{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 25/05/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 26/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 02/01/2025<br><br>Taraflar arasında görülen davada yukarıda esas ve karar numarası yazılan İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmiş olmakla Üye hakimin görüşü dinlendikten sonra dosyadaki belgelerin Dairemizce incelenmesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; davacının davalının hesabına farklı tarihlerde şirket hisse satım bedeli olarak ödeme gerçekleştirdiğini, davalının bedelini aldığı hisselerin devrini yapmadığını, bu sebeple Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davalının hisse satımı konusunda davacının eşi ile anlaştığını, hisse bedeli davalının hesabına yatırılır yatırılmaz hisse devrini yaptığını, bedelin kimin tarafından yatırıldığına dikkat etmediğini, hisse devri yapılmış olmasına rağmen talepte bulunulmasının kötü niyet göstergesi olduğun belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; davacının banka havalesine dayalı alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davacının takip talebinin ekine sunduğu ödeme dekontu incelendiğinde; ... tarihli işlemde alıcının ..., gönderinin ..., tutarın 200.000,00TL açıklamanın ise \".... Ödemesi\" olduğu; ... tarihli işlemde alıcının ..., gönderinin ..., tutarın 100.000,00TL açıklamanın ise \",..,. Ödemesi\" olduğu görülmüştür. Antalya 11. Noterliğinin 24/10/2016 Tarih ve ...Yevmiye Numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile ..., .... Şti.'ndeki 600 hissesinin devrini yapmış, ...Şti.'nin 10/11/2016 tarihli genel kurulunun 4 nolu kararı ile yapılan devir işlemi kabul edilmiş ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanlar yapılmıştır. ,...10/11/2016, 25/11/2016 ve 28/11/2016 tarihli genel kurullara katılmış, daha sonraki toplantılar da anılana bildirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 83. maddesi hükmüne göre, borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü olmaması; borcun, borçlu tarafından değil de, üçüncü kişi tarafından ifa edilmesi halinde, hukuki netice aynı olması, takip dayanağı belgelerde açıkça kime devir yapılacağı belirtilmeksizin ...bedeli ödemesi açıklaması ile ödeme yapılmış olması, havalalerden yaklaşık 45 gün sonra noterde hisse devrinin davalı tarafından davacının eşine yapılması, ortaklıkça da devir işlemleri kabul edilerek davacının eşinin ortaklığa dahil edilmesi, davacı eşinin de bir süre ortaklık genel kurullarına katılması, yapılan ödemelerin davacının eşine hisse devri nedeni yapıldığı sonucuna ulaşılması, aksi düşüncenin yani davacının ayrıca hisse devri bedeli ödediğinin ve 3 yıla aşan bir süre devir yapılmamasına rağmen beklediğinin kabulü mümkün olmaması karşında davacının davalıdan talep edebileceği bir bedel olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği; davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş; istinaf dilekçesinin tebliği üzerine davalı tarafça da katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından davalının hesabına farklı tarihlerde şirket hisse satım bedeli olarak ödeme gerçekleştirildiğini ancak davalı tarafından  bedelini aldığı hisselerin devrinin yapılmadığını, bu sebeple davalı aleyhine Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile 300.000,00 TL asıl alacak 69.287,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 369.287,67 TL için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapıldığını ve davalının takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi için itirazın iptali davası açıldığını, hisse bedeli müvekkili tarafından davalıya gönderilmiş olmasına rağmen hisse devrinin müvekkilinin üzerine gerçekleşmediğini, davalının  .... Şti. yetkilisi olarak tacir sıfatına haiz olduğunu, ticaretine ilişkin tüm faaliyetlerinde basiretli davranmak ve buna bağlı olarak üstleneceği yükümlülüklerin kapsam ve sonuçlarını tartarak hukuki ilişkiye girmesi gereken tacirlerin yapacağı tüm iş ve işlemlerinden doğacak hukuki sorumlulukları üstlenmiş olması gerektiğini, ancak davalının bu şekilde davranmadığını, hisse bedeli müvekkil tarafından gönderilmiş olmasına rağmen hisse devrini müvekkili adına gerçekleştirmediğini, bu sebeple davalıya karşı başlatılan icra takibi haklı olmakla, borçlu tarafından yapılan itirazın iptal edilmesi gerekirken mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının eşi olan dava dışı... arasında hisselerin ...devri konusunda anlaşıldığını, hisse devir bedelinin ise müvekkiline davacı tarafından gönderildiğini, müvekkilinin bedelin kimin banka hesabından gönderildiğini kontrol etmediğini ve anlaşmaya uyarak bedelin