{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1406 - 2025/41<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1406<br>KARAR NO\t: 2025/41<br>KARAR TARİHİ\t: 10/01/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>DAVA TARİHİ                     : 21/08/2019<br>KARAR TARİHİ\t\t : 09/11/2023<br>NUMARASI\t\t : 2019/598 Esas - 2023/1036 Karar<br><br><br>DAVACI\t:  ERSA MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK PROJE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t:\tYAPITEM YAPI TEKNOLOJİLERİ MERKEZİ İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>   BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN <br>      2021/842 Esas 2021/927 Karar Sayılı Dosyası<br><br><br>DAVACI \t: YAPITEM YAPI TEKNOLOJİLERİ MERKEZİ İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ERSA MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK PROJE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:  Av. ...<br><br>DAVA\t: Asıl dava, eser sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle bakiye iş bedelinin ve inşaat alanındaki malzeme bedellerinin tahsili, kar kaybı ve teminat senedinin iadesi; birleşen dava ise, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar, fazla iş bedeli ödemesinin ve tespit dosyası masraflarının tahsili istemleri<br>HÜKÜM\t: Kararın kaldırılması gönderme<br>İSTİNAF  EDEN\t: Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili <br><br>Taraflar arasındaki asıl dava, eser sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle bakiye iş bedelinin ve inşaat alanındaki malzeme bedellerinin tahsili, kar kaybı ve teminat senedinin iadesi; birleşen dava ise, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar, fazla iş bedeli ödemesinin ve tespit dosyası masraflarının tahsili istemleri nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle;<br>Taraflar arasında 09.03.2018 tarihinde Tübitak Gebze Yerleşkesi Ge Gıda Analizlerine Yönelik  Kit Geliştirme Merkezi' nde malzemeli olarak mekanik tesisat işi için sözleşme yapıldığını, 3.150.000,00 TL bedelle alt yüklenici olarak 240 günlük süre içerisinde mekanik tesisat yapılması işini üstlendiğini, Müvekkil şirkete 01.06.2018 tarihinde davalı tarafça yer teslim tutanağı ile birlikte yer teslimi yapıldığını, yer teslimi yapılmasından önceki tarihlerde de işin önceden hazırlanması için bir takım inşai imalatlarda bulunduğunu, davalı 09.10.2018 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih ettiğini bildirdiğini, davalının sözleşmeyi haksız yere feshedene kadar geçen süreçte sözleşmeden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirmediğini, davalı tarafça sözleşme kapsamında ödenmesi gereken hak edişler ödenmediğini, şantiyede ilerlemesi gereken farklı disiplinlerin süreci ilerletilemediğini, fesih tarihine kadar işin %60 lık kısmı tamamlanmış olmasına rağmen yapılan %4 lük kısmının hak edişinin ödendiğini, 01/06/2018 tarihinde yer teslimi yapıldığını, 28/06/2018 tarihinde de işin geciktiğinden bahisle ihtarname yollandığını, yer tesliminden 27 gün sonra ihtarname gönderildiğini, sözleşme kapsamında işin yapılabilmesi adına  malzeme alındığını, faturaları kesilmiş olan inşaat malzemeleri mevcut projede kullanılmış olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, imalat tutarı 570.000,00 TL, ihrazat tutarı da 179.000,00 TL olduğunu, hakediş rakamı ise bu tutarların toplamının çok düşük olduğunu, bunların dışında 250.000,00 TL bedelinde mal aldığını, ayrıca iş sahasında bulunan makineleri, araç-gereçleri ve konteynırının iade edilmediğini belirterek iade edilmeyen kendisine ait inşaat alanındaki malzemelerin tespiti ile müvekkilime iadesine, bunun mümkün olmaması durumunda bedeli için alacağının şimdilik 100,00 TL 'sinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesine; fesihten dolayı