{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1502 Esas<br>KARAR NO:2025/5<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/05/2024<br>NUMARASI:2024/67 E. - 2024/344 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ülkemize geldiği 2016 yılından itibaren ülkemizin birçok önemli kulübünde oynamış ve halen daha oynamaya devam eden bir futbolcu olduğunu,  kendisinin Bulgaristan vatandaşı olduğunu, müvekkilinin geçtiğimiz yıl bir alt lig olan .. 1. Lig ve şu an bulunduğu lig klasmanında birinci konumda bulunan ... Kulübüne transfer olduğunu, müvekkilinin söz konusu bono ve icra takibinden futbolcusu olduğu ...Kulübüne gelen 89/1 haciz ihbarnamesinin gelmesiyle haberdar olduğunu, müvekkilinin Türkçe dilinin bilmediğini, takibe dayanak gösterilen bononun ise Türkçe dilinde tanzim edildiğini, müvekkilinin bu borcu imzalarken kendisini borçlandırıcı bir işlem yaptığı ile ilgili bilgi verilmediğini, aksine farklı bir işlem yapıldığı iddiasında bulunulduğunu, söz konusu bono gibi matbu bonoların dilinin ağır ve ağdalı eski Türkçe olması sebebiyle ortalama bir vatandaşın bile yardım almaksızın anlayabilmesinin güç olduğunu, davalının bono imzalatma işlemini müvekkiline yaptırdığını, davalının müvekkilini aldatarak kendisine muvafakat name adı altında bu bonoyu imzalattığını, bono üzerinde karalama suretiyle tahrifat yapıldığını, ‘’Türk Lirası’’ ifadesinin ‘’Euro’’ olarak değiştirilerek açıkça davalı tarafından resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak gösterilen bononun müvekkilinin Türkçe dilini bilmemesinden yararlanılarak ve bu suretle hile (aldatma) sonucunda elde edilmiş olduğunun açık olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılmış bulunan ... sayılı icra takibinin tarafları aleyhine daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini, mahkeme aksi kanaatte ise takibin değişiklik/tahrifat yapılmadan önceki miktarı olan 75.000 TL üzerinden devamına, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini  talep etmiştir.<br>CEVA:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır hem ulusal hem de uluslararası futbolcu transferlerine aracılık ederek menajerlik hizmeti sunduğunu, müvekkilinin Davacı ...’nun ...Kulübü’ne transfer olmasında hizmet sunduğunu,  menajerlik hizmetine ilişkin olarak taraflar arasında 30/12/2015 tarihli İngilizce dilindeki Protokol akdedildiğini, taraflar arasındaki 30/12/2015 tarihli Protokol uyarınca belirlenen bedellere ilişkin olarak Davacı... tarafından bono düzenlenerek müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin Protokol uyarınca ödenmemiş alacağını tahsil etmek ve sunduğu hizmetin karşılığını almak amacı ile kendisine teslim edilen bonolardan 30/12/2015 keşide tarihli 13/11/2017 vade tarihli 75.000-Euro bedelli olanını ... sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine konu ederek söz konusu alacağını tahsil etme yoluna gittiğini, anılan icra takibi kapsamında  üç farklı adresten kendisine ulaşım sağlanamadığını, bunun üzerine ödeme emrinin T.K.’nın 21/2. Maddesi gereği Mernis adresine tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiğini, Davacı ...’nun Türkçe dilini bilmemesi sebebi ile yanıltılarak ve farklı bir işlem yapıldığı bilgisi verilerek bonoyu imzalamasının sağlandığı iddiasının gerçeklikten uzak olduğunu, Davacı ...’nun Bulgarca ve İngilizce dillerini konuşup yazabiliyor olmasının kendisinin taraflar arasındaki 30/12/2015 tarihli İngilizce dilindeki Protokol’ü imzalarken borçlandırıcı bir işlem yapma iradesinde olduğunun ve Protokol’de yazan bedellere ilişkin bono tanzim edileceğinin, bu bedellerin EURO para biriminde imza altına alındığının bilincinde olduğunun şüphesiz olarak en büyük kanıtı olduğunu, Davacı ...nun anılan ekli Protokolü imza altına alarak müvekkiline karşı toplam 150.000,00-Euro tutarında borç ödeme taahhüdünün altına girdiğini beyanla davanın reddini, müvekkilinin haklı alacağının tahsilinin geciktirilmesi sebebiyle, Davacı ...’nun takip konusu tutarın %20’sinden az olmamak üzere inkar / kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ile KDV hariç olarak hükmedilecek avukatlık ücretinin Davacı ...’ya yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI;İstanbul 19. Asliye Hukuk  Mahkemesi'nin  28/12/2022 tarihli, 2020/178 E-2022/692 K sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamı ile davacının hile iddiasını hususunda kesin sürede tanık listesi sunmayarak bu delile dayanmaktan vazgeçtiği, tahrifat iddiasının kesin delillerle kanıtlanması gerekirken kanıtlanamadığı, son çare olarak yemin deliline dayanmış ise de davalı asillin usulünce yemini ile iddiaları reddettiği, iddiaların ispatlanamamış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dairemizin 23/11/2023 tarihli 2023/1658 Esas-2023/1408 Karar sayılı kararıyla;  \"Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin esasa yönelik  istinaf  sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 355, 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir.