{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1349 <br>KARAR NO: 2024/2106<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİH: 16/03/2022<br>NUMARASI: 2020/450 Esas- 2022/203 Karar<br>DAVA: Ortaklığın tespiti ve tescili ile kar payı nedeniyle alacak<br>KARAR TARİHİ:26/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacıların murisi...'nin ... numaralı makbuz ile ... Holding A.Ş. ortaklık paylarından hisse alarak hissedar olduğunu, bu belgenin holding yetkililerinden ... ve ... tarafından imza altına alındığını, 1979 yılında yapılan bu hisse devri ile holding'in 10.000,00 TL'ye karşılık gelen hisselerini muris ...'ye devrettiğini, devir tarihinden bugüne kadar muris ...'ye ve mirasçılarına şirket ortağı hissedarı sıfatıyla herhangi bir kar dağıtımı yapılmadığını, ticaret sicil kayıtlarından şirketin kayden aktif gözüktüğünü, bunun üzerine davalı şirkete Ankara ... Noterliği'nin 06/12/2017 tarih ... yevmiye numaralı ve 05/01/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edilerek, şirketin faal olup olmadığı, faal ise ticaret sicili ve vergi numaralarının, miras yoluyla intikal eden ortaklık paylarının bugün itibariyle şirket kayıtları hisseleri oranın bildirilmesinin istendiğini, ancak şirketin ticaret sicildeki adreslerine tebligat yapılamadığını beyanla, murisin ve davacıların şirket ortağı olduklarının tespitine, 1979 yılından itibaren ödenmeyen kar paylarının tespit edilerek şimdilik 5.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davacılar murisi ...'nin 02/02/2005 tarihinde vefat ettiği, davacılar dışında ... isimli mirasçısının da olduğu tespit edilmiş, davacıya tüm mirasçıların davada yer almasının temini veya terekeye temsilci tayini konusunda süre ve yetki verilmiş, dahili davacı ... davaya dahil edilmiştir. Dahili davacı ... duruşmada; kendisinin de davacı olduğunu ve haklarını tespit edilerek ödenmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Davalıya usulüne dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap vermediği ancak davalı vekili duruşmada; davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  16/03/2022 tarih ve  2020/450 Esas - 2022/203 Karar sayılı kararında; \"....Dava, davacıların murisi ... tarafından para ödeme makbuzu karşılığında davalı şirkete ortak olarak girdiğini tespiti ile, hisse devrinden bugüne kadar ödenmesi gereken kar payının, devir tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline ilişkindir.  Davacıların sunduğu makbuzun, bir hisse devir sözleşmesi veya sermaye taahhüdü olmadığı, makbuzu imzalayanlar tarafından seçenekli imkan tanıma taahhüdünde bulunduğu ancak pay defterine kayıt yapılmadığı gibi, davacılar murisinin pay defterine kayıt yapılmasını talep ettiğinde dair bir başvuru belgesinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacıların dayandığı tarihsiz makbuz ve 2017-2018 yılında çekilmiş ihtarlar dışında bir belge sunulmamıştır. Eski defterlerin saklama süresi dolduğundan bahisle davalı tarafça sunulmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesine sunulan defterlerde de ortaklık la ilgili davacılar murisi hakkında bir kayıt tespit edilmediği anlaşılmıştır. Davacıların dayandığı makbuzda ise aynen aşağıdaki gibidir. Sunulan bu makbuzun bir hisse devir sözleşmesi olmadığı gibi, ...Sanayi A.Ş'den pay verileceği, bu istenmediğinde ise ... A.Ş ortağı olmaya devam edileceğinin yazılı olduğu, imzalayanların ... A.Ş ünvanı altında imzaladığı anlaşılmaktadır. Herkes, iddia ettiği husustan kendi lehine hak çıkarıyorsa, iddiasını ıspatlamakla mükelleftir. Davacıların ... A.Ş ortaklığının devam edeceğine dair bir makbuza dayanılmış ise de, bu makbuzun tarihinin belli olmadığı, payların Muris ... tarafından başkasına devir edilip edilmediğinin belli olmadığı, bu güne kadar ortaklıkla ilgili bir işlem yapılmadığı, ortaklığın olduğu ve dava tarihine kadar devam ettiğine dair bir kayıt bulunmadığı, makbuzu imzalayanların ... A.Ş ortakları veya yetkilileri olup olmadığının da belli olmadığı, bu haliyle davanın sübuta ermediği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile,''  -Davacının davasının sübuta ermediğinden REDDİNE,   '' karar verilmiş ve karara karşı davacılardan ...  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacılardan ... istinaf dilekçesinde özetle; Davalı A.Ş yetkililerince imzalanarak ve şirket kaşesi altında verilmiş bulunan makbuz da açıklıkla ... A.Ş.'ye üye olması kabul edilen ... 'den ortaklık payı olarak  10.000,00 TL ortaklık payı olarak alınmıştır dendiği ve bunun  aksine davalı yanca hiçbir delil gösterilmediği halde murisinin A.Ş'de ortaklığının olup olmadığının ispatı davacılara aittir diyerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi, imza atan şahısların şirket yetkilisi oldukları açıklıkla belli olduğu halde şirket yetkilisi olup olmadıklarının  bilinmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiğinin belirtilmesi, şirket evraklarını sunmadığı halde, eksik evraklarla verilen bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu ve yerinde olmadığı açıklıkla belli olduğu halde yetersiz bilirkişi raporlarına uyulmasının yerinde olmadığını, Davanın başından sonuna kadar hiç avukatı olmadığı halde diğer davacıların avukatını kendi avukatı gibi gören, dosyayı yeterince ciddiyetle incelemeden karar veren mahkemenin hükmünün yerinde olmadığını, Dosyada hiç avukatı olmadığı halde avukatı var gibi gösterilerek tebligatın bile tarafına yapılmamasının yerinde olmadığını, İleri sürerek, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar  verilemesini  talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Davanın 23/05/2018 tarihinde İstanbul 21 AHM.'de açıldığı, mahkemeye yapılan yargılama sonucu 25/06/2020 tarih ve 2018/255 Esas - 2020/121Karar sayılı kararı ile davanın ticaret mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın tevzi bürosundan İstanbul 21 ATM.'ye tevzi edilmesi üzerine, mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir. Dava, davacıların şirket ortağı olduğunun tespiti ile geçmiş dönem kar paylarının hesaplanarak ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılardan ...  