uğradığı kar kaybı alacağının şimdilik 100,00 TL 'sinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesine; fesh tarihe kadar gerçekleştirdiği imalâtın rayiç bedelinin alacağının şimdilik 100 TL 'sinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle;<br>Vekil edeni şirketin \"Tübitak Gebze Yerleşkesi Ge Gıda Analizlerine Yönelik Kit Geliştirme Merkezi Yapılması İşi\"ni dava dışı idare olan TÜBİTAK'tan ihale yoluyla üstlendiğini, sonra bu işin ihale kapsamındaki tüm mekanik tesisat imalatlarını malzemeli ve işçilik dahil olarak 3.150.000,00 TL bedelle anahtar teslim götürü bedelle yapılması konusunda davalı ile 09/03/2018 tarihinde sözleşme akdedildiğini, aynı tarihli yer teslim tutanağı düzenlenerek davalıya yer teslimi yapıldığını, davalının iş programının gerisinde kaldığını, çekilen ihtardan sonuç alınamadığını, davalının işte gecikmesi ve işin sözleşmeye uygun ve süresinde bitirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davalıya 09/10/2018 tarihli ihtarname keşide edilerek 09/03/2018 tarihli taşeronluk sözleşmesi fesh edildiğini, aynı tarihte davalının yaptığı ve yapmadığı işlerin tespit dosyası ile belirlendiğini, davalının  yarım bıraktığı işin davacının tamamladığını, taahhütü altında olan ve davalı tarafından yapılamayan/yarım bırakılan Mekanik Tesisat İşi'ni tamamlattırmak üzere ise Arta Grup Mekanik İnşaat  Müh San Ltd Şti ile sözleşme 3.200.000,00TL + KDV ( %18 KDV 540.000,00TL ) bedelli yapıldığını, sözleşme sonrası ise zeyilname tanzim edilerek, vekil edeni tarafından yapılan kalemler sözleşmeden çıkartıldığını, bu firma ile imzalanan sözleşme bedeli 1.253.750,00TL+KDV tutarına geldiğini, işin bu şekilde tamamlatıldığını, davalının sözleşmeye uygun şekilde işi yapmaması nedeni ile  toplam 4.975.475,72TL harcama yapıldığını, davalı sözleşme ile üstlendiği işi sözleşmeye uygun şekilde ve şartta yerine getirseydi 3.150.000,00TL+KDV ödeneceğini, fakat davacının davalının sözleşmeye uymaması nedeni ile bu miktarın çok üzerinde harcama yapmak zorunda kaldığını belirterek davalıya , sözleşmenin feshi öncesi davalının yaptığı işin karşılığı olan 143.632,19TL yerine, ödenen toplam 190.118,48TL ödeme sebebiyle fazladan ödenen 46.486,29TL 'nin arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının terk ettiği imalatın vekil edeni ve üçüncü kişilerce tamamlanması nedeniyle oluşan zararın  şimdilik 100TL'nin sözleşme fesih tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yapılan tespit ve ihatarname giderleri için şimdilik 100 TL'nin  arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Asıl dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;<br>Davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalı şirket yapmış olduğu fazla ödemeler ve sözleşmenin ifasının gecikmesi nedeni ile davacıdan alacaklı olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini, aynı tarihte davacının yaptığı ve yapmadığı işlerin tespit dosyasında belirlendiğini, davacının şantiye alanında bıraktığı konteynır muhafaza edilmek üzere davalının Ankara ilindeki deposuna taşındığını, davacının şantiye alanı içinde bıraktığı konteynır üzerinde davalının hapis hakkı bulunduğunu, davalı tarafından konteynırın Gebze'den Ankara iline taşıma maliyeti olan 3.000,00 TL ve aylık 300,00 TL koruma gözetme bedeli olmak üzere 3.600,00 TL olmak üzere toplam 6.600,00 TL ödenmesi halinde konteynır Ankara ilinde davacıya imza mukabili teslim edileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;<br>Sözleşmenin karşı yan tarafından haksız olarak fesh edildiğini, sözleşmenin feshinde vekil eden şirketin kusuru olmadığını, tespit dosyasındaki belirlemelerin asıl davada alınan bilirkişi raporu bu iddiları çürütüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \"Asıl dava yönünden; davacının sözleşme kapsamında verilen 315.000,00.