{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1867 Esas<br>KARAR NO:2024/2066 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                               <br>TARİHİ:04/09/2024<br>NUMARASI:2023/890 esas- 2024/587 karar<br>DAVA:Ticari Şirket (  Tasfiyeye İlişkin)<br>DAVA TARİHİ:30/11/2023<br>KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  02.06.2022 tarihinde açılan İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/432 E. Sayılı İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası,30.06.2022 tarihinde açılan İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/451 E. Sayılı Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası görülmekte olduğunu,  işbu davalara rağmen ... A.Ş., 28.12.2022 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini ve usulsüz olarak Büyükçekmece ... Noterliği'nin 07.06.2023 tarih ve ... Sayı ile tasdikli 06.06.2023 tarihli Genel Kurul Kararına dayanarak 19.06.2023 tarihinde tasfiye olunduğunu,  tasfiye memuru olarak da şirket yetkilisi ...'nın atandığını, İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/432 E. Sayılı dosya, 09.05.2023 tarihinde karara çıktığını; davalı ... A.Ş.'nin ... Sayılı takip dosyasında yer alan itirazın iptali ile takibin 23.922,12-TL üzerinden devamına ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verildiğini, hükmün davalı tarafından istinaf edildiğini  ve dosyanın  hali hazırda dosya istinaf aşamasında olduğunu, .... Sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinde görünen güncel borcunun 54.355,75-TL olduğunu, İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/451 E. Sayılı dosya ise derdest olduğunu; son aşamada bilirkişi raporu geldiğini ve ... A.Ş. Nin müvekkile 108.200.-TL borcu olduğu tespit edildiğini,  ... A.Ş., her iki dosya da tasfiye sürecinden önce ikame edilmesine rağmen ve bu dosyalardan haberdar olmasına rağmen, şirketin tasfiye sürecine girdiğini dava dosyalarına bildirmediğini,  dosyaları \"... A.Ş.\" olarak vekillerinin temsili ile takip etmiş olduğunu, dava dosyaları devam ederken, şirketin usulsüz olarak tasfiye olunduğunu,  şirketin tasfiye memuru olarak ise, şirketin yetkilisi davalı ... atandığını, TTK'nın \"Ek Tasfiye\" başlıklı 547. Maddesi:(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veyayeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" şeklinde olup bu kapsamda Türk Ticaret Kanunun 547/1’nci maddesine göre ek tasfiye, tasfiyenin kapanmasından sonra, aslında tasfiye kapsamında kaldığı için yapılması gereken işlemlerin yapılmadığı ve bunların yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşıldığı hallerde istenebilir sonucuna varılmakta olduğunu,  kanundaki düzenlemenin niteliği dikkate alındığında, ek tasfiyenin gerekeceği hâllerin belirlenmesine esas alınacak kriterlerin tasfiyeye ilişkin hususların dikkate alınması ile ortaya konulabileceği anlaşılmakta olduğunu,TTK madde 547'nin madde gerekçesine bakıldığında g bendi : \"g) Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu ise.\" şeklinde olup, devam eden bir davada davalı sıfatının şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durum olarak belirlendiğinin açık olduğunu,  tasfiye işlemlerinden biri de şirket borçlarının ödenmesi  olduğunu, Türk Ticaret Kanunu Geçici Madde 7/2 uyarınca tasfiye sürecindeki şirketin davacı veya davalı sıfatıyla devam eden bir davasının bulunması şirketin tasfiyesine ve ticaret sicilinden silinmesine engel olduğunu; zaten eldeki şirketin tasfiyesi usulsüz olduğunu, diğer bir ifade ile şirketin davalı olduğu bir alacak davası söz konusu ise dava sonucuna göre borcu ödemesi gerekiyorsa ödemesi için tasfiye sürecinde davanın sonuçlanmasının beklenmesi gerekmesine rağmen somut olayda bu usule uyulmadığını,  bu kapsamda  alınan tasfiye kararı, müvekkilinin  alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olup, bu kapsamda ek tasfiye talebinin  kabulünü talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıdaki açıkladıkları  nedenlerle...Mersis No'lu ... A.Ş.'nin ek tasfiyesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmekte olduğunu,  (6762 Sayılı TTK m. 445 ve 6102 sayılı TTK m. 541), bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün  olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını,  mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu  olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini,  zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona ermekte olduğunu, \"...dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi 'Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' hükmünü haiz olup, mahkemece, şirket ihyasına karar verilmesinin yanısıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.\" Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli, E. 2014/4365 K. 2014/6858 sayılı ilamını örnek gösterdiklerini, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerekmekte olduğunu,  buna göre; sayın mahkemenizce atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şart olduğunu, (TTK m. 536/4).,  müvekkilinin  davanın açılmasına sebep olmadığını,  bu nedenle “yargılama giderleri  ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını,  tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının  tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin  “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği \"Yasal hasım\" konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini,Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.04.2013 tarihli, E. 2013/5462 K. 2013/7536 sayılı ilâmı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07.01.2020 tarihli, 2020/1600 E. 2020/3388 K., 04.04.2016 tarih, 2016/2926 E. ve 2016/3585 K., 05.06.2015 tarihli, 2015/6610 E. 2015/7818 K., 09.02.2015 tarihli, 2014/16398 E. 2015/1464 K., 16.01.2014 tarihli, 2013/18445 E. ve 2014/1153 K. sayılı gibi çok sayıda ilâmı ve yerleşik uygulama da bu yönde karar verildiğini,  yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine,  mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ...’nın huzurdaki davada husumet ehliyeti olmayıp davanın müvekkile yöneltilmesinin  hatalı  olduğunu, huzurdaki davada davalı sıfatı ancak tasfiye halindeki şirkete yöneltilebileceğini, müvekkilinin  huzurdaki davada taraf sıfatının yalnızca tasfiye memuru olmaktan ibaret  olduğunu,  aksi yöndeki dava dilekçesinin kabulü mümkün  olmadığını, husumete yönelik itirazlarımıza halel gelmemek kaydı ile  ek tasfiyenin şartları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, nitekim TTK madde 547 ve devamı hükümlerinde ek tasfiyenin şartları açıkça düzenlenmiş olup haksız ve mesnetsiz talepler ile açılan işbu davayı kabul etmediklerini, diğer yadan bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile huzurdaki davayı açmakta davacının hukuki yararı da bulunmadığını, zira davacı tarafın, dava dilekçesinde tasfiyenin usulsüz yapıldığı beyan etmekteyse de bu iddialar ek tasfiye davasına konu edilemeyeceğini, tasfiye memurunun şirket borçlarından sorumluluğu söz konusu olmadığını,  alacaklıların alacağını şirketten tahsil etmesi gerektiğinin  izahtan verasete olduğunu, T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2020/3080 K. 2020/10988 T. 7.10.2020 ilamı ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/314 esas sayılı dava dosyası ile şirketin ihyası istemli dava açıldığı, 27/12/2017 tarih ve 2017/996 karar sayılı ilam ile esasları kararda yazılı derdest davalarla sınırlı olmak üzere ihyasına, son tasfiye memuru olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Kesinleşen ihya davası sonucunda yargılamaya devam eden mahkeme, davalıları müşterek ve müteselsilen sorumlu tutarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş, gerekçeli karar başlığında ise hem ihya edilen ... Şti'yi hem de bu şirketin tasfiye memurunu davalı olarak gösterilmiştir.Tasfiye memuru ...'ın işçilik alacaklarından şahsi sorumlu olmadığı gözetilmeden tasfiye memurunun sorumluluğunu doğuracak şekilde karar başlığında davalı olarak gösterilerek hakkında hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde olduğunu, açıkladıkları  nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yukarıda izah edilen ve  Mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle  davanın reddine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi kararında;\"  Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK'nun 547 vd. maddeleri uyarınca .. A.Ş. nin ihyasına ilişkindir.İhyası istenen şirketin sicil kayıtları celp edilmiş ve yapılan incelemede; davalı şirketin tasfiyesinin sona erdiği 17/06/2023 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının tasfiye suretiyle terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. İhya istemine konu, İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/442 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından dosyamız davalısı aleyhine ... Sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davası olduğu ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Yine ihya istemine konu İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/451 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise; yine davacı tarafından dosyamız davalısı aleyhine açılan alacak davası dosyanın hali hazırda derdest olduğu görülmüştür.Dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafından dava dışı ... A.