{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1212 <br>KARAR NO\t: 2025/25<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 26/04/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/25 Esas,  2023/448 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü dava dışı olan kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın lastiğinin patlaması üzerine takla atması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kolu kırıldığını, ameliyat geçirerek koluna platin takıldığını ve sakatlandığını, olay nedeniyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nı 2019/... soruşturma numarası ile taksirle yaralama suçundan soruşturma başlatıldığını ve söz konusu dosyada Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin bu olay sebebiyle hastanede tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, nitekim dosyada mübrez sunulan rapora göre her ne kadar müvekkilinin maluliyeti süreli %32 olarak kabul edilmiş ise de bu oranın oldukça yüksek olduğunu ve süreli de olmaması gerektiğini, yargılama sırasında bu hususun ortaya çıkacağını, müvekkilinin halen daha öğretmen olarak çalışmakta olduğunu ve kolu ile ilgili yaşadığı problemden dolayı bu durum kendisini manevi olarakta çökerttiğini, iş gücü kaybından dolayı sigorta şirketine müracaat edildiğini, söz konusu sigorta şirketi tarafından ...nolu bedeni hasar dosyası açıldığını, ardından arabuluculuk için toplantı yapıldığını, fakat anlaşmaya varılamadan arabuluculuk görüşmesinin sonlandığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, maddi tazminat miktarınının bilirkişi tarafından hesaplanacak tutar üzerinden ıslah etmek üzere şimdilik meydana gelen trafik kazası nedeniyle; müvekkilinin yaralanması sebebiyle oluşan maluliyet nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile davalıdan müştereken tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekilinin 22/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile  dava değerini toplam 410,000-00‬-TL  olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, kaza ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının yaralanmasının hastane kayıtları olan epikrizlerde ve genel adli muayene raporlarında yer alması gerektiğini, aksi takdirde davacının daha önce vücudunda meydana gelen trafik kazası ile ilgisi olmayan arazların alınacak engel oranını gösterir rapora yansıması ihtimali olduğunu, bu takdirde müvekkilinin haksız şekilde fakirleşeceğini, davacının ise sebepsiz şekilde zenginleşeceğini, maluliyet oranının net olarak tespit edilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğin, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, ceza dosyası ve kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi halde, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, her halde poliçe limitini aşan tazminat taleplerinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporunda sürücü ...'nin yola gereken dikkatini vermeyip direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kazanın oluşmasında %100 oranında kusurlu olduğu kanaati Mahkememiz'ce de dosya içeriğine uygun bulunmuştur.  Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak ve sigorta poliçesindeki teminat limiti nedeniyle davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 410.000,00 TL maddi tazminatın 26/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle \"Davanın kabulü ile; 410.000,00 TL maddi tazminatın 26/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 390.000,00-TL olmasına rağmen, teminat limitini aşan derecede karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın hukuka aykırı olarak ıslah dilekçesi ile dava değerini 410.000,00-TL'ye yükselttiğini, mahkemece yeterince değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, nitekim ezbere bilirkişi raporu doğrultusunda teminat limitini aşan derecede karar verildiğini, TRH yaşam tablosunun yanında 1,8 teknik faiz indirimi uygulanması gerektiğini, aksi durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, KTK'nın 97. maddesi uyarınca müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, tek taraflı yaralanmalı trafik kazasında davacının araçta yolcu olması nedeniyle kusur oranının tespit edilmesine gerek görülmemesi gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hatır taşıması ile müterafik kusurun far olup olmadığının tespitinin gerektiğini, maluliyet raporunun 3. İhtisas Dairesi yerine 2. İhtisas Dairesinden alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olaya ilişkin Erzurum CBS'nin 2019/... sayılı soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılmadığını, olaya ilişkin yürütülen ceza dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca yargılama giderleri, vekalet ücreti gibi sair giderlerin de poliçe teminatı kapsamında olduğunu, tüm bu bedellerin toplam tutarının poliçe limitinde belirlenen tutarları aşamayacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığını, dava