{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.  <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2022/1055 <br>KARAR NO:2024/1360<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/04/2021<br>NUMARASI:2018/963 Esas, 2021/322 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak <br>KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının İstanbul ili Sefaköy İşletme Müdürlüğü hizmet alanında yer alan ... A.Ş. Ispartakule projesine ait ... ve ...yer altı kablosu tesisine ilişkin geçici kabul işlemlerinin 17.02.2011 tarihinde yapılıp 15.03.2011 tarihinde onaylandığını, söz konusu dağıtım varlığının Mülga Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. maddesi ve 28.01.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 21. maddesine dayanılarak hazırlanan 27.08.2014 tarih ve ... karar numaralı EPDK Kurul Kararı ile yayımlanan metodoloji ve ilgili mevzuat gereğince yatırım bedelinin iadesinin gerektiğini, davalı şirket yetkilileriyle bu konuda çeşitli aşamalarda sözlü görüşmeler yapıldığını, nihayetinde 15.10.2018 tarihli başvuru ile yatırım bedelinin iadesi talebinde bulunulduğunu ancak bu talebin 07.11.2018 tarihli yazı ile reddedildiğini, davacının davalı şirketin red cevabına karşılık 01.12.2018 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na yazılı başvuruda bulunduğunu ancak dava tarihine kadar bir yanıt verilmediğini, davacı şirketin meri yasa hükümlerine güvenerek gerçekleştirdiği yatırım nedeniyle maddi külfetin idare tarafından defaten ödenmesi yönünde haklı beklentisinin bulunduğunu, mevcut piyasa koşulları da dikkate alınarak şebeke işletmecisinin, tesisi kuran davacı şirkete yatırım bedelini geri ödemesi gerektiğini, Danıştay 13. Dairesi’nin 31.03.2015 tarihli, 2010/2546 esas ve 2015/1256 karar sayılı kararında da yatırım bedelinin tesisi inşa eden veya finanse eden kişilere geri ödeneceğinin hükme bağlandığını, kanunun lafzından kanun koyucunun amacının yatırımın gerçek tutarının geri ödenmesinin sağlanması olduğunu, aksi durumun mülkiyet hakkına dolaylı müdahale anlamına geleceğini, bu nedenle yatırım bedelinin tespit edilerek ödemeye esas gerçek değerin davalı şirket tarafından belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının hizmet alanında yer alan ... A.Ş.-Ispartakule konutlarına ait ... numaralı işe ilişkin 762.624,61 TL yatırım bedelinin 15.03.2011 tarihinden itibaren aylık TÜFE oranında faiz güncellemesi yapılarak dava tarihindeki güncel bedelinin tespiti ile yasal faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, husumetin davalı şirkete değil, tesislerin maliki olan ...’a yöneltilmesi gerektiğini, davalı şirket kayıtlarında davacı adına dava konusu taşınmazlar için herhangi bir abonelik veya bağlantı sözleşmesinin bulunmadığını, mevzuat gereğince bağlantı veya sistem kullanım anlaşması olmadan tesis bedellerinin iadesinin mümkün olmadığını, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 38. maddesi 6. bendinde ödeme koşullarının açıkça düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği’nin 10/2 maddesine göre, sisteme bağlantı yapılması ve sistem kullanımı açısından kapasite yetersizliği nedeniyle yapılan yatırımların bedellerinin bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini, bağlantı veya sistem kullanım anlaşması olmadan yatırım tutarlarının hesaplanamayacağını ve talep edilemeyeceğini, geri ödeme talebinde bulunulabilmesi için ilgili kullanım yerinin mevcut malikinin başvuruda bulunması gerektiğini, EPDK’nın 15.02.2018 tarih ve ... sayılı kararında, müşterek mülkiyet durumunda pay sahiplerinin birlikte başvuru yapması gerektiğinin ve toplu konut veya ... gibi yerlerde ödemenin hak sahibi bağımsız bölüm maliklerine ayrı ayrı yapılması gerektiğinin hükme bağlandığını, davacı müteahhit şirketin yaptığı tesis bedellerinin konut maliklerinden alınıp alınmadığının incelenmesi gerektiğini ve davacının malik