-TL tutarlı teminat senedinin iadesi talebinin reddine, davacının inşaat alanındaki malzemelerin tespiti ve iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesi talebinin reddine, davacının  uğradığı kar kaybının ödenmesi talebinin reddine, davacının gerçekleştirdiği imalatın rayiç değerinin ödenmesi talebinin reddine, birleşen dava yönünden; Birleşen davacının fazla ödenen 46.486,29.-TL'nin ödenmesi talebinin kabulüne, fazla ödenen 46.486,29.-TL'nin arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarih olan 25/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte birleşen davalıdan alınarak, birleşen davacıya verilmesine, birleşen davacının işin başkasına yaptırılmasından kaynaklı tazminat talebinin kabulüne, 100,00.-TL'nin arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarih olan 25/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte birleşen davalıdan alınarak, birleşen davacıya verilmesine, birleşen davacının tespit masrafı talebinin kabulüne, 100,00.-TL'nin arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarih olan 25/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte birleşen davalıdan alınarak, birleşen davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Müvekkilinin ayrılmasından sonra inşaat alanında kalan malzemelerin müvekkile ait olduğuna ilişkin sunulan faturalar ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yazılı olan tespitlerin dikkate alınmadığını, Yerel Mahkemece Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin raporunda işin bitme seviyesinin %4,56 olarak tespit edildiğini, fesih işleminin haklı nedene dayandığı gerekçesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiğine yer tesliminin 09/03/2018 tarihinde yapıldığına ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, davalı tarafından imzalı yer teslim tutanağında dahi yer tesliminin 29/05/2018 olduğunun görüldüğünü, bu tutanak ile davlının süreyi ikrar ettiğinin ihtarnamelerin göz ardı edildiğini, yer tesliminin sözleşme ile aynı gün yapıldığı varsayımının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmedeki taahhütlerini tamamlamak için yeterli süresi olduğunu göz ardı edildiğini, raporlara yaptıkları iddiaların değerlendirilmediğini ve denetime el verişli olmadığını, asıl davanın kabulü ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, Asıl dava, eser sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle bakiye iş bedelinin ve inşaat alanındaki malzeme bedellerinin tahsili, kar kaybı ve teminat senedinin iadesi; birleşen dava ise, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar, fazla iş bedeli ödemesinin ve tespit dosyası masraflarının tahsili istemlerine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK<br><br>3. Değerlendirme ve karar<br>Asıl dava, eser sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle bakiye iş bedelinin ve inşaat alanındaki malzeme bedellerinin tahsili, kar kaybı ve teminat senedinin iadesi; birleşen dava ise, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar, fazla iş bedeli ödemesinin ve tespit dosyası masraflarının tahsili istemlerine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince, asıl davada; teminat senedinin iadesi, malzeme bedelinin ödenmesi kar kaybının ödenmesi, imalatın rayiç değerinin ödenmesi talebinin reddine; birleşen davada, fazla ödenen iş bedelinin ödenmesi ve işin başkasına yaptırılmasından kaynaklı tazminat ve tespit masrafı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Hükme karşı, davacı-birleşen davalı vekilince istinafa başvurulmuştur.<br>Davacı-birleşen davalı yüklenici, davalı-birleşen davacı iş sahibidir.