{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1323 <br>KARAR NO:2024/1848<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/05/2024<br>NUMARASI:2023/56 Esas -  2024/336 Karar<br>DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yanlar arasında 21 Haziran 2006 tarihli ve \"Protokoldür\" başlıklı bir hisse devri sözleşmesi bağıtlandığını, sözleşme kapsamında, eski unvanı ... A.Ş. olan, unvan değişikliği İle .. A.Ş. unvanını alan ve ..., ... ada ... parsel ile ... ada ...parsel no.lu taşınmazlar üzerindeki... Otel'e de malik olduğu belirtilen şirket hisselerinin devri için davalı tarafından vekiledeni ... 'tan 1.228.500.-USD karşılığı 975.000.-Euro tahsil edildiğini, davalı tarafa gönderilen muhtelif tarihli yazılı ve sözlü ihtarlara müteakiben son olarak, Üsküdar .... Noterliğinden gönderilen ... yevmiye no.lu ve 17.02.2016 tarihli ihtarname ile davalıya, edimlerini 7 gün içinde ifa etmesi, aksi takdirde bu sürenin sonu itibariyle sözleşmeden dönülmüş sayılacağı ve vekiledeni tarafından ödenmiş olan 1.228.500-USD'nin faiziyle birlikte tahsili için hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalının ihtara rağmen borcunu ifa etmediğini ve sözleşmenin TBK'nın 125. madde hükmüne uygun olarak geçmişe etkili olarak ortadan kalktığını, davalının, vekiledeni aleyhine 21.06.2006 tarihi itibariyle 1.228.500-USD tutarında sebepsiz olarak zenginleşmiş bulunduğunu beyanla, davanın kabulü ile  dönme ile ortadan kalkan  sözleşme kapsamında yapılmış olan 1.228.500 USD tutarındaki ödemenin, ödeme tarihi olan 21.06.2006'dan itibaren işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafından açılan bu davanın harç yatırılmadan açıldığını, harcın verilen kesin süre içinde yatırılmadığını, işbu davanın açılmamış sayılmasına  karar verilmesini, dosyadaki iddiaları kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, iddia olunan alacağın zamanaşımına uğradığını, iddia olunan ödemlerin vekiledenine yapılmadığını, davacının ödediğini iddia ettiği miktarları ispat etmekle mükellef olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmişlerdir. Davalı vekili 27/04/2018 tarihli ıslah beyanlarını içerir dilekçesi ile; dava dilekçesi ile talep edilen miktarın sadece 300.000,00 TL'sinin müvekkiline ödendiğinin kabulüne, talep edilen diğer alacağa ilişkin borcunun olmadığı gerekçesi ile 300.000,00 TL haricinde talep edilen diğer alacak yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalının hissedarı olduğu ... A.Ş'nin 26.03.2004 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda sermaye artışı yapıldığı, buna göre ortakların 3 ay içinde arttırılan sermayenin 1/4'ünü peşin olarak yatırmaları halinde mevcut sermaye paylarının korunacağının kararlaştırıldığı, davalı ...'nin şirketteki payını koruyabilmek için 420.000,00-TL.nin 1/4'ünü 3 ay içerisinde yatırması gerektiği halde yatırmadığı, hal böyle iken sermaye arttırımını gerçekleştirmiş ve şirketteki mevcut payını korumuş gibi  göstererek İstanbul ... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi ile davaya konu edilen payın davacıya devrinin kararlaştırıldığı, davalı ile davacının noterde yapmış oldukları ve sahte olduğu ileri sürülen bu devir sözleşmesi nedeniyle İstanbul 2. Ağır Ceza 2007/399 Esas, 2010/537 Karar Sayılı 28/12/2010 tarihli kararı ile sahte resmi belge düzenlemek ve dolandırıcılık suçlarından birlikte sanık olarak birlikte yargılandıkları, anılan dosya kapsamında bulunan davalı ...'nin talimat yoluyla alınan 27/04/2008 tarihli savunmasında özetle, 2004 yılındaki genel kurulda alınan karar doğrultusunda kendi hissesine düşen arttırımı yapmadığını, buna rağmen %25 hissesini davacı ...'e devrettiğini ve ...'ten devir karşılığında 300.000,00-TL aldığını beyan ettiği, yine   davacı  ...  talimat yoluyla alınan 13.08.2008 tarihli savunmasında özetle, davalı ...'den 300-400 bin YTL alacağının olduğunu, buna karşılık noter huzurunda hisse devri yaptıklarını belirttiği,   İstanbul 2. Ağır Ceza 2007/399 Esas, 2010/537 Karar Sayılı kararın gerekçesinde de sanık ...'nin hileli davranışlarının sanık ...'i zarara uğratma ihtimali olduğunun tespit edildiği, yargılama sonucu sanıklar ... ve ...’