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  TMK.'nun 640/1-4 maddesi uyarınca davacılardan ...'nin tek başına tereke adına istinaf hakkının olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf, murisleri ...'nin ... numaralı makbuz ile ... A.Ş. ortaklık paylarından hisse alarak hissedar olduğunu, bu belgenin holding yetkililerinden ... ve ... tarafından imza altına alındığını, 1979 yılında yapılan bu hisse devri ile holding'in 10.000,00 TL'ye karşılık gelen hisselerini muris ...'ye devrettiğini, devir tarihinden bugüne kadar muris ...'ye ve mirasçılarına şirket ortağı hissedarı sıfatıyla herhangi bir kar dağıtımı yapılmadığını, ticaret sicil kayıtlarından şirketin kayden aktif gözüktüğünü, bunun üzerine davalı şirkete Ankara ... Noterliği'nin 06/12/2017 tarih ... yevmiye numaralı ve 05/01/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edilerek, şirketin faal olup olmadığı, faal ise ticaret sicili ve vergi numaralarının, miras yoluyla intikal eden ortaklık paylarının bugün itibariyle şirket kayıtları hisseleri oranın bildirilmesinin istendiğini, ancak şirketin ticaret sicildeki adreslerine tebligat yapılamadığını, 1979 yılından itibaren ödenmeyen kar paylarının tespit edilerek şimdilik 5.000,00  TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafın davaya cevap vermediği ve münkir sayıldığı anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan muris ...'ye ait veraset ilamı incelendiğinde; muris ...'nin 02/02/2005 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi ..., çocukları ... ve ...'yi bıraktığı,  mirasçı ...'nin de 31/01/2011 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye mirasçı olarak; eşi ..., çocukları ..., ...'yi bıraktığı anlaşılmıştır. Davanın Muris ... mirasçıları ..., ..., ..., ... tarafından açıldığı, mahkemece  07/04/2021 tarihli duruşmanın ara kararı gereğince;dava dışı mirasçı İbrahim'i zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle davaya dahil etmesi hususunda davacılar vekiline süre verildiği,  07/07/2021 tarihli duruşmaya davaya dahil edilen mirasçı ...'nin katıldığı ve sonraki duruşmaları da takip ettiği anlaşılmıştır. Davaya konu belge sureti incelendiğinde; Davalı şirket tarafından davacıların murisi “... ve hanımı ...” adına düzenlenen ortaklık payına ilişkin belgenin içeriği aşağıdaki Gibidir; “Senediniz karşılığında ... Bankası T.A.O vasıtasıyla 10.000 TL tahsil etmiş bulunuyoruz. Makbuzu ekde takdim edilmiştir. Dilediğiniz takdirde size yukarıdaki bedel karşılığında, ... ve ... A.Ş. ile müştereken kurduğumuz ... (... A.Ş.) in ortaklık paylarından hisse tefrik ederek devir edeceğiz. ... ortaklığını istemediğiniz takdirde ise ... A.Ş. ortağı olmakta devam edeceksiniz.” ... A.Ş. adına ... ve ... İmzasının bulunduğu makbuz içeriği ise aşağıdaki gibidir; “... A.Ş.'nin ... Giyim Sanayi A.Ş'ne iştirakini sağlamak Üzere ... A.Ş.'ne ortak olmayı kabul eden ... 'den 10.000 TL ortaklık payı alınmıştır.”ibaresinin yazıldığı, belge üzerinde tarih bulunmadı, dava dilekçesinde ise belgenin 1979 yılına ait olduğu ifade edilmiştir. Davalı şirketin 1973 yılında kurulduğu, 04/04/1985 yılında merkez nakli yapıldığı ve 10/05/1985 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıt edildiği, davalı tarafça 1973,1976 yıllarına ait ortaklar pay defteri ibraz edildiği, İbraz edilen, 1973-1976 yıllarına ait Ortaklar Pay defterlerinde davacıların murisi ... ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalı vekili 01/12/2021 tarihli dilekçe ile 1984-1996 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtların yasal muhafaza sürelerinin dolmuş olması ve imha edilmiş olması sebebiyle ibraz edilmediğinin belirtildiği, davalı şirketin sicil kayıtları incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporlarında davacıların murisinin davalı şirkette ortak olduğuna dair kayıt olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. İstinaf eden davacının dahili davacı olarak davaya sonradan  07/04/2021 tarihli duruşmanın ara kararı gereğince dahil edildiği,  davaya dahil edilen mirasçı ...'nin davaya dahil edildikten sonraki duruşmalara katıldığı ve sonraki duruşmaları da kendisi takip ettiğinden, dosyada hiç avukatı olmadığı halde avukatı var gibi gösterildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller,  bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde; davacı tarafın muris ...'nin davalı şirkette hisse sahibi olduğu iddiası ispat edilemediğinden mahkemece davanın reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı ...'nin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacılardan ...'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacılardan ...'nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬ TL harcın davacı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,  5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"adc4b43c58207a09","SID":"cf8dd5429921ca21"}}