tarafına aktarılmasının akabinde hisse devrini gerçekleştirdiğini, TMK m. 2 gereği iyiniyet ilkesinin davacı tarafından ihlal edildiğini ve davacının kendi muvazaasına dayanarak icra takibine giriştiğini, davacının 2016 yılında gerçekleşen vakıaların ve bu vakıaların geçerliliğinin bilincinde olmasına rağmen, kötüniyetli olarak 3 yıl sonra davaya konu icra takibine giriştiğini ve haksız kazanç elde etme çabası içine girdiğini, Yerel Mahkeme tarafından verilen ret kararı yerinde olmakla beraber, kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin kanuna ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın icra takibinin açılış tarihi olan 2019 yılından 3 yıl önce gerçekleşmiş olan hisse devir işleminin bilincinde ve kabulünde olmasına rağmen, kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğini, davacının hem bedelini ödediği ve devraldığı hisseleri elinde tutmayı, hem de hisselerin devri karşılığında ödemiş olduğu bedeli haksız olarak uhdesine geçirmeyi amaçladığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi'nin kötüniyet tazminatı taleplerinin reddi yönündeki kararının ortadan kaldırılması ile kötüniyet tazminatının davacı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. <br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede;<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında bankadan hisse devir bedeli açıklamasıyla havale edilen bedellerin iadesi istemiyle 300.000,00 TL asıl alacak 69.287,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 369.287,67 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, davalı tarafça süresinde takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, bunun üzerine davacı tarafça itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı, her ne kadar davacı taraf hisse bedelinin müvekkili tarafından davalıya gönderilmiş olmasına rağmen hisse devrinin müvekkilinin üzerine gerçekleştirmediğini iddia etmiş ise de davacı tarafından davalıya yapılan dava konusu 08/09/2016 ve 09/09/2016 tarihli banka havalelerinde hisse devrinin kime yapılacağı belirtilmeden ve herhangi bir isme de yer verilmeden \".... Ödemesi\" açıklamasının yer aldığı, banka havalelerinden  yaklaşık 45 gün sonra Antalya 11. Noterliği'nin 24/10/2016 tarih ve ...yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi ile davalının .,... Şti.'ndeki 600 hissesini davacının eşi ...devrettiği, dava dışı ... 10/11/2016  tarihli Genel Kurulunun 4 nolu kararı ile yapılan devir işleminin kabul edildiği ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi hükmüne göre, borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlunun, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü olmadığı, takip dayanağı havale dekontlarında açıkça kime devir yapılacağı belirtilmeksizin ödeme yapılmış olması, havalalerden yaklaşık 45 gün sonra noterde hisse devrinin davalı tarafından davacının eşine yapılması, şirket genel kurulunda devir işlemleri kabul edilerek davacının eşinin ortaklığa dahil edilmesi, davacının eşinin şirket genel kurullarına katılması hususları hep birlikte nazara alındığında davacı tarafça yapılan ödemelerin davacının eşine hisse devri nedeni ile yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, davacının ayrıca kendisine hisse devri yapılması için davacıya havale yapmış olduğu varsayımında 3 yılı aşkın bir süre devir yapılmamasına rağmen beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamamaktadır<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Davalı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede ise;<br> İİK’nın 67/2 maddesi “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmünü, aynı maddenin son fıkrası ise “Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” hükmünü içermektedir.<br>Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de; davacı tarafından davalı aleyhine İİK'nın 67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının davalıdan talep edebileceği bir bedel olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı takipte haksız olmakla birlikte kötü niyetle takip yaptığına dair herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı anlaşıldığından Yerel Mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup davalı tarafın istinaf itirazları da yerinde değildir.<br>Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla her iki tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının ve davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE, <br>6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince YERİNE GETİRİLMESİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26/12/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7b4c2396a79c41d","SID":"14f2a3aa136f3e7c"}}