ın beraatlerine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda çekişme davacı alacağının 21.06.2006 tarihli adi yazılı protokol kapsamına göre mi, yoksa  İstanbul .... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve... yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi kapsamına göre mi hesaplanacağı noktasında toplanmaktadır. 21.06.2006 tarihli adi yazılı protokolün hisse devrini düzenleyen bölümü aynen: \"Halen ...'ın uhdesinde olan %25 hissenin yarısından fazlası yani %15 hisseye karşılık olarak ve bu bedele mahsup edilmek üzere 975.000 Euro 15.09.2003 tarihinden başlamak üzere  aynı taraflar arasında yapılmış olan protokollerle birlikte ...'a ödenmiştir. 15.09.2003 tatil protokol ve diğer protokoller bu sözleşmeyi ile birlikte taraftarca feshedilmiş, yapılmış olan ödeme ise hisse devirine mahsup edilmiştir. Bu sözleşmenin akdi tarihinde 975.000 Euro, amerikan doları/euro paritesi dikkate alındığında 1.228.000  USD'ye tekabül etmektedir. Böylelikle %15 hisseye karşılık 1.050.000 USD tümüyle ödenmiştir. Kalan ödenmiş bedel ise ileride yapılacak hisse devir bedellerine mahsup edilecektir\" Hükmünü içermektedir. Protokolün tamamı incelendiğinde sadece hisse devrine değil, taraflar arasındaki önceki tarihli protokollerden kaynaklanan geçmişe dayalı alacak verecek ilişkisine yönelik mahsuplaşma niteliği taşıdığı, sadece davaya konu edilen hisse devir bedeline ilişkin olmadığı  sonucuna varılmıştır. Kaldı ki bu protokolden bir gün sonra noter huzurunda yapılan (İstanbul ... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye) Hisse Devir Sözleşmesi ile davalının ... A.Ş'deki 420.000 YTL'ye karşılık gelen hissesinin 300.000 YTL'lik kısmının davacıya devredildiği görülmektedir. Öte yandan tarafların  İstanbul 2. Ağır Ceza 2007/399 Esas sayılı yargılama dosyası kapsamında bulunan beyanlarında da hisse devrinin 300.000 YTL karşılığı yapıldığı hususunda ittifak ettikleri anlaşılmaktadır.Açıklanan tüm bu hususlar dikkate alındığında; davacının dava konusu hisse devri karşılığında davalıya 300.000 YTL ödediği, ancak hisse devrinin gerçekleşmediği, davalı yanın bu tutar üzerinden davayı kabul ettiği anlaşıldığından davalı yanın kabul beyanı nedeni ile davanın kısmen kabulüne, 300.000,00 TL.nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesi ile delil bildirmemiş, hiçbir delile dayanmamış olup dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra davalının bildirdiği delillere Davacı tarafından muvafakat edilmemiş olmasına rağmen Davalı tarafından usul hükümlerine aykırı olarak sunulan delillerin mahkemesi nazara alınarak Davalı tarafın ıslahı usule uygun olmadığından ıslah kapsamında sunulan beyanlara ve delillere itibar edilemeleceğiri. cevap dilekçesi ile delil bildirmemiş olan davalının ıslah ile yeni delil bildirme imkanı da bulunmadığını, çekişmenin davacı alacağının 21.06.2006 tarihli adi yazılı Protokol kapsamına göre mi, yoksa İstanbul ... Noterliği'nin 22.06.2006 tarih ve ... yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi kapsamına göre mi hesaplanacağı noktasında toplandığına ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, zira, biri diğerinin alternatifi olmayıp ikisi bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Protokol hükümleri incelendiğinde görüleceği üzere Protokol tarihinden bir gün sonra düzenlenen noter senedinin, Protokol hükümlerinin icrası kapsamında düzenlenmiş bir senet olduğunu, İlk derece mahkemesinin “Protokolün tamamı incelendiğinde sadece hisse devrine değil, taraflar arasındaki önceki tarihli protokollerden kaynaklanan geçmişe dayalı alacak verecek ilişkisine yönelik mahsuplaşma niteliği taşıdığı, sadece davaya konu edilen hisse devir bedeline ilişkin olmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklindeki değerlendirmesinin de yerinde olmadığını, şirketin reel değerini 20.000.000.-USD olarak hesaplayan Davalının %15’lik Şirket hissesini 300.000.-TL karşılığında devretmiş olduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi taraflar arasındaki noter senedinden Şirketin %15’inin 1 gün öce düzenlenmiş olan Protokol hükümlerine de açıkça aykırıdır. huzurdaki davaya konu 21 Haziran 2006 tarihli Protokol Davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle TBK 125/3 hükmüne uygun olarak  Üsküdar.... Noterliğinin ... Yevmiye ve 17.02.2016 tarihli ihtarnamesi ile dönme yoluyla (yani geçmişe etkili olarak) sonra erdirildiğini, dolayısıyla, tarafların birbirlerinden aldıklarını iade ile yükümlü olduklarını, Davacının Davalıya 1.228.500.