebebiyle işçilerin aylık ücretlerini alamadığını, mağdur olduklarını, müvekkilinin bünyesinde çalıştırdığı bir çok işçinin birden işten ayrılması sebebiyle hem elemansız kaldığını, hem de ödediği hizmetin karşılığını alamadığını, davacının cari hesap alacağı iddiasını ispat edemediğini, davacının iddialarının soyut, mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, davacının mutabakat formu olarak bahsettiği formlarının BA-BS formları olduğu, iş bu davada söz konusu formların bir öneminin bulunmadığını, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından somut uyuşmazlıkta cari hesap hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağını, düzenlenen mutabakat mektubunun herhangi bir hüküm ifade etmediğini, dosya kapsamında herhangi bir fesih beyanı bulunmadığından, mutabakatta yer alan miktarın nihai bakiye olarak değerlendirilemeyeceğini, ilk derece Mahkemesi tarafından rapora itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, raporun denetime elverişli olmadığını, davacının hizmet vermediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinafa konu uyuşmazlığın, davacının, taraflar arasındaki güvenlik hizmet sözleşmesinden doğan açık hesap uyarınca fatura alacağının bulunup bulunmadığı, Mahkeme kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 208.513,54 -TL toplam alacak, üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesi gereğinçe bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince tarafların ilgili Vergi Dairelerinden BA-BS formları celp edilmiştir. 25/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin ticari defter kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu, davacı şirketin 2018 yılı yevmiye defter kayıtlarına göre davalı şirket ile 120 08 cari hesap kodu ile kayıt tuttuğunu ve 19.11.2018 icra takip tarihi itibarıyla 208.513,54 TL alacaklı olduğu, davalı şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu 329 01 077 cari hesap kodu ile davacı şirketin kayıtlı olduğu, takip tarihi itibarıyla ise 105.888,57 TL borç gözüktüğü, davalının davacıya en son ödemesinin 12.09.2018 tarihinde 01.10.2018 vadeli çek vererek 31.582,00 TL olduğu, 12.09.2018 tarihinde 11.10.2018 vadeli 54.470,00 TL çek verildiği, ancak bu çekin ödenmediğinin davacı şirket muavin defterlerinden anlaşıldığı, davalı şirketin karşılıksız çıkan çek kaydını kendi ticari defterlerine ise işlemediği, davacının personel harcamalarına ilişkin Kadıköy ... Noterliği 27.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ekindeki personel harcamalarına ilişkin 24.149,84 TL miktarlı toplam 6 adet faturaya konu harcamaların davalı için yapılıp yapılmadığına dair değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, taraf şirketlerin cari hesaplarında 08.11.2018 tarihi itibarıyla 131.393,57 TL ile herhangi bir fark olmadığı ve birbirlerini teyit ettiğini, davalı tarafından davacıya herhangi bir bildirimde ya da izin almadan davalının işinde çalışan davacıya ait personellerin maaşlarını Kasım 2018 ayında 15.167,00 TL ve Aralık 2018 ayında 8.505,00 TL ödeyerek cari hesabına işlediği, davacı yanın replik dilekçesinde yer bulan açıklamalar ve dosya mündericatına göre, davacı yanın edimini eylemli olarak yerine getirdiği delillerle doğrudan temas eden sayın mahkemece benimsenecek olursa davacının davadaki isteminin kabul koşullarının doğduğu, davalının davacı yanca tanzim edilen faturaları iade etmesinin davacının kendi edimini ifa ettiği noktada, prensip olarak davalıya ödeme yetkisi sağlanamadığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, 26.01.2021 tarihli celsede davacı şirket yetkilisi ...'ın davalı şirket vekilinin hazırlayıp dava dosyasına ibraz ettiği 23.11.2020 tarihli yemin metninin HMK 233. 237. VE 238. Maddeleri uyarınca yemin edilecek konulara açıklık getirtilerek yemin edası yaptırıldığı, akabinde davalı şirket vekili yemin edasına yönelik verilen kesin süre içerisinde herhangi bir beyan ve itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına davacı vekili tarafından toplam KDV hariç 116.334,65 TL, 10.935,00 TL ve 56.958,00 TL olmak üzere toplam KDV hariç 184.227,65 TL bedelli 3 adet BS bildirim mutabakat formu sunulmuştur. Bu mutabakat formlarında davalı şirketin kaşe ve imzası bulunmaktadır. Davalının kayıtlı olduğu Vergi Dairesininden gönderilen BA formalarında da aynı tutarların davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalı aleyhine 19.11.2018 tarihinde icra takibine girişilmiş ve 208.513,54 TL açık hesaptan kaynaklı alacağı olduğu iddia edilmiştir. Somut davada ispat yükü davacıdadır. Davacı icra takibine konu açık hesaptan kaynaklı alacağının dava değeri de gözetilerek yazılı deliller ile ispat etmelidir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraf şirketlerin cari hesaplarında 08.11.2018 tarihi itibarıyla 131.393,57 TL ile herhangi bir fark olmadığı ve birbirlerini teyit ettiği, 19.11.2018 icra takip tarihi itibarıyla davacının defterlerine göre 208.513,54 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise takip tarihi itibarıyla ise 105.888,57 TL davacının alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Bilirkişi