{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1917 - 2024/1871<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1917 <br>KARAR NO\t: 2024/1871<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...(...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>ÜYE\t:...(...)<br>KATİP\t:...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:12/06/2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t:2024/106 Esas (derdest dosya)<br><br>DAVACI\t:ELKAP ELEKTROLİTİK KAPLAMACILIK VE MAKİNA SANAYİ İTHALAT İHRACAT TİCARET LTD. ŞTİ. - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>DAVALILAR\t:1-...<br>\t:2-TEKNORMA KAPLAMA TEKNOLOJİLERİ VE MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...<br>\t:3-...<br>DAVA\t:Tapu İptali ve Tescil<br>DAVA TARİHİ\t:20/02/2024<br>TALEP\t:İhtiyati Tedbirin Kaldırılması<br>TALEP TARİHİ\t:21/03/2024<br><br>KARAR TARİHİ\t:18/12/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:08/01/2025<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin malvarlığının önemli bir miktarına tekabül eden “...” adresinde yer alan taşınmazlar ile ... ve ... plaka sayılı araçların satışına yönelik işlemlerin şirket genel kurul kararı alınmaksızın yapılmış olması ve ayrıca muvazaalı olması sebebiyle iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesi talepli açtığı davada, dava konusu taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiş ayrıca menkul niteliğindeki taşıtlara tedbir mahiyetinde el konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince 23/02/2024 Tarihli ara kararı ile; \"1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabulüne, taktiren teminatsız olarak; a)Dava konusu ... sayılı taşınmazların tapu kayıtları üzerine her türlü tasarruf işlemini sınırlar nitelikte ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, b)Dava konusu ... ve ... plaka sayılı araçların siciline her türlü tasarruf işlemini sınırlar nitelikte ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, 2-Dava konusu araçlara el konularak yediemine teslimi şeklindeki tedbir talebinin bu aşamada reddine\" şeklinde  karar verilmiştir.<br>Davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle; davalıların yokluğunda ve teminatsız olarak verilen yasaya ve usule aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme tarafından aksi yönde kanaate varılması halinde davacının mahkemece belirlenecek uygun bir teminatı yatırmaya mahkum edilmesini, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davalılar vekilinin ihtiyati tedbire yönelik itirazlarının reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle davacı şirketin huzurdaki davayı ikame edebilmek için aktif husumet ehliyeti bulunmamakta olup, yerel mahkeme tarafından  tesis edilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'ın, davacı şirket münferit imza yetkilisi olarak, yerel mahkeme huzurunda duruşma esnasında sözlü olarak davadan feragat ettiğini beyan etmesine ve duruşma tutanağında yer almasına rağmen, yerel mahkemenin usule ve hukuka aykırı olarak feragat beyanını işleme almadığını ve yerel mahkemenin gerekçeli ara kararda feragat beyanına yer verilmediğini, somut olayda ihtiyati tedbirin koşullarının mevcut olmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesinde hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, davacının, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulunu sağlayamadığını, ihtiyati tedbir kararının davacıdan teminat alınmaksızın verilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, tüm satış işlemlerinin 1136 sayılı Kanun'un 35/a maddesi uyarınca bağlayıcı nitelikte olan 03.08.2023 tarihli protokol kapsamında gerçekleştirildiğini, huzurdaki davanın davacı şirket tarafından ikame edilebilmesi için alınan herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığından, davanın usulden reddi gerektiğini, davalıların muvazaalı hiçbir işlemi bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, 2024/106 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava; şirket genel kurul kararı alınmaksızın yapılmış olması ve ayrıca muvazaa iddiasına dayalı taşınmazlar açısından tapu iptali ve tescil, taşınırlar (araçlar) açısından satış sözleşmelerinin iptali ve tescili istemine olmadığı takdirde bedelinin tazminine ilişkin olup, davacı tarafça, dava  konusu taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş, Mahkemece, tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karara davalılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece duruşma açılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış olup,  karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389.maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.