-USD ödemiş olduğu Protokol kapsamıyla sabit olup ne var ki, Davacının yaptığı ödeme karşılığında Davalıdan hiçbir şey almadığını, dolayısıyla, Davalı taraf 21 Haziran 2006 tarihli Protokol kapsamında Davacı Müvekkilden tahsil etmiş olduğunu açıkça kabul ettiği fakat karşılığında yerine getirmeyi taahhüt ettiği edimlerini yerine getirmediğinden Davacıdan almış olduğu 1.228.500.-USD'yi TBK 125/3 madde hükmü gereğince Davacıya iade etme yükümlülüğü altında olduğunu, netice olarak, kendisine yapılan ihtara rağmen edimlerini yerine getirmeyen Davalı ile yapılan 21 Haziran 2006 tarihli Protokol dönme yoluyla geçmişse etkili olarak sona erdirilmiş olduğundan Davamızın talebimiz gibi kabulü gerekirken Davalının ikrar ettiği miktar ile sınırlı olarak kısmen kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi yasal düzenlemelere özellikle de TBK 125/3 hükmüne açıkça aykırı olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki, her ne kadar Protokol döneminde TL ve USD değerleri birbirine yakın  seyretmiş ise de taraflar arasındaki borç ilişkisi döviz (USD) cinsinden olup, TL miktar üzerinden hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, anonim şirket hisse devrini amaçlayan sözleşmeden dönme nedeniyle ödenen sözleşme bedelinin iadesi istemli alacak davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ödenen hisse bedelinin miktarı noktasındadır.Taraflar arasında, 21/06/2006 tarihli “Protokoldür” başlıklı ... A.Ş.'nin hisselerini davacı tarafından davalıya devrini amaçlayan bir sözleşme imzalanmıştır. Bunun yanı sıra İstanbul ...Noterliğinin 22/06/2006 tarih ve...YN'lu anonim şirket hisse devir senedi ile, davalı ...'ın ... A.Ş.'deki 420.000,00 TL tutarındaki hissesinden 300.000,00 TL'sini davacıya devrettiği belirtilmiştir.Davacı tarafça, hisse devir sözleşmesi uyarınca davalıya 1.228.500,00 USD ödendiği ancak davalının hisseleri devretmemesi üzerine sözleşmeden dönüldüğü iddiası ile ödenen bedelin istirdatı istemiyle eldeki alacak davası açılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Dairemizce, davanın zamanaşımına uğramadığı, yapılan eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılması için dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.  İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davalının kabul beyanı, ağır ceza mahkemesi yargılamasında alınan taraf beyanları, noter belgesindeki beyanlar nazara alınarak davanın 300.000,00 TL üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında imzalanan 21/06/2006 tarihli protokol ile dava dışı ... A.Ş.'nin hisselerini tamamının davalı tarafından davacıya devri amaçlanmış, şirketin tüm hisse bedeli 7.000.000,00 USD, her bir hisse ise 70.000,00 USD kabul edilmiştir. Ancak şirket hisselerinin %75 hissesinin üçüncü şahıslar ile ihtilaflı olması nedeniyle bu kısmın devri ileriye bırakılmış, şirket hisselerinin kalan %25'lik kısmının yarısından fazlasının yani %15 hisseye karşılık gelen kısmın davacıya devri kararlaştırılmıştır.Devre konu hisselere ilişkin olarak \"bu bedele mahsup edilmek üzere 975.000 Euro 15.09.2003 tarihinden başlamak üzere  aynı taraflar arasında yapılmış olan protokollerle birlikte ...'a ödenmiştir. 15.09.2003 tatil protokol ve diğer protokoller bu sözleşmeyi ile birlikte taraftarca feshedilmiş, yapılmış olan ödeme ise hisse devirine mahsup edilmiştir. Bu sözleşmenin akdi tarihinde 975.000 Euro, amerikan doları/euro paritesi dikkate alındığında 1.228.000  USD'ye tekabül etmektedir. Böylelikle %15 hisseye karşılık 1.050.000 USD tümüyle ödenmiştir. Kalan ödenmiş bedel ise ileride yapılacak hisse devir bedellerine mahsup edilecektir\" şeklinde ödemeye dair hususlar belirtilmiştir.İstanbul ... Noterliğinin 22/06/2006 tarih ve ... YN'lu anonim şirket hisse devir senedi ile, davalı ...'ın ... A.Ş.'deki 420.000,00 TL tutarındaki hissesinden 300.000,00 TL'sini davacıya devrettiği belirtilmiştir. Anılan noter belgesinde, \"devir bedeli nakden ve tamamen ödenmiş olup, taraflar birbirlerini bu devirle ilgili olarak ibra etmişlerdir.