açıldığı tarihte maddi tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarı yahut değerinin tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının ZMMS genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle 1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmayacağı görüşünün hatalı olduğunu, iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceğini, mahkemece poliçe teminatını aşar bir vaziyette maddi tazminata hükmedildiğini, asıl alacağın fer'ileri niteliğinde bulunan geçmiş gün faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderleri gibi sair giderlerin eklenmesi durumunda poliçe teminatının bir hükmünün kalmadığını, hal böyleyken ilgili kararın kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminati istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde sürücüsü dava dışı olan kişinin sevk ve idaresindeki aracın lastiğinin patlaması üzerine takla atması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin kolunun kırıldığını, ameliyat geçirerek koluna platin takıldığını ve sakatlandığını, müvekkilinin bu olay sebebiyle malul kaldığını, iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle;<br>-Davanın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle davacının HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası açmasında herhangi bir yasal engel olmamasına, <br>-Yargıtay içtihatları ile oluşturulan uygulama birliği çerçevesinde Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanmasının mümkün olmamasına, TRH 2010 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılmasının gerekmesine, (Yargıtay 4. HD 2022/422 E. 2023/5853 K.) bu hususun yerel mahkemece de doğru şekilde kararda değerlendirilmiş olmasına, <br>-Davanın davadan önce usulüne uygun şekilde davalı sigorta şirketine başvuru yapmasına, <br>-Davalı vekili tarafından hatır taşıması definin cevap dilekçesinde ileri sürülmemesine, bu haliyle davacı açısından bu hususta usulü kazanılmış hak doğmasına, <br>-Olaya ilişkin soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması sebebiyle bekletici mesele yapılmasına yer olmamasına,<br>-Mahkemece vekalet ücretinin tespiti yönteminin usul ve yasaya uygun olmasına,<br>-Olay sonrası ilgili kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında dava dışı sürücü ...nin kural ihlalinin bulunduğunun, ilk derece mahkemesince yargılama sırasında ATK'dan alınan bilirkişi raporunda  dava dışı sürücü ...nin % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesine, bu haliyle gerek kaza tespit tutanağı gerekse ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunun birbirini teyit etmelerine, aralarında herhangi bir şekilde çelişki bulunmaması sebebiyle davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın sürücüsünün kusur durumun sabit hale gelmesine, <br>-Maluliyet raporunun Erzurum ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınmasına ve maluliyet raporlarının İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınmasının zorunlu olmamasına ve alınan maliyet raporunun da olay tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesine (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2024/3323 E. 2024/5474 K.) göre; davalı vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>a-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/14015 E. 2014/478 K.)<br>Somut olayda sigorta poliçesinde ölüm ve sakatlanma kişi başına limit 390.000,00 TL olarak belirtilmektedir. Trafik kazalarında sigorta şirketleri poliçede belirtilen limit kadar değil olay tarihinde ilgili bakanlığın yayımladığı sigorta teminat limitleri kadar sorumludurlar. Davalı sigorta şirketi tarafından gerek bilirkişi raporuna gerekse ıslah dilekçesine itiraz dilekçesinde olay sebebiyle sorumlu olduğu limitin 390.000,00 TL olduğu yönünde itirazları bulunmaktadır. Mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapmadan bilirkişi raporunda belirtildiği şekliyle 410.000,00 TL üzerinden karar verilmiştir. Bu sebeple davalı sigorta şirketinin olay tarihi olan 06.10.2019 tarihi itibariyle teminat limitlerinin ilgili kurum ve kuruluşlardan ayrıntılı bir şekilde araştırılarak davalı sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle sorumlu olduğu teminat limitlerinin net bir şekilde tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi yerinde değildir. <br>b-Somut olayda davacının kaza tarihinde öğretmen olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, davacının geçici iş göremezlik süresi yönünden zararı hesaplanırken, bordrosundaki ücretleri esas alınarak zarar hesabı yapılmış ve geçici iş göremezlik tazminatı hüküm altına alınmıştır. Mahkeme bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/19993 E. 2019/8923 K). Davacının memur olması nedeni ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ettiğinden bu dönemdeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeleri (ek ders ve kurs ücreti gibi ek gelirler) kadardır. Bu durumda davacının geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek gelirleri araştırılarak, çalışamadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması için ek aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7249 E. 2024/2597 K. Aynı Daire <br>2023/2403 E. 2023/6438 K.)