<br>Davalı-birleşen davacı iş sahibinin \"Tübitak Gebze Yerleşkesi Ge Gıda Analizlerine Yönelik Kit Geliştirme Merkezi Yapılması İşi\"ni dava dışı TÜBİTAK'tan ihale yoluyla üstlendiğini, ihale kapsamındaki tüm mekanik tesisat imalatlarını malzemeli ve işçilik dahil olarak 3.150.000,00 TL götürü bedelle anahtar teslim yapılmasına ilişkin taraflar arasında 09/03/2018 tarihli eser sözleşmesi imzalanmıştır. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenicinin borcu sözleşmeye ve fen ve tekniğine uygun şekilde ve zamanında işi teslim, iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin ödenmesidir. İşin bitim süresi sözleşme tarihinden 240 gündür. 09.03.2018 tarihli tutanak ile yer teslimi yapılmıştır. Ankara 40. Noterliği'nin 28.06.2018 tarih 22073 yevmiye nolu ihtarnamesiyle yer teslimi yapılmasına rağmen çalışılmaya başlanmadığını, işe başlanmaması halinde sözleşmenin fesih edileceği iş sahibi tarafından yükleniciye ihtar edildiği, Ankara 40. Noterliği'nin 14.09.2018 tarih 31575 yevmiye nolu ihtarnamesiyle inşaattaki ilerlemenin yetersiz olduğu, işlerin kalan süreçte yetişmeyeceği, 30.09.2019 tarihine kadar ilerlemenin %50 seviyesine ulaşmaması halinde, işin yüklenici nama ve hesabına başkasına yaptırılacağı iş sahibi tarafından yükleniciye ihtar edildiği, Kadıköy 30. Noterliği'nin 28.09.2018 tarih 46820 yevmiye nolu ihtarnamesiyle ihtarnamelerin gerçeği yansıtmadığı, yer tesliminden önce 23.04.2019 tarihinde radye altı borulama işi yapıldığı, yine yer tesliminden önce 15.05.2018 tarihinde zemin kat rezervasyonunun uygulandığı, yine yer tesliminden önce 18.05.2018 tarihinde diğer katların rezervasyonlarının uygulandığı, yer tesliminin akabinde ise vakit kaybetmeden çalışmalara başlandığı, 13.06.2019 tarihinde gömme rezervasyon ve PPR-PPRC boru sevkiyatı işlemi yapıldığı, hak ediş ödemelerinin eksik yapıldığı, eğer bir gecikme varsa da bunun davalı tarafın iş programını ve ilgili kotları vermemesinden ötürü olduğu, ihrazat yapılmadığı, sözleşmenin süresi içinde bitmesinin mümkün olduğu, bunun gerçekleşmesi için karşı tarafın da sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği yüklenici tarafından iş sahibine ihtar edildiği, Ankara 40. Noterliği'nin 09.10.2018 tarih ... nolu ihtarnamesiyle 28.06.2018 ve 14.09.2018 tarihli ihtarnamelerde istenilen unsurların yerine getirilmediği, iş programına uygun olarak edimin ifa edilemediği, işin yetişmeyeceği bu sebeple sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğini iş sahibi tarafından yükleniciye ihtar edildiği, Ankara 36. Noterliği'nin 22.10.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinden özetle; yer tesliminin geç yapıldığı, bütün imalatların yapıldığı, ilerlemenin planlanan düzeyde olmasına rağmen karşı tarafça gerekli hak edişlerin yapılmadığı, işin zamanında bitirileceği, karşı tarafça sözleşmeye ve iş ahlakına aykırı bir biçimde davranıldığı, herhangi bir fesih sebebinin ortada bulunmadığı, sözleşmenin haksız olarak tek taraflı feshinden dolayı kar kaybının, imalat ve ihrazat bedellerinin tazmini ve sözleşme gereği verilen teminat senedinin iadesi talebinin yüklenici tarafından iş sahibine ihtar edildiği anlaşılmaktadır.<br>Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sonlandırıldığından tasfiye kesin hesabının çıkartılması zorunludur. Tasfiye kesin hesabının çıkartılmasında yüklenicinin gerçekleştirdiği imalat seviyesinin, sözleşme kapsamı ve iş sahibinin ödemelerinin, iş sahibinin üçüncü kişiye tamamlattığı işe konu faturaların sözleşme kapsamındaki işlere ilişkin olup olmadığı ve faturaların yapılan işlerle uyumlu olup olmadığının, iş sahibi ve üçüncü kişi tarafından yapılan imalatın kapsamının, sözleşmenin feshinde tarafların kusur durumunun, feshinde haklılık durumuna göre hangi tazminat kalemlerine ilişkin talepte bulunabileceğinin, tarafların sözleşmenin ifasında temerrüde düşüp düşmediklerinin, ispatlanan ödemelere göre tarafların sözleşme kapsamında borcunun bulunup bulunmadığının, taraflar arasındaki eser ilişkisine göre varsa tarafların alacağının miktarının, yüklenici tarafından verilen teminat senedinin iadesinin gerekip gerekmeyeceğinin belirlenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir.<br>Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.<br>Bu kapsamda;<br>1-Mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, Hakimin (Mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.<br>Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.<br>Yasa'nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.<br>Dosyanın incelemesinde, Mahkemece, gerekçeli kararda 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu kabul edilerek ek rapor alınması taleplerinin reddedildiği belirtilmiş ise de; gerekçeli kararda birleşen davacının menfi zarar ve tespit dosyası masrafı taleplerine ilişkin toplam alacak miktarı ve belirlenen tazminatın kapsamı belirlenmediği, raporda yer verilen hangi değerlerin hükme esas alındığı ve  menfi zararın ve tespit dosyası masraflarının belirlemesinde mahkeme kabulünün ne olduğu gerekçeli kararda tartışılmadığı ve yer verilmediği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde yazılı hükmün kapsamı ilkelerine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>2-Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve zarar taleplerine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan sözleşme ile imalat bedeli 315.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Bu haliyle sözleşmedeki bedel sözleşme tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6098 sayılı TBK 480 maddesinde tanımlanan götürü bedeldir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması yada iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti ve bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması gerekmektedir. Ayrıca, davacıya ait işte kullanılan malzeme bulunup bulunmadığı belirlenerek kullanılmış ise buna göre fiziki gerçekleşme oranının belirlenmesi, ayrıca iş sahasında yükleniciye ait olduğu ispatlanan malzeme var ise, bu malzeme bedelinin de, işin yapılmayacağının anlaşıldığı tarihteki piyasa rayiçleri dikkate alınarak bedelinin hesaplanması gerekir.<br>Mahkemece, asıl davada yüklenicinin iş sahasında bulunan makineleri, araç-gereçleri ve konteynerinin iadesine ilişkin talebinin şantiyede bulunan malzemelerin davacı birleşen davalıya ait olduğuna dair davacı tanığı Hüseyin Atilla Demiral'ın beyanı dışında delil bulunmadığı ve davalı tanıklarının beyanları ilgili tanık beyanları ile çelişmekle son alınan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Davalı-birleşen davacı iş sahibinin asıl davaya verdiği 26.10.2019 tarihli cevap dilekçesinde yüklenicinin şantiye alanında bıraktığı konteynır muhafaza edilmek üzere Ankara ilindeki depoya taşındığını, taşıma ve muhafaza masrafı ödenmesi kaydıyla iade edileceğini beyan ettiği görülmüştür. Ayrıca, davalı-birleşen davacı iş sahibinin 17.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının Üntes firmasından aldığı VRF Klima Sisteminin bedelinin çek ile kendileri tarafından ödendiği iddiasıyla rapora itiraz etmiştir. Yüklenici kendisi tarafından temin edilen malzemelerin kendisinden sonraki yüklenici tarafından kullanıldığını iddia etmektedir. Yüklenici iş sahasında kalan malzemeler için faturalar sunmuştur. Mahkemece, yüklenici tarafından satılan alınan ve kullanılan malzemenin iş sahibi tarafından bedelinin ödendiği iddiasının satın alınan şirketten sorularak ilgili bilgi ve belgelerin dosyaya kazandırılması, yüklenicinin satın aldığını iddia ettiği fatura konusu imalatta kullanılan malzemelerin bedelinin kim tarafından ödendiğinin belirlenmesi, yüklenicinin sunduğu faturalı ve imalatta kullanılan malzemelerin tespit dosyasındaki belirlemelerde dikkate alınarak kime ait olduğunun