olmadığı bağımsız bölümler için ödeme talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, işin kabulünün yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 04.08.2002 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 38. maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiği, bu kapsamda yatırım bedelinin defaten ödenmesi yerine dağıtım tarifesi üzerinden mahsubu gerektiği yönündeki Yargıtay içtihatları dikkate alınarak davalı vekilinin bağlantı anlaşması bulunmadığı, aktif husumetin konut maliklerine ait olduğu, pasif husumetin ...’a yöneltilmesi gerektiği ve taleplerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazlarına karşı, bağlantı anlaşması olmasa da fiili devir gerçekleştiği, yatırım bedelinin tarife üzerinden mahsup edilebileceği ve altyapı tesislerinin bedellerinin maliklerden tahsil edildiğine dair bir tespitin bulunmadığı, ayrıca dava tarihi itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bilirkişi raporunda hesaplanan 725.307,98 TL’lik bedelin davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talep tutarı ile aynı olduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükmolunan bedelin enerji dağıtım tarifesinden mahsubuna yönelik mahkeme kararının icrasının imkansız olduğunu ve mahsuba dair talepleri bulunmadığını, işin kabulünün yapıldığı tarihte yürürlükte olan 04.08.2002 tarihli ve 24836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 38. maddesi uyarınca değerlendirme yapıldığını ancak bu yönetmeliğin 02.11.2013 tarihli ve 28809 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yeni Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığını, yeni yönetmelikte dağıtım şirketleri adına kullanıcı tarafından yapılan veya finanse edilen dağıtım tesisine yönelik yatırım bedelinin mahsuplaşma yöntemi ile geri ödenmesine ilişkin bir düzenleme yer almadığını, ancak geçici ikinci maddede on yıldan uzun süreyle yapılacak mahsuplaşmanın önlenmesi, kullanıcıların mağduriyetinin giderilmesi ve hiç mahsuplaşma yapılmayan yatırım tutarlarının beş yılı geçmemek üzere belirlenen tarihte 12 eşit taksitle ödenmesi suretiyle kullanıcıların korunmasının amaçlandığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf dilekçesinde, taleplerine rağmen yeni bir bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, husumet itirazları bulunduğunu ve davanın...’a yöneltilmesi gerektiğini, yargılama sırasında davacı şirketin hak sahibi olmadığı ve geri ödemeye muhatap tarafın mevcut maliklerin olması gerektiği yönündeki itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, geçici kabulü yapılmış tesisin kullanım yerindeki maliklerin her birinin bağımsız bölüm bilgileri, tapu belgeleri ve aboneliklerini ispat eden belgelerle başvuru yapması gerektiğini, malik olmayan davacı şirketin bu ödemeyi talep edemeyeceğini, davacının yaptığı tesis bedellerinin konut maliklerinden alınıp alınmadığının incelenmesi gerektiğini, dava konusu tesisin tip ... grubuna dahil olduğunu ve yönetmeliğin yayım tarihinden önce tesis edilip devredildiğinden, işletme ve bakım karşılığı devredilen bu tesis için geçici maddeye göre geriye dönük bedel talep edilemeyeceğini, tarafların trafonun işletme ve bakımı karşılığında devredilmesi hususunda anlaştığını ve ayrıca bedel ödenmeyeceğini, bilirkişilerin yasal mevzuatı göz ardı ettiğini, mahkemenin mevzuata aykırı şekilde hesaplama yaptığını, sunulan faturaların peşinen uygun görülmesi sonucu fahiş bedeller belirlendiğini, mevzuat gereği güncelleme talebinin kabul edilemeyeceğini, güncelleme tarihi ve oranının hatalı olduğunu, dava konusu bedellerin taraflar arasında bağlantı veya sistem kullanım anlaşması olmaksızın mahsubunun mümkün olmadığını, kararın hatalı şekilde yasal faiz yerine avans faizine hükmettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı, davalının hizmet alanında mevcut olan Ispartakule ve ... yer altı kablosu tesisi