{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1329 Esas<br>KARAR NO: 2025/24<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/04/2021<br>NUMARASI: 2018/306 Esas, 2021/243 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında bir adet ... serisi fokliftin (operatörü ile birlikte) bir aylık süre boyunca 08.00 ile 17.00 saatleri arasında olacak şekilde aylık 14.000,00 TL'den kiralanması hususunda sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca edimini yerine getirdiğini ve 13.096,69 TL bedelli faturayı tanzim ederek davalıya gönderdiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve davalının itiraz ettiğini, yapılan bu itirazın kötü niyetli olduğunu belirterek davalının alacağın %20' sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik ve yetkisizlik itirazında bulunduklarını, taraflar arasında kira sözleşmesi imzalandığını, 29/11/2017 tarihinde müvekkili şirket çalışanları ve şantiye altında bulunan diğer kişiler tarafından söz konusu kiralık makinenin müvekkili şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı olmaksızın üstelik müvekkili şirketin yakıtını kullanarak 3.kişi firmalara kullandırıldığını tespit ettiklerini ve bu durumun tutanak altına alındığını, söz konusu kiralık makinenin 02/12/2017 tarihinde şantiyeden çıkartıldığını ve götürüldüğünü, yine söz konusu araçta bulunan müvekkili şirkete ait yakıtın 3.kişi firmalara kullandırıldığını ve müvekkilinin bu açıdan da zararı bulunduğunu, bu nedenle söz konusu faturaya itiraz edildiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, iş bu davanın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmenin 2. maddesi uyarınca, sözleşmenin 08/11/2017 - 08/12/2017 tarihleri arasında ve çalışma saatlerinin saat 08:00-17:00 arasında geçerli olacağı, kira süresinin aylık olarak hesaplanacağı ve aylık kiralama gününün 26 beher gün üzerinden kararlaştırıldığı, sözleşme gereğince davalı şirket tarafından karşılanmış olan yakıt bedelleri, ancak aracın davalı şirket tarafından kullanılması suretiyle sarf edilebileceği, bu yakıtın başka firmalarca aracın kullanılmak suretiyle sarf edilmesi sözleşmenin ihlali anlamına geleceği, davalının 02/12/2017 tarihli sözleşme fesih beyanının geçerli kabul edildiği, bu tarihten sonraki ve sözleşmenin bitim tarihi olan 08/12/2017 tarihine kadar olan dönem için hizmet bedelinden sorumlu olmayacağı sonucuna varıldığı, davalı şirketin bu dönem için aracı zaten kendi iş sahasından çıkartarak davacıya  teslim ettiği, bu durumun tutanak altına aldığı ve bahsi geçen dönemde araçtan da faydalanmadığı, buraya değin anlatılan hususların davacının da kabulünde olduğu, zira taraflar arasındaki mail yazışmalarında hizmet bedeli faturasının sözleşmenin geçerli olduğu 08/11/2017 - 01/12/2017 tarihleri arasındaki dönem için ve yakıt bedelleri iskonto edilerek davalı şirkete kesildiğinin tespit edildiği, sözleşmenin feshinden sonraki 02/12/2017 - 08/12/2017 tarihleri arasındaki dönem için davalı şirkete hizmet bedeli fatura edilmediği gibi, sözleşmenin geçerli olduğu dönemdeki başka firmalara kullandırılan yakıt tutarları hizmet bedelinden iskonto / mahsup edilerek fatura düzenlendiği, bu hususta sözleşme hükümleri dikkate alınarak yaptırılan teknik bilirkişi heyeti incelemesinde, bilirkişi heyeti tarafından aynı bilimsel sonuç ve hesaplamalara varıldığı,HMK 31.maddesi hükmü uyarınca talep sonucu konusunda belirsizliğin giderildiği, davacının takipte kısmi itiraza uğrayan asıl alacak (7.096,63 TL) ve işlemiş faiz  (244,74 TL) isteminde bulunduğu, takibin başlatılmasıyla temerrüdün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 7.096,93-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin takipteki işlemiş faiz talebinin reddine, alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasındaki sözleşmede, aracı kullanacak kişinin de   davacı tarafından sağlanmasının, sözleşmenin kira sözleşmesi olma özelliğini ortadan kaldırmadığını, sözleşmede aylık bir kira bedeli belirlendiğini, bunun karşılığında aracın şoförü ile birlikte kiralanmış olma durumunun bulunduğunu, görevli Mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili adresinin Antalya olduğunu HMK 6.