<br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>Somut olayda; davacı vekili davacı şirketin malvarlığının önemli bir miktarına tekabül eden “...” adresinde yer alan taşınmazlar ile ... ve ... plaka sayılı araçların satışına yönelik işlemlerin şirket genel kurul kararı alınmaksızın yapılmış olması ve ayrıca muvazaalı olması sebebiyle iptali ile davacı şirket adına  tescilini talep etmiştir.<br> Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Mahkemece satış işlemlerinin iptali ve tescil kararı verilmesi istenen dava konusu taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesinde ve tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda  \"...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması...\" hükme bağlanmıştır.<br>İhtiyati tedbirin uygulanması sonucu, karşı tarafın zarar görme tehlikesi bulunduğundan HMK’nın m.392 tedbire karar verilirken talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir. (HMK m.391/2-ç, 392) Talep, resmi bir belgeye, başkaca bir kesin delile dayanıyor ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına da karar verebilir.<br>İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir.<br> Tüm bu nedenlerle somut olayda HMK'nın 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin şartları oluştuğundan tarafların hak ve yarar dengesi gözetilerek uygun bir teminat karşılığında üçüncü şahıslara devre yönelik 'her türlü tasarruf işlemini sınırlar nitelikte' ihtiyati tedbir kararı verilmesi tarafların hak ve yarar dengesine göre yerinde olacağından teminatsız olarak verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ile ilk derece mahkemesinin 12/06/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin teminat alınmaksızın verilmesine ilişkin itirazının kabulü ile dava konusu taşınmazın rayiç bedeli belirlendikten sonra artırılması ve azaltılması her zaman mümkün olmakla şimdilik dava konusu taşınmazlar açısından 250.000,00'er TL olmak üzere 500.000,00 TL, dava konusu araçlar açısından 50.000,00'er TL olmak üzere 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL teminatın, nakit yada kesin süresiz banka teminat mektubu olarak ibrazı halinde, dava konusu ... sayılı taşınmazların tapu kayıtları üzerine ve dava konusu ... ve ... plaka sayılı araçların  davalı adına kayıtlı olması halinde 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına KESİN olarak  karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, 2024/106 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a)Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabulüne;<br>\t-Dava konusu taşınmazın rayiç bedeli belirlendikten sonra artırılması ve azaltılması her zaman mümkün olmakla şimdilik dava konusu taşınmazlar açısından 250.000,00'er TL olmak üzere 500.000,00 TL, dava konusu araçlar açısından 50.000,00'er TL olmak üzere 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL teminatın, nakit yada kesin süresiz banka teminat mektubu olarak ibrazı halinde, dava konusu ... sayılı taşınmazların tapu kayıtları üzerine ve dava konusu ... ve ... plaka sayılı araçların siciline davalı şirket adına kayıtlı olması halinde 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine,<br>b)Dava konusu araçlara el konularak yediemine teslimi şeklindeki tedbir talebinin bu aşamada reddine,<br>c)Kararın davacı vekiline ilk derece mahkemesince tebliğine, HMK nın m.393/1 uyarınca kararın tebliğden itibaren bir hafta içinde bu tedbir kararının icrasının ilk derece mahkemesincn talep edilmesi halinde kaydi nitelikteki bu ihtiyati tedbirin icrası için ilgili tapu müdürlüğüne ilk derece mahkemesince müzekkere yazılmasına ve araçlar üzerine UYAP'tan tedbir şerhi işlenmesine, yasal süresi içinde tedbirin icrasının talep edilmemesi halinde tedbirin kendiliğinden kalkacağı hususunun ihtarına,<br>ç)Tedbir kararının uygulanması sonrasında bu ara kararın ve işlem neticelerinin davalılara ilk derece mahkemesince tebliğine,<br>2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a)İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irat kaydına,<br>b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>c)İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince  davalıya iadesine, <br>e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c21b8e25124bc108","SID":"a6bff6a79b58ae11"}}