tespitinin mümkün olup olmadığının ve mümkünse yükleniciye ait olup olmadığı ve sözleşme konusu işte kullanılıp kulanılmadığının belirlenmesi,  davacıya ait malzemelerin işte kullanıldığının belirlenmesi durumunda buna göre fiziki gerçekleşme oranının belirlenmesi, fesih tarihi itibariyle yüklenici tarafından temin edilip kullanılmayan ve iş sahibince bedeli ödenmeyen şantiye sahasında bulunan malzeme ile işin icrası için kullanılan konteyner ve malzemelerin dava tarihindeki rayiç bedelinin belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>3-Yüklenici iş yeri tesliminin 01.06.2018 tarihinde yapıldığını iddia etmektedir. İş sahibi ise, 09.03.2018 tarihli iş yeri teslim tutanağı ile sözleşme ile aynı tarihte teslimin gerçekleştiğini savunmaktadır. Mahkemece, 09.03.2018 tarihli iş yeri teslim tutanağına göre işin bitim süresinin 04.11.2018 tarihi olduğunun kabulüyle fesih işlemi, sözleşme ile kararlaştırılan tarihinden önce yapılmış ise de 09.10.2018 tarihinde % 4,56'lık kısmı tamamlanan işin 04.11.2018 tarihi itibarı ile, kalan 25 günlük sürede işin tamamlanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.<br>İkrar, taraflardan birisinin, kendi aleyhine olarak ileri sürülen bir olayın doğru olduğunu mahkemeye beyan etmesi olarak tanımlanmakta olup, ikrar yazılı olabileceği gibi sözlü dahi olabilmektedir. İkrar, 6100 sayılı HMK'nın “ispat ve deliller\" bölümünde 188. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 188/1 maddesinde “tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez” hükmü bulunmakta olup, bu hükme göre bir beyan ikrar sayıldığı takdirde o konuda artık yeni veya başka bir delile ihtiyaç kalmadan o olay ispat edilmiş kabul edilmek zorundadır. Bir davada bir tarafın iddia ettiği husus, karşı tarafça ikrar edilirse artık o husus çekişmeli olmaktan çıkar ve bu konuda ispat aranmaz. Bu halde artık delile veya ispata ihtiyaç kalmaz. İkrar mahkeme içinde olabileceği gibi mahkeme dışı ikrar da mümkündür. İkrarın  mahkeme dışında olması halinde bu makamın resmi bir makam olması gerekli ve zorunludur.<br>Somut olaya gelince, 09.03.2018 tarihli iş yeri teslim tutanağı ile sözleşme ile aynı tarihte teslimin gerçekleştiği kabul edilmiş ise de iş sahibi tarafından yükleniciye çekilen Ankara 40. Noterliği'nin 28.06.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamede 01/06/2018 tarihli yer teslim tutanağıyla iş yerinin teslim edildiğinin belirtildiği, yine iş sahibi tarafından yükleniciye çekilen Ankara 40. Noterliği'nin 14.09.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinde 01/06/2018 tarihinde yer tesliminin yapıldığının belirtildiği, sonrasında iş sahibi ihtarnamedeki beyanlarını inkar etse de  davalının iş yeri teslim tarihine ilişkin ikrarı mahkeme dışı ikrar olup, iş yeri teslim tarihi 01/06/2018 tarihi kabul edilip taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, 01/06/2018 tarihi iş yeri teslim tarihine göre iş bitim tarihi belirlenerek kalan sürede işin tamamlanmasının mümkün olup olmadığı, yüklenicinin sözleşmenin feshinde kusurlu olmadığı savunması ve iş sahibinin kusurlu olduğu iddiaları gözetilerek iş sahibi sözleşmenin iş sahibi tarafından feshinin haklı olup olmadığı, 01/06/2018 tarihinin yer teslim tarihi olarak kabulü durumunda yüklenicinin iş programının gerisinde kalıp kalmadığı ve kalan sürede sözleşme konusu işi tamamlamasının mümkün olup olmadığı ve tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor veya ek rapor alınarak sözleşmenin tasfiyesi ve kesin hesabın çıkarılarak asıl ve birleşen davadaki taleplerinin değerlendirmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>4-Birleşen davada davacı, yüklenicinin taahhütü altında olan ve yapılamayan/yarım bırakılan Mekanik Tesisat İşi'ni tamamlattırmak için Arta Grup Mekanik İnşaat Müh San Ltd Şti ile  3.200.000,00TL + KDV ( %18 KDV 540.000,00TL ) bedelli sözleşme akdedildiğini, sözleşme sonrası ise zeyilname tanzim edilerek, vekil edeni tarafından yapılan kalemler sözleşmeden çıkartıldığını, bu firma ile imzalanan sözleşme bedeli 1.253.750,00TL+KDV tutarına geldiğini, işin bu şekilde tamamlatıldığını, davacının davalının sözleşmeye uymaması nedeni ile bu miktarın harcama yapmak zorunda kaldığını belirterek menfi zarar talebinde bulunmuştur.