{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/47 <br>KARAR NO\t: 2025/26<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN  <br>MAHKEMESİ\t : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t : 2023/549 Esas -  (DERDEST)<br>KARAR TARİHİ\t : 24/10/2024<br>DAVA\t: İHTİYATİ TEDBİR/İHTİYATİ HACİZ<br>KARAR TARİHİ    : 08/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 08/01/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacılar istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04/05/2022 tarihli trafik kazasında davacıların evladı ve kardeşi olan ... 'un hayatını kaybettiğini,  soruşturma aşaması ve ceza yargılamasında alınan tüm raporlarda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun anlaşıldığını, kaza anında öğrenci olan müteveffanın 18 yaşında çalışmaya başlayacağını, davacı anne ve babanın müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, davacıların evlat ve kardeşlerini kaybetmiş olmaları nedeniyle manevi yıkım yaşadıklarını beyanla tüm davacılar için toplam 950.000 TL manevi tazminatın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle davacı anne ve baba için 10.000'er TL'den toplam 20.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,  davalı sürücü ve araç sahibi adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ve bankalardaki mevduatları üzerine İhtiyati Haciz konulması ile kazaya karışan ...  plakalı traktöre ise İhtiyati Tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf gerekli evrakları ibraz etmediği için, yapılan  başvuru yasal olmayıp, davanın işbu nedenle reddi gerektiğini,  poliçe kapsamında manevi tazminat klozu bulunmadığından müvekkil sigorta şirketinin manevi tazminat istemi yönünden sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, bir tazminat hesaplanırsa bu kusur oranında indirim yapılması gerektiğini beyanla  öncelikle işbu  haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, aksi halde;müvekkil şirketin sorumlu bulunması durumunda; sorumluğunun açıklanan  çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>Davalılar ...  ve ...  vekili cevap dilekçesinde özetle;  meydana gelen kazada müteveffa ...  asli kusurlu olup dosya kapsamında alınan raporlarla da bu hususun sabit olduğunu, müteveffa sürücü belgesiz olmakla birlikte yaşı itibarı ile sürücü belgesi almak için gerekli şartlara da haiz olmadığını, kabul anlamına gelmemekle, müvekkil ... 'ye ait traktör, ...  Sigorta Anonim Şirketi tarafından kaskolanmış olup talep edilen alacaklardan işbu sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacılar tarafından ... na başvuru yapılıp yapılmadığının, başvuru var ise herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise buna ilişkin belgelerin gönderilmesinin ...  Şirketleri Birliği'nden istenilmesini ve ...  Şirketleri Birliği/... na davanın ihbarını talep ettiklerini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarlarının oldukça fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın müvekkiller yönünden reddine, aksi kanaat halinde TBK md. 52 uyarınca tazminatın kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep etmişlerdir. <br>             İhbar Olunan ...  Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, aktüer hesaplamalarda peşin ve erken ödenen tazminatın belirli bir iskonto oranına tabi tutulması gerektiğinin açık olduğunu, müteveffanın nüfus kayıt örneği bulunmamakla beraber destekten yoksun kalma tazminatına başvuranların müteveffa ile aralarındaki yakınlık durumu ve destek ölçüsünün tespiti açısından dosyaya sunulması gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmolunması halinde hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini ve  ihbar olunan müvekkil hakkında hüküm kurulmamasını talep etmişlerdir. <br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen 24/10/2024 tarihli gerekçeli ara kararda özetle; Davacıların  talebini yaklaşık da olsa ispat ettiğinden davalı ... ve davalı ... hakkında maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden davacı vekilinin   ihtiyati haciz isteğinin kabulü ile; İhtiyati haciz isteyen davacının ileride haksız çıkması halinde diğer tarafın ve üçüncü kişilerin gerçekleşmesi muhtemel zarar ve ziyanlarına karşılık olmak üzere HMK'nın 87. maddesi uyarınca alacaklı tarafça alacağın %15'i oranında ‭145.500,00-TL nakit veya geçerli banka teminatı alınarak mahkeme veznesine yatırılması halinde, davalılar ...  ve ... 'nin 970.000,00 TL  borç ve masrafa yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 257 ve devam eden maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati tedbir konulması istenilen malvarlığı, hak ve alacaklar dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tazminat alacaklarının hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde tahsili açısından ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiğini, müvekkillerin DYK ve manevi tazminat taleplerine ilişkin iş bu davasının haklılığının kusur raporlarıyla da sabit olduğunu, davacılar maddi durumları nedeniyle hükmedilen teminat miktarını yatıramadığından ihtiyati haciz haklarından mahrum kaldıklarını beyanla  istinaf talebinin kabulüyle yerel mahkeme ara kararının müvekkiller lehine kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin  kabulüne karar verilmesi ile ilgili ara kararda ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmişse de teminat miktarına ilişkin itirazların incelenerek daha az oranda teminat kararlaştırılması yönündeki itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı ...  vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;.Öncelikle davacı tarafça her ne kadar ihtiyati haciz kararının teminat karşılığında verilmesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; bu karara karşı istinaf kanunun yolunun kapalı olduğunu, bu nedenle davacıların bu yöndeki istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi gerektiğini, bununla birlikte; ihtiyati tedbirin reddi kararı ve Mahkemenin gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenlerle davacıların ihtiyati haciz kararının teminat karşılığında verilmesi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurularının incelenmeksizin reddine, ihtiyati tedbirin reddi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br><br>G E R E K Ç E <br><br>Uyuşmazlık,  ölümlü trafik kazası  nedeniyle maddi manevi tazminat davasında ihtiyati tedbir  isteğinin reddi kararından ve kabul edilen ihtiyati haciz talebine ilişkin teminat oranından kaynaklanmaktadır.<br>İlk derece mahkemesince  gerekçeli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine, ihtiyati haciz isteminin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Geçici hukuki koruma ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kavramları birbirinden ayrı kavramlardır. Geçici hukuki koruma daha genel ve üst kavram olarak kabul edilirken, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz geçici hukuki korumanın birer türü olarak kabul edilmelidir. <br>İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise; İİK 257. maddesinde  düzenlenmiştir. \tMaddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. <br>6100 Sayılı  HMK'nun 389/1. fıkrası gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkra gereğince tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. <br>Uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise, 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun  389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebilecektir. Para alacakları bakımından özel bir yol olarak ihtiyati haciz getirildiği için, bu şekilde bir alacağını güvence altına almak isteyen bir kişinin ihtiyati tedbir yoluna başvuramaması doktrin ve  uygulamada kabul edilmektedir. <br>  Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Davacının özellikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönündeki isteği  yukarıda gösterilen yasal düzenlemeye uygun bulunmadığından yerinde görülmemiştir. <br>Eldeki davada istem, haksız eylemden kaynaklanan tazminata (para alacağına) ilişkin olduğundan istenilebilecek geçici koruma yolunun ihtiyati haciz olduğu açık ise de,  davacı vekilince somut olarak ve ayrıca bildirilen   ihtiyati tedbir isteminin reddedilmiş olmasında,  davalı adına kayıtlı aracın uyuşmazlık konusu olmamasına göre usul  ve yasaya aykırılık olmadığından davacılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. <br>Öte yandan, 6100 Sayılı HMK'nun 341/1. fıkrasına göre; İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir  ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. <br>İhtiyati hacizde teminat alınmasına ilişkin karara karşı herhangi bir kanun yolu gösterilmemiştir. Bu yasal düzenleme itibarıyla ihtiyati haciz talebi teminat karşılığı kabul edilen davacının teminata yönelik yapmış olduğu talep hakkında,  İDM'nce verilen karar kesin (itiraza tabi) olup, buna karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz.<br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince davacı tarafın ihtiyati tedbire yönelik isteği bakımından taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacılar  vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına yönelik tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin teminata karşı yapmış olduğu itirazın ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden istinafa tabi olmadığından istinaf isteminin reddine,  ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacılar  vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına yönelik tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- Davacılar vekilinin teminata karşı yapmış olduğu itirazın ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden istinafa tabi olmadığından istinaf isteminin REDDİNE,<br>3-Davacılar tarafından peşin yatırılan 1.169,40 L istinaf yoluna başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 615,40 TL'den mahsubuyla, bakiye 187,80 TL'nin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 08/01/2025  tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 258/3. fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d807a815cacbcc1","SID":"2137d24fc52fa996"}}