Ş. aleyhine İstanbul Anadolu 29. Asliye HukukMahkemesinin 2022/451 E ve İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/442 Esas sayılı dosyası ve bu dosyaya konu.... Sayılı dosyasındaki iş ve işlemler ile ilgili olarak ek tasfiyesine ilişkin ihya kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.Dosya kapsamına göre; sicilden tasfiye sonucu terkin olunan şirketin ... Sayılı dosyasında borçlu ve bu dosyaya yapılan itirazın iptali için açılan  İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/442 Esas ile İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/451 E sayılı dosyalarında davalı olarak gösterildiği, davanın sonucuna göre şirket borcunun ortaya çıkabileceği, tasfiyenin ise şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olmaksızın tamamlanamayacağı ve ticaret sicilden terkin olunamayacağı sonucuna varılmakla davanı kabulü ile  şirketin yetkilisi ve ortağı ...'nın (TC....) tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..\"gerekçesi ile, '' 1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... A.Ş.'nin İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/442 Esas 2023/186 K sayılı dosyası ile bu dosyaya müstenit ... sayılı icra dosyasının infaz işlemleri ve İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/451 E. Sayılı dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tescil ve ilanına,3-Şirketin yetkilisi ve ortağı ...'nın (TC....) tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdir edilmesine yer olmadığına, 4-Kararın İstanbul Ticaret Sicili'ne tesciline, Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, masrafın davacı tarafça karşılanmasına, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle;Taraflar arasında görülmüş olan ...A.Ş.'nin ek tasfiyesi talepli davanın yapılan yargılama neticesinde İstanbul  Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.09.2024 tarihli, 2023/890 E., 2024/587 K. sayılı kararı ile; \"Davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Tic.A.Ş'.nin İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/442 E., 2023/186 K. sayılı dosyası ile bu dosyaya müstenit.... sayılı icra dosyasının infaz işlemleri ve İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/451  E. sayılı dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ... Şirketin yetkilisi ve ortağı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına...\" karar verilmiştir.Ancak söz konusu karar usul ve yasaya aykırı eksik inceleme içerdiğinden istinaf incelemesi  neticesinde kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;Tasfiye Halinde ....A.Ş., 19.06.2023 tarihli, 10855 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği üzere Bakırköy ... Noterliği'nin 14.06.2023 tarih, ... sayı ile tasdikli, 07.06.2023 tarihli Genel Kurul Kararı uyarınca Türk Ticaret Kanununa uygun şekilde tasfiye edilerek sicilden terkin edilmiştir. Müvekkil ... tasfiye memuru sıfatıyla söz konusu şirketin tasfiyesini Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen usule uygun şekilde gerçekleştirmiş olup davaya cevap dilekçemizde de belirtmiş olduğumuz üzere işbu davada ek tasfiyenin şartları oluşmamıştır.Ayrıca davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı da bulunmamaktadır. Zira davacı taraf, dava dilekçesinde tasfiyenin usulsüz yapıldığını iddia etmişse de bu iddialar ek tasfiye davasına konu edilemeyecektir.Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerekmektedir.\"İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi delaleti ile aynı yasanın 547.maddesine dayalı olarak açılan şirketin ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  TTK'nın 547 maddesine göre; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen şirketin genel kurulu tarafından 22/12/2022 tarihinde şirketin feshi ve tasfiye sürecine girmesine karar verildiği, şirketin tasfiyesinin sonuçlandırılmasından sonra tasfiye kararının 17/06/2023 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği ve şirketin terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/442 Esas 2023/186 Karar sayılı dosyasında itirazın iptali, bu dosyaya müstenit ... sayılı icra dosyasında icra takibi ve İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/451 Esas Sayılı dosyasında alacak davası açıldığı ve derdest olduğu sırada dava konusu şirketin tasfiyesinin sonlandırılarak terkinine karar verildiği, söz konusu dava dosyaları ve icra takip dosyasında taraf teşkili ve infazın sağlanması için iş bu davanın açıldığı ve bu nedenle davacının hukuki yararının bulunduğu, taraf teşkili ve infaz işlemlerinin sağlanması için şirketin ihyasına karar verilmesi zorunlu olduğundan tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olup olmamasının sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davalı tasfiye memuru vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf başvurusu sırasında alınmış olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7dbe3a78b92f529","SID":"055b8f49d8c7a22a"}}