<br>Hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik kalan işler sebebi ile aynı işin ARFA firmasına 3200.000,00 TL'ye ihale edilmesi sebebiyle ihale bedeli farkının 3.200.000,00-3.150.000,00 = 50.000,00 TL menfi zarar olarak belirlenmiştir. Mahkemenin hükme esas kabul ettiği rapordaki menfi zararlardan olan iki ihale arasındaki fark (kaçırılan fırsat) hesaplaması yöntemine uygun değildir.<br>Şöyle  ki;  Eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilâflarda iş sahibince sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi gereğince iş sahibi olumsuz (menfi) zararını isteyebilir.  Davacı iş sahibinin kalan işin başka bir yükleniciye tamamlattırılması halinde uğranılan zarar istemi yüklenici ile yapılan sözleşme fesihle sonuçlanmamış olsa idi uğranılmayacak zarar olup menfi zarar kapsamındadır. İş sahibi, sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olması halinde yükleniciden menfi zararını isteyebilecektir. Davada iş sahibinin talep ettiği kalan işin başka bir yükleniciye tamamlattırılması halinde uğranılıp talep edilebilecek menfi zararın kaçırılan fırsat esasına göre hesaplanması gerektiği Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edilmektedir. Bu yönteme göre de menfi zarar, sözleşmenin feshi halinde eksik bırakılıp yapılmayan imalâtın (kalan işin) yüklenici ile sözleşme yapılan tarihte işin yükleniciye değil ona en yakın fiyat veren başka bir yükleniciye verilmiş olması halinde ödenecek bedel (kaçırılan fırsat) ile fesih tarihinden itibaren kalan işin makul bir süre içinde başka bir yükleniciye tamamlatılması halinde mahalli piyasa rayiçleri ile ödenmesi gereken bedel arasındaki fark olarak hesaplanmalıdır.<br>Mahkemece yapılacak iş, iş sahibinin menfi zarar talebinin belirlenmesi için eksik bırakılıp yapılmayan imalâtın (kalan işin) yüklenici ile sözleşme yapılan tarihte işin yükleniciye değil ona en yakın fiyat veren başka bir yükleniciye verilmiş olması halinde ödenecek bedel (kaçırılan fırsat) ile fesih tarihinden itibaren kalan işin makul bir süre içinde başka bir yükleniciye tamamlatılması halinde mahalli piyasa rayiçleri ile ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın tespit edilmesi gerekmektedir.<br>5-Mahkemece; değişik iş dosyası ve ihtarname masrafı nedeniyle yapılan giderin, davada yapılan yargılama giderlerine dâhil edilmesi ve haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken, bu talebe ilişkin mahkemenin kabulünün ne olduğu gerekçeli kararda tartışılmadığı ve yer verilmeden ve toplam alacak belirlenmeden giderin ayrı bir alacak kalemi olarak değerlendirilmek bu talebin kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yüklenicinin sözleşmesinin feshine ilişkin gecikmenin iş sahibinden kaynaklandığı ve ödemeler konusunda iş sahibinin temerrütünün olduğu iddialarının değerlendirilmesi, yüklenici tarafından satın alınan ve kullanılan malzemenin iş sahibi tarafından bedelinin ödendiği iddiasının satın alınan şirketten sorularak ilgili bilgi ve belgelerin dosyaya kazandırılması, yüklenicinin satın aldığını iddia ettiği fatura konusu imalatta kullanılan malzemelerin bedelinin kim tarafından ödendiğinin belirlenmesi, yüklenicinin sunduğu faturalı ve imalatta kullanılan malzemelerin tespit dosyasındaki belirlemelerde dikkate alınarak kime ait olduğunun tespitinin mümkün olup olmadığının ve mümkünse