{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/815 Esas<br>KARAR NO: 2025/21 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/02/2023<br>NUMARASI: 2022/33 E.  -  2023/50 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 08/01/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ayakkabı, patik ve çeşitli tekstil ürünlerinin üretimini yapan bir ticaret şirketi olduğunu, üretimini yaptığı özgün tasarımlarını tescil ettirdiğini, ... başvuru numarasıyla tavşanı andıran bir patik ayakkabı tasarımının tescil edildiğini, davalının ise ... tescil numarasıyla kayıtlı tasarımın başvurucusu olduğunu, davalının anılan tescil numaralı tasarımına konu ürün incelendiğinde, müvekkilinin tasarımıyla bire bir aynı olup, yenilik veya ayırt edicilik şartlarını sağlamadığını, davalı tarafın 2019 yılında yaptığı başvurusunu yaparken müvekkilinin yıllar önce tescil ettirdiği tasarımının birebir aynısını kullanmasının bir tesadüf olmadığını, zira davalının, müvekkilinin tescil başvurusundan sonra ve kendi tescil başvurusundan önce 2005, 2009, 2010 ve 2011 senelerinde işe girişleri gerçekleşerek uzun yıllar boyunca müvekkiline ait iş yerinde sigortalı bir şekilde çalıştığını, bu haliyle davalının tescil ettirdiği tasarımın yeni olmadığını bildiğinin açıkça ortada olduğunu, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin tasarımını tescil ettiren ve bu tescil belgesiyle müvekkilinin müşterilerine ticari itibarını zedeleyici mesajlar atan davalının kötü niyetli olduğuna şüphe olmadığını, SMK m.77/1 hükmünün yenilik kriterini haiz olmayan ve kötü niyetle başvurulan tasarımların hükümsüz kılınacağının düzenlendiğini, bu nedenle davalıya ait ... tescil numarasıyla kayıtlı başvuruya konu tasarımın hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde müvekkilinin, davacı şirkette sigortalı olarak çalışan sıradan bir işçiymiş gibi tanıtılarak, davacı şirkette çalıştığı dönemde şirket adına tescilli bir tasarımı yıllar sonra kendi adına kötü niyetli tescil ettirdiği şeklinde asılsız bir iddiada bulunulduğunu, gelinen noktada davacının, müvekkiline ait olan ve hükümsüzlüğünü talep ettiği... numaralı tasarımının da yeni ve ayırt edici olduğunu esasen bildiğini, bu sebeple müvekkilinin tescilde kötü niyetli olduğunu ileri süren davacının, bizzat kendisinin bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu ve amacının tedbir kararları alıp, yargılama süresince müvekkilinin tasarımını kopyalayıp piyasada her türlü kullanarak, bu haksız rekabet oluşturacak iş ve işlemlerine karşı müvekkilini savunmasız bırakmak olduğunu, bu gerçekliğe ilişkin tanıklarının mevcut olduğunu, öte yandan SMK m.78/1'de tasarımın hükümsüzlüğünün \"menfaati olanlar\" tarafından istenebileceğinin düzenlendiğini, tasarımın hükümsüzlüğü davasının menfaati olanlar, yani tasarım tescili sebebiyle zarara uğrayan veya uğrama tehlikesine maruz kalanlar tarafından açılabileceğini, davacının hükümsüzlük davası açmak ve tedbir talep etmek için aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı olmadığını, davacı şirketin İTO kaydında ve 19.10.2001 sayılı TTSG ilanında da faaliyet alanı \"Şirket her türlü yünlü, pamuklu, suni ve sentetik tekstil ürünlerinin bebe patiği imalatını yapar patik imalatında kullanılan yardımcı malzeme ve ilk maddelerin alım satımını yapar.\" şeklinde açıklandığını, yani davacının bebek patiği ağırlıklı çalıştığının kayıtlarda da vurgulandığını, ayrıca, davacı adına tescilli görünen ... nolu tasarımın hükümsüz olduğunu, bu tasarım tescilinin koruma süresinin uzun yıllar önce sona erdiğini, SMK m. 69/6 uyarınca yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkının, koruma süresinin bittiği tarihte sona erdiğini,  davanın esası açısından açıklanması son derece önemli olan bir diğer hususun ise müvekkiline ait ... sayılı tasarımın SMK'da öngörülen yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğunu, müvekkilinin öz abisi ve davacı şirket yetkilisi ...'ın AR-GE, tasarım ve üretime ilişkin yetkinliği olmadığından, hükümsüz ... sayılı tasarım ile ... sayılı tasarımın aynı olduğu ve ayırt edici olmadığı yönünde yersiz ve haksız bir iddiada bulunulduğunu, dolayısıyla bilcümle müvekkiline ait ... sayılı tasarımın, ürün kimliği ve tasarım karakteri bakımından önceki ... no.lu hükümsüz tasarımdan tamamen farklı olduğunu, ... sayılı tasarımın önceki tasarımdan yola çıkarak da yaratılmadığını, tasarımlar arasında bulunan farkların küçük ayrıntılar olmayıp, bilgilenmiş kullanıcılarının üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin ve derin farklılıklar yarattığını, bu nedenle tasarımların aynı ya da benzer olarak algılanmalarının mümkün olmadığını, her iki tasarımın, ürün grubu, kullanıcı kitlesi, kullanım amacı, kullanım alanı, kullanım işlevi, malzeme, kumaş, doku, renk, sunum, süsleme, dikiş, nakış vs. farkları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... nolu ayakkabı tasarımı ile ... nolu patik tasarımının benzer amaçlı tasarımlar olarak asla kabul edilemeyeceğini, SMK'nın 56. maddesinde öngörüldüğü gibi .. nolu tasarımın diğer tasarımla aynı ya da benzer olmadığı gibi, bu tasarımın daha önce kamuya da sunulmadığını, yani, bilcümle müvekkiline ait ... nolu tasarımın