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazlarının dikkate alınmadığını, tutanak tanıklarının beyanlarının alınamadığını, eksik inceleme ile verilen kararın ortadan kaldırılmasına ve tanıklarının  dinlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini,  29.11.2017 tarihinde müvekkili şirket çalışanları ve şantiye alında bulunan diğer kişilerin, söz konusu kiralık makinenin  müvekkili şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı olmaksızın üstelik müvekkili şirketin yakıtını kullanarak 3. Kişi firmalara kullandırıldığını tespit ettiklerini ve iş bu durumu  tutanak altına aldıklarını, buna ilişkin tutanak ve fotoğrafın dosyaya sunulduğunu, söz konusu araçta bulunan müvekkili şirkete ait yakıtın 3. Kişi firmalara kullandırılması nedeniyle müvekkili şirketin bu açıdan da  zararı bulunduğunu, bu  sebeplerle de davacı tarafından tanzim edilen 07.12.2017 tarih ... nolu 13.096,69 TL miktarlı faturaya itiraz edildiğini, söz konusu faturanın kayıtlara alınmayarak davacı şirkete iade edildiğini, müvekkili şirketin kayıtlarında böyle bir fatura kaydının da bulunmadığını, bu sebeple böyle bir hizmeti sözleşmeye uygun olarak verdiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu,  mahkemece sözleşmenin feshinden önce 3. Kişi firmalara yapılan kullandırmalara ilişkin müvekkilin hiç bir borcu olmayacağı hususunun dikkate alınmadığını, zira 29.11.2017 tarihinde yapılan bu tespitten sonra da önce de bu şekilde müvekkili şirketin aldığı yakıtlarla, 3. Kişi firmalara hizmet verildiğinin açık olduğunu, bu faturaya dayanak olan  yüklenilen edimin sözleşmeye uygun verildiğini ispat külfetinin davacıda olduğunu,  davacının iş bu dava ile müvekkili şirkete hizmet vermediği günlere ilişkin talepte bulunduğunu, davacının sözleşmenin feshinden önceki çalışmasının  24 değil, 21 gün olduğu dikkate alınması gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını, 08.11.2017 tarihinden 02.12.2017 tarihine kadar ise 08.00-17.00 saatleri arasında müvekkili şirket için çalışması gerekirken mesai saatleri içerisinde, üstelik müvekkili tarafından konulan yakıt ile 3.kişilere çalıştığını, müvekkili şirket dışında 3. Kişi şirketlerinin işini gördüğü süre günlük ortalama 3 saat olarak tespit edildiğini,  müvekkili şirketin hak edişlerinden konulan yakıtlar da davacı tarafından başka firmaların işleri görülürken kullanıldığından bu miktarların da mahsubu gerekirken mahsup edilmemesinin  hatalı olduğunu,  icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, tarafından,  faturalara dayalı 13.096,63 TL asıl alacak, fatura tarihinden takip tarihine kadarki 244,74 TL işlemiş faiziyle birlikte taplam 13.341,37 TL olarak tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası üzerinden 20.02.2018 tarihinde takip başlattığı, davalı tarafından, 13.096,63 TL asıl alacağın 6.000 TL'sinin kabul edildiği, kalan 7.096,63 asıl alacağa ve kalan asıl alacağın tüm ferilerine itiraz edildiği, kabul edilen 6.000 TL'nin, yapılan kapak hesabı sonucunda 6.813,00 TL olarak 09.03.2018 tarihinde takip dosyasına ödendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından 7.096,63. TL harca esas değer üzerinden İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karar yasal süre içinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacının sözleşmenin 1. ve 5. maddesi uyarınca sadece forklift aracın tek başına kiralanmasını üstlenmediği, bunun yanı sıra makineyi kullanacak operatörün de sözleşmeye dahil edildiği, hatta operatörün yemek ve konaklama giderlerinin davalı tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. Davaya konu  forkliftin operatörü ile birlikte kiralanması nedeniyle taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerinden  kaynaklı olması sebebiyle görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı vekili yetkili Mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde ihtilafların çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. HMK 17. maddesi uyarınca tacirler arasında yapılan  yetki şartı geçerli olduğundan  davalının yetki itirazına ilişkin istinaf nedeni de  yerinde görülmemiştir. Mahkemece davacı ile davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. 