işine  ait geçici kabul işlemlerinin 17/02/2011 tarihinde yapıldığını, tanzim edilen geçici kabul tutanaklarının 02/07/2011 onaylandığını, anılan işlerin davalı tarafça uygun görülen proje kapsamında tesis edildiklerini ve geçici kabullerinin yapıldığını, söz konusu dağıtım varlığının Mülga Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 38. maddesi ve 28.01.2014 tarih 28896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 21. maddesine dayanılarak hazırlanan 27.08.2014 tarih ve 5187 -2 Karar no.lu EPDK Kurul Kararı ile yayımlanan metodoloji ve sair meri mevzuat gereği yatırım bedelinin iadesinin gerektiğini, davalıya yatırım bedelinin iadesi için yaptıkları başvurusunun reddedildiğini belirterek şimdilik 762.624,61TL yatırım bedelinin dava tarihi itibarıyla güncellenmiş bedelinin tahsilini talep etmiş, ıslahla bedeli 1.630.216,14TL'ye arttırmıştır.Davalı vekili, davaya cevap dilekçesinde husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının talep edebileceği yatırım bedelinin EPDK hükümlerine göre tespiti gerektiğini, yatırım bedelinin dava tarihine güncellenerek talep edilemeyeceğini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı tarafından taraflar arasındaki anlaşma gereğince yapılan Ispartakule ve .. yer altı kabloları tesisi işinin geçici kabulünün yapılarak davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 149. maddesi uyarınca, zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde iş bedelinin tahsili talep edilen davalarda, zamanaşımı süresi işin yüklenici tarafından iş sahibine teslim edildiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda dosya kapsamı, taraf beyanları ve 04.08.2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 38. maddesi dikkate alındığında, davacı yükleniciye geçici kabul tarihinden sonra peyderpey taksitler halinde ödeme yapılacağı anlaşılmakta olup, davacıya hiç ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda alacağın teslim tarihinden sonra ödemelerin yapılacağı tarihlerde muaccel olacağı açık olup, alacak muaccel olmadığı sürece alacaklıdan alacak hakkını talep etmesi beklenemeyeceğinden alacak muaccel oluncaya kadar zamanaşımı işlemeyeceğinden, davacının talebinin davalı tarafça 07/11/2018 de reddedilmiş olması da dikkate alınarak davalının zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 6. HD'nin  2024/461E., 2024/1039 K) Dava konusu trafo vs tesislerin esasen davalı şirket tarafından tesisi gereken unsurlar olduğu, davacının enerji talebiyle başvurusu üzerine, davalı tarafından \"talep edilen enerjinin mevcut şebeke üzerinden sağlanmasının mümkün olmadığı ,ancak davacı tarafından belirtilen nitelikte trafo ve tesis inşa edilmek, bitiminde tesisin davalıya devredilmesi kaydıyla\" enerji müsaadesi verildiği, davacının bu şartlar dahilinde masraf sarf ederek söz konusu projenin enerji ihtiyacını sağlayacak tesisi inşa ettiği, davalıya devrettiği, geçici kabulün de yapıldığı, tesisin davalı tarafın dağıtım sistemine dahil edilerek işletmeye alındığı, davalının bu şekilde dava dışı abonelerinden kazanç sağladığı hususu gözetildiğinde, bu aşamada artık bağlantı anlaşmasının bulunmadığı yönündeki davalı savunmasına itibar edilememiştir.Dava konusu işin kabulünün yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 04/08/2002 tarihli  Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38/6 Maddesinde \"sisteme bağlantı yapılması halinde sistem kullanımı açısından kapasitenin yetersiz olması nedeniyle genişleme yatırımı veya yeni yatırım yapılmasının gerekli olduğu ve yeterli finansmanın mevcut olmadığı hallerde, söz konusu yatırım ... ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi adına, bağlantı yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişi tarafından ilgili mevzuat kapsamındaki teknik standartlar sağlanarak yapılabilir veya finanse edilebilir, bu durumda; gerçekleşen yatırıma ait toplam harcama tutarı, sisteme bağlantı yapan gerçek veya tüzel kişi ile ... ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler arasında yapılacak bağlantı ve sistem kullanım anlaşması çerçevesinde gerçek veya tüzel kişinin iletim ve/veya dağıtım tarifesi bedelinden düşülür\" hükmü düzenlenmiştir. 28/01/2014 tarih 28896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren \"Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 21. maddesinin ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 27/08/2014 5187-2 tarihli Kurul Kararı ile belirlenen 'Kullanıcı Tarafından Dağıtım Varlıklarının Tesis Edilme Metodolojisi'nin ' yürürlük tarihleri; dava konusu tesisin, davacı kurumdan izin alınması, geçici kabulü, işletmeye alınması tarihinden sonraki tarihleri kapsadığından , işin kabulünün yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 04/08/2002 tarihli ve 24836 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. Maddesine göre değerlendirme yapılması  hukuka uygun bulunmuştur. 10/01/2013 tarihli 28524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle 01/01/2014 tarihinde yürürlüğe girmek üzere mezkur yönetmeliğin 38. Maddesinin 6. Fıkrası aşağıdaki biçimde değiştirilmiştir; “Sisteme bağlantı yapılması için, sistem kullanımı açısından kapasitenin yetersiz olması nedeniyle, genişleme yatırımı veya yeni yatırım yapılmasının gerekli olduğu ve yeterli finansmanın mevcut olmadığı hallerde, söz konusu yatırım ... ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi adına, bağlantı yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişi tarafından ilgili mevzuat kapsamındaki teknik stan- dartlar sağlanarak yapılabilir veya finanse edilebilir. Bu durumda; gerçekleşen yatırıma ait toplam harcama tutarı; a) ... için sisteme bağlantı yapan gerçek veya tüzel kişi ile ... arasında yapı- lacak bağlantı ve sistem kullanım anlaşması çerçevesinde gerçek veya tüzel kişinin iletim tarifesi bedelinden düşülür. b) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi; talebin karşılanabileceği tarihi, talebin yapıldığı tarihten itibaren  5 yılı geçmemek üzere bağlantı yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişiye bildirir. Bu durumda gerçekleşen yatırıma ait bedel; 1)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından bağlantı görüşünde verilen bağlantı ta- lebinin karşılanabileceği tarihteki yıl içerisinde en fazla 12 aylık taksitte, yatırımı yapan veya finanse eden gerçek veya tüzel kişiye, muhataba ulaşılamaması halinde tesisin bulunduğu yerdeki en yakın banka ya da ... şubesine,  hak sahip veya sahipleri adına yatırılarak ödenir. Dağıtım tesisinin geçici kabulünün, dağıtım şirketinin bağlantıyı karşılayabileceğini öngördüğü tarihten sonra yapılması halinde ödeme bir sonraki yıl başlar. Dağıtım şirketi ilgili dağıtım tesisini, varlık kayıtlarına öde- menin yapıldığı tarihte ekler. 2)Yapılacak olan yatırımla ilgili işin başlangıcından kesin kabulünün yapılmasına kadar gerçekleştirilecek iş ve işlemler, alınabilecek avanslar, yatırım bedelinin hesaplanması, ödenmesi ve alınacak teminatlar ile ilgili olarak dağıtım şirketleri tarafından teklif edilen Kurul tarafından onaylanan metodoloji kullanılır.3)Söz konusu dağıtım tesisinin dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından geçici kabulünün yapıldığı ayı takip eden aydan itibaren, geri ödemenin yapılacağı ilk taksit tarihine kadar geri ödemesi yapılmamış tutar Tüketici Fiyat Endeksi oranında güncellenir. Vadesinde geri ödemesi yapılmamış tutara 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre uygulanacak kanuni faiz oranı uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir. Hazırlanan  bilirkişi ek raporunda  bu mevuzat hükümlerine uygun inceleme ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.Davaya konu imalat ve tesisin davacı şirketçe yaptırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.  