İstanbul 19. Asliye Hukuk  Mahkemesi'nin 15/12/2023 tarihli 2023/342 Esas-2023/400 Karar sayılı kararıyla; görevsizlik kararı verildiği, davalı vekilinin talebi üzerine dosyanın İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve yargılamaya bu mahkemede devam edildiği anlaşılmıştır.<br>MAHKEME KARARI;  İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  08/05/2024  tarihli 2024/67 Esas-2024/344  Karar sayılı kararıyla; \"Tüm dosya kapsamı ile davacının hile iddiasını ispat için kesin sürede tanık listesi sunmayarak bu delile dayanmaktan vazgeçtiği, tahrifat iddiasının kesin delillerle kanıtlanması gerekirken kanıtlanamadığı, son çare olarak yemin deliline dayanmış ise de davalı asillin usulünce yemini ile iddiaları reddettiği, yine dava konusu senedin incelenmesinde \"bedeli nakden ahzolunmuştur\" kaydının bulunduğu, senedin teminat olarak verildiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, senedin teminat olarak verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, bu iddianın da yazılı delille ispatlanması gerekirken ispatlanamadığı, sunulan protokol hükümleri incelendiğinde de senedin açık künyesinin yazılı olmadığı, senet metninde de senedin teminat senedi olduğunun yazılı olmadığı,  bu durumda davacının senette keşideci konumunda olup davaya konu bono yönünden borçtan sorumlu olduğu  ve bu haliyle iddiaların ispatlanamadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU;Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde, usule ilişkin istinaf sebebinde; yargılama sırasında İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtıkları borca itiraz davasında mahkemece şikayetlerinin kabulü ile, davaya konu takibin 75.000,00 TL üzerinden devamına karar verildiğini, İcra Hukuk Mahkemesince verilmiş takibin iptali kararı varken mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken,  yargılamaya devam edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu.-Esasa ilişkin istinaf sebeplerinde; davalının sunmuş olduğu protokolün, dava konusu bononun zorunlu (kesin) şekil şartlarından kayıtsız şartsız ödeme vaadi barındırmadığını ispatladığını, 30/12/2015 tarihli protokolün ilk paragrafı son cümlesinde, ... ayrıca aşağıdaki ücretler için bonoda teslim edecektir\" cümlesinin yer aldığını, bu ifadenin bononun ödeme aracı değil, teminat olarak sunulduğunu açık ve net olarak gösterdiğini.-Davalının cevap dilekçesinde, bono üzerinde tahrifat yaptığını ikrar ettiğini, keşidecinin imzasından sonra yapılan her değişikliğin paraf edilmesi gerektiğini mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, müvekkilinin dilini bilmediği bir kağıda davalı ile aralarındaki güven ilişkisine dayanarak imza attığını, arkasından bonodaki TL kısmın Euro olarak değiştirildiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili  istinaf dilekçesine cevabında; İcra Hukuk Mahkemelerinin dar yetkili olduğunu, şikayet neticesinde verilen kararların takip hukukunu ilgilendirdiğini, emsal Yargıtay kararları uyarınca senetteki TL ibaresinin tarafların iradeleri yönünde Euro olarak değiştirilmesinin tahrifat niteliği taşımadığını, davacının keşideci imzasından sonra değişiklik yapıldığını ispatlayamadığını, davacının aldatıldığına yönelik iddiasının da ispatlanamadığını beyanla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE;Bonoya dayalı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince davanın ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verildiği davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Davacının ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine 75.000 euro asıl alacak, 11.521,23 euro faiz olmak üzere toplam 86.521,23 euro üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı, alacağın dayanağının keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan 30.12.2015 düzenleme, 13.11.2017 vade tarihli, 75.000 euro bedelli bono olduğu, senette maktu olarak Türk Lirası yazan kısımlarının üzerinin çizilerek EURO yazıldığı, ödeme kaydının \"nakden\" olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin takip konusu bononun müvekkilinden hile ile alındığını, Türkiye'de 5 yıl kaldığı süre boyunca günlük dili biraz da olsa anlayabiliyorsa da, hiçbir zaman Türkçe  okuyup yazamadığını,  kendisine borçlandırıcı işlem yaptığı ile ilgili bilgi verilmediğini, kendisine komisyon alacağını kulüpten alabilmek için muvafakat name olarak belirtildiği için imzaladığını, bono üzerindeki TL