yenilik kriterini haiz olduğunu, müvekkiline ait ... nolu tasarımın önceki ... nolu tasarıma kıyasla tamamen farklı ve yeni olup, her iki tasarım arasındaki farkların küçük ayrıntı olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu halde yeni olduğu tespit edilen tasarımın devamla, ayırt edicilik niteliğine haiz olduğunun açıkça ortaya konulacağını, öte yandan, yine bebek tekstili sektörü kendisine has özellikleri sebebiyle bu sektörde ürünlere albeni ve sevimlilik kazandırmak için bilhassa hayvan figürlerinin sıklıkta kullanıldığını ve bu durumun tasarımcısına yoğun seçenek özgürlüğü tanıdığını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/02/2023 tarihli 2022/33 E. - 2023/50 K.  sayılı kararıyla; \"...Somut olayda, davalıya ait 18/12/2019 başvuru tarihli, ... tescil numaralı tasarım ile davacıya ait 01/07/2005 başvuru tarihli ... tescil numaralı tasarımların benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, her iki tasarımda da ayak giriş boşluğunun büzgülü yapıda olduğu, üst yüzeylerinde arkası farklı renkte iki adet kulak yer aldığı, üst yüzeydeki göz ve ön ortada yer alan burunun yine aynı yerleşim, biçim ve oranda olduğu, burun kısımlarının yanlarının fitilli olduğu, tespit olunan bu yüksek düzeydeki benzerliklerin tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılanmasına sebep olacak düzeyde bulunduğunun tespit edildiği ve davalı tasarımının tescil tarihi itibariyle yenilik niteliğine haiz olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle; -Davacının davasının KABULÜ ile, -Davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,\"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının tasarımın hükümsüzlüğü davası açmakta hukuki yararının ve husumet ehliyetinin bulunmadığına dair usuli itirazlarının mahkemece gerekçesiz olarak reddedildiğini,  Davacının \"bebek patiği\" üzerinde çalışırken, müvekkilinin \"bebek ayakkabısı\" üzerinde çalıştığını, çalışma alanlarının tamamen farklı olduğunu, Müvekkilinin tasarımının ayakkabı tasarımı olduğunun vurgulanması için \"taban\" unsurunun da eklendiğini, Davacının müvekkilinin tasarımı nedeniyle zarar görmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacıya ait ... numaralı tasarımın hükümsüz kaldığını, Mahkemece usuli itirazlarının neden reddedildiğinin açıklanmadığını, Müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin babası tarafından idare edilen aile şirketi olup, babasının şirketten ayrılarak hak ve yetkilerini müvekkilinin abisi ...'a devrettiği 2011 yılından sonra müvekkilinin şirketten ayrıldığını, Davacı şirkete ait tasarımı da müvekkilinin tasarladığını, ancak aile şirketi olması nedeniyle tasarımcı olarak babasının yazıldığını, Bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların karşılanmadığını ve itirazları konusunda yeniden rapor alınmadığını, Bilirkişiler tarafından ürün numuneleri üzerinde inceleme yapılmadığını, kağıt üzerinde yapılan inceleme ile yetinildiğini, İnternet verilerinin başkaca delillerle desteklenmemesi halinde kesin delil olarak kabul edilemeyeceğini, yalnızca bu verilere dayanılarak tespit yapılmasının hatalı olduğunu, buna ilişkin itirazlarının karşılanmadığını belirterek, açıklanan ve istinaf incelemesinde re'sen gözetilecek nedenlerle; dosyadaki tüm ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2022/33 E. 2023/50 K. 17/02/2023 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 18/12/2010 başvuru ve tescil tarihli, ... numaralı Ayakkabı tasarımının davalı adına tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği 01/07/2005 başvuru ve tescil tarihli, ... numaralı Patik-Ayakkabı tasarımının davacı şirket adına tescilli olduğu, koruma süresinin sona erdiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., Sınai Mülkiyet Uzmanı ... ve Bilgisayar Mühendisi ...den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda;  \"...Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 18.12.2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu...\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. <br>G E R E K Ç E: Dava; davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesince uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan yeterli ve denetime uygun bilirkişi raporu ile, davalıya ait tasarımın davacıya aitken hükümsüz kalan ... numaralı tasarım ve internet ortamında satışa sunulan ürünler karşısında yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin mevcut olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacı ve davalının faaliyet alanlarının farklı olmasının ve davacının tasarımının hükümsüz kalmasının sonuca etkili olmadığı, davalıya ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olup olmadığının tespiti için tasarım tescil belgesi üzerinde inceleme yapılması gerektiği, davalıya ait ürünlerin incelenmesine gerek bulunmadığı, menfaati olan herkesin tasarımın hükümsüzlüğü için dava açabileceği, bu nedenlerle mahkemece davanın kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 75,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,   b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 08/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8045ff922379790b","SID":"456155f611ee01fe"}}