Davacı şirketin bu imalat bedellerini talep etme hakkının bulunduğu  açıktır.EPDK'nun \"ödemenin hak sahibi olan kat maliklerine ayrı ayrı yapılması gerektiği\" yönündeki kararından dönmesi karşısında davalı şirketin bu bedellerin kat maliklerine ödeneceği gerekçesiyle ,davacıya ödeme yapmaktan imtina etmesinin sebebi ortadan kalkmıştır. (YARGITAY 6.HD 2022/3156E., 2024/518K. Sayılı, 06.02.2024 günlü kararı)Dava dosyası içerisindeki bilgi, belge, yazışma, proje, geçici kabul tutanaklarına göre dava konusu inşaatının geçici kabulün 17/02/2011 tarihinde yapıldığı, geçici kabul tutanaklarının 22/03/2011 tarihinde onaylandığı, tesiste eksik ayıba dair bir tespitin yapılmadığı anlaşılmıştır. EPDK Denetim Dairesi Başkanlığı'nın \"Söz konusu dağıtım tesisinin dağıtım lisans sahibi tüzel kişi tarafından geçici kabulünün yapıldığı ayı takip eden aydan itibaren, geri ödemenin yapılacağı ilk taksit tarihine kadar geri ödemesi yapılmamış tutar tüketici fiyat endeksi oranında güncellenir. Vadesinde geri ödemesi yapılmamış tutara 04.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre uygulanacak kanuni faiz oranı uygulanır, \" şeklindeki açıklaması sebebiyle ,bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen esaslar dahilinde ek güncelleme raporu alınmış neticeten güncellenmiş değerin 1.630.216,14TL olduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafça ibraz olunan ıslah dilekçesi ile dava değeri 1.630.216,14TL'ye artırılmıştır. Mahkemece bu güncellenmiş değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Ancak, davacı tarafın talebi bulunmadığı halde talebi aşkın şekilde \"davacının kullanacağı enerji dağıtım tarafından mahsubuna\" karar verilmesi HMK 26. ve 297/c md ne aykırı bulunmuş olup,  mahkeme kararının bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.Faize ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde ise; davacı taraf dava dilekçesinde \"yasal faiz\" talep etmiş ve ıslah dilekçesi ile  talep ettiği faiz türünü  \"avans faizi\" olarak değiştirmiştir. Mahkemece hüküm altına alınan alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmiş ise de,  yönetmeliğin 38. Maddesinin b-3 fıkrasındaki yasal düzenlemede yasal faiz uygulanacağı öngörülmüş olmakla mahkemenin faize ilişkin hükmü yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf talebinin kabulüne ve davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 md gereğince ,\"Davacı tarafından  davalı aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE; 1.630.216,14TL'nin  725.307,98 TL'lik kısmının dava tarihi olan 27/12/2018, 904.908,16 TL'lik kısmının ise 28/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\"  dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,  davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/04/2021 tarih ve 2018/963 Esas, 2021/322 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.630.216,14TL'nin 725.307,98 TL'lik kısmının dava tarihi olan 27/12/2018, 904.908,16 TL'lik kısmının ise 28/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 111.360,06  TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 13.023,73 TL ve ıslah harcı 14.816,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 83.520,04‬  TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı 27.840,02‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 109,70  TL tebligat ve posta gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam  4.609,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan   Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 239.323,76  TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davacı  tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-Davalı tarafından yatırılan 27.840,02 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı 16,25 posta masrafı olmak üzere  178,35‬ TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86c56be86d86782a","SID":"01373dfa6f11f27a"}}