ibaresinin EURO olarak değiştirildiğini, değişikliğin paraflanmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.Mahkemece hile iddiasının ispatı yönünden taraflarca tanık listesi sunulmadığı, davacı tarafın hile iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığı, bu yönde davacı tarafça istinaf sebebi ileri sürülmediği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin mahkeme dosyasına, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/534 Esas sayılı dosyasından verilen kısa kararın ibraz edildiği, mahkemece gerekçeli kararın getirtilerek incelenmediği anlaşılmıştır. İcra dosyasında bulunan  İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarihli 2022/534 Esas-2022/980 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine, borca itiraz davası açıldığı, aynı davada usulsüz tebligat iddiasında bulunduğu, mahkemece usulsüz tebligat iddiasının ve itirazın süresinde olduğunun kabulü ile borca itirazın incelendiği, sonuç olarak senedin Euro olarak tanzim edildiğinin davalı alacaklı tarafça ispatlanamadığı, senedin tahrifattan önceki haliyle TL  nevinden tanzim edildiği kabul edildiğinde kambiyo vasfının bulunduğu, davacının takibin tamamen iptalini talep etmişse de, bunun kabul edilmediği, takibin  75.000 TL asıl alacak ve takip evveli işlemiş faiz 23.134,45 TL üzerinden devamına, asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına , takip tarihi itibarıyla bakiye takip çıkışı üzerinden İİK 169/A maddesi ne göre takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 13/04/2023 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin  İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararı dikkate alınarak konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmişse de; İİK 169/A maddesine göre, icra mahkemesi dar yetkili olduğundan borca itiraz konusunda verilen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, genel hükümlere göre açılan davada yargılamaya devam edilmesi usul ve yasaya uygundur. Kaldı ki davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır.  30/12/2015 tarihli protokol düzenlendiği tarafların kabulünde olup, dosyaya İngilizce metin ve Türkçe tercümesinin davalı vekilince ibraz edildiği, incelendiğinde; davalının davacının ... A. Ş. Ye transferi esnasında menajerlik hizmeti verdiği, davacı futbolcunun da sağlanan  aracılık hizmeti karşılığında protokolde yazılı aracılık ücretlerini ödeyeceği, futbolcunun ayrıca ücretler için bono da teslim edeceği düzenlenmiş, 2015/2016 ... Sezonu için 31/05/2016 tarihinde net 25.000,00-Euro, 2016/2017 ... Sezonu için 31/05/2017 tarihinde net 50.000,00-Euro, 2017/2018 Futbol Sezonu için (... ile Kulüp arasındaki sözleşmenin 2017/2018 futbol sezonu için geçerli olması halinde):  31/05/2018 tarihinde net 75.000,00-Euro ödeneceği kararlaştırılmıştır.Protokol tarihi ile davaya konu senedin keşide tarihinin aynı olduğu ve ödeme tarihi itibarıyla ... sezonu ile, 2016/2017... sezonu için ödenmesi kararlaştırılan bedeli karşıladığı,  protokol hükümlerinin İngilizce olduğu, davacının bu dile hakim olduğunu beyan ettiği,protokoldeki bu bedelin ödendiğinin davacı tarafça ileri sürülmediği, protokolde de ödemenin Euro cinsinden ödeneceği kararlaştırıldığı, bu hususun bonodaki matbu olarak yazılan TL para cinsinin üzerinin çizilerek Euro olarak yazılmasının, sonradan değil  baştan yapıldığına karine teşkil ettiği, aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı gibi, protkolde düzenlenecek bonoların teminat olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi hizmet karşılığı (ifa uğruna) düzenlendiğinin açıklandığı anlaşılmıştır.Mahkemece davalı tarafa yemin teklif edilmiş ve davalı yemin etmişse de, yemin ettirilen hususların 6100 Sayılı HMK 226/1-c maddesi gereğince yemine konu olmayacak hususlardan olduğundan, Dairemizce dikkate alınmamış,  yemin teklif edilmesi sonuca etkili görülmemiştir.Davacı tarafça ileri sürülen iddiaların ispatlanamadığı, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla birlikte, mahkeme gerekçesinin düzeltilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,2- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2024 tarih, 2024/67 E., 2024/344 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Düzeltilmiş gerekçe ile ispatlanamayan davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan  9.892,32- TL'den mahsubu ile fazla alınan 9.276,92‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 80,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre  87.096,41 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 260,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.429,4‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2337a489fa8d6d3","SID":"fbc8c002751382ae"}}