27/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflarca sunulan ve incelenen yasal ticari defterlerin kanunun aradığı şartları taşıdığı ve delil vasfının bulunduğunun Sayın Mahkemece değerlendirilebileceği, davacının defterlerine göre davalı adına tanzim edilen 07.12.2017 tarih ... nolu ve 13.096, 63 TL'nın, hesaba borç, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise bu hesaba alacak kaydedildiği, ilgili hesabın 20.02.2018 takip tarihi itibariyle 8.496,63 TL borç bakiyesi verdiği,  davalının sunmuş olduğu yasal ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafından tanzim edilen faturaya ve davacıya yapılan ödemeye ilişkin olarak herhangi bir kaydın olmadığının görüldüğü, davacının davalıdan 20/02/2018 takip tarihi itibariyle 7.096,63 TL asıl alacağının bulunduğu, bu alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz hesaplanabileceği belirtilmiştir. 16/10/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalının kök rapora yapmış olduğu itirazların, dava dilekçesinde de yer alan hususlar ile aynı olduğu, kök rapor sonrası yeni bilgi ve belgelerin sunulmadığı, itiraz konuları kök raporda detaylı olarak açıklandığını, kanaatlerinde bir değişme olmadığını,davacının davalıdan 20/02/2018 takip tarihi itibariyle 7.341,37 TL asıl alacağının bulunduğu, bu alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiz hesaplanabileceği  belirtilmiştir. Taraflar arasında 1 adet fokliftin davacı tarafından davalıya sürücüsü ile birlikte kiralanması yönünde hizmet sözleşmesi düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir.İstinafa konu uyuşmazlığın davacının davaya konu bakiye fatura bedeli alacağı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmenin 2. maddesi uyarınca, sözleşmenin 08/11/2017 - 08/12/2017 tarihleri arasında ve çalışma saatlerinin saat 08:00-17:00 arasında geçerli olacağı, kira süresinin aylık olarak hesaplanacağı ve aylık kiralama gününün 26 beher gün üzerinden kararlaştırıldığı, bu sözleşme içeriğinde 1.maddede belirtilen araç ve ekipmanların aylık kira bedelinin KDV hariç 14.000,00 TL olduğu düzenlenmiştir. Ancak davalı, aracın kendilerinin bilgisi ve rızası dışında başka firmalara kullandırıldığı ve kendi yakıtlarının harcandığı gerekçesi ile sözleşme süresinin bitiminden önce 02/12/2017 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 04.12.2017 tarihli e-posta yazısında; “Aylık kiralama bedeli 14.000 TL +KDV şeklinde görüşüldüğü için 24 gün baz alındığında(08.11.2017 - 01.12.2017)11.199,84 TL + KDV şeklinde faturayı firmanıza yansıtacağım. Muhasebe departmanından tarafıma firma bilgilerinizin bildirilmesini rica ediyorum.” Bilgilerinin yer aldığı, gönderilen bu yazıya istinaden 24 gün üzerinden hesaplama yapılarak 07.12.2017 tarih, ... no.lu ve KDV dahil 13.096,65 TL tutarlı faturanın tanzim edildiği dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davalı vekili tarafından sunulan 29.11.2017 tarihli ... imzalı Tutanağın incelendiği, tutanağın tek imzalı ve tek taraflı olarak tanzim edildiği, forkliftin kira müddeti içerinde başka işyerlerinde kullanıldığına ilişkin detay bilgi ve belgelere yer verilmediği, ...inşaattan tedarik edilen yakıtın başka işyerlerinde kullanıldığına ilişkin olarak; çalışılan saat, kullanılan yakıt ve iş hacmine ilişkin bir hesaplama yapılmadığının görüldüğü bildirilmiştir. Davacı vekili 19.11.2018 tarihli dilekçesinde, davalının cevap