incelemesi göre aradaki farkın; davacının yasal defterlerinde karşılıksız çek olarak kayıtlı olan 11.10.2018 vadeli 54.470,00 TL çek işleminin davalının defterlerinde kayıtlı olmaması, davacı tarafından düzenlenen 24.149,84 TL tutarlı 6 adet faturanın davalı tarafından yasal defterine işlenmeden süresinde iade edilmesi, davalı tarafından davacıya ait personellerin maaşlarını Kasım 2018 ayında 15.167,00 TL ve Aralık 2018 ayında 8.505,00 TL ödeyerek davacının cari hesabına işlenmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir.Davalı tarafından hizmet sözleşmesi kapsamında davacıya verilen 54.470,00 TL bedelli çek davacının defterinde karşılıksız olarak kayıtlı olup davalı kayıtlarında yer almamaktadır. Bilirkişi raporunda çekin üzerinde bankanın karşılıksız kaşesi bulunduğundan, davacının defterlerine karşılıksız çek olarak kayıt etmesinin muhasebesel olarak doğru ve gerçek bir kayıt olduğu belirtilmiştir. Davalı şirket karşılıksız çıkan 11.10.2018 vadeli 54.470,00 TL miktarlı çeke ait ticari defterlerine kayıt düşmediği gibi çekin ödendiğine dair herhangi bir ödeme makbuzu ibraz edememiştir. Bu nedenle davacı takip tarihi itibariyle her iki tarafın da defterlerinin birbirini teyit ettiği 131.393,57 TL ile birlikte ödenmeyen çek bedeli olan 54.470,00 TL olmak üzere toplam 185.863,57 TL alacağını ispat etmiştir. Ayrıca davaya konu faturalardan KDV hariç 184.227,65 TL bedelli faturaların BA-BS beyannameleri ile taraflarca karşılıklı olarak vergi dairesine beyan edildiği anlaşıldığından davalının fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. Bununla birlikte davalı tarafından davacının bilgi ve onayı dışında icra takibinden sonra dava dışı bir kısım işçilere ödemede bulunmuş ve ödediği bu miktarı davacının açık hesabına borç olarak işlemiştir. Yani davalı, taraf şirketlerin cari hesaplarında 08.11.2018 tarihi itibarıyla 131.393,57 TL uyumlu görünen bu meblağdan  davacıya ait personellerin maaşlarını ödediğini iddia ederek Kasım 2018 ayında 15.167,00 TL ve Aralık 2018 ayında 8.505,00 TL ödemeyi davacının açık hesabına borç olarak işleyerek davalı defterlerinde davacının alacağı takip tarihi itibariyle 105.888,57 TL olmuştur. Ancak davalı tarafın işçilere ödeme yapılacağı konusunda taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı gibi davacının da bu yönde bir muvafakati bulunmamaktadır. Bu ödemeler davacının defterinde de kayıtlı değildir. Bu nedenle davalının defterinde tek taraflı olarak oluşturulan ve Kasım 2018 ayında 15.167,00 TL ve Aralık 2018 ayında 8.505,00 TL ödemeye ilişkin borç kayıtlarının davacı aleyhine delil olarak değerlendirilmemiştir. Diğer taraftan, davacı tarafından düzenlenen 24.149,84 TL tutarlı 6 adet fatura (..., ..., ..., ..., ..., ... numaralı ihbar tazminatı yansıtma ve elaman temini açıklamalı) davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi süresinde de iade edilmiştir. Davacı vekili bahse konu 6 adet faturadan kaynaklı hizmeti sunduğunu ispat etmelidir. Dosya kapsamına göre davacı bu faturalara konu hizmeti sunduğunu ispata yarar delil sunulmamıştır. Bu nedenle davacı vekili davalı tarafın kabul etmediği 6 adet fatura yönünden hizmeti verip alacaklı olduğunu ispat edememiştir.Sonuç olarak davacı ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle her iki tarafın da defterlerinin birbirini teyit ettiği 131.393,57 TL ile birlikte davacının kayıtlarında karşılıksız olarak yer alan ancak davalının kayıtlarında yer almayan bedeli ödenmeyen çek bedeli tutarı olan 54.470,00 TL olmak üzere toplam 185.863,57 TL alacaklı olduğunun davacı tarafından ispat edildiği anlaşılmış davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/83 Esas, 2021/191 Karar sayılı ve 23/02/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, b)İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 185.863,57 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takipteki diğer koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c)Kabul edilen 185.863,57 TL'nin % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 12.696,34 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.518,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.178,02 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Davacı tarafından karşılanan 2.518,32 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.554,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere 2.299,10 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.049,36 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,g)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri 19,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 2,06 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,ğ)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 22.649,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.560,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.945,48 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından karşılanan 777,50 TL istinaf harçları ile 23,63 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 801,13 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07a9c8fc6c9b021e","SID":"8afb7049ada8c66a"}}