<br> c-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.<br>Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde; haksız fiilin unsurlarından olan zarara ilişkin tüm tespitlerin doğru biçimde yapılması ile zarara etki eden tüm hususların dikkate alınması gerekir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, tazminatı belirleme konusunda tek yetkili olan mahkemece, zararı doğuran ya da ağırlaştıran durumların (müterafik kusurun) re'sen dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu hususta bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın gerekli incelemelerin yapılması şarttır.  Yargıtay 4. HD 2022/7305 E. 2023/7108 K.  Yargıtay 4. HD 2022/2535E. 2023/798 K. Yargıtay 4. HD  2021/5622 E. 2021/7246 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7818 E. 2019/393 K. T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/9251 E. 2018/3894 K. Yargıtay 17.H.D. 2019/2168 E. 2020/4627 K.)<br>Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak  bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur. Ancak maluliyet ile arasındaki illiyet bağının tespiti gerekir. Örneğin; motosiklette yolcu olan kişinin ayağındaki kırık nedeniyle maluliyeti oluşmuşsa kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması doğru değildir. Bazı hallerde emniyet  kemeri takılmaması nedeniyle zararın arttığı iddiası varsa kazanın meydana geliş şekline göre Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alırken emniyet kemeri takıp takmamasının yaralanmasına etkili olup olmadığının değerlendirilmesi istenmelidir. Müterafik kusurun Yargıtay tarafından taraflar ileri sürmese de resen araştırılması ve  tartışılması gerektiği kabul edilmekte ve %20 oranında indirim uygulanmaktadır.<br>Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yukarıda da belirtildiği üzere dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, ATK raporunda \"... Üniversitesi Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğince düzenlenen 07.11.2019 tarih ve...sayılı adli rapora göre davacının sağ el bileği ve önkolda hassasiyet, incelenen direkt grafilerinde sağ el bileği çıkığı, sağ ulnar styloid fraktürü ve sağ radius distal fraktürü ile uyumlu görünüm mevcut olduğu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi otomasyon programından temin edilen Radyoloji Kliniği tarafından düzenlenen 06.10.2019 istem tarihli ve ... dosya nolu toraks-batın-lomber-torakal-servikal vertebra tomografisi raporunda; kesit alanına giren kemik yapılar ve yumuşak dokuların normal olduğu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi otomasyon programından temin edilen Radyoloji Kliniği tarafından düzenlenen 06.10.2019 istem tarihli ve ... dosya nolu sol el ve el bileği tomografisi raporunda; radius distal kesimde eklem aralığına uzanım gösteren parçalı deplase fraktür hatları ve ulna styloid proçeste fraktür ile uyumlu görünüm izlendiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi otomasyon programından temin edilen Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği tarafından düzenlenen 06.10.2019 istem tarihli ve ... dosya nolu konsültasyon raporunda; hastanın değerlendirildiği, sol el bilekte ağrı ve deformasyon mevcut olduğu, nörovasküler muayenesinin doğal olduğu, açık yarasının olmadığı, çekilen direkt grafilerinde el bileği çıkığı ve radius ulna styloid fraktürü ile uyumlu görünüm mevcut olduğu, hastaya redüksiyon yapıldığı\" anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan vakıalar karşısında ilk derece mahkemesince KTK'nın 78. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği belirlenen yöntemine uygun şekilde (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/4-65 E. 2022/1387  K. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3154 E. 2022/10841 K.). yani tespit edilen en son rakam üzerinden değil ilk başta tespit edilen gerçek zarar miktarı üzerinden indirim yapılması şeklinde müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle  karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/5622 E. 2021/7246 K.)<br>HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde \"...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması\" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda;  yukarıda ayrıntılı  biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 355 ve 353/(1)-a-6. Maddeleri uyarınca  KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine, <br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere.... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfd5f7110a622706","SID":"162f2ce9105ff4af"}}