dilekçesinde belirttiği mail örneğinde, davalı şirketin yakıtını kullanarak sözleşmede belirtilen saatler içerisinde iş yaptığı iddiasının doğru olmadığını, çalışmanın  sözleşmede belitilen saatler dışında yapıldığını,  bu iş için yapılan çalışmaya istinaden davalının rızası alınarak depoda kalan yakıtının kullanımına karşılık olarak, 101,00 TL'lik bedelin davalıya kesilen 07.12.2017 tarih 117029 sayılı no.lu faturada davacı şirket alacağından mahsup edildiğini bildirmiştir. Davacı, taraflar arasındaki hizmet bedeli faturasının sözleşmenin geçerli olduğu 08/11/2017 - 01/12/2017 tarihleri arasındaki dönem için düzenlendiğini ve davalının da  bilgisiyle 101,00 TL yakıt bedelinin mahsup edilerek fatura düzenlendiğini iddia etmiştir. Dava dosyası içeriğinde, taraflar arasındaki sözleşme 08/11/2017 - 08/12/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Davalı  sözleşmeyi 02/12/2017 tarihinde feshetmiştir. Davalı bu tarihten önce sözleşme ile bağlı olacaktır.Yine HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Davalı  sözleşmede belirlenen sürelerde davacının müvekkili şirket için çalışması gerekirken mesai saatleri içerisinde, müvekkili tarafından konulan yakıt ile 3.kişilere çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı, davacı ile aralarında hizmet ilişkisi olduğunu ve hizmet aldığını kabul ettiğine göre, davacının  sözleşmeye aykırı davrandığı savunmasını kanıtlamalıdır. Ancak davalı,   davacının kabul ettiği yakıt miktarı üzerinde,  3. Kişiler için bir yakıt kullanımı olduğu  iddiasını yazılı bir delil ile ispat edememiştir. Kaldı ki sözleşmenin 6.1 maddesinde yapılan denetimlerde herhangi bir eksikliğin tespit edilmesi halinde eksikliğin giderilmesi için yazılı ya da sözlü bildirmek suretiyle tamamlanmasının talep edileceğinin düzenlendiği, davalı tarafından sözleşmenin feshinden önce bu madde kapsamında bir işlem yapıldığı da iddia ve ispat edilmemiştir. Davacının sözleşme nedeniyle düzenlediği lehe delil mahiyetindeki ticari defterlerine kaydettiği, davaya konu edilen fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu sabittir. Davalının bu faturayı  ticari defterlerine kaydetmemesinin bir önemi yoktur. Kaldı ki davalı ticari defterlerine kaydetmediği faturanın bir kısmına yönelik icra dosyasına ödeme yapmıştır. Ancak yaptığı bu ödeme de defterlerinde kayıtlı değildir. Sonuç olarak davacı hizmeti verdiğini ispat etmiştir. Verdiği hizmet nedeniyle düzenlediği faturayı da lehe delil vasfındaki ticari defterlerine kaydetmiştir. Dolayısıyla davacı,  davalı kayıtlarının aksini ispat etmiştir. Davalı tarafından  tanıklarının dinlenilmediğini ileri sürmüştür.  Dosya kapsamına tutanaklar sunulduğuna göre, tek taraflı tutanağı düzenlediği belirtilen kişilerin ayrıca tanık dinlenilmesinin  dosya kapsamına ve sonuca bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davaya konuyu fatura alacağı hukuki işlemden kaynaklanmakta olup, fatura bedeli itibariyle 6100 sayılı HMK'nın ilgili maddeleri uyarınca ancak 200.maddesi gereğince senet ile ispat edebilecek nitelikte bulunduğundan ve tanık dinletilmesine 200/2.fıkrasında beyan edildiği üzere davacı vekilince açık bir muvafakati bulunmadığından tanık dinlenilmesi mümkün olmayacağından davalı tarafın buna ilişkin istinaf nedeninin de yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, takip konusu alacak faturaya dayanan bu anlamda borçlu tarafından likit ve bilinen bir alacak olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden İİK 67. maddesi gereğince davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı isabetli olduğundan davalının istinaf talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/306 Esas, 2021/243 Karar sayılı ve 07/04/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 122,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 493,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"658aed795fff10cf","SID":"24d23225a4fcdaa0"}}