yükleniciye ait olup olmadığı belirlenmesi, yüklenicinin sunduğu faturalı ve imalatta kullanılan malzemelerin tespit dosyasındaki belirlemelerde dikkate alınarak kime ait olduğunun tespitinin mümkün olup olmadığının ve mümkünse yükleniciye ait olup olmadığı ve sözleşme konusu işte kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi, davacıya ait malzemelerin işte kullanıldığının belirlenmesi durumunda buna göre fiziki gerçekleşme oranının belirlenmesi, fesih tarihi itibariyle yüklenici tarafından temin edilip kullanılmayan ve iş sahibince bedeli ödenmeyen şantiye sahasında bulunan malzeme ile işin icrası için kullanıldığı belirlenen konteyner ve diğer malzemelerin dava tarihindeki rayiç bedelinin belirlenmesi, 01/06/2018 tarihi iş yeri teslim tarihine göre yüklenicinin iş programının gerisinde kalıp kalmadığı, sözleşmenin kalan sürede ifa olanağının bulunup bulunmadığı, tarafların kusur durumunun belirlenmesi, iş sahibi tarafça yapılan veya dava dışı üçüncü kişilere yaptırılan eksik ve ayıplı işlerin tespit dosyası gözetilerek sözleşme konusu işlere ilişkin olup olmadığı belirlenmeli, iş sahibinin ve  yeni yüklenicinin eksik bırakılan işleri yapılmasına ilişkin faturalarda belirtilen işleri yapıp yapmadığı, yapılmış ise faturalarla uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, taraflar arasındaki 09.03.2018 tarihli sözleşmedeki malzemeli mekanik tesisat yapım işinin götürü bedelli belirlenmiş olduğu da gözetilerek dava konusu işin yapılıp yapılmadığı araştırılıp, malzemeli mekanik tesisat yapım işinin yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatın tespit dosyasındaki belirlemeler dikkate alınmak suretiyle ayıp ve eksiklikler dikkate alınmak suretiyle fiziki gerçekleşme oranını yüzde (%) olarak belirlenmeli, bu oranı, götürü bedele (315.000,00 TL) ye uygulanması suretiyle iş bedelinin tespiti, bu şekilde sözleşme kapsamındaki yüklenicinin hakediş bedeli ortaya konmalı, sözleşme kapsamında yapılan ödemeler belirlenen hak edişten düşürülmeli, bu şekilde iş sahibinin eksik veya fazla iş bedeli ödemesi olup olmadığı belirlenmeli, ayrıca iş sahibinin menfi zarar talebinin belirlenmesi için eksik bırakılıp yapılmayan imalâtın (kalan işin) yüklenici ile sözleşme yapılan tarihte işin yükleniciye değil ona en yakın fiyat veren başka bir yükleniciye verilmiş olması halinde ödenecek bedel (kaçırılan fırsat) ile fesih tarihinden itibaren kalan işin makul bir süre içinde başka bir yükleniciye tamamlatılması halinde mahalli piyasa rayiçleri ile ödenmesi gereken bedel arasındaki fark tespit edilmeli, belirtilen hususlarda davaya konu işin yapıldığı yerde gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden veya yeni bir bilirkişi kurulundan belirtilen hususları kapsayan gerekçeli ve denetime elverişli rapor veya ek rapor alınarak sonucuna göre asıl ve birleşen davadaki her bir talep hakkında, özellikle asıl ve birleşen davada sözleşmenin tüm unsurları ile tasfiyesi sağlanacağından sözleşme hükümleri de gözetilerek teminat bedelinin iadesi hakkında tarafların kazanılmış hakları gözetilerek karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle bu aşamada diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, HMK nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br> HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı-birleşen davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2023 tarih, 2019/598 Esas - 2023/1036 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için 6100 sayılı HMK.'nun 353-(1)-a-4-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince 10/01/2025 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.  <br><br>    \t\t                                                *\t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"704a8f9fc03e6822","SID":"44808301c27df4cf"}}