\" ifadesi yazılıdır.Taraflar arasında imzalanan 21/06/2006 tarihli protokol ile 975.000 Euro karşılığı 1.228.000 USD'ye tekabül eden bedelin hisse devirine mahsuben yapıldığı açıkça belirtilmiştir. Sözleşmeye konu hisselerin davalının elinde olmadığı, hisse devrinin mümkün olmadığı tarafların da kabulündedir. Protokolde kararlaştırılan hisse devri gerçekleşmediği gibi davacının, davalıya çektiği Üsküdar ... Noterliğinin 17/02/2016 tarih ve ... 'lu ihtarnamesine rağmen hisse bedeli de iade edilmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 125/3. maddesi uyarınca davacının dönme hakkı bulunmakta olup,  Üsküdar .... Noterliğinin 17/02/2016 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile sözleşmeden dönüldüğü nazara alındığında davacının hisse bedeli olarak ödediği tutarın iadesi gerekir.Dava konusu protokolden sonra taraflar arasında imzalanan İstanbul .... Noterliğinin 22/06/2006 tarih ve ... YN'lu anonim şirket hisse devir senedi ile  davalının ... A.Ş.'deki 420.000,00 TL'ye karşılık gelen hissesinin 300.000,00 TL'lik kısmının davacıya devredilmesi kararlaştırılmakla birlikte söz konusu noter senedi esasen devredilen hisse miktarına ilişkin olup, hisse bedeli bakımından 21/06/2006 tarihli protokolü revize eder nitelikte değildir. Dolayısıyla söz konusu noter senedinin ödenen hisse bedelini sınırlandırıcı etkisi bulunmamaktadır. Tarafların İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/399 esas sayılı yargılama dosyası kapsamında bulunan beyanlarında hisse devrinin 300.000,00 TL karşılığı yapıldığı hususunda beyanları var ise de, taraflar anılan ceza dosyasında sanık durumunda olup  21/06/2006 tarihli protokol içeriği itibariyle soruşturma konusu olmadığından ve ayrıca alınan ifadeler isnat edilen suçlamadan kurtulmaya yönelik olduğundan 21/06/2006 tarihli protokolün aksini ispata elverişli değildir.Davalı tarafça, protokolün tamamı incelendiğinde sadece hisse devrine değil, taraflar arasındaki önceki tarihli protokollerden kaynaklanan geçmişe dayalı alacak verecek ilişkisine yönelik mahsuplaşma niteliği taşıdığı, sadece davaya konu edilen hisse devir bedeline ilişkin olmadığı ileri sürülmüş ise de, protokolde açıkça  protokol tarihine kadar yapılmış olan ödemelerin hisse devirine mahsup edildiği, kalan ödenmiş bedelin ise ileride yapılacak hisse devir bedellerine mahsup edileceği düzenlendiğinden, süreç içerisinde başka protokoller kapsamında ödeme yapılsa dahi sonunda protokole konu hisse devri için yapılan ödeme olarak kabul edildiğinden, davalının söz konusu iddiasına itibar edilmemiştir.Davalı istinafa cevap dilekçesinde zamanaşımına ilişkin hususları öne sürmüş ise de bu husus Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilmiş olup, tekrar değerlendirme konusu yapılmamıştır.Taraflar arasında imzalanan 21/06/2006 tarihli protokol ile 975.000 Euro karşılığı 1.228.000  USD'nin davalıya ödendiği sabit olup, açıklanan nedenler ile davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince sadece 300.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince protokolün aynı zamanda önceki borç ilişkilerine yönelik mahsuplaşma niteliği taşıdığı ve noter belgesinde hisse bedelinin 300.000,00 TL gösterildiği ile tarafların ceza yargılamasındaki beyanlarında da hisse devrinin 300.000,00 TL bedelle yapıldığının anlaşıldığından bahisle davanın 300.000,00 TL yönünden kabul edilerek fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile; 1.228.500,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak bulunacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 61.350,96 TL harcın alınması gerekli olan 245.403,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 184.052,89 TL karar ve ilam harcının davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 31,40 TL, peşin harç 61.350,96 TL, posta ve tebligat gideri 718,90 TL olmak üzere toplam 62.101,26 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 431.400,20 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,  5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL, posta ve tebligat gideri 560,00 TL olmak üzere toplam 1.729,4‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cbf3c98f2b440ad3","SID":"507e33c94122209a"}}